Elitler Sınıfı - Cilt 23.5 - Bölüm 1
Cilt 23.5 – Bölüm 1- İntikam Ateşi
Gergin geçen yıl sonu özel sınavı tüm hızıyla devam ediyordu.
Kameralar birden fazla açıdan görüntü alacak şekilde yerleştirilmişti.
Katılımcılar arasındaki tartışmalar anlık olarak ekrana yansıyordu.
Kimsenin burnunu sokmasına izin verilmeyen, temsilciler arasındaki teke tek bir ölüm kalım savaşıydı bu.
Çarpık kurallarıyla tablonun tamamı, son ana kadar sınıf öğretmenlerine bile çıtlatılmamıştı.
Bir anda savaş alanına fırlatılmış olmalarına rağmen öğrenciler, bu meydan okumayla tüm ciddiyetleriyle göğüs göğüse çarpışıyorlardı.
Hoshinomiya Chie, içindeki hüsranı bastırmaya çalışarak nefesini tutmuş bir halde özel sınavı izliyordu.
Yanıp tutuştuğu tek bir arzu vardı: sınıfının zaferi.
Dişlerini öyle bir sıkıyordu ki çenesi sızlamaya başlamıştı ancak o bunu henüz fark edememişti bile.
Eğer elinden gelseydi, bu sınavda mübah olan ya da olmayan her yola başvurmaya dünden razıydı.
Verilen ilk bilgilere göre bu sınavın kuralları, normal şartlarda öğretmenlerin kısıtlı da olsa duruma müdahale etmesine kapı aralıyordu.
Fakat işin aslı ortaya çıktığında onları bambaşka bir sınavın beklediği anlaşılmıştı.
Bu ani değişikliğin sebebi okul tarafından açıklanmamıştı ve hala bir sır perdesinin ardındaydı.
Yalnızca Hoshinomiya için değil, ikinci sınıflarla ilgilenen tüm öğretmenler için de içinden çıkılmaz bir soru işaretiydi bu.
Fakat şimdi, her şeyin sebebi apaçık ortadaydı.
Hemen önünde bir anomali, hayır, davetsiz bir izleyici kurulmuş oturuyordu.
Bu ziyaretçinin varlığı, bütün planlarına çomak sokmuştu.
“Neden…”
Hoshinomiya kısık bir sesle kendi kendine mırıldandı.
Olay, tam da Horikita Suzune’nin mağlubiyetinin ardından umut ışıklarının kendini göstermeye başladığı anda dank etmişti.
Ayanokōji Kiyotaka; bir lise öğrencisi olduğunu asla düşündürmeyecek tavırları, sözleri ve acımasız stratejileriyle sarsılmaz bir kararlılıkla sahneye fırlamıştı.
Ichinose Honami boynunu bükmüş, yenilgisini çoktan kabullenmişti.
“Böylesi… hiç ama hiç adil değil…”
Kimse onu duymasa da bu hayıflanmaya engel olamadı.
Onun ezici varlığı…
Chabashira’nın elindeki bu en güçlü koz, kazanma şanslarının zerre kadar olmadığını tokat gibi yüzüne çarpmıştı.
Elinden gelen tek şey ekranın karşısından çaresizce izlemekti ve daha en başından bu işin sonu acımasızca belirlenmişti.
“Yıl sonu özel sınavı bu an itibarıyla noktalanmıştır. Emekleriniz için teşekkür ederim.”
Okulun başındaki isim olan Yönetim Kurulu Başkanı Sakayanagi, minnettar ve aynı zamanda nabız yoklayan bir tonla konuştu.
Özel sınavı dört sınıf öğretmeni ve siyah takım elbiseli birkaç adamla birlikte sonuna kadar takip eden misafir, oturduğu gösterişli koltuktan ağır ağır doğruldu.
Bunu gören arkasındaki siyahlı korumalar, derhal ayrılmak üzere hazırlandılar.
“Bu seferki yardımlarınız için teşekkür ederim Yönetim Kurulu Başkanı Sakayanagi. Gösterdiğiniz titiz hazırlıklar için minnettarım.”
İnsanın ömründe görebileceği en lüks tatlılarının eşliğinde, pahalı olduğu her halinden belli bir fincana kahve doldurulmuştu.
Neredeyse hiçbirine el sürülmemiş olsa da, bir şükran göstergesi olarak Sakayanagi’ye el uzatıldı.
Sakayanagi telaşla uzatılan eli sıktı ve saygıyla eğildi.
“Lafı bile olmaz Başbakan Kijima. Buraya kadar zahmet ettiğiniz için asıl biz teşekkür ederiz.”
Mevcut Başbakan Kijima’ydı bu.
Aynı zamanda TIDYL’nin en büyük destekçilerinden biri olan bu adam, sırf bu özel sınavı kendi gözleriyle izlemek için bizzat çıkıp gelmişti.
Durum böyle olunca, Hoshinomiya’nın yaşananları sineye çekmekten başka yapabileceği hiçbir şey kalmıyordu.
İşin içinde bizzat başbakanın ziyareti varken birtakım kuralların eğilip bükülmesi hiç de şaşırtıcı sayılmazdı.
Kijima bakışlarını yeniden monitöre çevirdi.
Ekranda—ayakta duracak mecali kalmamış, şaşkınlıktan donakalmış Ichinose’yi tamamen görmezden gelerek odadan ayrılan Ayanokōji’nin silüeti görünüyordu.
“Okuldan atılmaların yaşanması sahiden üzücü, lakin her öğrencinin sınav kurallarını kendi lehine sonuna kadar kullanma özgürlüğüne sahip olduğu gerçeğine saygı duyulmalıdır.”
“Bunu sizden duymak okulumuz adına içimizi epey rahatlattı. Zira Bakan Ogiso, okuldan atılma riskinden çekinmeden hareket etmemiz konusunda son derece ısrarcıydı—”
Sakayanagi atılmalarla ilgili durumu açıklamaya koyulmuştu ki Kijima onu nazikçe frenledi.
Öğretmenler birbirlerine manidar bakışlar atarken Ogiso’nun Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji Bakanı olduğunu gayet iyi biliyorlardı.
“Anlıyorum. Ama elbette okuldan atılan öğrencinin her türlü desteği alacağından emin olabiliriz, öyle değil mi?”
“Kuşkusuz. Akademik başarısına ve karakterine en uygun okullarla nakil işlemleri için derhal iletişime geçeceğiz.”
“Öyle mi? Lütfen gereken özeni gösterin.”
Kijima mütevazı görünümlü kol saatinden zamana göz attı ve odadan ayrılmak üzere arkasını döndü.
Sakayanagi apar topar peşine takıldı.
“Planlandığı üzere 1 Nisan’da tekrar ziyaret edeceğiz, o zamana kadar her şeyi layıkıyla yürütmenizi rica ediyorum.”
“Elbette. Şirket Başkanı Kōenji de sizinle görüşmeyi dört gözle bekliyordu Başbakan Kijima.”
“Bunu duymak güzel. Üç yıl aradan sonra ben de kendisiyle bir araya gelmek için sabırsızlanıyorum.”
Bu sohbet eşliğinde Sakayanagi ve Kijima odadan çıktılar.
Geride kalan dört sınıf öğretmeni, üzerlerindeki o kurşun gibi ağır atmosferin dağılmasıyla derin bir oh çekti.
“Tebrik ederim Sae-chan. Geçici bile olsa artık A Sınıfı’ndasın.”
“Teşekkür etmek isterdim ama sınav az önce bitti… üstelik bir de okuldan atılan Maezono meselesi var. Açıkçası pek kutlama yapacak havamda değilim.”
Tek bir öğrencinin okuldan atılması, A Sınıfı’na yükselmenin verdiği o tarifsiz sevinçten daha mı önemliydi yani?
Chabashira’nın suratındaki o buz gibi ciddiyetle verdiği bu cevap karşısında Hoshinomiya’nın içindeki öfke iyiden iyiye kabardı.
İşin aslı, art arda gelen başarısızlıklarımla içten içe alay ediyor olmalı.
Ya da belki de… beni dikkate alıp ciddiye almaya bile değer görmüyor.
İçindeki hüsran dalgaları kabardıkça, beslediği kin de katbekat derinleşiyordu.
Bu kadının kazanmasına asla izin vermeyeceğim.
A Sınıfı’ndan öyle elini kolunu sallayarak mezun olmasına asla göz yummayacağım.
Neredeyse bir katilin güdüsünü andıran bu intikam ateşi, sınav öncesindekinden fersah fersah daha vahşi bir şekilde benliğini sardı.
çevirmen: ayanokojiayniben(ÇN=Özlediniz mi canlar?)
Şu pedo öğretmen ölsün ya
Çok güzeldi, önceki cild bitti mi ama ya bana yarım kalmış gibi hissettirdi sanki bir bölüm daha olmalıydı ama neyse elinize sağlık sonraki bölümü heyecanla bekliyor olacağım
yok kankam cilt o şekilde bitiyor merak etme. Bu ciltte sınavın hemen devamından başlıyor
Sağol aklıma takılmıştı
Çevirmen çok yakışıklı birine benziyor.
Yakışıklı ve yetenekli