<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Komedi - Türkçe Light Novel</title>
	<atom:link href="https://turkcelightnovels.com/tag/komedi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://turkcelightnovels.com/tag/komedi/</link>
	<description>Türkçe Çevirilerle Web &#38; Light Novel</description>
	<lastBuildDate>Sat, 26 Oct 2019 15:30:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://turkcelightnovels.com/wp-content/uploads/2025/02/resim_2025-02-16_200044098-150x150.png</url>
	<title>Komedi - Türkçe Light Novel</title>
	<link>https://turkcelightnovels.com/tag/komedi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Versatile Mage Bölüm 1: Dünya İçin Köklü Değişiklikler</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Oct 2019 15:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Versatile Mage]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[büyü]]></category>
		<category><![CDATA[çok yönlü büyücü]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[full time magister]]></category>
		<category><![CDATA[İsekai]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[mo fan]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Quanzhi fashi]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Shounen]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[versatile mage]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[全职 法师]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.com/?p=3150</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230; “Mo Fan, 6 puan!” Matematik öğretmeni Deng Yongchuan bunu söyledikten sonra, sınıf yüksek sesle gülmeye başladı.Neredeyse herkes kafalarını sınıfın arkalarındaki bir sırada oturan kısa siyah saçlı gence çevirdi. Bu genç Mo Fan’dı, sınavdan tek haneli bir puan almış tek kişi. “Mo Fan, Mu Bai ‘yi örnek almalısın. Sınav bu zorlukta olmasına rağmen 96 puan...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/">Versatile Mage Bölüm 1: Dünya İçin Köklü Değişiklikler</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;</p>
<p><strong><em>“Mo Fan, 6 puan!”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">M</span><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">atematik öğretmeni Deng Yongchuan bunu söyledikten sonra, sınıf yüksek sesle gülmeye başladı.Neredeyse herkes kafalarını sınıfın arkalarındaki bir sırada oturan kısa siyah saçlı gence çevirdi. Bu genç Mo Fan’dı, sınavdan tek haneli bir puan almış tek kişi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, Mu Bai ‘yi örnek almalısın. Sınav bu zorlukta olmasına rağmen 96 puan alabildi. Nasıl sadece tek haneli bir puan alabilirsin ki? Kendi ismini kirletme,” </em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Deng Yongchuan iç çekti.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Nasıl bu kadar sorunsal bir öğrenci benim sınıfımda olabilir ki? Okula ilk başladığında notları çok iyiydi. Ancak —Ortaokula başladıktan sonra— notları anında dibe vurdu, ve bunun bir o kadar da trajik bir sonucu var, kendisinin yanı sıra sınıfın ortalamasının da aşağıya düşmesine sebep oluyor.’</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mu Bai diye çağrılan öğrenci konuştu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Öğretmenim, o isminin hakkını vererek bile yaşamıyor: *Mo Fan Mo Fan&#8230;Hiçbir şeyde ortalama bile değil! Ortalamanın altının bile altında -Pratik olarak 1 numaralı çöp-.” </em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Hahaha”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Gerçekten de öyle!” </em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mu Bai gerçekten itibarını hak ediyor, insanlara küfür etmeden bile hakaret edebilir. Mo Fan hakikatten de ortalamanın altında bile değil, esaslı bir çöp!”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bütün sınıf gülmeye başladı ve nihayet sona erdiğindeyse Deng Yongchuan dersine kaldığı yerden devam etti</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">.…..</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan&#8217;ın yanında oturan Guan gu söylendi.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Şu Mu Bai beni hasta ediyor. Sırf yakışıklı olduğu , iyi notlar aldığı ve bir iki enstrüman çalabildiği için kendini inanılmaz biri sanıyor!”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan küçümseyen bir tonla onayladı.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Veledin teki işte, siktir et.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Peki, çıkışta voleybola gelecek misin?”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Gelemem, yapacak işlerim var.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Yine ihtiyar Ying’e dua etmeye mi gideceksin? Bütün olanlardan sonra, dağın arkasına gitmeye cesaret edebilen tek kişisin. Her neyse, kendime bir kaç xuanhuan ve mohuan romanı aldım, sana bir tanesini ödünç vermemi ister misin?”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Çantama koyabilirsin ve bu arada daha az roman okumalısın. Resmen bağımlısın.”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">……</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bir öğrenci için doğal olarak okulun günlük bitimine işaret eden zil sesi en güzel zil sesiydi. Monoton derslerin bitmesinin ardından, Mo Fan elinde çantası esneyerek dağın diğer tarafına doğru yürüyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dağın arkasında okulun hiç kimsenin kullanmadığı arka kapısı yer alıyordu.Guan Gu’nun bahsettiği ihtiyar Ying okulun arka kapısının bekçisiydi. Öğrencilerin güvenliğini sağlaması —ve okuldan kayarak internet kafeye gitmelerine engel olması— için okul tarafından arka kapı bekçisi olarak yerleştirilmişti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İhtiyarın hiç akrabası veya arkadaşı yoktu. Dünyadan göçüp gittiğinde bile onu soran hiç kimsesi yoktu; böylece okul tarafından özensizce defnedilmişti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan ve ihtiyar birbirlerine epeyce yakındı. Aynı zamanda vefat etmeden önce de geride Mo Fan için birkaç eşya bırakmıştı. Bugün ihtiyarın iyi niyetlerini hatırlamıştı, bundan dolayı da ihtiyarın saz kulübesine giderek onu biraz onurlandırmaya karar vermişti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İhtiyar her zaman tarihi eskiye dayanan büyük bir aileden geldiğini söylerdi, ve aynı şekilde 5 bin yıllık olduğunu söylediği bir yüzüğü vardı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan yüzüğü ilk gördüğünde simsiyahtı ve bir tür antikaymış gibi de durmuyordu. Bununla birlikte, en önemlisi onu değer biçtirmek için bir sarrafa götürdüğünde; Dükkan sahibi onu dışarı atarken—odun ateşinde karartılmış— bir bakır yüzüğe hangi yüzle bir “antika” dediğini sormuştu. O zamandan beri İhtiyarın palavralarına inanmayı bırakmıştı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan İhtiyarın geride bıraktığı onu hatırlatan bazı şeyleri de hatıra olarak almak istiyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İhtiyar Ying, harika bir bekçiydi; yaşam ve ölüm konularına karşı kayıtsızdı. Mo Fan onun diğer tarafta huzur içinde olmasını diledi. Ölüm her şeyin sonu değildi, belki de hayatına başka bir yerde yeniden başlamış olabilirdi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bilimi el üstünde tutan bu boyuta, paralel ve büyü uygulamalarını önemseyen başka bir boyut olduğunu söylesem bana inanır mıydın? Bu boyutta, bilim yerine büyü öğrenirsin… “</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu tamda sadece ihtiyar Ying&#8217;in Mo Fan’a anlatabileceği türden çılgınca bir hikayeydi. Bu yüzden Mo Fan, ihtiyar Ying vefat ettiğinde hayatına yeniden başlamak için farklı bir boyuta gittiğine ve orada daha abartılı bir yaşam sürdüğüne inanıyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yüzüğü yatağın altındaki tahta kutunun içinde kolayca buldu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan kutuyu açtığında, ondan çıkan hafif bir karanlık aura hissetti &#8211; gerçekten de oldukça gizemli buldu. Ancak, Mo Fan on beş-on altı yaşındaydı, bu dünyada yetiştirme tekniği gibi bir şey olacağına inanmıyordu. Mo Fan, yüzüğü takıp bir uygulama tekniğini uygularsa, evreni kurtarabileceğini söyleyen münzeviye kesinlikle inanmıyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Simsiyah yüzük oldukça sıradan görünüyordu. Birisi yüzük hakkındaki en tuhaf şeyi bilmek isterse bu, iç kısmında bulunan boyutları oldukça küçük olan &#8211; herhangi bir zanaatkârın yapabileceği – sekiz delik olurdu.Mo Fan onu taktığı anda kan donduran bir ürperti hissetti. Onu yaz sıcağında titreten bu şey her neyse oldukça garipti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Kıçımı ürküt.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan bunu düşünerek kafasındaki tuhaf fikri reddetti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan aniden çok uykulu hissetti ve o gece yine çalışmak zorundaydı. Böylece, ilk defa bu evde yatıya kalmak için yere bir hasır serdi. Gece 10’da 7/24 çalışan bir süpermarketteki mesaisine gidecek ve sabah 6’ya kadar çalışacaktı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">……</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">O kadar uykuluydu ki kafasını koyar koymaz uykuya daldı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Batan güneşin kan kırmızı ışık demetleri dağların arasından geldi, ışıltısıyla dağların arkasındaki ormanı ve sazdan kulübeyi kırmızıya boyadı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Karanlıkta yavaşça kapanan devasa bir kapı gibiydi. Karanlıkta yayılan ışık yavaşça içine çekiliyordu. Güneş ışıkları dağların arkasında kaybolup yerini akşam karanlığına bıraktığında dağın arkası tuhaf bir sis tabakası ile örtülmüş gibiydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Çok uzaklardan bu alan sanki hiçliğe gidiyor gibiydi. Kan kırmızı güneşin altındaki suyun etrafında belli belirsiz serap gibi bir sahne vardı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kulübenin içinde uyuyan genç parmağındaki yüzükten gelen kulak delici sesten bir haber hâlâ horluyordu. Sanki dünyanın ortaya çıkan seraba karşı olan içten çağrısıymış gibiydi.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Bum~~~~~~~~~~~~~~~~~”</strong></em></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Serap titremeye başladı böylece dağın arkası da içine girdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">ShuiNan Ortaokulu, şehirdeki Nanshan semtinde bulunuyordu. Nanshan semti, Xia Şehri&#8217;nin geri kalanından daha yüksekti.Şehir çoktan aydınlanmıştı; sokaklar, dükkanlar, binalar, Büyük Xia Şehrinden muhteşem bir ışıltı yayıyordu. Akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkmış yaşlı insanlar, halka açık meydanlarda dans eden yaşlı bayanlar, küçük vadilerde birbirlerini kovalayan küçük çocuklar ve parkta buluşan sevgililer…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Akşam olması insanları güvensizlik ya da korku içinde bırakmadı. Aksine, aslında insanlar gün boyu süren derslerin bitmesinin, işten çıkmanın ve akşam yemeğinden sonra dinlenmenin tadını çıkarıyorlardı. Bununla birlikte, eğer birisi ShuiNan Ortaokulunun bulunduğu bölgeye (dağın güney tarafına) yakından bakacak olsaydı, ışıltılı olması gereken kampüsün garip bir sisle örtüldüğünü keşfederdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu alan aslında suyun yüzeyi kadar huzurluydu, ama şu anda, —sanki orayı yutacak gibi saran— bir girdap ortaya çıktı. Sessiz olmasına rağmen giderek daha şiddetli bir hâl alıyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Diğer tarafta şehir gururlu ışıkları ile birlikte huzur içindeyken.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Öteki tarafta dağın yarısı girdap tarafından yutuluyordu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yaz arifesine henüz yeni giren kuzey şehri, eşsiz bir şeye sahne oluyordu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Uzay zamanı tamamen değişmişti ve bunun nedeni bilimsel açıdan açıklanamayan bu girdaptı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Girdabın merkezi dağın arkasındaki sazdan kulübeydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Devasa girdap aniden dağıldı ve ardından hiçlikte kayboldu. Sanki hiçbir şey olmamış gibiydi.Hâlâ sağlam bir uyku çeken belli bir kişi ne dünyada devasa değişimler gerçekleştiğinden ne de paralel bir dünyaya düştüğünden bir haberdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Boş dağ ani bir yağmura tutuldu, şiddetli soğuk; kavurucu yaz gününe sert bir yumruk attı ve bunaltıcı sıcağı bastırdı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Özellikle sabahları hava daha serindi ve okul kapılarında satılan sıcak etli çörekler çekici bir koku yayarken. Göz kamaştırıcı altın youtiaoların kokusu ağız sulandırıyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Yedinci amca, biraz soya sütü ve youtiao istiyorum.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Özensiz bir görünümü olan genç bunu söylediği sırada tabureye oturdu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Geliyor.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Yaşlı youtiao satıcısı soya sütünü hızlıca servis etti, bardağı yüzüne yayılmış bir gülümsemeyle doldurdu, </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, büyü sınavlarına girmek üzeresin, büyü üniversitesine girebilmek için sıkı çalışmalı ve gayret göstermelisin. Böylece ailemize biraz yüz kazandırabilirsin. ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, okul kapısında kahvaltı satan Yedinci Amcasına boş boş baktı. Kendisini dikkatlice gözden geçirdi ve muhtemelen yanlış duyduğunu düşündü, böylece youtiaosunu yerken başını salladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dün gece sarhoş gibi hissedecek kadar uyumuştu; birkaç yüzyıl süren bir yolculuk rüyası görmüş gibi hisssetti. Uyandığında bir ömür geçirmiş gibiydi; doğu, güney, batı ve kuzeyinin nerede olduğunu, sabah veya öğlen olup olmadığını bilmiyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan yemeğine kurt gibi yumuldu, youtiaonun kalan yarısı elinde duruyordu. Youtiaosundan bir ısırık daha almak üzereyken, yanında ağır bir koku hissetti. </span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Otuz yaşlarında yarı kel vücudu sigara kokan bir adamdı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, kahvaltı yapıyorsun he?” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yarı kel adam Mo Fan’ı gülümseyerek selamladı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Günaydın, Öğretmen Hu.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan da alelacele gülümseyerek onu geri selamladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu adam göründüğü üzere Öğretmen Hu&#8217;ydu, her gün olduğu gibi kendisine yakışmayan bir takım elbise giyinmişti ve güneş ışıkları kelinden yansıyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Saatimi evde unutmuşum, saat kaç acaba?” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Öğretmen Hu sarı dişlerini göstererek sordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan bakmak için bozuk 3310’unu çıkarttı,</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em> “Zil çalmadan önce hâlâ 15 dakika var.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Kahretsin, geç kalıyorum. Büyü teorisi dersi hazırlıklarımı hala tamamlamadım —Kahvaltımı bitirmeye zamanım yok…”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Öğretmen Hu aniden ayağa kalkarken Mo Fan&#8217;da çabucak eğilerek selamladı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Patron, soya sütü iptal…. Okul yürümek için hem uzak hem de yürümek fazla yavaş. — Her neyse —Birazcık büyü kullanmanın pek bir önemi yok.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Öğretmen Hu kalkarken kendi kendine konuşuyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan çok şaşırdı, Öğretmen Hu sanki yabancı bir dilde konuşmuş gibi hissetti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Tam da yanlış duyduğunu düşünürken, soya sütü tezgahının gölgeliği kıyaslanamaz tuhaf bir yolla ters döndü. Sıkıştırılmış hava soya tezgâhından ileriye doğru fırlamıştı&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Şeytani rüzgar geldiğinde, Mo Fan’ın saçlarını dağıttı ve elbiselerini kırıştırdı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Rüzgar yolu, hızlı adımlar!”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Öğretmen Hu aniden kendi kendine mırıldandığında, uyumsuz takımı açıklanamayan bir şekilde savrulmaya ve uçuşmaya başladı —elbiselerinin içinde sanki bir bora varmış gibiydi—.Kravatı sallanıyor pantolonu titreşiyordu. Böyle sakin bir günde nasıl bir bora olabilir ve Öğretmen Hu’yu acımasızca ileriye doğru uçurabilirdi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sssssh~~~~”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Masmavi bir ışık parladı. Mo Fan, Öğretmen Hu hareket ederken tüm vücudunu çevreleyen bir yıldız ışığının belli belirsiz bir demetini görebiliyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Öğrenci Mo Fan, öğretmenin ilk önce ayrılacak. Ders çalışırken elinden gelenin en iyisini yap!”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Öğretmen Hu etrafında döndü ve Mo Fan’a gülümserken sarı dişlerini gösterdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan birazcık şaşkın görünüyordu. Kendine gelebilmesinden önce, bir </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“swoosh”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> sesi duymuştu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Hafif tombul ve kel olan Öğretmen Hu – yerine uzaktan görünen kıyafetleri – rüzgarın peşinden gelen tozlar eşliğinde aceleyle okula doğru kendine bir yol açıyordu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Adımları son derece hızlıydı. Okulunun üniformalarını giyen öğrenciler hareketsiz görünüyorlardı, bu da Öğretmen Hu&#8217;nun şok edici yüksek bir hızda arkasında bir toz bulutu bırakarak onlara doğru gitmesindendi&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan’a bu kısacık zaman dilimi boyunca Öğretmen Hu&#8217;nun yüzü hâlâ oradaymış gibi geldi. Ancak—şu anda— Öğretmen Hu çoktan okulun derinliklerinde kaybolmuştu ve artık gölgesi bile görünmüyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Çalışarak elinden gelenin en iyisini yap!”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Sözleri hala kulaklarında yankılanıyordu; Ancak, adam zaten hiç iz bırakmadan kaybolmuştu. Hâlâ ısırdığı youtiao&#8217;nun ilk yarısını çiğniyordu. Çiğnemeyi bırakırken, youtiaonun kalan diğer yarısı da elinden aşağıya kaydı!</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>&#8216;Öğretmen Hu, sen *Duan Yu’nun kayıp oğlu filan mısın, bu onun nihai tekniği dalgalı küçük adımlar değil mi???&#8217;</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">……</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bu sadece bir yanılsama, bu kesinlikle sadece bir yanılsama.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan uzun bir süre gözlerini ovuşturdu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Böyle olmak zorunda çünkü geçen gece iyi uyumadım. Kranial sinirlerime baskı olmuş olmalı veya başka bir şey, bu tür bir sahneyi başka nasıl hayal edebilirim?</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Gökler, bu da neyin nesiydi? Dalgalı küçük adımları kullanabilen kelaynak bir Öğretmen mi? Kahvaltıyı bir an önce bitireyimde sınıfa gidince biraz daha uyurum.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sınıfa geldikten sonra, hiçbir şey söylemeden derhâl masasına uzandı, böylece daha önce gördüğü yanılsamalardan kurtulabilirdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Masasının önünde, öğrenci temsilcilerine ait iki hafif ses duyuluyordu, birisi </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sadece bir ay kaldı, iyi bir liseye giremezsem ne yaparım?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Dedi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sen gerçekten baya zekisin, Tian Lan Büyü Lisesine girebileceğinden eminim.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Ne, asıl zeki olan sensin. Teori derslerindeki notların çok yüksek, neredeyse ismini ortaya atabileceğim herhangi bir Büyülü Canavarı ve zayıf yönlerini bilebilirsin. ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan kaşlarını çattı, bu büyü kavramını ilk duyuşu değildi.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Ne oluyor be? Başka bir sanrı görüyor olamam değil mi?&#8217;</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘</em></strong><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Uyuşturucu kullanmıyorum ya da sigara içmiyorum!&#8221;</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>’</em></strong><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>Unut gitsin, öyle olmalı çünkü düzgün bir uyku çekemedim.&#8221;</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan önündeki iki çocuğun çılgınca sohbetini görmezden geldi ve hızla derin bir uyku durumuna girdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan’ın uzun yıllara dayanan deneyimi, ona sadece bir saniye içinde masasında uykuya dalmak konusunda üstün bir yetenek kazandırmıştı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Çocuklar, ders kitaplarınızı açın. Bugün, büyü aktivasyonunun ön gereksinimlerini öğrenmeye devam edeceğiz. Daha önce söylediklerimi hâlâ hatırlıyor musunuz? Birinci seviye bir büyüyü tamamlamak için önce Büyü nebulalarınızdaki yıldızları birbirine bağlamanız gerekir. Bunu yaparak, bir Yıldız Yolu oluşturup büyü gücünüzü kullanabilirsiniz. Bu teoriyi size daha önce zaten defalarca anlattım, aynı zamanda bu sınavın en önemli kısmı. ” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Matematik öğretmeni &#8211; Su Qingzhi &#8211; tonlamasını koruyarak söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Geçmişte, Mo Fan öğretmenin sesini takip ederken kolayca uyku durumuna girebilirdi. Ancak, “Büyü Aktivasyonu” ve “Yıldız” kelimelerini bir kez daha duyduğunda anında uyandı.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Mo Fan, dersi dinlesen iyi edersin. Bir aydan daha az bir zaman var, ama yine de kendini ihmal ediyorsun! ” </strong></em><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Su Qingzhi Mo Fan&#8217;ı gördü ve onu derhâl azarladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sınıf arkadaşları da başlarını ona çevirdi ve sessizce aralarında gülüştüler. Sınıfın çöpüne gülmek, yapmayı en çok sevdikleri şey olmuştu</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Ders kitaplarınızı açın.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Su Qingzhi konuyu üstelemeden devam etti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan ders kitabını açtığında çaresiz hissetti…</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Siktir, bu ne böyle??”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan içinden küfretmeden edemedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Matematik kitabında yer alan resimler, fonksiyonlar ve formüller tamamen ortadan kalkmıştı. Bunun yerine, hiç anlamadığı bir “Yıldız Yolu” vardı, Yıldız Yolu&#8217;nun resminde, göktaşlarını birbirlerine bağlayan, bağlantı çizgisine benzeyen bir şey vardı. Şey gibi görünüyordu…. Şey… Lanet olası bir Büyü Formasyonu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, kalbindeki şaşkınlığı zorla bastırdı ve başka bir sonuca vardı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan matematik öğretmeni ona dikkat etmeyi bıraktığında, sıra arkadaşı Guan Gu&#8217;yu masanın altından dürttü ve </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Benimle dalga mı geçiyorsun? Ne halt etmeye kitabımı değiştirdin, acele et ve matematik kitabımı geri ver. ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> dedi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Patron, hangi matematik kitabından bahsediyorsun?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Bronzlaşmış yüzlü Guan Gu &#8211; kimseyi kışkırtmaya çalışmadığı için &#8211; haksızlığa uğramış hissetti.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Gelip bu saçmalığa bir göz atsana. Acele et ve bana kitabımı geri ver.” </strong></em><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan kitabını açtı ve garip Yıldız Yolunu, büyü sembollerini ve diğer tuhaf şeyleri işaret etti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Patron Mo Fan, bu dersin Büyü kitabı. Matematik ne ki? Yine bütün gece Bilim Novelı okuyarak mı sabahladın? Sen benim şu anki halimle bile çok fazla okuduğumu söylüyorsun &#8211; sen de benden farklı sayılmazsın &#8211; . ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, Guan Gu’nun iğneleyici cevabını duyunca, neredeyse çenesi şaşkınlıktan yere düşmeden edemiyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu neydi şimdi, sıradaki ne?</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Saçmalamayı kes.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan öfkeyle çıkıştı. Bu velet, oyunculukta gayet iyiydi, asıl soru, bir deli gibi ona inanıp inanmayacağıydı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Patron, Novellar gerçekten delirmene sebep olmuş. Tamamen büyü dünyasındayız, matematik kadar inanılmaz ve gizemli bir şeye nasıl sahip olabiliriz. Gerçekten olsaydı, o zaman her günümü Büyü Teorisi, Element Sistemleri ya da Büyülü Yaratıklar gibi sıkıcı şeylere çalışarak harcamazdım. Uzun zaman önce Matematik, Edebiyat ve tüm bu ilginç şeyleri çalışmış olurdum. ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu, Mo Fan&#8217;a samimi bir ifadeyle içten bir tonla söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, Guan Gu’nun ifadesine bakarken, kendi kendine düşündü, Bu piç kurusu aslında bu çılgınca şeyleri söylerken en ufak bir açık bile vermedi. Gerçekten gerçek gibiydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sıra arkadaşım delirdi, sadece delirmekle kalmadı, hatta beni de delirtmeye çalışıyor!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Büyü Teorisi, Element Sistemleri ve Büyülü Yaratıklar gibi sıkıcı şeyler öğrenmek….</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Hehe! Etkileyici, bunu yüksek sesle bile söyleyebiliyorsun!</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bana inanmıyorsan, sadece öğretmenin söylediklerini dinle.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu, Mo Fan’ın kendine özgü ifadesini gördüğünde kayıtsızca söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan bunu duyunca, sonunda matematik öğretmeni Su Qingzhi&#8217;nin söylediklerini dikkatlice dinledi. Ancak, bir kısmı yabancı bir dil gibiydi &#8211; Mo Fan&#8217;ın hakkında hiçbir fikri olmadığı terimler vardı- bu da kendisini iyi hissetmemesine neden oldu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Su Qingzhi, tanıdık &#8220;Fonksiyonlar&#8221; dan ve &#8220;Formüller&#8221; den hiç bahsetmedi. Aksine, “Yıldız Yolu” ve “Yıldız Diyagramı” kelimelerini defalarca söylemişti, hatta “Ateş-Buz-Su Elementleri” gibi şeylerden de bahsetmişti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Delirmiş &#8211; herkes delirmiş.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan’ın inancı çok katıydı, bu sözlere kolayca inanamazdı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bir sonraki ders, favorisi olan Edebiyat öğretmeninkiydi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘ Bayan Qin: Güzel, çekici, zarif ve nazik. Kıvrımlı hatlarıyla beni aldatmak için bu tür saçmalıkları kullanmaya bile ihtiyacı yok.’</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Anlaşılmaz matematik dersinden sonra, Bayan Qin &#8211; zarif görünümü ve resmi siyah elbisesiyle &#8211; sınıfa girdi.Tıpkı daha önce de olduğu gibi, tüm sınıfı aydınlatan hafif bir gülümsemesi vardı. Sınıftaki çocuklar ana okullular gibiydi, öğretmenlerini selamlarken yüzlerini bir heyecan doldurmuştu.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Öğrenciler, bugün kara büyünün artılarını ve eksilerini tartışacağız. Herkes kara büyünün üç farklı türe ayrıldığını şimdiden bilmeli; Hayalet Tipi, Lanet Tipi ve Gölge Tipi. Öyleyse, bu üç Büyü türü arasındaki farklar nelerdir? ” </strong></em><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bayan Qin yumuşak ve zarif bir sesle söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Geçmişte, Mo Fan dikkatle bakar ve dinlerdi. Ancak, bu sözleri duyduktan sonraki ifadesi, sinek yemiş gibi görünüyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yanındaki deli sıra arkadaşı, “Bak, sana ne demiştim?” İfadesi yapıyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kahretsin, hatalı değilsin, o zaman baban; yani ben hasta olmalıyım!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İmkansız!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan nihayet artık dayanamadı ve sandalyesinden hızla ayağa kalktı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bayan Qin, Edebiyat dersine girmemiz gerekmiyor mu?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye sordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sıra arkadaşı Guan Gu, Mo Fan&#8217;ın neyi soracağını fark ettiğinde onu tutmaya çalışmıştı ama başaramadı. Mo Fan&#8217;ın ne sorduğunu duyduktan sonrada, </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Oh mai gah”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> diyerek kendi yüzüne bir şaplak attı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sözleri söylediği gibi, sessiz sınıfta kükreme benzeri kahkahalar yankılanmaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kırk öğrenciden oluşan sınıfın tamamı kahkahalara boğulmuştu. Özellikle de Mu Bai &#8211; çok fazla gülmekten – yarılacak gibiydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bayan Qin gülmüyordu. Hafif bir gülümsemeyi korurken altın işlemeli görünen gözlüğünü geriye itti. Temiz kedivari gözleri Mo Fan’a bakıyordu, </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, bahsettiğin bu Edebiyat Bilim, değil mi? Burada bilim diye bir şey yok; Kendini, ciddiyetle büyü öğrenmek yerine, var olmayan şeylere daldırmış olmalısın. Toplum için yararlı bir Büyücü olmak zorundasın, tamam mı? ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> dedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Birisi, Edebiyat öğretmeninin çok samimi olduğunu düşünebilirdi. Böyle ciddi sözler yüksek sesle söylendiğinde de, belli bir gencin ifadesinin büyük ölçüde değiştiğini de hayal edebilirdi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Tanrım lütfen beni hemen öldür!’</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">&#8230;</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Eh, bekle. Neden Bayan Qin&#8217;in söylediği sözler tam olarak İhtiyar Ying’in geçmişte söyledikleriyle aynıydı?’</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Büyülü bir boyutun var olması gerçekten mümkün müydü? Ve aslında Büyülü bir Boyuta düşmüştü.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan aslında bunun sadece bir rüya olduğunu düşünmüştü; ancak, takip eden birkaç gün de tamamen aynıydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Aynı zamanda, açık bilinci de ona bunun kesinlikle bir rüya olmadığını söylüyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dördüncü günün sabahında, çelişkili hissederken bir kez daha, Yedinci Amca’nın yerinde, oturmuş youtiao yiyiyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yanındaki iki erkek öğrenci, büyülü araçları tartışıyordu. Mo Fan, Büyülü Araçlar derken ne tür şeylerden bahsettiklerini bilmiyordu, ancak bu konu hakkında konuşma biçimlerini bakarsa inanılmaz bir şey gibi görünüyordu. Sadece bu da değil, aynı zamanda kabaca bir araba ile aynı fiyata geliyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, neden bu kadar moralsiz görünüyorsun? Peki ya ben senin Amcan, sana enerji verecek bir şeyler satın alırsam? Sınav yaklaşıyor bir büyücü olup olamayacağın, bu sınava bağlı&#8230; “ </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Youtiaocu Yedinci Amca, kaygıyla belirtti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, otomatik olarak Yedinci Amca&#8217;nın söylediklerinin okuldaki notlarıyla ilgili olduğunu varsaydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">“Huhuhu ~~~~~~~”</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Küçük tezgâhta tuhaf bir rüzgar esiyordu. Mo Fan’ın soya sütüne bir miktar toz bırakmıştı, böylece o da hızla sütü boğazından aşağıya doğru gönderdi. Bütünüyle ruhsuz görünüyordu. Rüzgâr güçlendi ve güçlendi ve Mo Fan yavaşça üstüne çöken tuhaf bir baskı hissetti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Çimenler çılgınca sallanıyor ve kir parçacıkları her yere uçuşuyordu. Kızlar şaşkın çığlıklar atarak eteklerini tutuyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan buna alışmıştı. Yine “Rüzgar Yolu” büyüsünü kullanan öğretmen diye homurdandı ama bu sefer insanlar arasında daha fazla hareketlilik vardı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Gök… Gökyüzündeki, o şey de ne öyle??”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Ah lanet olsun, çok havalı!”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Kanatlar, o kişinin gerçekten arkasında kanatları var. Süper Kugen&#8217;deki video ile tamamen aynı! ”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Rüzgar Kanatları, baylar, gerçekten yüksek seviye Rüzgar Elementi büyüsü Rüzgar Kanatları’ nı kendi gözlerimle görüyorum! ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan’ın tadı kaçtı, çevresi çok gürültülü olmaya başladığı için kahvaltısını huzur içinde yiyemedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan başını kaldırırken sakin bir yüz ifadesi takındı, ancak bir sonraki anda, sanki durduğu yerde bir yıldırım şoku yemiş gibiydi. Uykulu gözleri birden bire genişledi ve gördükleri şeyden kendilerini alamadı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Parlak mavi gökyüzünde, çatının köşesinde, sallanan ağaçların ve rüzgârla çırpınan bayrağın yanındaydı….</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Gümüşi bir elbise giyen bu adam, bir rüyanın özüne benziyordu; Son derece uzak yerleri uçarak geçti ve nefes kesici bir yay çizerek gökyüzünde yükseklere doğru uzaklaştı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan sınıfta arka sırada oturuyordu, o yüzden sıkıldığı zaman bulutlara, gökyüzüne, ağaçlara, bayrak direğine ve gökyüzünde özgürce uçan kuşlara bakma eğilimindeydi. Bununla birlikte, en çılgın rüyalarında bile hayali kanatları olan insanların hayal ötesi bir görsel etki bırakarak yanından geçebileceğini asla düşünemezdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu fenomen sadece filmlerde var olan bir şey olmalıydı, ama aslında şimdi tamda kendi gözlerinin önünde ortaya çıkmıştı!!</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Rüz… &#8230;Rüzgâr…. Rüzgâr Kanatları!” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, büyünün ismini yüksek sesle gevelerken gökyüzündeki hayali kanatlı gümüşi adama baktı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Rüzgar Yoluna tanık olduğu zamanın aksine, Mo Fan kalbinin içinde şiddetli bir şekilde hareket eden bir şey hissedebiliyordu; bu onun orijinal zihniyetinin kabuğundan sıyrılmasıydı. Ona büyük bir susuzluk veriyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Doğru, son birkaç gün içinde, her şeyde gerçekleşen bütün bu ufak değişiklikleri kabul edemedi. Ancak şimdi aniden büyük değişiklikleri gördüğünde her şeyi kabullendi ve beklenenin aksine kalp atışları hızlanmaya başladı. Birine ilk görüşte aşık olmuş gibiydi!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Uçan gümüşi adamdan gelen şokun geçmesinden sonra Mo Fan zaten kalbindekilerden kendine bahsetmişti: ‘Bu bir rüya olsa bile, uyanmadan önce hala Rüzgar Kanatlarını öğreneceğim ve ufukta özgürce dolaşacağım!’</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan&#8217;ın elindeki zaman çok kısaydı.Eski dünya perspektifinden bazı şeylere bakacak olsaydı bile yirmi gün içinde dokuz yıldan zorunlu mezuniyet sınavı yapılacaktı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kalan yirmi gün içinde, Mo Fan tüm yapabileceği bazı önemli noktaları doğrulamaktı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dersler şöyle ayrılıyordu,</span></p>
<blockquote>
<p><strong>Büyü Kurulumu Kuramı &#8211; dersin yapısına göre Edebiyat gibi görünüyordu.</strong></p>
<p><strong>Büyü Yıldız Yolu – geometri,</strong></p>
<p><strong>Büyülü Canavar Bilgisi – biyoloji,</strong></p>
<p><strong>Büyülü Araçlar ve Cihazlar Bilgisi – fizik,</strong></p>
<p><strong>Malzeme Bilgisi – kimya olmalıydı.</strong></p>
<p><strong>Büyü Tarihi ve Büyü Coğrafyası zaten yeterince açıktı.</strong></p>
</blockquote>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Doğal olarak, Mo Fan aynı zamanda çok önemli bir bilgi parçasını da anlamıştı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Temel olarak, henüz büyüsünü serbest bırakabilecek hiçbir öğrenci yoktu. Zira öğrencilerin zorunlu eğitimde dokuz yıl boyunca okudukları şey genel teoriler, kavramlar ve yeteneklerdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Aslında bu, eski dünyadaki lise mezunlarıyla aynıydı &#8211; hiç bir hayatta kalma becerileri yoktu -.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan için bu kesinlikle iyi bir haberdi. Ne de olsa, bu büyü dünyası ona tamamen yabancıydı &#8211; pratikte her şeyi yeniden öğrenmek zorundaydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bir büyü öğrencisinin ‘Büyücü&#8217; olmasındaki en önemli nokta “Büyü Uyanışı” ydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">“Büyü Uyanışı” açılış törenine benziyordu. Büyü Lisesi&#8217;nin açılış töreni sırasında, her bir büyü öğrencisi bir kereye mahsus Büyü Uyanışını sağlayan “Büyü belirleme küresi” ne dokunacaktı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Farklı insanlar farklı elementleri uyandırıyordu. Mo Fan, Guan Gu&#8217;dan uyanmış elementlerin çoğunlukla kimyasal elementler olduğunu duymuştu. Bunlar genellikle derste öğrendikleri: Rüzgar, Ateş, Su, Işık, Yıldırım, Buz ve Toprak elementleriydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan&#8217;ın daha önce tanık olduğu,《Rüzgar Yolu》 ve 《Rüzgar Kanatları》düşük ve yüksek seviye büyüsü olarak birbirlerinden ayrılıyordu. Rüzgar Elementini uyandıran insanlar çok çaba sarf ederlerse bu büyüleri öğrenmeleri mümkündü.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Böylece eğer birisi uçabilen bir Büyücü olmak isterse, o zaman yapması gereken ilk şey liseye kabul edilmek ve her liseli büyü öğrencisinin alacağı Büyü Uyanışını almaktı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, sakın bana Büyü Lisesi sınavlarına girmek ve bir Büyücü olmak istediğini söyleme.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu içtenlikle yokladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu’ya göre Mo Fan, asla ders çalışmayı seven birisi değildi, ama bir anda gerçekten büyü çalışmaya başlamış gibiydi. Bu iğrenç bir durumdu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan sıra arkadaşına durumu açıklayamayacak kadar tembeldi. </span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Ancak, Büyü Lisesine kesinlikle kabul edileceğine ve uyanmak için son derece değerli bir fırsat edineceğine çoktan karar vermişti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Şimdi ders çalışsan bile, işe yaramaz. Vaktini boşa harcamayı bırakmalısın, sonuçta, dokuz yıllık ev ödevini kaçırdın. ” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu, ikna etmek için üsteledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu, Mo Fan&#8217;ın son deneme sınavında altı puan aldığında ve bunun tüm okuldaki en düşük not olduğunda netti. Bu tür bir notla nasıl kabul edilebilirdi ki?</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Zaten batırdın, şimdi çaba sarf etmenin bir faydası yok, bunu kabul et.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Guan Gu, daha fazla çalışan asıl kişi sen olmalısın.” </em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu&#8217;nun boş gıcırtısı Mo Fan&#8217;ın biraz rahatsız hissetmesine neden olmuştu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Neden?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye sordu Guan Gu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Guan Gu, çirkin göründüğünü biliyor muydun?”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Evet,” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu samimi bir yüzle kabul etti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Evet, o zaman bilmen gereken bir deyim var: Eğer biri birinden daha çirkinse daha fazla… Hıçkırmalı, eğer biri çirkinse bir büyü öğrenmeli!”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan içtenlikle sözlerini dile getirdi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Siktir oradan be!”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Ancak Guan Gu yanılmamıştı. Sadece yirmi gün kalmıştı, birisi dâhi bile olsa, yıllar öncesindeki bütün dersleri telafi edemeyecekti. Ek olarak, sınavların içeriği ve ne öğrenildiği iki farklı kavramdı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan çok fazla umudu olmadığını biliyordu, ancak tıkanmasının asıl sebebi sınavlar değildi. Çünkü gerçekten başka bir boyuttaydı. Büyü kavramı, çalışmak için yoğun bir istek duymasına sebep oluyordu.…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Zaman hızla geçiyordu, yirmi kadar gün bir göz açıp kapayıncaya kadar geçti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan sözde Büyü Rüyasından uyanmadı, bunun yerine bu dünyanın varlığına gerçekten inanmaya başladı. Ayrıca, Büyü Lisesi Geçiş Sınavına dönen Lise Geçiş Sınavını memnuniyetle karşıladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sınavların yapıldığı gün okul dışındaki insanlar endişe ile doluydu. Büyü veya Bilim sınavı yapmaları önemli değildi, çocukların ebeveynleri hala onları almaya geliyordu; arabası olanlar arabalarıyla geldiler ve pedicableri* olanlar pedicableriyle geldiler.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bunun nedeni ebeveynlerin bu sefer ki sınavın, çocuklarının gelecek neslini almak için arabalarıyla mı yoksa pedicablariyle mi geleceğine karar vereceğini bilmesiydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan sınav odasından çıkarken, sonsuz insan akıntılarını gördü ve içinden “Neden bir büyü dünyasında araba ve elektrikli skutır var?” Diye düşünerek şaşırdı. Ama düşünceleri hızla sınavın içeriğine geri döndü.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yirmi gün ya da biraz fazla çalışmanın ardından, Mo Fan nihayet sınavların konularını anlayabileceği seviyeye ulaşmıştı. Ancak, cevabın doğru olup olmadığını anlayamıyordu- &#8211; Mutlu olabildiğince bir iç çekti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em> “Mo Fan, Mo Fan… &#8230;”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Kalabalığın arasından sarı yüzlü, orta yaşlı bir adam, sol elini başının üstüne kaldırarak Mo Fan&#8217;a sesleniyordu. Mo Fan bu tanıdık yüzü gördüğünde, yanlışlıkla </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Baba, buraya neden geldin?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye seslendi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Elbette seni almak için. Sınavını tamamladıktan sonra, temel olarak mezun oldun. Sana diğer şehir bölgesinde bir inşaat işçisi olarak iş buldum, Guang Feng Amcanın altında çalışacaksın. Orada birkaç yıl çalışıp deneyim kazandıktan sonra, kendi başına çalışmaya başlayabilirsin. Şanslıysan, ayda dört ila beş bin RMB kazanman bir sorun olmamalı. Çalışmaya erkenden başlarsan daha iyi olur. ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing gönülden gülümseyerek söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dünya değişmişti, ancak Mo Fan’ın dersleri hâlâ kötüydü. Oysa babası hala babasıydı; Mo Fan elindeki değişmeyen tek şey ailesiymiş gibi hissetti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing, yaklaşık bir ay önce Mo Fan&#8217;a inşaat işçisi olmaktan bahsetmiş olsaydı, Mo Fan, tereddüt etmeden babasının onun için düzenlediği yolu seçmişti. Bunun nedeni topluma girmek için bu yolda yürümek zorunda olmasıydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Ancak, şimdiki Mo Fan farklıydı.Bu toplumda, arabalar, cep telefonları, bilgisayarlar ve hatta buzdolapları vardı. Ancak, bilimsel ürün yoktu, çünkü onun yerini büyü almıştı. Eğer bir Büyücü olmazsanız, bu tür şeyleri taşıyan ve ya üreten bir işçi olacaktınız.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Kahretsin, bu eski dünyadan hiç de farklı değil, bu yüzden kesinlikle büyü öğreneceğim!’</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Baba, okumaya devam etmek istiyorum.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, Mo Jiaxing&#8217;e aklındaki düşünceyi anlatmadan önce uzun bir süre sessiz kaldı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Büyü öğrenmekten hoşlanmadığını sanıyordum?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Dedi Mo Jiaxing, yukarı kalkan kaşlarından da anlaşılabileceği üzere yüzü şaşkınlıkla doluydu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Uh….” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, bir kaya ve duvar arasında kalmış gibi hissetti. Bu şeyi nasıl açıklaması gerektiğini bilmiyordu. O gerçekten çok berbattı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing neredeyse on altı yaşında olan oğluna baktı, yüzünde bir kez daha düz ve dürüst bir gülümseme varken,</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em> “Endişelenme, baban büyü öğrenmek için çaba harcamadığından dolayı seni suçlamayacak. Her bireyin kendi amaçları vardır. ”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Hayır, gerçekten öğrenmek istiyorum.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sınavı geçebiliyor musun?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye sordu Mo Jiaxing.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Hayır.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan bu konuda kesindi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İngilizce dili ya da Büyü sınavı olması fark etmezdi, Mo Fan kesinlikle ikisinden de geçemezdi, bu konuda hiçbir şüphesi yoktu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Öyleyse durum bu. Endişelenme, Eski insanların bir deyişi vardır, &#8216;Büyü her şeyin üstündedir.&#8217; ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan bunu dinlemeyi bitirdiğinde, bilinçsizce ağzı açık kaldı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Şu anda, Mo Fan&#8217;ın işlemesi gereken birçok bilgi vardı. Bununla birlikte, bu bilgiyi işlediği süre zarfında Mo Fan özellikle çok sessizdi. Örneğin, Tarih öğretmeninin “Işık Elementi&#8221; Büyüsünün ilk kullanıcısının “Edison” olduğunu söylediği zamanı hatırlıyordu. Bu Mo Fan&#8217;ın içinden tekrar tekrar küfür etmesine neden oluyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing, Mo Fan’ın kendisini toplaması için omuzlarını okşadığında, aniden oğlunun sessizliğini hâlâ koruduğunu fark etti. Oğlunun ifadesi hiç de normal değildi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kimse oğlunu, babasının anladığı kadar iyi anlayamazdı. Mo Jiaxing yavaşça gülümsemeyi bıraktı, sesi </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sen ciddi misin?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye sorarken alçaldı.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Evet, uyanma fırsatı elde etmek istiyorum. Zaten çok geç olduğunu biliyorum, ama gerçekten okumak ve bir Büyücü olmak istiyorum.” </strong></em><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan içtenlikle söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing sessiz kaldı.Mo Fan da hiçbir şey söylemedi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Gerçekten okumaya devam etmek istiyor musun?” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing durumu bir kez daha onaylamak istedi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Evet.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan tereddüt etmeden başını salladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Başlangıçta, Mo Fan da bunum bir heves olduğunu düşünmüştü. Ancak, bir ay olmuş ve Vahşi Kanatların kalbinde bıraktığı huzursuz his hâlâ daha soğumamıştı. Gerçekten şaka yapmıyordu, cidden okumak istiyordu!</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bu durumda, tamam, bir şeyler düşüneceğim.” </em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Baba, bu arada Tian Lan Büyü Lisesinin kütüphanesinde geçici bir iş buldum. Yarından sonraki gün başlıyor. ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan büyü öğrenmeye karar verdiğinden düzgün öğrenemediği için pes etmeye niyeti yoktu. Büyü Lisesine girip uyanma fırsatı elde edip edemeyeceği, babasına bağlı olsada, eksik olduğu bilgisini doldurmak için kendisine güvenmeliydi. Büyü Lisesine kabul edilme umudunun olmadığı konusunda çok kesindi bu yüzden önceden bu işi bulmuştu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Neredeyse hiçbir maaş yoktu, sadece yemek ve konaklama vardı. Ancak, Mo Fan için, kütüphanede sahip olmadığı birçok bilgiyi bulabilmesi çok daha önemliydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing şaşırmıştı, oğlundaki bu büyük zihniyet değişikliğine neyin sebep olduğunu bilmiyordu. Ancak, Mo Fan yürekten büyü için yalvardığından, o zaman mutsuz olmak için hiçbir nedeni yoktu. Sonuçta, bu toplumda, gerçekten bir statü sahibi olan asıl insanlar, Büyücülerdi. Bir inşaat işçisi bir ev ve bir araba alabilirdi, ancak değerleri ve saygınlıkları herhangi bir Büyü Lisesinden mezun olan herhangi bir Büyücü ile karşılaştırılamazdı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Önce eve gidelim, evde konuşuruz.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing başını salladı, başka bir şey söylemedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing, oğlu hakkında hiç endişelenmiyordu. Mo Fan henüz on altı yaşında değildi, ama Mo Jiaxing’in kalbinde, Mo Fan çoktan yetişkinliğe girmişti.</span></p>
<hr />
<blockquote>
<p><em>//////NOT//////</em></p>
<p><em>#1) Mo Fan’ın ismindeki Fan kelimesini Çincede ortalama ve ya vasat anlamındaki ‘Ping Fan’ kelime grubuna gönderme yapmak için kullanıyorlar.</em></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">#2) Duan Yu, sevilen Peerless Martial God Novelının ünlü ana karakteridir. Dalgalı küçük adımlarda ona ait bir tekniktir.</em></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">#3) Pedicab -&gt; Arkasında 2 kişilik yolcu vagonu bulunan, ön kısmı normal bisiklet olan, bacak gücüyle hareket eden üç tekerlekli ulaşım aracıdır, hikaye içindeyse statü göndermesi için kullanılmış.</em></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">#4) Yorum, görüş, fikir ve sorularınızı yorum yapmayı unutmayın, teşekkürler! 😀</em></p>
</blockquote>


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:center"><strong><a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage/">Versatile Mage Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın! </a></strong></p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/">Versatile Mage Bölüm 1: Dünya İçin Köklü Değişiklikler</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperor Of Solo Play Bölüm 39: Altın İskelet (2)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-39-altin-iskelet-2/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-39-altin-iskelet-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Oct 2019 17:15:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Ahn Jaehyun]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Barbar king]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Budu]]></category>
		<category><![CDATA[Canavarlar]]></category>
		<category><![CDATA[çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[Choi sulyeon]]></category>
		<category><![CDATA[Cüceler]]></category>
		<category><![CDATA[d-dart]]></category>
		<category><![CDATA[Dark magic]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderhalar]]></category>
		<category><![CDATA[Elfler]]></category>
		<category><![CDATA[Elves]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play Türkçe oku]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik novel]]></category>
		<category><![CDATA[Game]]></category>
		<category><![CDATA[Gamer]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişe yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[Kara büyü]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[korean novel]]></category>
		<category><![CDATA[lets read web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Lets read webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Level sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Liç]]></category>
		<category><![CDATA[Lich]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Litch]]></category>
		<category><![CDATA[Magical swordmanship]]></category>
		<category><![CDATA[Maruchi]]></category>
		<category><![CDATA[Mmorpg]]></category>
		<category><![CDATA[novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[Peach corp]]></category>
		<category><![CDATA[PeachStore]]></category>
		<category><![CDATA[Play]]></category>
		<category><![CDATA[Pushover]]></category>
		<category><![CDATA[Reankarnasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Sci-fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Seinem]]></category>
		<category><![CDATA[Shir]]></category>
		<category><![CDATA[Sihir]]></category>
		<category><![CDATA[Skeleton]]></category>
		<category><![CDATA[Skeletons]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[talented mc]]></category>
		<category><![CDATA[Tobot soft]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[turkcelightnovel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[V gear]]></category>
		<category><![CDATA[vampir]]></category>
		<category><![CDATA[VR]]></category>
		<category><![CDATA[Wyernler]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[소설]]></category>
		<category><![CDATA[소설 보기]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.com/?p=2840</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskeletler, iskeletleri avlıyordu. Tek taraflı bir katliamın yaşandığı savaş alanının ortasında bulunan Hyrkan, bir kayanın üzerine oturmuş video izliyordu. Videoda, Hyrkan&#8217;ın İskelet Savaşçılarından birisi bir çekici sanki beyzbol sopasıymışçasına salladı ve bir başka iskeletin kafasını uzak bir yere uçurdu. Sahneyi izleyen Hyrkan başını iki yana salladı. &#8216;Filme çekmek eğlenceliydi, ama şimdi izlediğimde oldukça sıradan görünüyor.&#8217;...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-39-altin-iskelet-2/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-39-altin-iskelet-2/">Emperor Of Solo Play Bölüm 39: Altın İskelet (2)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İskeletler, iskeletleri avlıyordu.</p>
<p>Tek taraflı bir katliamın yaşandığı savaş alanının ortasında bulunan Hyrkan, bir kayanın üzerine oturmuş video izliyordu. Videoda, Hyrkan&#8217;ın İskelet Savaşçılarından birisi bir çekici sanki beyzbol sopasıymışçasına salladı ve bir başka iskeletin kafasını uzak bir yere uçurdu. Sahneyi izleyen Hyrkan başını iki yana salladı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Filme çekmek eğlenceliydi, ama şimdi izlediğimde oldukça sıradan görünüyor.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan, Kafatası Palyaçosunu YouTube sayfasına yüklediğinden bu yana 10 gün geçmişti.</p>
<p><strong><em>&#8216;Eğlenceli atmosfer eh işte, biraz hafif… Ama kritik nokta aynı savaş videosunu ikinciye yayınlıyormuşum gibi olacak olması.&#8217; </em></strong></p>
<p>Kafatası Palyaçosu, tıpkı Hyrkan&#8217;ın düşündüğü gibi trendlere girdi. Sadece 4 gün içinde 100.000 izlenmeye ulaşmıştı ve şu anda da 310.000 izlenmesi vardı.</p>
<p>Orantılı olarak parada kazandı. Reklam geliri artmıştı ve normal bağış miktarının iki katından daha fazlasını aldı. Sponsorluk için henüz hiç kimse onunla iletişim kurmamış olsa da, YouTube sayfası şu anda 30.000 aboneydi, sponsor bulma şansı büyük ölçüde artmıştı.</p>
<p>Daha iyisi şamda kayısıydı!</p>
<p>Ancak, Hyrkan mutlu olmaktan ziyade endişeliydi.</p>
<p>Endişesinin sebebi, Kafatası Palyaçosunun devam videosundan başka bir şey değildi. Avlarının videolarını çekmiş olmasına rağmen, hiçbiri gözüne giremedi.</p>
<p>Hyrkan, alnına masaj yaparken bir süre için maskesini çıkardı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bundan pek de umutlu değilim.&#8217; </em></strong></p>
<p>İyi savaşamadığından değildi.</p>
<p>Aslında, savaş gücü Kafatası Palyaçosundakinden daha da yüksekti.</p>
<p>Birincisi, Deri Dikme becerisi sayesinde, savaşlarında biraz daha cesur olabiliyordu. Agresif tarafını rahatça gösterdiğini söylemek çok da zor değildi.</p>
<p>Öte yandan, Kafatası Palyaçosunda olduğundan daha güçlü olmasına rağmen, pek bir şey değişmemişti. Tek farkları beygir gücü olan, modelleri aynı iki arabaya bakmak gibiydi. Ayrıca, rakipleri hala iskeletler olduğu için, Hyrkan&#8217;ın yapabileceği her şey Kafatası Palyaçosundakilere benziyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bunlar yeterince iyi değil.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan, Warlord videolarını izlemekten zevk alan insanların eğilimlerini biliyordu. Aboneler, bir YouTuber’ın videolarını daha fazla prim kazanmak için yayınlayıp yayınlamadığını ayırt edebilirdi. Böyle bir durumla karşılaştıklarında, derinden sevgileri ve ilgileri çabucak öldürücü bir hançere dönüşürdü.</p>
<p>Hyrkan&#8217;ın yeni bir şeye ihtiyacı vardı.</p>
<p>Nasıl savaştığından öte, Ölü Ormanlarda sadece iskelet avı videoları çekebiliyordu.</p>
<p>Dahası, Hyrkan artık iskelet ve dev iskeletleri öldürmekte hiçbir sıkıntı yaşamıyordu. Eğer bir ölüm kalım savaşı olsaydı, gösterilmeye değer olabilirdi, ama şu anki Hyrkan onları tek taraflı olarak katlediyordu. Şimdi ki gibi, Hyrkan otururken İskelet Savaşçılarının kendi başlarına savaşmasının da nedeni buydu. Aynı zamanda videosunun atmosferinin yeterince heyecanlı olamamasının sebeplerinden de bir tanesiydi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Fazla güçlü olmam sıkıntılı.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan şaşkınlığa uğramadan edemedi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bunun bir sorun olduğuna inanamıyorum.&#8217; </em></strong></p>
<p>Güzel savaştığı için böyle olması çok can sıkıcıydı! İnanamıyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Burası yine de hâlâ seviye atlamak için en uygun yer…&#8217; </em></strong></p>
<p>Sonunda en iyi çözüm, avlanma alanını değiştirmekti. Rakibini değiştirmek zorundaydı.</p>
<p>Ancak, mevcut Hyrkan için Ölü Ormanlar, seviye atlamaya en uygun yerdi. Daha iyi bir yer olsa bile, çok uzaktı. Oraya ulaşması bir günden fazla sürecekti ve bir kez yaptığında, alanı öğrenmesi, avlanma noktaları araması ve İskelet Savaşçılarının savaş düzenlerini yeniden kurması gerekiyordu. Çok çalışkan biri olduğundan değildi, çok zayıftı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Biraz daha öldürürsem, İskelet Avcısı unvanını da alabilirim.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hatta hedefinde bir unvan vardı.</p>
<p>Bir oyuncu belli sayıda iskelet avladığında, &#8216;İskelet Avcısı&#8217; unvanını alırdı. Her biri 3 puan olarak, büyü gücü ve dayanıklılığı arttırıyordu..</p>
<p><strong><em>“Tsk.” </em></strong></p>
<p>Hyrkan dilini şaklattı. O anda, İskeleti Savaşçıları, yakındaki iskeletleri acımasızca, vücutlarını geri toparlayamayacakları bir noktaya kadar dövmüştü. Bu öldükleri anlamına geliyordu.</p>
<blockquote><p><strong>[Seviye atladınız.] </strong></p></blockquote>
<p>Seviye atlamak için ihtiyacı olan son EXP kırıntısıydı. Mesajı duyan Hyrkan gülümsedi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Çok iyi.&#8217; </em></strong></p>
<p>Her zaman olduğu gibi, hiçbir şey bir seviye atladın mesajından daha iyi değildi. Hyrkan mevcut durumu daha da çok sevmişti. Sadece Çağırıcıların hissedebileceği bir mutluluktu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Rich Lich&#8217;in neden bu kadar para harcadığını anlayabiliyorum.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan gülümsedi, bir kez daha Kafatası Palyaçosunun izlenme sayısını ve yorumlarını kontrol etti.</p>
<p><strong><em>&#8216;Hımm?&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan&#8217;ın dikkatini çeken şey şu anda yapılmış olan yeni bir yorumdu. Özel olarak gönderildiğinden, yalnızca Hyrkan ve orijinal yorumcu bunu görebilirdi. Yorumu okuyan, Hyrkan&#8217;ın ifadesi değişti.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu da ne böyle?&#8217; </em></strong></p>
<p>★★★</p>
<p>YouTube videoları doğal olarak yorumcuları da beraberinde getiriyordu ve aralarında bir çok garip yorumcu vardı. Sürekli küfredenler, spam yapanlar, sebepsiz yere sızlananlara, garip şeyler söyleyenler ve hatta para isteyenler vardı.</p>
<p>Hyrkan bu şeylere karşı bağışıklık kazanmıştı.</p>
<p>ÇN: Özellikle para isteyenlere&#8230;</p>
<p>Kahraman Katili lakabını almadan önce bile, böyle yorumlar için kendisini hazırlamıştı. Her zaman, birçoğu hayranı olan sıralama oyuncularının hedefi olmuştu. Ona karşı komplo kurup, bunun bedelini ödedikleri zaman bile, Hyrkan hâlâ çok fazla kişinin nefret odağındaydı. Yaptığı hemen hemen her şeye karşı bir nefretle karşılaştığı bir zaman bile olmuştu.</p>
<p>Nefret her şekliyle geliyordu.</p>
<p>Herhangi birisi, sokakta yürürken üzerine su dökecekti, ya da sebepsiz yere küfredecek ya da isim takacaktı.</p>
<p>Öyle ki, Hyrkan nefret veya çekememezlik tarafından kolayca tahrik olamazdı.</p>
<p>Doğal olarak, Hyrkan&#8217;ın ifadesini değiştiren şey, nefret dolu bir yorum veya benzeri değildi.</p>
<blockquote><p><em>-Merhaba, ben İngiltere&#8217;den Bledge adlı bir oyuncuyum. Şu anda Ölü Ormanlarda avlanıyorsun gibi görünüyor. Son zamanlarda bölgede rasgele PK ye uğradım ve intikamımı almanızı istiyorum. </em></p></blockquote>
<p>Bir intikam talebiydi.</p>
<p>Özel bir şey değildi. Warlord yasalardan bir anlamda bağımsız bir yer olduğu için, birçok oyuncu kendileri için intikam almaları amacıyla yetenekli oyuncularla iletişim kurardı.</p>
<p>Buna rağmen, bu talebin içeriği Hyrkan&#8217;ın örümcek hislerini karıncalandırdı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bir intikam talebi…&#8217; </em></strong></p>
<p>Warlord&#8217;da, rastgele PK’ye uğramak oldukça nadirdi. Bununla birlikte, Hyrkan zaten arka arkaya PK&#8217;lerin hedefi olmuştu. Gerçekten de yıldızların, yıldızların gölgesinde doğduğu söylenebilirdi.</p>
<p>ÇN: Bir çeşit kinaye&#8230;</p>
<p>Her halükarda, Hyrkan bu talebi kollarını açarak karşıladı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Böyle aptalları avlamaya devam etmeliyim ha?&#8217; </em></strong></p>
<p>Bir sonraki videosu için yeni malzemeye ihtiyaç duyduğu bu noktada, oyuncu katillerine karşı duyulan nefret ve öldürme isteğinden daha iyisi olamazdı. Saatlerinden hazır eşyalar alabileceğinden bahsetmiyorum bile!</p>
<p>Reddetmesi için hiçbir sebep yoktu.</p>
<p>Elbette, eğer oyuncu katilleri çok güçlüyse, öylece kaçabilirdi. Adaletin kahramanı gibiydi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bir kontrol edeceğim.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan tedbirli bir şekilde harekete geçti.</p>
<p>★★★</p>
<p>Hyrkan, yorum yapan kişinin kendisine bahsettiği noktaya geldiğinde, şansına PK&#8217;yi bariz bir şekilde görebiliyordu.</p>
<p>1&#8217;e karşı 2’ydi.</p>
<p>Yalnız kalmış olan oyuncu çaresizlik dolu bir ifadeye sahipti, diğer ikisi ise acımasızca ona saldırıyordu. Durum açıkça kendini belli etmişti. Kurbanın saydırdığı küfürler dışında başka bir ses yoktu. Suçlular, robotlar gibiydi; çabuk ve sessiz.</p>
<p><strong><em>&#8216;Hımm?&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan şüphelenmeden edemedi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Sebebi neydi ki?&#8217; </em></strong></p>
<p>Oyuncu katilleri kurbanlarını hemen öldürmezdi. Ölene kadar onunla oynardı. Bu yüzden ilk etapta bir PK gibi durmuyordu. İnsanların rastgele PK&#8217;yi sadece eşya almak için yaptığı bir yana, böyle rastgele PK yapanlar son derece nadirdi.</p>
<p>Öyle bile olsa, önündeki oyuncu katilleri çok dürüsttü. Rakiplerini en kısa sürede öldürmeye odaklanmışlardı. Gereksiz konuşma veya tereddüt yoktu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu adamlar PK yapan o psikopatlardan değiller.&#8217; </em></strong></p>
<p>Bu, PK’lerden hoşlanmadıkları anlamına geliyordu, en sonunda bu da bir tek anlama gelebilirdi.</p>
<p>Vücudunu gizleyen, Hyrkan katillerin hareketlerini daha yakından izledi.</p>
<p>Kurbanlarını öldürdükten sonra, hızla saatini alarak uzaklaştılar. Hyrkan, bir amaç doğrultusunda hareket ettiklerini söyleyebilirdi, bu da gizli bir hedefleri olduğu anlamına geliyordu. Yakınlarda başka müttefiklerinin de olma şansı vardı</p>
<p>Hyrkan&#8217;ın alıcıları tekrar karıncalandı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Keşfettikleri önemli bir şey var ve öğrenmemeleri için diğer insanları mı öldürüyorlar ?&#8217; </em></strong></p>
<p>Eğlencesi için PK yapıyor değillerdi, herhangi bir değişkeni veya tanığı ortadan kaldırmak içindi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Altın İskelet olmalı.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan çabucak bir sonuca ulaştı.</p>
<p>Altın İskelet!</p>
<p>Ölü Ormanlarda ortaya çıkan, Kertenkele Bataklığındaki Kertenkele Ejderhası gibi bir patron canavarıydı. Ancak Altın İskeletler, Kertenkele Ejderhalarından birkaç kat daha pahalıydı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Mevcut piyasa fiyatında, bir Altın İskeletin Altın Kemiklerinin değeri 5.000 dolar veya duruma göre daha fazlasıydı.&#8217; </em></strong></p>
<p>Altın İskeletlerin öldürülmesi zordu ve yeniden doğması 10 gün sürüyordu. Sadece bu da değildi, belli bir süre içinde öldürülemediyse ortadan kaybolurdu. Kaçırdıktan sonra, avcılar fazladan bir gün daha beklemeliydi.</p>
<p>Dahası, Altın İskelet’in Kemikleri, seviye 70 Nadir dereceli bir ekipmanı yapmak için kullanılan ender bir işçilik malzemesiydi. Ana bir malzeme olmasa da, zamanın bu noktasında seviye 70 Nadir dereceli bir ekipmanın fiyatı düşünüldüğünde adil bir değeri vardı. Oyuncuların neden diğer oyunculara PK yapma yoluna gittikleri anlaşılabilirdi.</p>
<p>Mevcut durum; Altın İskeleti bulanların, Altın İskeleti ellerinden kaçırdıklarını ve şimdi de bilginin yayılmasını önlemek için PK yaptıklarını gösteriyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;O halde bir ısırık almamda bir sakınca yok.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan&#8217;ın onlarla uğraşmakla ilgili hiçbir sorunu olmadığını söylemeye gerek yoktu. Onları avlamayı düşünebilirdi.</p>
<p>Hyrkan yüksek sesle güldü.</p>
<p>Biri nasıl bakarsa baksın, o Kahraman Katiliydi. Canavarlar yerine, avcıları avlamayı seviyordu.</p>
<p>★★★</p>
<p>Warlord&#8217;da iki tip lonca vardı.</p>
<p>Biri para kazanmak için, diğeri de para harcamak için oynardı.</p>
<p>Mavi Kedi Loncası.</p>
<p>Tanınmış olmasalar da, toplam 100 üyeleriyle para kazanmak için oynayan tipte bir loncaydılar. Tabii ki, hiçbir zaman çok büyük miktarda paralar ile uğraşmadılar. Harcadıkları parayı ve kazandıkları parayı dengeleyerek cep harçlığından başka bir şey alamadılar.</p>
<p>Mavi Kedi Loncası basit bir şekilde yönetiliyordu. Üyeleri çoğunlukla istediklerini yapardı ve ihtiyaç duyduklarında toplanırdı. Çoğu loncada da bu şekildeydi. Tüm loncalar, bir makinedeki dişliler gibi çalışan ilk 30 lonca gibi olamazdı.</p>
<p>Ölü Ormanda avlanırken Altın İskeleti bulanlar aslen Mavi Kedi Loncasının yedi üyesiydi.</p>
<p>Elbette tek bir sonuca vardılar.</p>
<p><strong><em>“Kendimize saklayalım.” </em></strong></p>
<p>Loncaya bildirmiş olsalar, ufak bir harçlıktan başka bir şey elde edemezlerdi.</p>
<p>Elbette, böyle bir patronun bulunmasını loncaya bildirmemek kural ihlaliydi ve cezası da kovulmaktı.</p>
<p>Buna rağmen, hiç kimse bu öneriye karşı olan herhangi bir görüş dile getirmedi. Çoğu küçük ve orta boy lonca da standart olduğu gibi, oyuncular gerektiğinde loncayı satmayı dert etmezdi. Çoğu, bunu büyük bir sorun olarak düşünmemişti.</p>
<p>Sorunları, ilk baskınlarının başarısız olmasıydı. Altın İskelet tekrar belirmeden önce tam bir günü hiçbir şey yapmadan geçirdiler. İkinci denemelerinde de başarısız oldular. İşte o zaman işler ters gitmeye başladı.</p>
<p>Birincisi ve en önemlisi, bu mesele artık bir onur meselesi olduğundan Altın İskeleti ne pahasına olursa olsun öldüreceklerine yemin etmişlerdi!</p>
<p>Aynı zamanda Altın İskelet baskınlarını engelleyebilecek değişkenlerden de kurtuldular. İlk PK&#8217;lerinde tereddütlü olmalarına rağmen, ondan sonrası yokuş aşağıydı. Kötü bir eylem olduğunu biliyorlardı, ancak gözlerini para hırsı bürümüştü.</p>
<p>Ve şimdi Altın İskeleti avlayabilmek için üçüncü şanslarıydı.</p>
<p><strong><em>“Yakınlarda iskeletleri avlayan bir herif var. Ne yapmalıyız?&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Tek başına mı? Yoksa geride mi bırakılmış? ” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Öyleyse ondan kurtulalım. Zaten bu noktaya kadar geldik. Artık geri duramayız. ” </em></strong></p>
<p>Sıkıldıkları ve sinirlendikleri bir zamanda, önlerinde mükemmel bir stres topu ortaya çıkmıştı.</p>
<p><strong><em>“Ahbap, sadece ikimiz yeteriz değil mi?” </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Tabii ki.&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>“Elinizi çabuk tutup geri dönün. Altın İskeletle bir randevumuz var. Dördüncü bir şansımız olmayacak.” </em></strong></p>
<p><strong><em>“3 dakika içinde amel defterini düreceğiz.” </em></strong></p>
<p>İkili avlarıyla buluşmak için harekete geçti.</p>
<p>Onlar kılıç ustası Jo ve büyücü Int&#8217;ti. Lakapları Joint&#8217;ti*. Oldukça yetenekli oldukları için, Mavi Kedi Loncasına katılmadan önce bile gayet iyi tanınıyorlardı. Artık duruma el koyduklarına göre durum büyük olasılıkla halledilmişti. Bunu düşünen, geriye kalan beş oyuncu sadece Altın İskeleti öldürme stratejisine odaklanıyordu.</p>
<p>ÇN: Jo-int-&gt; Ortak , Gaz–Oz gibi</p>
<p>Öte yandan, Joint ikilisi oyuncunun çekiç tutan bir iskeletle savaşmasını izlerken başlarını kaşıdı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu daha önce hiç görmediğim bir iskelet.&#8217; </em></strong></p>
<p><strong><em>‘Nadir bir tip mi? ‘</em></strong></p>
<p>Oyuncunun dövüştüğü iskelet daha önce hiç görmedikleri bir şey olmasına rağmen, bu konuda fazla düşünmediler. İkisi için önemli olan şey, onu daha o ne olduğunu bile anlamadan önce öldürmekti.</p>
<p>Bir açılış gören Joint ikilisi harekete geçti.</p>
<p>İlk olarak, Büyücü Int, oyuncuya bir buz bombası attı. Buz bombası, oyuncuya doğru uçarken bir parabol çizdi. Yere çarptığındaysa, sayısız buz parçası her yöne saçıldı.</p>
<p><strong><em>“Aaak!” </em></strong></p>
<p>Oyuncu bir çığlık atarken buz parçalarını zorlukla savuşturdu ve bu fırsatı kaçırmayan kılıç ustası Jo işini bitirmek için aralarındaki mesafeyi hızlıca kapattı. O sıradaysa oyuncu bağırmıştı..</p>
<p><strong><em>&#8220;Çıldırdınız mı? Neyiniz var sizin!?&#8221;</em></strong></p>
<p>Jo ile oyuncu arasındaki mesafe çoktan kapanmıştı. Jo menzile girdiği an, hiç tereddüt etmeden kılıcını oyuncuya doğru savurdu.</p>
<p>Whish!</p>
<p>Oyuncu, Jo’nun kılıcını karşıladı ve Jo’nun huylanmasına neden oldu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu adam şakaya gelmez.&#8217; </em></strong></p>
<p>Yetenekli bir oyuncuydu.</p>
<p>Jo derhal alarma geçti.</p>
<p>Bu sırada, yüzünde şaşırmış bir bakış olan oyuncu Jo ’ya bağırdı.</p>
<p><strong><em>“Bana PK mi yapmaya çalışıyorsunuz? Kim olduğumu biliyor musunuz? Beni öldürmek istiyorsanız bedelini ödersiniz! ” </em></strong></p>
<p>Bu uyarıya karşın, Jo hâlâ ifadesizdi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Komik misin sen aslan parçası?’</em></strong></p>
<p>Bir iskeleti bile öldüremeyen birinin tehdidi çok gülünçtü.</p>
<p><strong><em>“Öyleysem ne olmuş? Bu konuda ne yapacaksın? ” </em></strong></p>
<p>Bununla birlikte Jo, bir kez daha oyuncuya doğru hareketlendi. Oyuncu yetenekli olsa da, Jo hala avantajlı olduğuna inanıyordu. Biraz zaman kazanırsa, Int ona başka bir buz büyüsü daha fırlatırdı. Hatta Jo, oyuncuyu bu olmadan önce bile öldürebilirdi. Kesin olarak bildiği tek şey, ikisinin mükemmel bir kordinasyona sahip olduğuydu. Güçlülerdi. Şu ana kadar katlettikleri oyuncu sayısı bunun bir kanıtıydı.</p>
<p>Sadece buydu…</p>
<p><strong><em>&#8216;Ne mi yapacağım? Minnettar olacağın şeyler!&#8217; </em></strong></p>
<p>Karşı karşıya oldukları oyuncu tüm ön hazırlıklarını bitiren Hyrkan’dı.</p>
<p>JoInt ikilisi şanssızdı. Hyrkan çoktan onlar için bir tuzak kurmuştu.</p>
<p>Jo, kendisi ve Hyrkan arasındaki boşluğu kapatmadan önce, İskelet savaşçısı Jo ’ya doğru atıldı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Ne!&#8217; </em></strong></p>
<p>Jo aniden Hyrkan&#8217;a yardım etmeye başlayan İskelet Savaşçısına şaşırmadan edemedi. Ona göre, İskelet Savaşçısı bir çağırı değil, bir canavar gibiydi.</p>
<p>Aynı anda Hyrkan iki kez parmaklarını çıtlattı, gizlenmekte olan iki İskelet Savaşçısı daha ortaya çıktı. Hala bir büyünün ortasında olan büyücüye doğru saldırdılar. Rakibin kılıç ustası ve büyücü ikilisi olarak hareket ettiğini bilen Hyrkan, planlarını çoktan yapmıştı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Yemek için teşekkürler.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan, kendisine bir kez daha akşam yemeği sağladığı için Warlord&#8217;a olan minnettarlığını dile getirdi.</p>
<hr />
<p><a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play/" data-rich-text-format-boundary="true">Emperor Of Solo Play&#8217;ın diğer bölümlerini okumak için tıklayın!</a></p>
<blockquote><p><em>///////////////NOT////////////</em></p>
<p><em>#1 Öncelikle cumartesi günki bölüm hakkında,</em></p>
<p><em>&#8211; Telafi edilecek  </em></p>
<p><em>&#8211; Gecikme için telafi olaraksa ilerki zamanlarda fazladan bir bölüm gelecek.</em></p>
<p><em>#2 Yorum, fikir, eleştiri ve önerilerinizi yorum yapmayı unutmayın, teşekkürler! 😀</em></p></blockquote>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-39-altin-iskelet-2/">Emperor Of Solo Play Bölüm 39: Altın İskelet (2)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-39-altin-iskelet-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 36: İskeletler, İskeletleri Avlıyor (2)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-36-iskeletler-iskeletleri-avliyor-2-2/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-36-iskeletler-iskeletleri-avliyor-2-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Oct 2019 21:09:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Cüceler]]></category>
		<category><![CDATA[d-dart]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderhalar]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play Türkçe oku]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Game]]></category>
		<category><![CDATA[Gamer]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişe yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Golem]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[iskeletler]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Mmorpg]]></category>
		<category><![CDATA[novels]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[Play]]></category>
		<category><![CDATA[Skeleton]]></category>
		<category><![CDATA[Skeletons]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Solo]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[Vampires]]></category>
		<category><![CDATA[VR]]></category>
		<category><![CDATA[솔플 의 제왕]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.com/?p=2642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hyrkan&#8217;ın ölümsüz canavarlarla ilgili bir mazisi vardı. Geçmişe dönmeden önce, Hyrkan ve Kim Dongsoo; seviye 40’a ulaşabilmek için avlanma alanından avlanma alanına koştururken yaptıkları av videolarını sürekli düzenleyip yüklemelerine rağmen bile, hiçbir dönüt alamadılar. “Seviyelerimiz çok düşük olduğu için olmalı…” Kendilerini böyle şeylerle teselli ediyor olmalarına rağmen, kendilerini fazla büyütüp büyütmediklerini merak etmeden de edemiyorlardı....</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-36-iskeletler-iskeletleri-avliyor-2-2/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-36-iskeletler-iskeletleri-avliyor-2-2/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 36: İskeletler, İskeletleri Avlıyor (2)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hyrkan&#8217;ın ölümsüz canavarlarla ilgili bir mazisi vardı.</p>
<p>Geçmişe dönmeden önce, Hyrkan ve Kim Dongsoo; seviye 40’a ulaşabilmek için avlanma alanından avlanma alanına koştururken yaptıkları av videolarını sürekli düzenleyip yüklemelerine rağmen bile, hiçbir dönüt alamadılar.</p>
<p>“Seviyelerimiz çok düşük olduğu için olmalı…”</p>
<p>Kendilerini böyle şeylerle teselli ediyor olmalarına rağmen, kendilerini fazla büyütüp büyütmediklerini merak etmeden de edemiyorlardı.</p>
<p>Şüphelerini ortadan kaldıran şey, ölümsüz canavarları avlarken yaptıkları video olmuştu. Ölümsüz canavarlarla dolu ormanda dolaşan Hyrkan ve Kim Dongsoo&#8217;nun videosu bir ayda 100.000 görüntülenme almıştı ve Hahoe Maskesi loncasının kuruluşu için de basamak taşlarından biri olarak görev yapmıştı.</p>
<p>Hyrkan, ölümsüz canavarları bir kez daha yüksek bir aşama için basamak taşı olarak kullanmayı planlıyordu.</p>
<p>İlk olarak, Hyrkan öncelik sırasını belirledi.</p>
<p>&#8216;Öncelikle bir silaha ihtiyacım var.&#8217;</p>
<p>Şimdi seviye 30’du, seviye 30 karakteri için daha uygun ekipmanlar bulması gerekiyordu. Bunlardan en önemlisi de silahtı.</p>
<p>&#8216;Kör silahlar, iskeletleri ezmek için bire birdir.&#8217;</p>
<p>ÇN: Kör silah-&gt; Namlusu veya keskin kısmı düz, eni kalın, kesmekten ziyade ezmeye yarayan silahlar.</p>
<p>( önceki bilgilendirmeleri için aa ve Kvothe&#8217;ye teşekkürler! :D)</p>
<p>Kör silahların ölümsüz tipi canavarlarla savaşırken keskin silahlardan daha etkili olması, yeni başlayanların bile bildiği bir şeydi.</p>
<p>Elbette, hiçbir büyücü ölümsüz tipi canavarları öldürmek için kör silah kullanmazdı.</p>
<p>Bu nedenle…</p>
<p>“Hımm?”</p>
<p>Hyrkan ekipman açık artırma sitesine göz atarken, çok ucuz bir silah buldu.</p>
<p>[Büyücünün Çekici]</p>
<p>* Ana özellikleri</p>
<p>&#8211; Nadir Derece</p>
<p>&#8211; Büyü gücü +35</p>
<p>&#8211; Gerekli seviye: 30</p>
<p>&#8211; Gerekli Durum: Büyücü Sınıfı</p>
<p>*Açıklama</p>
<p>&#8211; Bu ekipman sadece büyücüler ve büyülü silahşorlar içindir.</p>
<p>Büyücü Çekici.</p>
<p>&#8216;Bu hangi aptalın işi böyle?&#8217;</p>
<p>Çok saçma bir şeydi. Sadece büyücülerim kullanabileceği bir kör silah mı?</p>
<p>&#8216;Böyle bir şeyi yaparken aklından ne geçiyordu ki?&#8217;</p>
<p>Basitçe söylemek gerekirse, tamamen işe yaramazdı. Bu, aklı başında birinin üreteceği bir şey değildi.</p>
<p>Fiyatı hakkındaysa diyecek hiçbir şey yoktu.</p>
<p>&#8216;Bir bakalım. Bu… 550 altın. &#8216;</p>
<p>550 altın.</p>
<p>Yaklaşık 500 dolardı. Sadece seviye 30’daki bir silah için oldukça yüksek bir fiyattı. Bununla birlikte, Warlord&#8217;un şu anki pazarında, Nadir dereceli seviye 30 bir silah için 500 dolar fiyat, pratikte bedava demekti. Ancak hala satılmadığı gerçeği, bu ürünün ne kadar işe yaramaz olduğunu gösteriyordu. Ayrıca, zekâ yerine büyü gücünü artırıyordu. Büyü gücü ve zeka arasında seçim yapılması gerektiğinde, büyücüler neredeyse her zaman zekayı seçerdi.</p>
<p>&#8216;Şey, bu kısım umurumda bile değil.&#8217;</p>
<p>Her durumda, tam güçlü bir büyücü olmanın yeni bir avantajı olmuştu. Hiç kimsenin asla kullanmayacağı bir şey tam olarak ihtiyacı olan şeydi.</p>
<p>Hyrkan ekipmanı derhal aldı, mermilerini ihtiyaç duyabileceği herhangi bir duruma karşı çoktan doldurmuştu.</p>
<p>2000 altın!</p>
<p>Doldurduğu mermiler buydu. Gerekirse, daha fazla mermi almaya bile niyetliydi.</p>
<p>&#8216;Piyasa fiyatları çok fazla. Eğer tam bir set almak istersem… En az 4000 altına ihtiyacım olacak. &#8216;</p>
<p>Seviye 30 ekipmanların fiyatı, iyi büyü gücü ve zeka istatistikleriyle birlikteyken inanılmazdı. Aynı zamanda, bazı Eşsiz ekipmanlar on binlerce altından başlıyordu.</p>
<p>Oyunların çoğunda, ortalama oyuncu seviyesi yükselir ve düşük seviye ekipmanların fiyatı düşerdi. Ancak, Warlord için durum hiçte böyle değildi. Aslında, yeni oyuncuların patlayıcı akışı nedeniyle, fiyatlar yükselişe geçiyordu. Bu üstel büyüme en az 3-4 yıl devam edebilirdi. Sonuçta, şu anda Warlord oynayan bir milyon oyuncu vardı ve bu sayı on milyona çıkacaktı.</p>
<p>Hyrkan bu gerçeği herkesten daha iyi bildiği için fiyattan dolayı hiç şikayet etmedi.</p>
<p>Sadece daha ucuza mallar almak için yeni yollar aradı.</p>
<p>Tabii ki, Hyrkan’ın aklında bazı yöntemleri vardı.</p>
<p>“… Aman Allahım, bu şeyleri kim yapıyor böyle?”</p>
<p>★★★</p>
<p>Üstünde New York Yankees logosu bulunan çizgili bir sırt çantası, görünüşüne göre geçen yüzyılın sonundan kalma çivili bir deri ceket, dar çiçek desenli şort, dizlere kadar gelen yağmur botları ve sırtına asılı halde yere değmek üzere görünen büyük bir çekiç … Gerçekten izlemek için bile dayanılmaz bir manzaraydı.</p>
<p>Hyrkan durumunu kontrol ettikten sonra, utanç içinde patlamak istemeden edemedi.</p>
<p>&#8216;Bu kadarıda çok fazla.&#8217;</p>
<p>Seviye 20’deki Goblin derisi seti saçma görünmesine rağmen, en azından deriden yapılmış ortak bir temayı paylaşıyordu. İnsanların &#8216;tuhaf bir zevki olmalı!&#8217; İle geçebileceği bir şeydi.</p>
<p>Ancak Hyrkan&#8217;ın şu anki giydikleri…</p>
<p>Komedyenlerin bile giymeyeceği şeylerdi. Daha önce olduğu gibi komik olsaydı, en azından bir konsept olarak geçebilirdi. Ama bu… bu tamamen farklı bir seviyedeydi. Bunu gören herkes şoktan donacaktı.</p>
<p>Gerçekte, Hyrkan tek bir altın bile tasarruf edebilmek için tüm çabasını harcadığından, bir aradayken nasıl görüneceklerini düşünmedi.</p>
<p>Aksine, bu kadar da kötü olacağını düşünmedi.</p>
<p>Bunu hangi Allahın belası yaptı? Bu şort ne ya… &#8216;</p>
<p>Özelliklede, dar çiçekli şort, aklı başında hiç kimsenin yapmayacağı bir şeydi.</p>
<p>ÇN: Tabiki sizin için araştırdım, orijinali: Tight floral short yani başındaki dar ibaresiyle kastı kadınlar için bir model olması gibi bir şey. Kısacası kadın şortu.</p>
<p>Bir kadın oyuncu için yapılmış olmalıydı.</p>
<p>Güzel bir kızın giymesini gerektiren tipte bir şeydi. Eğer yetişkin bir adam onu giydiyse…</p>
<p>“En azından PK yaptığım düşmanı, nasıl oyundan soğutacağım konusunda endişelenmek zorunda kalmayacağım.”</p>
<p>Dış görünüşü adeta dayak istiyordu.</p>
<p>Hyrkan emindi. Seviye 40&#8217;a ulaşmadan önce, sadece giyimini beğenmedikleri için peşinden gelen en az bir kaç oyuncu olacaktı.</p>
<p>&#8216;Haa, ellerimi birazcık paraya koyduğumda kendime havalı bir set alacağım… Kekeke.&#8217;</p>
<p>Söylenmeleri orada sona erdi.</p>
<p>Hyrkan, eşya yuvasını BEK kıyafetlerine değiştirdi. Aradaki tek fark, şimdi kılıç yerine sırtında bir çekiç olmasıydı. Ezik ve kolay kanan görünümüne geri dönmüştü.</p>
<p>Hazırlıklar tamamdı.</p>
<p>Hyrkan ekipmanlarını ayarlamayı bitirmişti.</p>
<p>Aynı zamanda, Sınıf Kulesinden seviye 30 becerilerinide çoktan öğrenmişti.</p>
<p>[İskelet Büyücü] – Yeterlik Derecesi: F</p>
<p>&#8211; Çağrılabilir İskelet Büyücülerin Sayısı: 1</p>
<p>&#8211; İskelet savaşçıları yerine de İskelet Büyücüsü çağırabilirsin.</p>
<p>&#8211; İskelet Köle ile 1 iskelet daha çağırabilirsiniz.</p>
<p>İskelet Büyücüsü.</p>
<p>Basitçe söylemek gerekirse, Hyrkan&#8217;ın şu anda İskelet Köle becerisiyle çağırabildiği dört iskeletten bir tanesi İskelet Büyücüsü olacaktı.</p>
<p>İskelet Büyücüsü yetenek yeterliliği yükseldiğinde, Hyrkan daha fazla İskelet Büyücüsünü çağırabilirdi. Aynı zamanda, İskelet Köle ile çağırabildiği iskelet sayısıda artardı.</p>
<p>En önemlisi, seviye 40’daki Golem Çağırma becerisini öğrenmek için gerekli bir beceriydi.</p>
<p>&#8216;Büyü gücüm ne kadar idare edebilir ki?&#8217;</p>
<p>ÇN: Büyü gücü, belki ters geliyor olabilir. Büyü gücü -&gt; Magic Power (MP) = Mananın kendisi yada onunla alakalı bir istatistik .</p>
<p>İskelet Büyücülerini çağırmak için gereken büyü gücü miktarı İskelet Savaşçılarının 1.5 katıydı. Ek olarak, İskelet Büyücüleri, büyü kullandıklarında Hyrkan&#8217;ın büyü gücünden harcardı.</p>
<p>Hyrkan, büyü gücü şu anda bir şekilde dayanabilse bile seviye 40’daki Golemlerin eklenmesine nasıl dayanacağını merak etti. Şu anda olduğu gibi, ilerleyişinin büyü gücü eksikliği yüzünden duracağından emindi. Sonunda, ekipman desteğine ihtiyacı olacaktı. Ancak, Hyrkan&#8217;ın seviyesi arttıkça, ihtiyacı olan ekipmanlar sadece dahada pahalı hale geliyordu. Hepsinden önemlisi, eksik olduğu istatistikleri kapatması için, Warlord’da bile en üst düzey olarak kabul edilen ekipmanlara ihtiyacı olacaktı.</p>
<p>Ellerini bu ekipmanlara koyamazsa, baskın solo planları boş bir rüya olurdu.</p>
<p>Hyrkan yolunun nasıl zorluklarla dolu olduğunu henüz görmeye başladı.</p>
<p>Tabii ki, zorluklarla dolu bir yol hala bir yoldu.</p>
<p>Bir iç çekiş ile Hyrkan sırtına uzandı ve çekicini kaldırdı. Bütün puanlarını güce yatırdığı için, çekiç tüy gibi hafif hissettiriyordu.</p>
<p>&#8216;Bu kadar geldim. Eğer bir yol yoksa, kendim bir tane yapmak zorundayım. &#8216;</p>
<p>★★★</p>
<p>Boğa başlı bir İskelet Savaşçısı vardı. Uzun kafatasından çıkan iki boynuz, oldukça korkutucu bir izlenim veriyordu. Biraz bilgisi olan herkes, bu İskelet Savaşçısının nadir bir seviye 40 canavar olan Çekiç Boğasından yapıldığını söyleyebilirdi.</p>
<p>Muhtemelen bir Çekiç Boğasından yapıldığı için, ellerindeki büyük çekiçleri kullanıyordu. Bu çekiç kullanan, İskelet Savaşçısı hızlı bir şekilde önünde bulunan insan şeklinde bir iskeletin saldırılarından kaçındı, daha sonra bir açıklık görünce de karşı saldırıya geçti.</p>
<p>Crack!</p>
<p>Hyrkan, iskeletin başının tek vuruşta uçmasını izlerken bağırdı.</p>
<p>“İyi iş! Güzel atıştı!&#8221;</p>
<p>Bağırmasıyla birlikte Hyrkan iki kez parmaklarını çıtlattı. Pirinç ununu, una katmak gibi diğer İskelet Savaşçıları da başsız iskeletin vücudunu parçalamaya başladı. Yakında, iskeletin vücudu tamamen yere düştü. İskeletin vücudu, yere düştüğü sırada daha da sert bir muamele gördü.</p>
<p>Sürecin gelişmesini izleyen, Hyrkan gülümsedi.</p>
<p>&#8216;Fantastik.&#8217;</p>
<p>Her Çekiç Boğası İskelet Savaşçısı için 200 dolar ödemişti. Çekiç Boğası kemiklerini bulmak zordu ve aynı zamanda popüler bir malzemeydi. Buna rağmen, Hyrkan harcadığı parayı hiç önemsemedi.</p>
<p>&#8216;Evet, kafatasları iyice ezilmiş olmalı.&#8217;</p>
<p>Hyrkan hayranlığını dile getirirken, elinde bir hançer olan bir iskelet ona doğru yaklaşıyordu. Sadece bir harekette, Hyrkan&#8217;ın sırtına yaklaştı.</p>
<p>Hyrkan&#8217;a yeterince yaklaştığında, tereddüt etmeden Hyrkan&#8217;ın sırtına doğru abandı.</p>
<p>Sanki yapılacak en doğal şeydi…</p>
<p>Whish!</p>
<p>Hyrkan vücudunu çevirdi ve saldırıdan kaçtı. Kaçtığı gibide, elindeki çekiçle…</p>
<p>Crack!</p>
<p>İskeletin kafasını parçaladı. Kafası yakındaki bir ağaç gövdesinden sekti ve Hyrkanla kendi vücudunun yakınına geri döndü. Başsız iskelet paniğe kapılmadı ve bir kez daha hançerini Hyrkan&#8217;a doğru salladı.</p>
<p>Bu, ölümsüz canavarların karakteristiğiydi. Vücudunun bir kısmını kaybetmek bir şey ifade etmiyordu. Başları olmasa bile, önlerini görme konusunda herhangi bir sorun yaşamıyorlardı.</p>
<p>Aslında, bedenleri daha da hafiflerdi ve…</p>
<p>Wish, whish!</p>
<p>Saldırıları daha da hızlanırdı.</p>
<p>Ama sadece öyleydi. Hyrkan&#8217;ı panikletecek kadar hızlı değildi.</p>
<p>Hyrkan eğilerek başsız iskeletin saldırısını kolayca atlattı. Atlattığı gibide, iskeletin kafasını yerden aldı. Ardından, çekici kafasına yakın tuttu ve iskeletin kafasına hızla vurmaya başladı.</p>
<p>Clack, clack, clack!</p>
<p>Tahta çana vuran bir Budist rahibi gibi görünüyordu.</p>
<p>&#8216;Harika bir ses.&#8217;</p>
<p>İskelet tipi canavarları avlama stratejisiydi.</p>
<p>Ölümsüz canavarları öldürmek için, bir kişinin canını 0&#8217;a yakın hale getirmek için mümkün olduğunca fazla hasar vermesi gerekiyordu. Onlara sürekli hasar vermek önemliydi. Aksi halde, biri başını veya göğüs kafesini kırsa bile hareket etmeye devam ederlerdi.</p>
<p>Anahtar noktaysa, bunu kişinin kendi yararına kullanmasıydı.</p>
<p>Hyrkan sürekli kafatasına vurarak, ona hasar verebilirdi</p>
<p>Aynı zamanda, bu koşarken bile yapabileceği bir şeydi. Isırılmadığı sürece sorun yoktu. Bu en önemli kısmıydı.</p>
<p>Hyrkan etrafına baktı.</p>
<p>&#8216;Hay Allah Kahretmesin, it sürüsü gibiler.&#8217;</p>
<p>Şimdi, iki iskelete karşı savaşıyordu. Ancak orada öylece oturup bekleyemezdi.</p>
<p>Toplandılar.</p>
<p>10 iskelet Hyrkan&#8217;ın görüş alanına girmişti.</p>
<p>Bu yüzden ölümsüz canavarları avlamak zordu. Herhangi birisi, birini öldürebilse de, bölgedeki iskeletler saldırıya uğrayan iskelete yardımcı olmak için toplanırdı. Bunu yapan, birileri kendilerini kuşatılmış halde bulacaklardı.</p>
<p>İskeletlerle çevrili olmak oldukça fazla baş ağrısına neden olan bir şeydi.</p>
<p>Bu nedenle, mücadelenin tek karşılaşma ile bitmesini beklememeliydiniz. Birine yeterli hasar verdiğinizde, hemen bir sonraki bölgeye geçmeniz gerekiyordu. Elbette, eğer birisi tamamende rastgele hareket ederse, o kişi başına daha da fazla iskelet toplardı. Bu nedenle, kuşatılmamak için önceden belirlenmiş alanlarda hareket etmek önemliydi.</p>
<p>Hyrkan&#8217;a göre bu nefes almak kadar doğaldı.</p>
<p>Crack, Crack!</p>
<p>Hyrkan, bir sonraki bölgeye geçerken iskeletin kafasına vurmaya devam etti. Elbette İskelet Savaşçıları da onu takip etti.</p>
<p>O sırada, iri kıyım bir iskelet Hyrkan ve İskelet Savaşçılarının yolunu tıkadı. Hyrkan&#8217;ın bugüne kadar gördüklerinden tamamen farklı bir ölçekte bir canavardı.</p>
<p>&#8216;Bir İskelet Savaşçısı mı?&#8217;</p>
<p>3 metre boyunda, tüm üst gövdesini kaplayacak kadar büyük bir miğfer ve göğüs kemeri takıyordu. Ek olarak, büyük bir kalkan ve büyüklüğüne uygun uzun bir kılıçla donatılmıştı.</p>
<p>Bir İskelet Savaşçısıydı.</p>
<p>Kertenkele adam Savaşçısına benzeyen nadir bir canavardı. Aynı zamanda, gücü sıradan iskeletlerle karşılaştırılamazdı.</p>
<p>&#8216;Yeniden mi doğdu?&#8217;</p>
<p>Ölü Ormana girdiğinden beri Hyrkan&#8217;ın İskelet Savaşçısı ile ilk karşılaşmasıydı.</p>
<p>İskelet Savaşçısı Hyrkan&#8217;ın yolunu kapatıyordu.</p>
<p>O anda, Hyrkan önündeki İskelet Savaşçısını analiz etti.</p>
<p>&#8216;Kafasına ulaşmak çok zor olur.&#8217;</p>
<p>Boyundan dolayı kafasını parçalamak imkansız görünüyordu.</p>
<p>Düşünceler Hyrkan&#8217;ın zihninde yanıp sönerken, Hyrkan ve İskelet Savaşçısı arasındaki mesafe daha da kısaldı.</p>
<p>İskelet Savaşçısı, saldırı yapan ilk kişiydi.</p>
<p>Whish!</p>
<p>Elindeki kılıcı yatay bir şekilde savurdu, açık bir şekilde tek bir vuruşla Hyrkan&#8217;ın kafasını uçurmayı amaçlamıştı. Yoğun ses, Hyrkan&#8217;ın da bunun tamamen imkansız olmadığına inanmasına neden oldu.</p>
<p>Her durumda, Hyrkan vücudunu eğerek saldırıdan kaçtı.</p>
<p>Aynı zamanda…</p>
<p>Crack!</p>
<p>İskelet Savaşçısının sol tarafına geçtiğinde, çekiciyle İskelet Savaşçısının diz kapağına patlattı.</p>
<p>&#8216;Bir tane daha var.&#8217;</p>
<p>İskelet Savaşçısının yanından geçtikten sonra, Hyrkan hızla kendini çevirdi ve İskelet Savaşçısının sırtına doğru yüklendi.</p>
<p>İskelet Savaşçısı dizlerinin üstüne çökmek üzereyken, Hyrkan bir kez daha çekiciyle vurdu.</p>
<p>Crack!</p>
<p>Bu seferki, sağ dizinin arkasınaydı. Dengesini kaybeden iskelet savaşçısı öne doğru düştü.</p>
<p>Çıt, çıt!</p>
<p>İki çıtla, yakındaki İskelet Savaşçıları, bu anı bekliyorlarmış gibi çekiçlerini havaya kaldırdı. Sonrada fişşek hızıyla, İskelet Savaşçısının vücuduna tam güçleriyle vurdular.</p>
<p>Kwang!</p>
<p>ÇN: Düşman İskelet savaşçısı-&gt; Dev İskelet, kafam iyice karıştı sizinde karışmasın 🙂</p>
<p>Bunlardan iki İskelet Savaşçısı, Dev İskelet ile aralarındaki mesafeyi kapatmak için havaya fırladı. Bunların gizliliği çoğu İskelet Savaşçısının sahip olmadığı bir şeydi. Saldırıları orada da bitmedi. Dört İskelet Savaşçısı, bir enstrüman çalıyormuş gibi çekiçlerini vurdular. Dev iskeletin vücudu, İskelet savaşçılarının saldırıları onu toza dönüştürdüğü için yenilenemedi.</p>
<p>Bu sahneyi izleyen Hyrkan bir kez daha memnuniyetle gülümsedi.</p>
<p>&#8216;Hepinizi kim yetiştirdi bilmiyorum ama çok iyi bir iş çıkarmış! Koç bunlar koç!&#8217;</p>
<p>ÇN: Burada bir yazım hatası yok, kendini övüyor&#8230;</p>
<p>Tabii ki, Dev İskelet sadece bununla ölmezdi. Şimdi bile, parçalanmış bedenini hızla iyileştiriyordu. Bu sırada, peşi sıra kovalayan iskeletler grubu yetiştikten sonra&#8230;</p>
<p>Hyrkan arkasını döndü ve sayılarını kontrol etti.</p>
<p>&#8216;Yedi? Üçünü atlattıysak. Bu durumda…&#8217;</p>
<p>Hyrkan, savaş hesaplarını anında bitirdi. Hemen cebine ulaştı ve küçük bir iskelet parçasını fırlattı.</p>
<p>Fırlattığı yerde, küçük siyah kemikli bir İskelet Büyücüsü ortaya çıktı.</p>
<p>“Ateş patlaması!”</p>
<p>Hyrkan büyü için büyülü sözleri bağırdı.</p>
<p>İskelet Büyücüsü, ellerini yukarı kaldırdı.</p>
<p>Crackle!</p>
<p>Kızıl bir alev topu sıska ellerinin arasından yükseldi.</p>
<p>Top oluştuğu gibide, Hyrkan bir topu havaya fırlatıyormuş gibi bir el hareketi yaptı. İskelet Büyücüsüyse bu hareketini kopyaladı.</p>
<p>Whish!</p>
<p>Alev topu hızla iskelet grubuna doğru uçtu.</p>
<p>Whoshh!</p>
<p>Bir iskelete dokunduğundaysa, patladı.</p>
<p>Patlama, iskeletlere fazla zarar vermedi. Vurulan iskeletin gövdesi patlamış olmasına rağmen, kısa süre içinde iyileşecek gibi görünüyordu. İskeletlerin geri kalanı da çok az hasar görmüştü.</p>
<p>Ancak, patlama iskelet sürüsünün cephesinde bir kargaşaya neden oldu.</p>
<p>Hyrkan iki kez parmaklarını çıtlattı.</p>
<p>Hyrkan&#8217;ın dört İskelet Savaşçısı Dev İskelete yaptıkları saldırıları durdurdular ve kafalarını iskelet sürüsüne doğru çevirdiler. Sonrasındaysa, tereddüt etmeden onlara doğru saldırdılar.</p>
<p>Kargaşa içindeki yedi iskelet, düz bir çizgide koşan dört iskelet savaşçısına karşıydı.</p>
<p>“Size dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğim!”</p>
<p>Ardından da, dört İskelet Savaşçısı Hyrkan&#8217;ın önüne doğru geçmişti!</p>
<p>Kazanana zaten bu noktada karar verilmişti. Bu gerçek bir savaş olsaydı, iskeletler uzun zaman önce teslim olmuş olurdu.</p>
<p>Ne yazık ki iskeletler için böyle bir şey mümkün değildi, canavarların böyle bir özelliği yoktu. İskeletler, hücum eden İskelet Savaşçıları ve Hyrkan&#8217;a karşı standart bir tepki gösterdiler. Oluşumlarına geri dönmeden, onlara doğru bodoslama saldırıya geçtiler.</p>
<p>İki tarafta birbirine girdi..</p>
<p>Sonuçsa, Hyrkan&#8217;ın tek taraflı zaferiydi.</p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-36-iskeletler-iskeletleri-avliyor-2-2/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 36: İskeletler, İskeletleri Avlıyor (2)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperor-of-solo-play-bolum-36-iskeletler-iskeletleri-avliyor-2-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 30: Kertenkele Bataklığı (2)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-30-kertenkele-batakligi-2/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-30-kertenkele-batakligi-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2019 18:10:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku]]></category>
		<category><![CDATA[Ahn Jaehyun]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Budu]]></category>
		<category><![CDATA[Canavarlar]]></category>
		<category><![CDATA[çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[Choi sulyeon]]></category>
		<category><![CDATA[Cüceler]]></category>
		<category><![CDATA[d-dart]]></category>
		<category><![CDATA[Dark magic]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderhalar]]></category>
		<category><![CDATA[Elfler]]></category>
		<category><![CDATA[Elves]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play Türkçe oku]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik novel]]></category>
		<category><![CDATA[Game]]></category>
		<category><![CDATA[Gamer]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişe yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Gnomes]]></category>
		<category><![CDATA[Golem]]></category>
		<category><![CDATA[Golemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hyrkan]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[iskeletler]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[lets read web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Lets read webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Level sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Lich]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Lonca]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Magical swordmanship]]></category>
		<category><![CDATA[Maruchi]]></category>
		<category><![CDATA[Mmorpg]]></category>
		<category><![CDATA[Necromencer]]></category>
		<category><![CDATA[novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[PeachStore]]></category>
		<category><![CDATA[Pushover]]></category>
		<category><![CDATA[read web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Sci-fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Seinem]]></category>
		<category><![CDATA[Skeletons]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Solo]]></category>
		<category><![CDATA[Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[street]]></category>
		<category><![CDATA[talented mc]]></category>
		<category><![CDATA[Talih]]></category>
		<category><![CDATA[Tobot soft]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[V gear]]></category>
		<category><![CDATA[Vodoo]]></category>
		<category><![CDATA[VR]]></category>
		<category><![CDATA[Warlord]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Wyernler]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[소설]]></category>
		<category><![CDATA[소설 보기]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2447</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oyunlarda gizli zindan olmayan bir alanda avlanırken diğer oyunculara rastlamanız olağan bir durumdu. Warlord’da aynıydı. Warlord&#8217;un dünyası çok büyük olduğu ve avlanma alanları genellikle dağlar veya diğer geniş alanlar olduğu için, diğer oyunculara rastlamak biraz zordu ama buna rağmen, en tenha avlanma yerlerinde bile, en az üç, dört kez başkalarına rastlamanız beklenen bir durumdu Oyuncular...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-30-kertenkele-batakligi-2/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-30-kertenkele-batakligi-2/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 30: Kertenkele Bataklığı (2)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Oyunlarda gizli zindan olmayan bir alanda avlanırken diğer oyunculara rastlamanız olağan bir durumdu.</p>
<p>Warlord’da aynıydı. Warlord&#8217;un dünyası çok büyük olduğu ve avlanma alanları genellikle dağlar veya diğer geniş alanlar olduğu için, diğer oyunculara rastlamak biraz zordu ama buna rağmen, en tenha avlanma yerlerinde bile, en az üç, dört kez başkalarına rastlamanız beklenen bir durumdu</p>
<p>Oyuncular sahada birbirleriyle karşılaştığında, çoğu savaşma isteğinden önce neşe duyuyordu. Uzun avlardan sonra, sürekli savaşların yol açtığı yorucu durumlardan sebep, oyuncular bir araya geldiklerinde birbirlerine karşı bir yakınlık hissediyorlardı. Duruma göre, bazıları birbirlerinin partilerine katılarak birlikte çalışmayı bile seçebilirdi.</p>
<p><strong><em>“Eee-Afedersiniz!”</em></strong></p>
<p>ÇN: Ciddi ciddi ‘siz’ dedi, orada bir hata yok 😀</p>
<p>Popüler olmadığı bilinen bir av sahasında bulunan Hyrkan&#8217;da şu anda, bir grup oyuncuya rastlamıştı.</p>
<p>Kesin olarak, yaklaştıkları kişi oydu.</p>
<p><strong><em>&#8220;Merhaba.&#8221;</em></strong></p>
<p>Hyrkan kısa süre önce bir Kertenkele Adam öldürmüştü ve şu anda erimesini bekliyordu. Sesi duyan Hyrkan, daha önce hiç tanımadığından emin olduğu kadın oyuncuyu selamlamak için arkasını döndü. Kadın oyuncu oldukça güzeldi. Uzun, düz ve siyah saçlı olan güzellik, erkeklerin gözlerini ondan kolayca almalarını engelleyen türdendi.</p>
<p>Hyrkan ona yukarıdan aşağıya doğru bir bakış attı.</p>
<p>Açık bir elbisenin üstüne parlak, gümüş bir zırh giymişti. Düz siyah saçları ve iyi tasarlanmış uzun kılıcıyla birlikte olan uyumuna bakarak, savunma için değil, modaya uymak için hazırlandığını söylemesi çok kolaydı. Seti canavarlardan ziyade diğer oyuncuların dikkatini çekmek için tasarlanmıştı.</p>
<p>Hyrkan bakışlarını arkasına doğru kaydırdı.</p>
<p>Güzel kılıç ustasının arkasında kısa, sevimli bir Şifacı ve tilki benzeri bir yüzü olan uzun, kısa saçlı bir büyücü vardı. Bu ikisinin de ekipmanlarının modaya odaklandığını söyleyebilirdi. Bunun dışında, kıyafetlerinin kirliliği Hyrkan&#8217;ın dikkatini çeken asıl şeydi. Oldukça fazla sorun yaşadıkları görülüyordu.</p>
<p>Gözlemini bitiren Hyrkan kabaca bir sonuca ulaşmıştı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Allah belanızı&#8230; Şaka mı bu?&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan yavaşça bakışlarını geri çekti.</p>
<p><strong><em>“Burada yalnız başına mı avlanıyorsun?” </em></strong></p>
<p>Kadın oyuncu dikkatlice sormuştu.</p>
<p>Her durumda, üç tane güzellik Hyrkan&#8217;a ilgiyle yaklaşmıştı. Nadir bir olaydı. Hayır hayır, mevcut durumu nadiren yaşamıştı, çünkü böyle bir şey gerçek hayatta başına hiç gelmemişti. Elbette, bir kızın onunla ilgilendiği bir zaman olmuştu. Ancak bu, iyi bir ilgi değildi.</p>
<p>Aniden Choi Sulyeon’u, o kaltağı hatırladı</p>
<p>Bir kız ilk kez onunla ilgilenmişti ve bu ilgi hayatıyla ilgiliydi. Bu nedenle, Hyrkan&#8217;a göre, bir güzelliğin ilgisi… Reddetmeyi tercih ettiği türden bir şeydi.</p>
<p>Ve bu yüzden…</p>
<p><strong><em>&#8216;Ne istiyorsun?&#8217; </em></strong></p>
<p>Şüphe, aklındaki ilk şeydi.</p>
<p>Her şeyden önce, bir kızın yüzünü kızartarak ondan numarasını istemesi gibi bir durum imkansızdı. Bir erkek olarak onunla ilgilenseydi, bu daha da tehlikeli olurdu çünkü sadece görünüşünden dolayı değildi. Yakışıklı olmamasına rağmen, şuan ki görünüşünün onunla hiçbir ilgisi yoktu. Ne de olsa, şu anda hahoe maskesi takıyordu. Ondan öte asıl sorun onun giydikleriydi. Garip, eksantrik kombinini gördükten sonra bile hâlâ ilgileniyorsa, onunla hiç muhatap olmaması en iyisi olurdu.</p>
<p>Böylece, Hyrkan bir cevap vermedi. Sadece kadına hahoe maskesinin ardından bakıyordu. Bakışları bir araya geldiği sırada, kadının ifadesi çiçekler açan bir gülümsemeye dönüştü.</p>
<p><strong><em>“O Kertenkele Adamı öldürmeni izledim. Muhteşemdin.&#8221; </em></strong></p>
<p>Kadın övgüsünü sürdürmeye devam ederken Hyrkan hala herhangi bir cevap vermedi.</p>
<p><strong><em>“Bir sıralama oyuncusu bile yeteneklerini kıskanırdı. Neredeyse sana hasta oluyordum… ” </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Ne istiyorsun?&#8221; </em></strong></p>
<p>Hyrkan bir kez daha kayıtsız kalırken, sorusunu tekrarlayarak konuştu.</p>
<p><em><strong>“Ah bu arada, ben İlya.” </strong></em></p>
<p>ÇN: Bir ara Leyla yazmışım 😀</p>
<p>Kadın soruya rağmen ilk önce kendini tanıttı.</p>
<p><strong><em>&#8220;Ve?&#8221; </em></strong></p>
<p>Hyrkan cevabını kısa kesti. Bu bir çeşit caydırmaydı. Konuyu uzattıkça dahada az konuşurdu. Tabii ki şu anki konuşmasından daha az konuşması mümkün değildi. Yâni, İlya konuşmaya devam ederse, Hyrkan onu görmezden gelirdi.</p>
<p><strong><em>“İlk karşılaşmamızda bunu sorduğum için üzgünüm ama…” </em></strong></p>
<p>Sonunda, doğrudan amacına geçti.</p>
<p><strong><em>“Ama lütfen görevimizi tamamlamamıza yardım et.” </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Lütfeeeen!&#8221; </em></strong></p>
<p>İlya konuşmasını tamamladığında, arkasındaki kısa Şifacı sanki vokal yapar gibi konuştu. Ayrıca, yavru köpek gözlerinin yanında erkeklerin kolayca kapılmalarını sağlayacak kederli ifadeler takındı.</p>
<p>Bir erkek olarak, tabi ki Hyrkan&#8217;ın da kalbi teklemişti. Ancak, karşı cinse olan ilgisinden değildi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu sürtükler gerçek mi? Sadece bana sülük gibi yapışıp yapışamayacaklarını soruyorlar. &#8216; </em></strong></p>
<p>Online oyunları oynayan herkesin en az bir defa karşılaştığı bir şeydi. Sırf bir grup güzel kız oldukları için özgürce etrafta gezinerek bu tür isteklerde bulunuyorlardı. Hyrkan&#8217;a göre, bunların hepsi basit birer saçmalıktı. Birisinin VR dünyasında kızlarla oynamaktansa, buluşma, sims ya da diğer yetişkin içerikli oyunları oynaması daha iyiydi.</p>
<p><strong style="color:var(--color-text);"><em>&#8216;Her güzel şeyin bir sonu vardır.’ mıydı? Sizi bu saçmalıklarla sinirlerimi bozmaya iten şey ne yani?&#8217;</em></strong></p>
<p>Her halükarda, Hyrkan&#8217;ın isteklerini dinlemek gibi bir niyeti yoktu. Bunun yanında saçma bir istek duyabileceği, iyi bir ruh hali içinde değildi.</p>
<p>Mevcut avcılık videolarını YouTube&#8217;a yükleyememesi veya Bangtz Kalesinde sıralama oyuncusu ile karşılaşması olsun, pek çok şeyden rahatsızdı. Nihayet gününü canavar avlayarak güzelleştirecekken, şu anki durum onda bir kova soğuk su etkisi yaratmıştı.</p>
<p>Böylece, Hyrkan tüm kalbiyle bir cevap verdi.</p>
<p><strong><em>“Siktirin gidin!” </em></strong></p>
<p>Hyrkan&#8217;ın romantizme ilgisi yoktu ve kesinlikle bir beyefendi de değildi.</p>
<p>Hyrkan&#8217;ın cevabını bekleyen İlya dua ediyormuş gibi hafifçe eğildi ve ellerini semaya açtı.</p>
<p>“Lütfen bu görev için bize yardım et. Seni kesinlikle ödüllendireceğiz. ”</p>
<p>Hyrkan basitçe arkasını döndü. Kelimelerin işe yaramayacağı türden bir durum olduğunu söyleyebilirdi. Böyle bir durumda, sadece görmezden gelmek en iyisiydi. Sözlerle fikri değişen böyle birisini hiç duymamıştı.</p>
<p><strong><em>&#8220;Bekle!&#8221; </em></strong></p>
<p>İlya, Hyrkan&#8217;ın omzundan tuttu. O anda, Hyrkan adımlarını durdurdu ve arkasını döndü. Hyrkan&#8217;a acınacak bir yüz ifadesiyle bakıyordu…</p>
<p><strong><em>“Sadece 10… Sana yalvarıyorum. Sana kesin olarak karşılığını vereceğiz. Lütfen bize yardım et.&#8221;</em></strong></p>
<p>İlya bir kez daha onu ısırmıştı.</p>
<p>Oyunda ağlamak mümkün olsaydı, boncuk gibi gözyaşı damlası yanaklarına düşmüş olurdu.</p>
<p>Bir an sessizce ona bakan, Hyrkan sıkıca kapattığı ağzını açtı.</p>
<p><strong><em>“… Sadece on tanesini mi öldürmenize yardım etmem gerekiyor?” </em></strong></p>
<p>Bunu duyan İlya sonunda, kocaman gü<span style="color:var(--color-text);">lümsemeye başladı.</span></p>
<p><strong><em>&#8220;Evet!&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>“O zaman tam olarak on tanesini öldüreceğim, ne azı ne de fazlası!” </em></strong></p>
<p>★★★</p>
<p>Hyrkan kendine söz vermişti.</p>
<p>Bu hayatta, bir daha asla kimseye güvenmeyeceğine ve bir daha asla kimseyle birlikte olmayacağına.</p>
<p>Bu yemin sadece acıyan kalbini rahatlatacak bir teselli değildi. Sahip olduğu bilgilerle gururunu birazcık satsa ve yeni hayatının tadını çıkarmaya karar verse, kolayca şan ve şöhret sahibi olurdu. Böyle bir hayatı bir kenara atarak, zor yoldan hazırlanmaya yemin etmişti.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu sürtükler…&#8217; </em></strong></p>
<p>Beş para etmez güzellikleriyle ondan bir söz almaya çalışmak mı? İmkansız değildi, ama en azından şimdilik mümkün değildi.</p>
<p>Öyleyse Hyrkan neden isteklerini kabul etmişti?</p>
<p><strong><em>&#8216;Kuğu gibi görünen sırtlanlar.&#8217; </em></strong></p>
<p>Omzu tutulduğu anda fikrini değiştirdi. İlya omzunu tuttuğunda, elini bile sallayamayacağını hissetmişti.</p>
<p>Bu onun gücünün Hyrkan&#8217;ınkinden çok daha yüksek olduğu anlamına geliyordu.</p>
<p>Tabii ki, Hyrkan&#8217;ın gücünün, seviyesindeki bir kılıç ustasından daha düşük olması beklenen bir şeydi. Aynı seviyedeki kılıç ustası bir tank tipi değil, istatistiklerinin hepsini güce veren türdendi.</p>
<p>Başka bir deyişle, İlya bir tank değildi. Hyrkan&#8217;ın bunun ne anlama geldiğini anlamamasının hiçbir yolu yoktu.</p>
<p>3 kişilik bir partide, bir tankın rolü çok önemliydi. Fakat bu parti Kertenkele Bataklığı gibi zor bir av alanına tanksız gelmişti.</p>
<p>En büyük hataları, karşılığını verecek kadar önemli bir görev için yardım istemeleriydi. Eğer görev bu kadar önemli olsaydı, çevrimiçi yardım isterlerdi ve yetenekli oyuncular hemen yardımlarına gelirdi. Tabii ki, onlara para verirlerdi… hayır, onların güzellikleri için geldiklerini düşünürsek, paranın bir anlamı olmayabilirdi. Bir grup güzelliğe bedavadan yardım etmek için ortaya atlayacak birçok insan vardı.</p>
<p>Buna rağmen yine de Hyrkan&#8217;dan mı yardım istiyorlardı? Görevi tamamlamak için yardımına ihtiyaçları olduğu açıkça bir yalandı.</p>
<p><strong><em>‘Sol yanımı mı hedefliyorlar?’</em></strong></p>
<p>Açıkça Hyrkan&#8217;ı hedef alıyorlardı. Aksi takdirde, böyle davranmak için hiçbir sebepleri yoktu.</p>
<p>Bu, ona aktif olarak PK yapmaya çalışmadıklarını gösteriyordu. Onların planı bu olsaydı, ona şimdiki gibi yaklaşmalarına gerek yoktu. Basitçe ona tetikte değilken de saldırabilirlerdi.</p>
<p>Ona yaklaşma şekilleri göz önüne alındığında, kasten tehlikeli bir durum yaratmaları ve canavarların onu öldürmesini sağlamaları çok muhtemeldi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu sürtükler, daha önceki salaklardan da beter çıktı…&#8217; </em></strong></p>
<p>Bilindik bir numaraydı. Bunun için, oyuncuların av sahalarında başkalarıyla karşılaşmaktan mutluluk duyduğu gerçeğini kullanıyorlardı. Savaş sırasında bir sorun olursa, PK değil, kaza olurdu. Gerçekten kirli bir yöntemdi. Ne de olsa, tek bir kişiyi becermek için muazzam miktarda çaba harcamak zorundalardı.</p>
<p>Her halükarda, Hyrkan bir avuç mikrobu öylece bırakacak tipten biri değildi.</p>
<p>Havasında da değildi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Yalan söylüyorsanız, elleriniz kesilmeli.&#8217; </em></strong></p>
<p>Onları temizce halletmeyi planlıyordu.</p>
<p><em><strong>“Hadi durumu bir gözden geçirelim. Bir Kertenkele Adamla olan herhangi bir savaş tecrübeniz var mı?” </strong></em></p>
<p><em><strong>“Daha önce de bazılarını öldürmüştük.” </strong></em></p>
<p><em><strong>&#8220;Kaç tane?&#8221; </strong></em></p>
<p><em><strong>“Hm… iki tane filan. Ondan sonra zaten bataklığa düştük. Kaçarken de bu tarafa geldik. ” </strong></em></p>
<p><em><strong>“Bir Şifacı ve bir büyücüye sahipsiniz. Problem neydi ki?&#8221; </strong></em></p>
<p><em><strong>“Mesele şu ki… Bir tank olarak serbestçe hareket edemiyorum, bu yüzden büyü kullanmak için hiç iyi fırsatımız olmadı ve Şifacının büyü gücü de düşmeye devam etti. Sonunda da hiçbir şey yapamadık. ” </strong></em></p>
<p><em><strong>&#8216;Evet, çünkü ekipmanlarını canavarları değil insanları avlayacak şekilde ayarladın. Buradasın çünkü bu senaryonuz için en kolay yer ve buraya ilk kez geldiğinden yardım alacağınız aptallar da yoktu. Muhtemelen dikkate almaya başladığımdan beri. Ağzından çıkan tek bir gerçek de yok. &#8216;</strong></em></p>
<p>Hyrkan azgın kalbini kontrol altında tutmayı zorlada olsa başardı.</p>
<p><strong><em>“Öyleyse Kertenkele adamları nasıl çekeceğini biliyor musunuz?” </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Evet! En azından bunu yapabiliriz. ” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Tamam o halde, onları işaretlediğim noktalara birer birer çekin, ben de onları alayım. Savaşırken gereksiz yere müdahale etmeyin. Büyücü sadece çağırdığımda destek vermeli. Bu arada, eğer Şifacı iskeletlerime odaklanırsa, bu parti biter. Anladınız mı?&#8221; </em></strong></p>
<p>İlya, bazı kelimelerin daha eklendiğini duyduğu gibi başını salladı.</p>
<p><strong><em>“Bencil isteğimizi kabul ettiğin için teşekkür ederim… çok teşekkür ederim.” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Teşekkürler, abi!” </em></strong></p>
<p>Diğer ikisinden biri çabucak düşüncelerini dile getirdi, Hyrkan&#8217;ı abi olarak adlandırarak, güvenini kazanmaya çalıştı. Sona kalan da birazcık başını eğdi. Üç güzel tarafından teşekkür aldığında herhangi bir adam olsa sırıtırdı.</p>
<p>Hyrkan da sırıttı.</p>
<p>Ancak bunu bilerek yaptı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu sürtüklerin buna alıştığını görüyorum. Şey, sanırım banada bağımlılık yapabilir. Yine de sonunda bunun bedelini ödemek zorunda kalacaklar. &#8216; </em></strong></p>
<p>Hyrkan, gerçek niyetleri hakkında fikir sahibi olduğu için, oyunculuk becerileri yalnızca titremesine sebep oluyordu. Birisi böyle bir şeyin tadına vardıktan sonra vazgeçmesi çok zordu. Kumar gibiydi. Kötü olduğunu bilseler bile eğlenceli ve canlandırıcıydı. VR oyununda olduklarından, yasalar tarafından da cezalandırılmayacaklardı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Görünüşlerinizle yapacak daha iyi bir şeyleriniz yok muydu? Neden Warlord&#8217;da böyle bir şey yapıyorsunuz ki… &#8216; </em></strong></p>
<p>Bu noktada, Hyrkan düşünmeyi bıraktı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bunu bir düşünürsek; Warlord&#8217;da sadece bir avuç aklı başında güzellik vardır. &#8216; </em></strong></p>
<p>Warlord&#8217;da tanıştığı güzellikleri düşünürse, sadece bir avucu normaldi. Hyrkan&#8217;ın tanıştığı en güzel güzellik olduğunu düşündüğü Choi Sulyeon da böyleydi…</p>
<p><strong><em>&#8216;Kahretsin!’ </em></strong></p>
<p>Choi Sulyeon&#8217;u hatırladıktan sonra Hyrkan&#8217;ın havası dibe inmişti. Hoş olmayan bir yüzü hatırlamıştı. O kadar güzeldi ki onu aklından da kolayca silememişti. Gerçekten hayatının düşmanı diyebileceği kişiydi.</p>
<p><strong><em>“O halde birisini buraya çekeceğiz. Sadece bir dakika bekle. ” </em></strong></p>
<p>Hyrkan, Ilya&#8217;nın söylediklerini dinlemek için canını sıkmadı. Sadece elini ileri geri salladı.</p>
<p>Bunun ardından, kızlar bataklık bölgesine doğru yöneldi.</p>
<p>Böylece gizli planları başlamıştı.</p>
<p>★★★</p>
<p><strong><em>“Abla abla! Ona sadece yapışacak mıyız, yoksa temizleyecek misin?”</em></strong></p>
<p>Küçük kız kardeşinin sorusu üzerine İlya hızlıca cevap verdi.</p>
<p>ÇN: Bu gerçek abla abi anlamında değil&#8230;</p>
<p><strong><em>“Tabii ki de onu temizce soyacağız.” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Çok fazla bir şeyi olduğunu sanmıyorum. 10 kertenkeleyi bizim için öldürmesine izin vermek daha iyi olmaz mı? Eğer onu biraz gaza verebilirsek, muhtemelen bütün gün bedava avlanabiliriz. ” </em></strong></p>
<p>O anda, büyücü de düşüncelerini ekledi.</p>
<p><strong><em>“Nekromensır, parasız yapabilecek bir sınıf değil. Şimdi ki savaşını gördün, değil mi? İskelet Savaşçılarının bu kadar güçlü olması için en az üç veya dört Eşsiz ekipmana sahip olması lazım. ” </em></strong></p>
<p>ÇN: Adam ay sonunu getiremiyor&#8230;</p>
<p>İlya da kendi açıklamasını eklemişti.</p>
<p><strong><em>&#8220;Kolyesini gördünüz mü? O kadar büyük mücevherli bir tanesini daha önce görmüş müydünüz? ” </em></strong></p>
<p>Kısa Şifacı düşünmeye başladı. Mücevherli sayısız kolye görmesine rağmen, Warlord&#8217;da nadiren bir tanesini görmüştü.</p>
<p><strong><em>“Şimdi düşünüyorum da, böyle bir mücevheri olanını hiç görmedim.” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Sadece giyimine bakın. Ekipmanları farklı bir seviyede olmalı. Onu soymaktan aldığımız kâr hiçte küçük olmayacak. ” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Herhangi bir potansiyel tehlikesi olmaz mı? Eğer çok zenginse, arkasında biri olmalı. ” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Öyle olsaydı, burada yalnız olmazdı. Ayrıca onu, açıkça PK yapmıyoruz. ” </em></strong></p>
<p>İlya derinden gülümsedi.</p>
<p><strong><em>“Sadece küçük bir kaza olacak. Yanlışlıkla çok fazla canavarın çekildiği türden bir tanesi. ” </em></strong></p>
<p>Gülüşünü gören, diğer ikisi de gülümsedi.</p>
<p><strong><em>“Bunu her zaman söylüyorum, ama abla, WarLord’un en güzel kaltağı sen olmalısın.” </em></strong></p>
<p>İlya güldü.</p>
<p><strong><em>&#8220;Ya sen nesin?&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>“Ben üçüncüsüyüm.”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Sende hiç fena değilsin ha, ne demişler yere yakın olandan korkacaksın.” </em></strong></p>
<p>O anda, üçü de kahkahalara boğuldu. Ama kahkahaları kısa sürdü. Bir Kertenkele Adam onları fark etmişti ve yavaşça onlara doğru yürüyordu.</p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-30-kertenkele-batakligi-2/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 30: Kertenkele Bataklığı (2)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-30-kertenkele-batakligi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 29: Kertenkele Bataklığı (1)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-29-kertenkele-batakligi-1/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-29-kertenkele-batakligi-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2019 16:45:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Ahn Jaehyun]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Budu]]></category>
		<category><![CDATA[Canavarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Choi sulyeon]]></category>
		<category><![CDATA[Cüceler]]></category>
		<category><![CDATA[d-dart]]></category>
		<category><![CDATA[Dark magic]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderhalar]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play Türkçe oku]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik novel]]></category>
		<category><![CDATA[Game]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişe yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Gnomes]]></category>
		<category><![CDATA[Golem]]></category>
		<category><![CDATA[Golemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hyrkan]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[iskeletler]]></category>
		<category><![CDATA[Kara büyü]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[korece novel]]></category>
		<category><![CDATA[Level sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Liç]]></category>
		<category><![CDATA[Lich]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Maruchi]]></category>
		<category><![CDATA[Mmorpg]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[PeachStore]]></category>
		<category><![CDATA[Pushover]]></category>
		<category><![CDATA[read web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Reankarnasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Sci-fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Seinem]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Solo]]></category>
		<category><![CDATA[Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[talented mc]]></category>
		<category><![CDATA[Tobot soft]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[V gear]]></category>
		<category><![CDATA[VR]]></category>
		<category><![CDATA[Warlord]]></category>
		<category><![CDATA[Wyernler]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[소설]]></category>
		<category><![CDATA[소설 보기]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2440</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hiçbir oyuncu, avlanması kolay, deneyim açısından zengin ve bol eşya kazandıran canavarlardan nefret etmezdi. Ancak, oyuncular doğal olarak bunun gibi canavarların doğduğu av alanlarına akın ederdi. Normal konsol veya PC oyunlarıyla karşılaştırılması zor olan Warlord için çok daha kötüydü. Ayrıca, Warlord&#8217;un ölüm cezası normal oyunlardan daha fazlaydı. Oyuncuların güvenli ve kolay avlanma yerleri seçmesi çok...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-29-kertenkele-batakligi-1/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-29-kertenkele-batakligi-1/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 29: Kertenkele Bataklığı (1)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hiçbir oyuncu, avlanması kolay, deneyim açısından zengin ve bol eşya kazandıran canavarlardan nefret etmezdi.</p>
<p>Ancak, oyuncular doğal olarak bunun gibi canavarların doğduğu av alanlarına akın ederdi. Normal konsol veya PC oyunlarıyla karşılaştırılması zor olan Warlord için çok daha kötüydü. Ayrıca, Warlord&#8217;un ölüm cezası normal oyunlardan daha fazlaydı. Oyuncuların güvenli ve kolay avlanma yerleri seçmesi çok doğaldı.</p>
<p>Fakat bir kişi canavarlardan daha fazla oyuncunun olduğu bir av sahasında, bir canavar için başka bir partiyle kavga etmeyi tecrübe ettikten sonra, bir düşünce aklından geçerdi.</p>
<p>Diğer oyuncularla uğraşmak yerine, popüler olmayan tenha bölgelerde avlanmak çok daha iyi olurdu.</p>
<p>Tabii ki, böyle bir düşünceyle harekete geçenlerin çoğunun sonu kanlı bitmişti.</p>
<p><strong><em>&#8220;Allah kahretsin! Sana söyledim dostum, buraya gelmemeliydik!” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Hey, bunu öneren sendin!” </em></strong></p>
<p>Şu anda bataklığı geçen iki oyuncu tam da böyle bir durumdaydı. Aslında iki kişi değillerdi. Hiçbir parti avlanma alanına sadece iki kişiyle gelmezdi. Böyle bir durum için, bir veya iki üye ölmüş ve kalan iki kişi kaçmayı başarmış olmalıydı.</p>
<p>Arkadaşlarını kaybettikten sonra, kaçmayı başaran iki oyuncunun ağızlarından hiçte güzel sözler dökülmüyordu .</p>
<p><strong><em>“Bu nasıl bir avlanma yeridir ya? Allah kahretsin burayı!&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>“Bela okumayı kesecek misin artık? Bunu her cümlende de söylemek zorunda değilsin değil mi?”</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Ne dedin, ne? Canın dayak mı istiyor?&#8221; </em></strong></p>
<p>Kötü sözlerin ileri geri gittiği bir durumda, kavga çıkması normal bir durumdu.</p>
<p>Bu anlamda, Kertenkele Bataklığı, parti üyelerinin ilişkilerini tekrar test etmeleri için iyi bir avlanma yeri olarak hizmet ediyordu.</p>
<p>ÇN: bkz. moba oyunlarında arkadaş düşman ayrımı yapmadan yüklenen sahte dostlar</p>
<p>Kertenkele Bataklığı, Yeşil Kertenkele adamların doğduğu seviye 30 avlanma sahasıydı. Ancak, oyuncular bunu seviye 30’un sonları ve 40’ların başları olarak yükselttiler. Zorluk derecesinin yüksek olmasının iki nedeni vardı.</p>
<p>İlk önce, Kertenkele adamlar avlaması zor canavarlardı. İki ayağı üzerinde yürüdüklerinden ve kılıç taşıdıklarından, normalden çok daha farklı türden bir canavardı. Onların insanlar gibi savaşmadıkları da söyleniyordu. Bu nedenle, hiç kimse dövüş stilleriyle ilgili herhangi bir deneyime de sahip değildi. Biri sadece Warlord gibi VR oyunlarında Kertenkele Adam gibi canavarlarla savaşmayı deneyimleyebilirdi.</p>
<p>İkinci sebep, bataklık ortamının doğasıydı. Bataklıklarda, savaşmak veya kaçmak çok daha zordu. Bir savaş planlandığı gibi gitmediyse, tüm durum hızla kötüye giderdi Bu nedenle tank tipi oyuncular bataklıklarda ölmeye çok daha meyilliydi.</p>
<p>Ancak, bu iki nedeni bir kenara bırakırsak, kertenkele Adamların saldırı, savunma ve dayanıklılığı normalden çok da yüksek değildi.</p>
<p>Başka bir deyişle, bu sorunların üstesinden gelmek için deneyim ve yeteneğiniz varsa, Kertenkele Bataklığı iyi bir avlanma yeri olacaktı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu bir sonraki nokta mı?&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan ayak bileğinden güç alarak zemini yokladı. Zeminde sadece sertliğini kanıtlayan hafif bir ayak izi kaldı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Pekâlâ, işte C noktası.&#8217; </em></strong></p>
<p>Sert zemin</p>
<p>Bataklık alanlarda avlanmanın ardındaki temel fikir buydu. Bataklıklarda nasıl mücadele edileceğini düşünmek yerine, bataklıkların dezavantajlı etkilerinden nasıl kurtulacağınız hakkında düşünmeniz gerekiyordu. Ayrıca, bunu yapabileceğiniz birden çok alana sahip olmanız daha iyiydi. Bu alanlar bulunduktan sonra, oyuncuların hareketlerini bunların etraflarında planlaması gerekiyordu.</p>
<p>Avcılığın temeliydi. Balıkçıların nerede balık tutacağını bildiği gibi, oyuncuların da avlanacak en iyi yerleri bilmesi gerekiyordu. Nerede mücadele edeceğini bilmeden doğrudan avlanma yerlerine atlamak, düpedüz aptallıktı.</p>
<p>Oyuncular daha sonra avlarını alanlarına nasıl çekeceklerini bilmeye ihtiyaç duyuyorlardı. Warlord&#8217;da canavarları nasıl çekeceğinizi bilmek son derece önemliydi. Mükemmel aggro çekme yeteneğine sahip olan tanklar genellikle loncalarından ve partilerinden özel muamele görürdü.</p>
<p>Bununla birlikte bu, Hyrkan&#8217;ın uzmanlığı değildi. Neyse ki, kertenkele Adamların aggro’ sunu çekmek çok kolaydı. Onları çekmek fazladan çaba istemiyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Ne kadar utanç verici!&#8217; </em></strong></p>
<p>Bu nedenle, Hyrkan Kertenkele Bataklığında hazırlık yaparken oldukça hayal kırıklığına uğradı.</p>
<p>&#8216;Burada avlanmamın püf noktalarının bir videosunu yapsam, kolayca 10.000 izlenmeye ulaşırdı.&#8217;</p>
<p>Birçok koşul, savaşlarının kolay olacağını göstermişti. Çok sayıda Kertenkele Adam yoktu ve kullanabileceği birçok alan vardı. Kertenkele Bataklığının zorluk seviyesinin abartıldığını söylemek zor değildi.</p>
<p>İyi bir video yapmak için yeterli koşullar sağlanmıştı.</p>
<p>Buna rağmen, Hyrkan kendini kısıtlamak zorundaydı.</p>
<p><strong><em>&#8216;İsimlerini bile bilmediğim o aptallar yüzünden, bu kadar çok acı çekmem gerektiğine inanamıyorum</em></strong>.&#8217;</p>
<p>Hyrkan henüz ünlü veya üst düzey oyuncuları düşman edinme yeteneğine sahip değildi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Peki. Öyle olsun.&#8217; </em></strong></p>
<p>Sadece içinde tutabilirdi.</p>
<p>Tabii ki…</p>
<p><strong><em>&#8216;Ben sıralama oyuncusu olduğumda hepiniz öleceksiniz.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan sonsuza dek kendini tutmayı planlamıyordu. Mükemmel bir hızla ilerliyordu. Geçmişte hayal edebileceğinden daha hızlı büyümek için sağlam temelleri vardı.</p>
<p>Yeterli güce ve yeteneğe sahip olduğunda, her şey değişecekti.</p>
<p>Geleceği düşünen, Hyrkan sırıtıyordu.</p>
<p>Bu sırada, dışarı çıktı ve hahoe maskesini taktı.</p>
<p>★★★</p>
<p>Bir yeşil pullu kertenkele Adam, önündeki düşmana bakarken dilini sallıyordu. Gözlerinin önünde kertenkele Adam kafatasına sahip bir İskelet Savaşçısı duruyordu.</p>
<p>İkisi yalnızca birbirlerinin önünde kılıçlarını tutarak dikiliyordu. Savaşmak istediklerine dair hiçbir belirti yoktu.</p>
<p>Bu ikisini de harekete geçiren…</p>
<p>Stick Stick!</p>
<p>İki parmak çıtlatma sesiydi.</p>
<p>Sesi duyduktan sonra, İskelet Savaşçısı harekete geçti. Kılıcını, Kertenkele Adam ile olan mesafesini hafif ve hızlı bir şekilde kapatırken yukarı kaldırdı. Sonra, aşağı indirdi.</p>
<p>Clang!</p>
<p>Kertenkele Adam, İskelet Savaşçısının kılıcını tereddüt etmeden savuşturdu.</p>
<p>Bundan hemen sonra, kertenkele Adam kılıcını İskelet Savaşçısının göğsüne doğru salladı. İskelet Savaşçısı saldırıyı atlatmak için vücudunu geriye doğru eğdi ve Kertenkele adamdan uzaklaşmak için geri adım atmaya başladı.</p>
<p>Kertenkele adamın kaçmasına izin vermek gibi bir planı yoktu. Geri kaçan İskelet Savaşçısını takip etti ve kılıcını ona doğru salladı. Eğik bir eksende gelen hamleyi engellemeyi amaçlayan İskelet Savaşçısı da kılıcını salladı.</p>
<p>Clang!</p>
<p>İki kılıç darbe değiş tokuşu yaptığında metal sesi bir kez daha ortalıkta çınladı.</p>
<p>Metalik sesle beraber…</p>
<p><strong><em>&#8220;Miğfer Açık.&#8221; </em></strong></p>
<p>Bu sözler duyuldu.</p>
<p><strong><em>“Kemik Zırhı” </em></strong></p>
<p>Hyrkan savaşı izlerken, büyülü sözleri söyledi. Ardından, İskelet Savaşçısının alnından iki boynuz fırladı. Göğüs kafesi ve omurgası genişlemeye başladı ve göğüs kafesinin önceden boş olan iç kısımları dolmaya başladı. İskelet Savaşçısı, sanki beyaz bir göğüs zırhı giyiyormuş gibi görünüyordu.</p>
<p>Aynı zamanda, İskelet Savaşçısının gözlerindeki alev maviden kırmızıya dönüştü.</p>
<p>Aurası da değişti.</p>
<p>Daha öncesinin aksine, öne çıktı ve kılıcını agresif bir şekilde sallamaya başladı.</p>
<p>Clang, clang!</p>
<p>Kertenkele Adam bu ani saldırı serisinden kaçmadı. Ayrıca kılıcını salladı ve ona karşılık verdi.</p>
<p>Sürekli çınlayan metalik ses, ancak kılıçları kilitlenip durduğunda kesildi.</p>
<p>Kiik!</p>
<p>Sıkışan metalin çığlığı etrafındaki havayı doldurmaya başladı.</p>
<p>Bu sesle birlikte, Hyrkan harekete geçti.</p>
<p>Bir anda, Hyrkan kertenkele adamın yanına yaklaştı. Hızlı bir hareketle…</p>
<p>Stab!</p>
<p>Kılıcını kertenkele adamın pullu derisine sapladı.</p>
<p>Gizlice hareket ettiğinden, saldırısında çok da fazla güç yoktu. Kılıç kertenkele adamın derisinin sadece bir santimine bile nüfuz etmemişti. Kertenkele adamın büyüklüğü ve derisinin sertliği dikkate alındığında, böyle bir saldırıdan çok fazla zarar beklemek çok zordu.</p>
<p>Ancak, bu yeterliydi.</p>
<p>Hyrkan hahoe maskesinin altından tatmin olmuş bir şekilde gülümsedi.</p>
<p>Kertenkele Adam, Hyrkan&#8217;ın saldırısına karşılık olarak, hala bir ölüm kalım durumunda olsada, Hyrkan&#8217;a bakmak için başını çevirdi.</p>
<p>Bu kadardı.</p>
<p>Kertenkele dilini, ne kadar sallayıp öfkeyle baksa da yapabileceği tek şey buydu. Hyrkan&#8217;a saldırabilecek durumda değildi.</p>
<p>Aslında, kafasını yana çevirmesi bile bir hataydı.</p>
<p>Hyrkan&#8217;ın kılıcı İblis Laneti ile yüklüydü ve etkisi anında harekete geçmişti.</p>
<p>Kertenkele adamın istatistikleri yüzde 10 oranında azalmıştı.</p>
<p>Yüzde 20&#8217;lik Delilik Miğferi güçlendirmesi ile İskelet savaşçısı, kertenkele adamla eşit bir şekilde savaşabilmişti. Şimdi istatistiklerinin yüzde 10&#8217;unu kaybettiğinden, Kertenkele Adam artık daha fazla ayak uyduramıyordu.</p>
<p>Kiiik!</p>
<p>Kertenkele adamın kılıcı geri itilmeye başladı ve hızla başını İskelet Savaşçısına doğru çevirdi.</p>
<p>Stab!</p>
<p>Hyrkan bir kez daha kılıcını Kertenkele adama sapladı.</p>
<p>Ching!</p>
<p>O anda, İskelet Savaşçısı kertenkele adamın kılıcını kenara itti.</p>
<p>Bir fırsat ortaya çıktı.</p>
<p>Swish!</p>
<p>Bununla İskelet Savaşçısı kılıcını serbestçe savurdu. Kılıç, Kertenkele adamın omuz eklemini kesti ve akan çok miktarda kanla birlikte derin bir yara açtı.</p>
<p>Şu anda bile, Hyrkan işini yapıyordu.</p>
<p>Stab stab!</p>
<p>Hyrkan, kılıcını kertenkele adamın yan tarafına , sürekli aynı noktaya sapladı ve yarayı derinleştirdi.</p>
<p>Chrrrr!</p>
<p>Kertenkele adamın dili titredi. Hyrkan, daha sonra İskelet Savaşçısı ile birlikte bir kez daha Kertenkele adama doğru atıldı. Hyrkan başka bir İskelet Savaşçısı daha çağırdı. Kavga devam ediyordu.</p>
<p>Delilik Miğferinin etkisi altındaki İskelet Savaşçısı kertenkele adamla olan savaşını sürdürürken, Hyrkan ve yeni çağırdığı İskelet Savaşçısı tekrar tekrar yan taraflardan saldırıyordu.</p>
<p>Yırtılan pulları, kesilen eti ve çizilen kemiklerin bir karışım ortaya çıkarmıştı. Kertenkele adamın ölümünün sesi, sessiz savaş alanını yavaşça doldurdu.</p>
<p>★★★</p>
<p><strong><em>&#8216;1 dakika 22 saniye.&#8217; </em></strong></p>
<p>Kertenkele adamın eriyen cesedinin önündeki Hyrkan savaşın ne kadar sürdüğünü kontrol etti.</p>
<p><strong><em>&#8220;Vay anasını!&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8216;Ben bir harikayım, değil mi?&#8217; </em></strong></p>
<p>Seviye 20 Hyrkan&#8217;ın seviye 30 Kertenkele adamı öldürmek için harcadığı süre 90 saniyeyi geçmemişti.</p>
<p>Kertenkele Adam bir patron canavarı değildi. Yüksek dayanıklılığı veya savunması yoktu, büyük bir canavar da değildi. İyi koordine edilmiş 3 kişilik bir partinin 3 dakikada öldürebileceği bir canavardı. Başka bir deyişle, Hyrkan&#8217;ın mevcut savaş yeteneği iyi koordine edilmiş 3 kişilik bir partinin üstündeydi.</p>
<p>Hyrkan bile şaşırmıştı. Daha önce olduğu gibi kılıç ustası sınıfını seçmiş olsaydı, şu anda sahip olduğu savaş gücüne sahip olması için en az 5 Eşsiz derece ekipmana ihtiyacı olacaktı. Ayrıca silahı da Eşsiz derece olmalıydı.</p>
<p>Ayrıca, Hyrkan bu dövüş sırasında pratik olarak hiçbir risk altında değildi.</p>
<p><strong><em>‘Delilik Miğferi ve Kemik Zırhının birlikte çok iyi gideceğini düşünmemiştim.&#8217; </em></strong></p>
<p><em><strong>&#8220;İskelet Savaşçısına, iyi bir tank görevi gördüğü için teşekkürler.&#8221;</strong></em></p>
<p>Delilik Miğferi, çağrıları agresif hale getiriyordu. Geri çekilme diye bir şey yoktu. Hyrkan&#8217;ın eğitimi sayesinde de, İskelet Savaşçıları dövüş yeteneklerini doğrudan etkileyen bu yakın çatışmada büyük bir başarı göstermişti.</p>
<p>Son olarak, İskelet Savaşçıları Kemik Zırhı ile savunma gücü kazanmıştı. Bu sayede, daha az hasar aldılar ve netice itibariyle kullandıkları mana miktarı da azalmıştı. Kemik Zırhının mana bedeli küçük olmasa da, net bir mana kazancı vardı. Kertenkele Adamlardan daha güçlü canavarlarla savaşırken özellikle yararlı olacaktı.</p>
<p>Her durumda, bir tank canavarı tutarken zayıf noktalarını hedeflemek Hyrkan&#8217;ın uzmanlığıydı.</p>
<p><strong><em>&#8216;En iyi oluşum tamamlandı.&#8217; </em></strong></p>
<p>Bu, Hyrkan&#8217;ın istediği savaş stiliydi.</p>
<p>Her şeyin planlandığı gibi gitmesi hissi herkesi mutlu ederdi.</p>
<p>Hyrkan için de aynıydı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu noktada durmaya gerek yok.&#8217; </em></strong></p>
<p>Bazen, bunun gibi günler gelirdi. Avlanmanın iyi geçtiği günler! Sıradan bir durum değildi. Bu nedenle, bu gibi günlerden en iyi şekilde yararlanmak önemliydi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Pekala, hadi yumurtayı aramayı yarına bırakalım. Zaten şimdi bunun hakkında bir şey yapabilecekte değilim. &#8216; </em></strong></p>
<p>Hyrkan. Kertenkele Bataklığındaki avına tam ölçekte başladı.</p>
<p>Savaşlarının başkalarının da dikkatini çekmesi uzun sürmedi.</p>
<p>★★★</p>
<p><strong><em>“Sana söyledim, buraya gelmemeliydik.” </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Çok yorgunum. Abla, hadi geri dönelim. ” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Lanet olası bir zorluğu var, hadi gidelim ozman.” </em></strong></p>
<p>Bu 3 kişilik parti oldukça eşsizdi. Sadece bayan oyunculardan oluşan bir partiydi. Durumları iyi görünmüyordu. Her taraflarına çamur sıçraması bataklıktaki dertlerin paylarına düşen adil kısmını aldıklarını gösteriyordu. Bunun dışında, görünüşleri oldukça iyiydi. Elbette, Warlord karakterlerinin yüzleri gerçeklikten büyük ölçüde farklı olmasına rağmen, hala caddelerde yürürken dikkat çekecek kadar güzellerdi. Bu üçü yalnız başlarına güzelliklerdi.</p>
<p><strong><em>“Buraya ulaşabilmek için neler yaşadığımızı bir düşünün. Beş kertenkele adamdan sonra geri dönemeyiz. Bu çok büyük bir kayıp!”</em></strong></p>
<p>İki kişinin şikayetiyle, lider gibi görünen üçüncü üye sesini yükseltti.</p>
<p><strong><em>“Şimdilik, devam edelim. Hadi kalkın.&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Yorgunum.&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>“Oyundayız. Nasıl yorgun olabilirsin ki, Kalk!&#8221; </em></strong></p>
<p>İki kız isteksizce ayağa kalktı ve parti yürümeye devam etti. Sonunda belli bir şey keşfedebildiler.</p>
<p><strong><em>&#8220;Oha! Şuna bakın!&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Kim o? Bu işte çok yetenekli gibi. ”</em></strong></p>
<p>İnanılmaz bir savaş taktiğiyle bir Kertenkeleadam ile savaşan yalnız bir oyuncu buldukları için şaşırmışlardı.</p>
<p>Savaşı izlerken, parti liderinin ağzının kenarları anlamlı bir gülümsemeyle yukarı doğru kıvrıldı.</p>
<p>ÇN: TR serverlarında böyle şeyler hiç yaşanmaz (!) kesinlikle!</p>
<p><strong><em>“Hadi ona takılalım. Peki ya böyle nasıl? ”</em></strong></p>
<p>Sanki bir sallgınmış gibi, parti liderinin anlamlı gülümsemesi hızla diğer ikisine de yayıldı.</p>
<blockquote><p><em>////NOT////</em></p>
<p><em>#Yorum, görüş, öneri ve isteklerinizi yorum yapmayı unutmayın, teşekkürler! 😀</em></p>
<p><em>## Bu arada bölümde kertenkele kelimesi 45 kere geçmektedir</em>&#8230;</p></blockquote>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-29-kertenkele-batakligi-1/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 29: Kertenkele Bataklığı (1)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-29-kertenkele-batakligi-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 28: Naimbree (3)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-28-naimbree-3/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-28-naimbree-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2019 10:01:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Ahn Jaehyun]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Antik güç]]></category>
		<category><![CDATA[Barbar king]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Canavarlar]]></category>
		<category><![CDATA[cas]]></category>
		<category><![CDATA[Choi sulyeon]]></category>
		<category><![CDATA[d-dart]]></category>
		<category><![CDATA[Dark magic]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderhalar]]></category>
		<category><![CDATA[Elfler]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play Türkçe oku]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik novel]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişe yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Gnomes]]></category>
		<category><![CDATA[Golemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hyrkan]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[Kara büyü]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[korean novel]]></category>
		<category><![CDATA[korece novel]]></category>
		<category><![CDATA[lets read web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Lets read webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Level sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Liç]]></category>
		<category><![CDATA[Lich]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Lonca]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Magical swordmanship]]></category>
		<category><![CDATA[Maruchi]]></category>
		<category><![CDATA[Necromencer]]></category>
		<category><![CDATA[novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm şövalyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[PeachStore]]></category>
		<category><![CDATA[Pushover]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Sci-fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Seinem]]></category>
		<category><![CDATA[Skeleton]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[talented mc]]></category>
		<category><![CDATA[Talih]]></category>
		<category><![CDATA[Tobot soft]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[V gear]]></category>
		<category><![CDATA[vampir]]></category>
		<category><![CDATA[Vodoo]]></category>
		<category><![CDATA[VR]]></category>
		<category><![CDATA[Warlord]]></category>
		<category><![CDATA[web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Wyernler]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeni bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[소설]]></category>
		<category><![CDATA[소설 보기]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2405</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Yuva, yuva, yuva.” Tablet PC’sinde bilgi arayan, An Jaehyun kahvesini yudumladı. Kafein sayesinde yavaş olan zihni daha hızlı çalışmaya başladı. ‘Yani 3 potansiyel yer var.’ Yuvadan bir yumurta getir! Saçma bir görev gibi görünse de, An Jaehyun, Warlord ile uzun zamandır yaşadığı deneyimlerden yola çıkıyordu. İlk önce, potansiyel alanları daralttı. Naimbree şu anda Bangtz Kalesinde...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-28-naimbree-3/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-28-naimbree-3/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 28: Naimbree (3)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>“Yuva, yuva, yuva.”</em></strong></p>
<p>Tablet PC’sinde bilgi arayan, An Jaehyun kahvesini yudumladı. Kafein sayesinde yavaş olan zihni daha hızlı çalışmaya başladı.</p>
<p><strong><em>‘Yani 3 potansiyel yer var.’</em></strong></p>
<p>Yuvadan bir yumurta getir!</p>
<p>Saçma bir görev gibi görünse de, An Jaehyun, Warlord ile uzun zamandır yaşadığı deneyimlerden yola çıkıyordu.</p>
<p>İlk önce, potansiyel alanları daralttı. Naimbree şu anda Bangtz Kalesinde kalıyordu. Yani, görev alanının Bangtz Kalesi yakınlarında olması muhtemeldi.</p>
<p>Buradan, ‘yumurta’ ve ‘yuva’ kelimeleri son derece yardımcı ipuçlarıydı. Hedef canavar muhtemelen kuşlar, sürüngenler veya böceklerdi.</p>
<p><strong><em>“Mağara Yılanı Kayalıkları, Kertenkele Bataklığı, Testere Dişli Karınca Tüneli.”</em></strong></p>
<p>Bangtz Kalesi yakınlarındaki çok sayıda avlanma yeri arasında, yalnızca üç tanesi gereksinimlere uygundu. Tabii ki, bunlar sadece bilinen avlanma yerleriydi ve orada gizli avlanma yerlerinin olması da mümkündü. İlk olarak, oyuncular iyi avlanma alanlarını herkese açıklamazdı. Suçlular ya da oyuncular olsun, iyi avlanma alanlarını tekelleştirmek için gerekli olan her şeyi kullanırlardı.</p>
<p>Neyse ki, An Jaehyun nereye gideceğini çoktan biliyordu.</p>
<p><strong><em>‘Mağara Yılanları seviye 50’den fazla ve Testere Dişli Karıncaları avlayabilmek içinde en az seviye 40 civarında olmak zorundayım.’</em></strong></p>
<p>Mağara Yılanı Kayalıkları, seviye 50 bir avlanma alanıyken Testere Dişli Karınca Tüneli de seviye 40’lar için bir avlanma alanıydı. Biri Naimbree’nin test yeri olsa bile, An Jaehyun şuan da bunun hakkında hiçbir şey yapamazdı.</p>
<p>O zaman sadece bir seçenek kalmıştı.</p>
<p><strong><em>‘Kertenkele Bataklığı olmalı.’</em></strong></p>
<p>Kertenkele Bataklığı.</p>
<p>Bu onun bir sonraki hedefi olacaktı. Yeşil Kertenkeleler denilen seviye 30 canavarların bulunduğu bir yerdi.</p>
<p>Avlanma yerinin kendisi fena değildi. An Jaehyun’un yetenekleri göz önüne alındığında, Kertenkele Adam Savaşçılarını yenmesi zor olsa da, Yeşil Kertenkeleler açıkça bir sorun değildi. Ayrıca, kertenkele adamlar oyuncuların tercih ettiği canavarlar değildi. Ortalama oyuncular için öldürmek oldukça zordu. Bunun nedeni, tıpkı kurt adamlar gibi iki ayak üstünde savaşmalarıydı. Sadece bu değil, aynı zamanda silah taşır ve zırh giyerlerdi.</p>
<p>Gerekirse onları öldürmeleri mümkündü, ancak hiçbir oyuncu kendileri için işleri daha zor hale getiren bir yola adım atmazdı.</p>
<p>Öte yandan, avlanma yöntemini bilen ve bunu yapma becerisine sahip olanlar için iyi hedeflerdi. Test olmasaydı bile, An Jaehyun için iyi bir avlanma yeri olurdu.</p>
<p>Bu nedenle bir taşla iki kuş vurduğu söylenebilirdi. Bu zorluğu üstlenir ve araştırırdı.</p>
<p>Sorun filme çekmekti.</p>
<p><strong><em>‘Naimbree’nin görev alanıysa…’</em></strong></p>
<p>Kertenkele Bataklığı avlanma yerinden gelen herhangi bir video araştırılıyor olabilirdi.</p>
<p>Ayrıca, Hyrkan zaten video aracılığıyla Yükselen Yıldız unvanını aldığını ortaya çıkarmıştı. Birisi Naimbree’nin sınav alanı olması beklenen yerde yükselen yıldız unvanına sahip birinin göründüğünü doğrularsa? Şüphelenmek için iyi bir senaryoydu.</p>
<p>O zaman bile, An Jaehyun sadece BEK’in varsayılan kıyafetlerini giydiği için paçayı sıyırmıştı. Hahoe maskesini takmış olsaydı, sol el sıkışmasını denemeden şüphelenilecekti.</p>
<p><strong><em>“Allah Kahretsin!”</em></strong></p>
<p><strong><em>‘Bu salaklar, olması gerekenden daha zor hale getiriyor.’</em></strong></p>
<p>Gerçekte, An Jaehyun böyle şeyler için endişelenmeyi bekliyordu. Aslında, yaptığı araştırmanın ölçeğini göz önünde bulunduran hiçbir sırtlan olmaması daha garip olurdu.</p>
<p>Ancak ensesinde olan şey sırtlan değildi. Daha da kötüsü, An Jaehyun’un, onun bir aslan mı yoksa bir kaplan mı olduğunu bilememesiydi.</p>
<p><strong><em>‘Onlar kim?’</em></strong></p>
<p>Bir şey kesindi; Onlar yırtıcıydı.</p>
<p><strong><em>‘Beyaz Mamba seti… onun sadece üst seviye bir oyuncuda olması imkansız. Bir sıralama oyuncusu olmalı. ‘</em></strong></p>
<p>Ama hangi türden olduklarını bilmiyordu. Sadece An Jaehyun onları hatırlayamadığı için değildi.</p>
<p>Sadece özelliklere baktığımızda, Beyaz Mamba setinin eşsiz bir set olduğunu söylemek zor olurdu. Ancak, 3 lonca Beyaz Mamba’yı öldürmek için işbirliği yaptı ve seti yapmak için ünlü bir tasarımcı işe alındı. Birinin üzerine bir marka logosu konsa, aynı çantaların fiyatı bile farklı olacaktı.</p>
<p>Genellikle, bunun gibi ürünler bilinen bir fiyattan satılmazdı. Sahipleri bu ekipmanları ya sponsorlarına ya arkadaşlarına armağan olarak verir ya da sembolik bir üniforma olarak saklarlardı.</p>
<p>Başka bir deyişle, takip etmesi kolaydı.</p>
<p>Ancak, o adam takip edilemiyordu. Böyle görkemli bir seti giyen biri çevrimiçi olarak hiçbir iz bırakmamıştı. Ünlü bir loncadan gelse, An Jaehyun rahatlayabilir ve ona göre davranabilirdi, ama şimdi durum böyle değildi.</p>
<p>Bu yüzden An Jaehyun bu kadar aşırı temkinliydi.</p>
<p>Sezgisi ona öyle söylüyordu.</p>
<p><strong><em>‘İnsanları böyle sınayan birinin temiz bir geçmişi olamaz.’</em></strong></p>
<p>İlk 30 loncanın veya onlara rakip güçlerin bir parçası olsaydı, yaptığı gibi davranmazdı.</p>
<p>Loncasını ifşa eder ve bir ticaret teklifi sunardı. Bu bile bir ayakçı tarafından yapılmalıydı. Sıralamadakileri bırak üst düzey oyuncular bile oyun sürelerinin çoğunu avlanarak harcardı. Şüpheli oyuncularla konuşmak ve pazarlık yapmak zaman kaybıydı.</p>
<p><strong><em>‘İlk 30 loncadan gelmesi mümkün değil. İlk 30 loncanın hiçbirinin böyle davrandığını daha önce hiç görmedim. ‘</em></strong></p>
<p>An Jaehyun’un değerlendirmesine göre, İlk 30 loncadan değildi.</p>
<p><strong><em>“O, bazı örgütlerin bir parçası olmalı…”</em></strong></p>
<p>Ancak bir örgütün parçası olduğundan emindi. Hyrkanla konuşurken saklanan diğer bir oyuncunun varlığı ispat olmuştu.</p>
<p>WarLord dünyasının bir parçası olmaya elverişsiz olanlar peşinden koşuyordu, An Jaehyun’un baş ağrıları haklıydı.</p>
<p>Morali bozulan An Jaehyun başını kaşıdı.</p>
<p><strong><em>“Kahretsin.”</em></strong></p>
<p><strong><em>‘Neden bu konuda endişelenmek zorundayım ki? Sadece oyunla ellerimde yeterince fırsat var. Choi Sulyeon gibi sürtükler yüzünden fıttırıyorum. Bu tuhaf kaltaklar neden hep beni bulur? ‘</em></strong></p>
<p>Bu dünyada hiçbir şey kolay değildi.</p>
<p>An Jaehyun bir kez daha bu sözleri hatırlamıştı.</p>
<p>★★★</p>
<p>Kertenkele Bataklığı.</p>
<p>Çoğu oyuncunun kaçtığı avlanma yeri Bangtz Kalesi’nin kuzeyindeydi. Çoğu oyuncunun seyahat hızına bağlı olarak, yaklaşık 5 saat uzaklıkta bulunuyordu. Kısa bir mesafe değildi. Kimse böyle bir yerde kros koşusu yapmakta istemezdi.</p>
<p>Hyrkan içinde aynıydı. Kertenkele Bataklığına koşarken hoş bir sürprizle karşılaşması pek mümkün değildi. Oradaki şeylere dikkat etmesi daha iyiydi.</p>
<p><strong><em>“Bakalım.”</em></strong></p>
<p>Hyrkan’ın bir İskelet Savaşçısının kafasını kurcalamaya çalıştığı şu anki eylemi aynı zamanda ‘oradaki sürprizlerle ilgilenme’ nin bir parçasıydı.</p>
<p><strong><em>‘Yani onu buraya mı çizmek zorundayım?’</em></strong></p>
<p>Hyrkan bir süre kafayla uğraştıktan sonra, büyüsünü kullandı. İskelet Savaşçısının kafasının arkasına hilal şeklinde bir mühür çizdi ve hilal, kırmızı bir ışıkla parıldamaya başladı.</p>
<p>Mühür?</p>
<p><strong><em>‘Daha sonra beceriyi harekete geçirmeliyim.’</em></strong></p>
<p>Elbette, Eşsiz büyü becerisi, Delilik Miğferiydi.</p>
<p>Hyrkan mührü çizdikten sonra, İskelet Savaşçısını kafasının arkasından tokatladı. İskelet Savaşçısı öne savruldu ve Hyrkan’a bakarken sendeledi.</p>
<p>O anda,</p>
<p>Whishh!</p>
<p>Hyrkan’ın sol yumruğu, İskelet Savaşçısının kafasına doğru bir ok gibi uçtu. Mükemmel bir tuzaktı. Mutlak bir güvenle gelen, yumruğu vücudundan ayrı hareket etmiş gibi görünüyordu.</p>
<p>Hyrkan sadece bir yumrukla bırakmadı. Öne çıktı ve&nbsp; aradaki mesafeyi kapattı.</p>
<p>Buna rağmen, İskelet Savaşçısı başını eğdi ve kaçındı. Kaçındığı gibide, hemen Hyrkan’dan uzaklaştı. Bunu izleyen Hyrkan hafifçe gülümsemeye başladı.</p>
<p><strong><em>‘Bunu öğretenin ben olduğunu biliyorum, ama iyi yetişmiş.’</em></strong></p>
<p>Geçmişe göre, basitçe etkileyiciydi. Eski halini düşünmesi bile can sıkıcıydı.</p>
<p>Ancak şimdi, iskelet savaşçısı kendisini uzaklaştırdı ve gelecek hamleler için hazırlandı.</p>
<p>Hyrkan’ın darbelerinin seviye 10’dekinden çok daha hızlı olduğundan bahsetmeye bile gerek yoktu. Bu kadar hızlı bir saldırıya tepki gösterebilmesi ne kadar ilerlediğini gösterdi. Bu, Hyrkan’ın her gün 30 dakikadan fazla bir süre boyunca onları eğitmesinin sonucuydu.</p>
<p>Sıradaki problem.</p>
<p><strong><em>‘Delilik Miğferi etkisiyle bile kaçınmayı sürdürebilecek mi?’</em></strong></p>
<p>Biri sadece isminden, Delilik Miğferinin ‘sakin’ kelimesinden uzak olduğunu söyleyebilirdi. Tam bir acemi bile, bir İskelet Savaşçısının bu etkiyi aldığında saldırgan olacağını tahmin edebilirdi.</p>
<p>Çoğu çağrı için, aşırı saldırganlık önemliydi. Ancak, Hyrkan’ın çağrıları için farklıydı. Agresif hale gelmeleri güzeldi ama Hyrkan’ın öğrettiklerinide uygulamak zorundaydılar. Sadece saldırgan olsalardı, başladığı yere geri dönecekti.</p>
<p><strong><em>“Miğfer Açıl.”</em></strong></p>
<p>Hyrkan büyülü sözleri söyledi.</p>
<p>Hemen ardından, İskelet Savaşçısının başının arkasındaki kırmızı mühür parlamaya başladı.</p>
<p>Crack!</p>
<p>Tuhaf bir sesle birlikte, yetişkin bir erkeğin yumruklarının büyüklüğünde iki boynuz iskelet savaşçısının kafasından filizlenmeye başladı. Gözlerindeki mavi alevler büyüyerek kırmızıya dönüştü. Alevler, her an gözlerinden dışarı fırlayacak gibiydi.</p>
<p>Sonunda, İskelet Savaşçısı ağzını açtı. Kanının kaynamasını kontrol edemiyor gibi görünüyordu, ancak böyle bir şey imkansız olmalıydı.</p>
<p>ÇN: İskeletlerin kan dolaşımı yok&#8230;</p>
<p>İskelet Savaşçısını izleyen Hyrkan, gülümsedi. Sonra&nbsp; belindeki kınından kılıcını çıkardı.</p>
<p>Ching!</p>
<p>Çekilen bir kılıcın sesiyle birlikte, Hyrkan, tüm gücü ile İskelet Savaşçısına yöneldi. Mesafeyi bir nefeste kapattı ve İskelet Savaşçısı’nın kafasını kesmek amacıyla kılıcını savurdu.</p>
<p>Swish!</p>
<p>Kılıç havada savrulurken bir hilal izi bıraktı.</p>
<p>İskelet Savaşçısı hafifçe başını arkaya doğru eğerek saldırıdan sıyrıldı. Hyrkan sahneye çok takılmadı. İskelet Savaşçısı başını geriye yatırdığı an, kılıcı döndürmek için merkezkaç kuvvetini kullandı. Sol ayağını pivot olarak kullanırken sağ bacağıyla bir daire çizdi. Hyrkan’ın sağ ayağı İskelet Savaşçısı’nın vücuduna ağır bir sesle yaklaştı.<br />
ÇN: Pergel mantığı olarak düşünebilirsiniz.</p>
<p>Whish!</p>
<p>İskelet Savaşçısı, vücudunu geriye doğru bükerek döner tekmesinden kaçındı. Başını yana yatırdıktan ve vücudunu geriye doğru eğdikten sonra bükülmüş gövdesini ve başını bir kez daha düzeltti.</p>
<p>Bunu izleyen Hyrkan hareketlerini durdurdu.</p>
<p><strong><em>‘Ha?’</em></strong></p>
<p>Hyrkan’ın gözlerine takılan şey, geri adım atmayan ve yerini koruyan bir İskelet Savaşçısı’nın ortaya çıkmasıydı.</p>
<p><strong><em>‘Geri çekilmeyecek mi?’&nbsp;</em></strong></p>
<p>Saldırılardan kaçınmasına rağmen, İskelet Savaşçısı asla geri çekilmemeye kararlıydı.</p>
<p>Bunu izleyen Hyrkan’ın yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.</p>
<p><strong><em>‘Bu faydalı olabilir…’</em></strong></p>
<p>★★★</p>
<p>WarLord’un popülaritesi arttıkça, İlk 30 loncanında aralarında olduğu loncalar daha fazla insan almak için mücadele etti. Bu insan gücü yetersizliği ile birlikte, loncaların gelecek vaat eden oyuncuları almak için yarıştığını söylemeye gerek yoktu.</p>
<p>Son zamanlarda, bu ümit vaat eden oyuncuları işe alma yarışı her zamankinden daha şiddetliydi. Buna sebep olan ‘1. yıl dönümü’ kelimeleriydi.</p>
<p>Warlord’da, geç gelenlerin öndeki koşuculara yetişmeleri zordu. Bu durumda, ‘1.yıl dönümü’ kelimeleri zihinsel bir sınır çizgisi olarak hizmet ediyordu. 1. yıl dönümü ile başlayanların sıralamadakilere yetişmesi imkansızdı! Tüm Sıralama oyuncularının inandığı şey buydu.</p>
<p>Başka bir deyişle, bu 1. yıldönümünden önce ümit vaat eden oyuncular, sıralamadakilere meydan okuyabilecek son çaylaklardı.</p>
<p>Choi Sulyeon’un şu anda potansiyeli olan oyuncuların bir listesine bakmasının arkasındaki sebep buydu. Seçilen oyuncuların savaş videolarına ve geçmişlerine baktı. Çoğu, diğer oyunlarda yetenekli olduğu bilinen ve VR oyunlarına alışmış olan oyunculardı.</p>
<p>Yetenekleri ve potansiyelleri kötü olarak adlandırılamazdı.</p>
<p>Ancak.</p>
<p><strong><em>“Artık VR oyun dünyasında 10 milyondan fazla insan var. Neden hepsi bu kadar işe yaramaz? ”</em></strong></p>
<p>Choi Sulyeon umut vaat eden oyuncuların listesinden hiç memnun değildi.</p>
<p>Aslında, gelecek vaat eden oyunculara tek tek göz atmakta onun işi değildi. YouTube videolarını zaman zaman izlemesine rağmen, gelecek vaat eden oyuncuları aramak hızlı bir süreç değildi. Bu durumda, mevcut durumdan memnun olamazdı.</p>
<p>Kimse gözüne girememişti. Samanlıkta iğne aramak gibiydi. Sonuç almadan devam etmek çok zorlayıcıydı</p>
<p>Choi Sulyeon’un ağır şikayetleriyle birlikte cevap olarak sekreteri Park Suji hızlıca beynini çalıştırdı.</p>
<p><strong><em>‘Genç bayan, her zamankinden çok daha sinirli. Aklında belli bir standart olmalı. ‘</em></strong></p>
<p>5 yıldır sekreteri olan, Park Suji hızlıca Choi Sulyeon’un aklından geçenleri çözdü.</p>
<p><strong><em>“Aklında birisi var mı?”</em></strong></p>
<p>Sorusuna karşılık, Choi Sulyeon kaşlarını çattı.</p>
<p>Aklında biri var mıydı? Biri var gibiydi.</p>
<p>Onun dışında aklındaki yetenekli oyuncular, diğer loncalara aitti.</p>
<p>Onları istemek bir resmin içindeki ekmeği istemekten farklı değildi. Para sorun değildi. İlk 30 lonca arasında bir centilmenlik anlaşması vardı. Bu anlaşmanın özünde oyuncu transferi yatıyordu. İki tarafın da istediği bir şey olsaydı iyi olurdu, ama tek taraflı bir hırsızlık savaş demekti.</p>
<p>Ancak bu yetenekli oyuncular dışında, aklında olan başka da kimse yoktu.</p>
<p>Yok hayır…</p>
<p><strong><em>‘Bu neydi?’</em></strong></p>
<p>Bir yüzü hatırladı. Hayır, ‘yüz’ demek zordu. Ne de olsa, yüzünü hiç görmemişti.</p>
<p>Bildiği tek bir şey vardı.</p>
<p><strong><em>“Hahoe maskesi.”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Affedersiniz?”</em></strong></p>
<p>Park Suji başını eğdi, Choi Sulyeon sonunda tepkisinin nedenini anladı.</p>
<p><strong><em>“YouTube’a video yükleyen hahoe maskeli bir adam var. Onu araştır. Bu diğer işe yaramazların verilerinden de kurtul. ”</em></strong></p>
<p>Hahoe maskesi.</p>
<p>Sadece bir ipucu duyan Park Suji, başını salladı.</p>
<p><strong><em>“Evet bayan.”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Bu arada, Yardımcılar bir cevap verdi mi?”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Hayır, henüz değil.”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Ne cesaret ama. Bu adamlardaki cüretkarlık &#8230; ah, ilk önce onlarla iletişime geçeceğiz. Onlara tam olarak ne zaman ve kimi göndereceklerini sorun. Yakında bir baskın düzenliyeceğiz en kısa sürede bir cevap alalım. Geç kalırlarsa, adımla tehdit edebilirsin. ”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Evet bayan.”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Ayrıca, 30 dakika sonra çalışacağım, bu yüzden eğitmene hazırlanmasını söyle. Daha sonra yemek yerim, menüde ne var? ”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Kore bifteği, biftek salatası. Kahve, istediğiniz gibi Jamaikadan getirtildi.”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Başka herhangi bir şey var mı?”</em></strong></p>
<p><strong><em>“Bu kadar.”</em></strong></p>
<p>Bu kadardı.</p>
<p>Bununla birlikte, Choi Sulyeon’un ten rengi değişti. Ciddi bir ifade takındı.</p>
<p><strong><em>“Ya başkan?”</em></strong></p>
<p>ÇN: Babasından iş yerindeki konumuyla bahsediyor</p>
<p><strong><em>“Hiçbir şey söylemedi.”</em></strong></p>
<p>‘Hiçbir şey söylemedi.’. Bunu duyunca sert ifadesi hafif bir gülümsemeye dönüştü.</p>
<p><strong><em>“Görünüşe göre, babam ve annem, Warlord’un popüler olmasından bu yana hiçbir şey söylemiyor. Daha dün bir oyuna biraz para harcadığım için beni evliliğe zorlamaya çalıştılar. ”</em></strong></p>
<p>Choi Sulyeon bir süre düşündükten sonra, oturduğu yerden kalktı. İnce pijamalarını giyerken göz alıcı, model benzeri bir figürü vardı. Sekreteri Park Suji, figürünü ve alımını görünce içten içe kıskandı.</p>
<p>Hayat kesinlikle adaletsizdi.</p>
<p><strong><em>‘Kim olacağını bilmiyorum, ama gelecekte evleneceği kişi, geçmiş hayatında bir ülkeyi filan kurtarmış olmalı.‘</em></strong></p>
<p>ÇN: Burda aşırı standartlarına gönderme yapılıyor.</p>
<p><strong>////NOT////</strong></p>
<p><strong>#1 Bilmeyenler için bir hatırlatma,</strong></p>
<p><strong>&#8216; düşünceleri, &#8221; konuşmaları belirtiyor.</strong></p>
<p><strong>#2 Yorum, görüş, fikir ve önerilerinizi yorum yapmayı unutmayın, teşekkürler! 😀</strong></p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-28-naimbree-3/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 28: Naimbree (3)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-28-naimbree-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 25: Daha Çok Şans Ama Birazcık da Çaba (3)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-25-daha-cok-sans-ama-birazcik-da-caba/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-25-daha-cok-sans-ama-birazcik-da-caba/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Sep 2019 07:39:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Ahn Jaehyun]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Canavarlar]]></category>
		<category><![CDATA[chinese manhwa]]></category>
		<category><![CDATA[Choi sulyeon]]></category>
		<category><![CDATA[d-dart]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderhalar]]></category>
		<category><![CDATA[elitler]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik novel]]></category>
		<category><![CDATA[Game]]></category>
		<category><![CDATA[Gamer]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişe yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Golem]]></category>
		<category><![CDATA[Hyrkan]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[iskeletler]]></category>
		<category><![CDATA[Kara büyü]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[korean novel]]></category>
		<category><![CDATA[korece novel]]></category>
		<category><![CDATA[Lets read webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Level sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Lich]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Maruchi]]></category>
		<category><![CDATA[Mmorpg]]></category>
		<category><![CDATA[Necromencer]]></category>
		<category><![CDATA[novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[Pushover]]></category>
		<category><![CDATA[read web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Reankarnasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sci-fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Skeleton]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Solo]]></category>
		<category><![CDATA[Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[talented mc]]></category>
		<category><![CDATA[Tobot soft]]></category>
		<category><![CDATA[Tortus]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[V gear]]></category>
		<category><![CDATA[Vodoo]]></category>
		<category><![CDATA[Vood]]></category>
		<category><![CDATA[VR]]></category>
		<category><![CDATA[Warlord]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Wyernler]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeni bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[소설]]></category>
		<category><![CDATA[소설 보기]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/2019/09/13/emperors-of-the-solo-play-bolum-25-daha-cok-sans-ama-birazcik-da-caba/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Orman Ayısının kalın kolu Hyrkan&#8217;ın kafasının üzerinden geçti. Whish! Korkunç bir sesle birlikte. &#8216;Whew.&#8217; Hyrkan çok korkunç olan bu durumda bile kaçınmayı başardı. Saldırıdan kaçtığı an, başını kaldırdı ve Orman Ayısının gözleriyle yüzleşti. Kılıcıyla herhangi bir zamanda bir darbe atmaya hazır gibi görünüyordu tamamen heyecana da kapılmamıştı. Orman Ayısı da gözlerini Hyrkan&#8217;dan alamadı. Sadece...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-25-daha-cok-sans-ama-birazcik-da-caba/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-25-daha-cok-sans-ama-birazcik-da-caba/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 25: Daha Çok Şans Ama Birazcık da Çaba (3)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Orman Ayısının kalın kolu Hyrkan&#8217;ın kafasının üzerinden geçti.</p>
<p>Whish!</p>
<p>Korkunç bir sesle birlikte.</p>
<p><strong><em>&#8216;Whew.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan çok korkunç olan bu durumda bile kaçınmayı başardı. Saldırıdan kaçtığı an, başını kaldırdı ve Orman Ayısının gözleriyle yüzleşti. Kılıcıyla herhangi bir zamanda bir darbe atmaya hazır gibi görünüyordu tamamen heyecana da kapılmamıştı.</p>
<p>Orman Ayısı da gözlerini Hyrkan&#8217;dan alamadı. Sadece Hyrkana olan öfkesini dile getirmiyordu. Kendisine açıkça düşmanlık gösteren birinden uzağa bakmak için bir aptal değildi ya da bir nedeni yoktu.</p>
<p>UWOOOOH!</p>
<p>Orman, Orman Ayısı&#8217;nın korkunç kükremesiyle birlikte sallandı.</p>
<p>Ve bu sesin içinde…</p>
<p><strong><em>&#8216;Tamam, şimdi! Buraya gelin! Aggro&#8217;yu mükemmel çektim! &#8216; </em></strong></p>
<p>Hyrkan emrini verdi. Komutlarına karşılık olarak, bir İskelet Savaşçısı havaya fırladı. Orman Ayısının sırtına kısa kılıcını saplamak için vücudunu ona fırlatan İskelet Savaşçısı çok onurlu görünüyordu.</p>
<p>Stab!</p>
<p>İskelet Savaşçısının kısa kılıcı ayının etini deldi ve derinden sırtına saplandı. Kısa kılıcı Orman Ayısına girdiği anda, İskelet Savaşçısı kısa kılıcı bıraktı ve hızla ayıdan uzaklaşmaya başladı.</p>
<p>UWOOH!</p>
<p>Orman Ayısı, döndüğünde acı dolu bir çığlık attı. Kısa kılıcı sırtından saplayan kişiyi öldürmek istiyor gibiydi.</p>
<p>Uwoh?</p>
<p>Ama onun görüşüne giren şey, onu bıçaklayan ve kaçan İskelet Savaşçısı değildi. Bir diğeri açıkça ona doğru düz bir çizgide koşuyordu.</p>
<p>Uwoh!</p>
<p>Tereddüt etmeyen, Orman Ayısı hücum eden İskelet Savaşçısının kafasına bir tokat patlattı.</p>
<p>Smash!</p>
<p>Kemik kırılması sesiyle, İskelet Savaşçısının kafası uzağa doğru uçtu.</p>
<p>Bunu izleyen, Hyrkan neredeyse içgüdüsel olarak bağırdı.</p>
<p><em><strong>&#8220;Salaklar! Birlikte çalışın! Arkadaşınızın içeri girdiğini ve saldırdığını görürseniz, geri dönüşünü bekleyin ve daha sonra bir nefes alın ya da başka bir açılış arayın! Bodoslama dalmayın, topu kaleciden çalımlamak gibi!&#8221;</strong></em></p>
<p>Bu sırada, kafası ormana fırlatılan İskelet Savaşçısı ortada kalmıştı.</p>
<p><strong><em>&#8220;HEY!&#8221; </em></strong></p>
<p>Çıt!</p>
<p>Ürkütü bir sesle, Hyrkan bir defa parmağını çıtlattı. Daha önce olduğu gibi düz bir yol izleyen İskelet Savaşçısı, kalkanını kaldırdı ve Savunma Moduna geçti.</p>
<p>Krrr &#8230;</p>
<p>Hareketlerdeki ani değişimi fark eden Orman Ayısı tereddüt etti. Orman Ayısı yavaş yavaş Hyrkan&#8217;a dönerken, Hyrkan kılıcını çıkardı ve kendini uzaklaştırdı. Hyrkan&#8217;ı izleyen, Orman Ayısı Uyarı Moduna girdi.</p>
<p>Anlık bir boşluk.</p>
<p>Bu fırsatı kullanan, başsız İskelet Savaşçısı, kayıp kafasını bulmak için ormana yöneldi.</p>
<p>Tık Tık!</p>
<p>İskelet Savaşçısı, bir çocuk gibi emekliyordu. Bu sahneyi gözlerinin ucuyla izleyen Hyrkan dişlerini sıktı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Ehew.&#8217; </em></strong></p>
<p>İskelet Savaşçılarının Savaş AI&#8217;lerini paylaşması, Hyrkan&#8217;ın onlara sıfırdan öğretmesi gerekmediği için yadsınamaz bir avantajdı. Sonuç olarak, İskelet Savaşçılarının hepsinde mükemmel bir kaçınma yetisi vardı. Saldırıdan hemen sonra geri çekilmek ve bir açılışta ok gibi uçmak Hyrkan&#8217;ın eğitiminin bir sonucuydu.</p>
<p>Sorun şuydu…</p>
<p><em><strong>&#8220;Bu beyinsiz salaklar… Zeki olmaları da gerekmiyor ama… ” </strong></em></p>
<p>Hiç işbirliği yapamıyorlardı.</p>
<p>Biri hareket ettiğinde, bir başkası tepki olarak davranmak zorundaydı ve bir başkası bu yanıtı öngörerek hareket etmek zorundaydı. Bu &#8216;takım çalışmasıydı&#8217;, ama işe yaramadı. Birbirlerine dişliler gibi davranamadılar, daha çok bağımsız olarak ayrıldılar.</p>
<p>Sonuç olarak, savaş esnasında şimdiki gibi kazalar gerçekleşti.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu devasa bir büyü gücü israfı…</em></strong>&#8216;</p>
<p>Tabii ki normal bir büyücü dayanabilirdi. İlk olarak, yeterince büyü gücüyle, iskeletler çoğu hasardan kurtulabilirdi.</p>
<p>Sorun Hyrkan&#8217;dı. Tam güçlü bir büyücü olarak sınırlı büyü gücü ile böyle bir özgürlüğü yoktu. İskelet Savaşçılarına verilen hasar görmezden gelebileceği bir şey değildi.</p>
<p>Hyrkan yan tarafına baktı. İskelet Savaşçısı başıyla geri dönmüştü ve şimdi boynuna geri koyuyordu. Bunu görmek Hyrkan&#8217;ı öfkelendirmek yerine bir iç çekmesine neden oldu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Evet, senden çok şey beklemek benim için kötü bir karardı.&#8217; </em></strong></p>
<p>Sonunda sadece bir cevap vardı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bedava öğle yemeği yemeye çalışmak benim suçumdu. Evet.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan&#8217;ın onlara yeni baştan öğretmekten başka çaresi yoktu.</p>
<p><strong><em>&#8220;Lanet olsun!&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Bütün diğer büyücüler gibi arkama yaslanabileceğimi düşünmüştüm.”</em></strong></p>
<p>Tabii ki Hyrkan&#8217;ın onlara öğretebilmek için, savaşı cepheden yönlendirmesi gerekiyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Sanırım hayatımı ortaya koyarak cephede savaşmak benim kaderim.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan uzun kılıcını kaldırdı ve Orman Ayısına doğru saldırdı.</p>
<p>★★★</p>
<p>An Jaehyun şu anda tablet bilgisayarını tutuyordu. İçinde 3 video görünüyordu. İçerikleri aynıydı, ancak farklı görüş açılarına sahiplerdi.</p>
<p>Warlord&#8217;un kamera opsiyonu oyunu birçok açıdan yakalardı. Birkaç kamera aynı sahneyi farklı açılardan çekiyor gibiydi. Video sadece oyuncunun bakış açısından olmadığından, film benzeri gerçek sahneler yapılabilirdi.</p>
<p>Aynı zamanda, bu özellik oyuncular için mükemmel bir analiz aracı olarak hareket ediyordu</p>
<p>Analiz, WarLordun çekirdeğiydi. Her ne kadar Warlord canavarları olağanüstü olsalar bile, ayarlarının sınırlarını aşamazlardı. Hayır, yapamalardı. Olsaydı, artık bir oyun olmazdı. Bu nedenle, tüm canavarlar belirli bir hamle yapmadan önce bazı işaretler gösterirdi, savaşlarında kesin bir kalıp vardı.</p>
<p>Tabii ki, An Jaehyun’un analiz ettiği şey şu anda canavarlar değildi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Savaşmaya devam ettikçe daha iyi hale geliyorlar…&#8217; </em></strong></p>
<p>3 İskelet Savaşçısı vardı, An Jaehyun şu anda savaşlarını analiz ediyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Ama yine de yeterli değil.&#8217; </em></strong></p>
<p>İskelet Savaşçılarının bireysel savaş yetenekleri aslında beklentilerinin üzerindeydi. Kalpten şaşırmıştı. Hatta, böyle bir şeyin şimdiye kadar nasıl fark edilmediğini bile sorgulamıştı.</p>
<p>Öte yandan, mükemmel olmaktan uzaklardı. Potansiyelleri olmasına rağmen, hala öğrenecekleri bir ton şey vardı. Onlar için bir öğrenme müfredatı oluşturmak An Jaehyun&#8217;un rolüydü. Daha önce hiç böyle bir şey yapmadığı için, sadece bir iç çekebilirdi.</p>
<p><strong><em>“Eğer dersleri bu kadar ciddiye alsaydım, üniversiteye gidebilirdim.”</em></strong></p>
<p>An Jaehyun bunu söylemesine rağmen, aslında bu tür meseleler için endişelenmekten mutluydu.</p>
<p>Bir kez öğrenip deneyim kazandıklarında, bir gün mükemmel bir savaş yeteneği göstereceklerdi.</p>
<p>Hepsi bu kadarda değildi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Aggroyu çok uzun süre çekmeme de gerek yok. 40. seviyeye ulaştığımda Golemim bunu yapabilir. &#8216; </em></strong></p>
<p>ÇN: Aggro -&gt; Odak, dikkat manasında kullanılan bir oyun terimidir.</p>
<p>Necromencerlar sadece İskelet Savaşçıları ile sınırlı değildi. İskelet Büyücüler, Golemler vardı ve daha sonra Ölüm Şövalyeleri&#8217;ni bile çağırabilirdi. İskelet Ejderhaları çağırabilecekleri ile ilgili söylentiler bile vardı.</p>
<p>En azından Hyrkan, savaş videolarının Golemleri çağırabildiğinde temel olarak değişeceğinden emindi. Golemlerin yüksek canı ve savunması olduğu için, İskelet Savaşçıları Golemin aggroyu çekmesiyle çok daha geniş hareket alanına sahip olacaktı.</p>
<p>Potansiyel oradaydı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Tek başıma yapabilirim.&#8217; </em></strong></p>
<p>Zahmetli olmasına rağmen, Hyrkan kesinlikle potansiyeli gördü. Bir bireysel baskın potansiyeli!</p>
<p>Tabii ki çözmek için hala birsürü problemi vardı.</p>
<p>Bunların en büyüğü…</p>
<p><strong><em>“Keşke daha fazla param olsaydı…”</em></strong></p>
<p>Para.</p>
<p>Para biriktirmek yerine, önce borçlarını ödemek zorundaydı. Borcun ödeme tarihi, bir ay sonra gelecekti ve üzerinde hiç parası kalmamıştı. Gerçekten para kazanmaya odaklanmak zorundaydı. Agresif bir şekilde oyuna para yatırmadan önce, borçlarını ödemesi gerekiyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bakalım.&#8217; </em></strong></p>
<p>An Jaehyun, YouTube sayfasına yöneldi. Tanıtım videosu 40.000&#8217;den fazla izlenmeye ulaşırken diğer videoları da sürekli görüntüleniyordu. Ayrıca, 10.000 aboneye de ulaşmıştı.</p>
<p>An Jaehyun gülümsedi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Sadece bakmak bile beni doyuruyor.&#8217;</em></strong></p>
<p>Her şey sorunsuz gidiyordu.</p>
<p>Fakat yeterli değildi. Bu 10.000 aboneyi karakteri Hyrkan&#8217;a bağış yapmaktan mutlu edecek içerikler yapmak zorundaydı. Bağışlarını almaya layık olduğunu, karakterinin yani Hyrkan&#8217;ın gelecekteki bir ana kahraman ve sıralama oyuncusu olma olasılığına sahip olduğunu kanıtlaması gerekiyordu.</p>
<p>O potansiyeli çoktan göstermişti.</p>
<p>Ne kaldı…</p>
<p><strong><em>&#8216;Şimdiden başlayarak, videolarımı savaşlardan ziyade seviye yükseltme hızına odaklayacağım.&#8217; </em></strong></p>
<p>Sonuç buydu.</p>
<p>★★★</p>
<p>WarLord haberlerle doluydu. Aksine, insanlarsa büyük çaba harcamış ve haber olmak için çok sayıda girişimde bulunmuşlardı. Çoğu toza dönüşmüş olmasına rağmen, bazıları manşetlere layıktı.</p>
<p>Hahoe Maskesi Hyrkan.</p>
<p>Halen haber olmanın eşiğindeydi. Videoyu izleyen belli bir adamın görünüşü bunun kanıtıydı.</p>
<p><strong><em>&#8220;İnanılmaz.&#8221; </em></strong></p>
<p>Kızıl zırhla kaplı sarışın bir adam yürekten övdü. Yakınlardaki, kızıl saçlı bir kadın adamı farketti ve ona yaklaştı.</p>
<p><strong><em>“Bu kadar övgü hakeden ne izliyorsun?” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Gelde kendin gör.” </em></strong></p>
<p>Adamın karnını yumruk atan kadın, bağırdı.</p>
<p><strong><em>“Güvenlik nedeniyle diğerlerinin videolarını izleyemeyeceğimi bilmiyor musun?” </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Ah evet.&#8221; </em></strong></p>
<p>Unutmuş gibi bir surat yaptıktan sonra, adam ona videonun sahibini söyledi.</p>
<p><strong><em>“Hahoe Maskesi Hyrkan. Şu an onun savaş videosunu izliyorum. ” </em></strong></p>
<p>Adamın sözlerini duyan kadın meraklı bir ifade takındı. Bu üçüncü seferdi, üçüncü kez bu adamdan Hahoe Maskesi Hyrkan’ın adını duymuştu.</p>
<p><strong><em>“Bugünlerde bunu oldukça sık yapıyorsun.” </em></strong></p>
<p><strong><em>“Bu sefer, bir Çamur Trolüyle savaşan bir videosu. İki saat önce yüklendi, &#8216;Seviye 20’ye ulaşıldı.&#8217; Şuna bakabilirsin… ” </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;İlgilenmiyorum.&#8221; </em></strong></p>
<p>Kadın dilini şaklattı.</p>
<p><strong><em>“Dürüst olmak gerekirse, diğer Sıralama oyuncularının neden bu oyuncu ile bu kadar ilgilendiğini bilmiyorum. Konseptinden başka ne var? Hahoe maskesi ve tuhaf deri kombini. Bu sencede biraz iğrenç değil mi? Etrafımdaki biri onları giyse, onunla bir daha asla konuşmazdım. ” </em></strong></p>
<p>Adam sadece alaycı bir gülümsemeyle karşılık verdi. Dediklerine cevap vermenin bir yolunu düşünemedi.</p>
<p><strong><em>“Ama savaşmakta iyi. Başka hiçbir yerde göremeyeceğin bir tarz. ” </em></strong></p>
<p>Bununla, adam ekrana dokundu ve videoyu istediği bir kısma geri sardı. Sonra oynatma butonuna bastı.</p>
<p>Çirkin bir hahoe maskesi takan bir adam, bir Çamur Trolünün saldırılarını atlatıyordu. O aggrosunu çekerken, kertenkele kafalı İskelet Savaşçıları Çamur Trollüne tek tek saldırmıştı. Sağ kanat, sol kanat. İyi yağlanmış bir makinenin dişlileri gibi mükemmel şekilde yapılmış saldırılar gösteriyorlardı.</p>
<p>Aslında, muhteşem bir şey değildi. Herhangi bir koordineli oyuncu takımı bunu yapabilirdi.</p>
<p>Sadece…</p>
<p><strong><em>“İskelet Savaşçılarını böyle bir Savaş Al alabilmeleri için nasıl yükseltti? İskelet Savaşçılarının AI’leri her zaman bu kadar mükemmel miydi? Hayır, diğer büyücüler böyle değildi. Çoğu saldırıdan önce savunma yapmıyor muydu? ” </em></strong></p>
<p>Oyuncu değillerdi, daha ziyade İskelet Savaşçılarıydı. Böyle bir başarıya şaşırmadan edememişti. Tek başına iyi mücadele etmek ve birlikte iyi mücadele etmek tamamen farklı hikayelerdi.</p>
<p>Tabii ki, sarışın adam Warlord&#8217;un canavarlarının ve NPC&#8217;lerinin mükemmel AI&#8217;lere sahip olduğunu biliyordu. Sadece savaşlarda bile, bir çoğu insanlardan çok daha iyiydi.</p>
<p>Artı, seviyesine bakılırsa, uzun süre bile oynamamıştı! Bu kadar kısa sürede nasıl bu kadar başarılı oldu ki? &#8216;</p>
<p>Hahoe Maskesi Hyrkan, bu oyunu uzun süre oynamamıştı ve araştırmasına göre, WarLorda başlamasından bu yana sadece bir ay geçmişti. Buna rağmen, bu derecede İskelet Savaşçıları yaratmayı başarmıştı.</p>
<p>Sonra…</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu sadece başlangıç. Bu İskelet Savaşçıları… &#8216; </em></strong></p>
<p>Durum göz önüne alındığında, İskelet Savaşçılarının Al&#8217;si daha da gelişecekti.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bu İskelet Savaşçıları Hyrkan&#8217;ın kendisi kadar iyi hareket edebilseydi…&#8217; </em></strong></p>
<p>Bir gün, bu İskelet Savaşçıları efendileri kadar iyi savaşabilirdi.</p>
<p>O zaman ne olurdu?</p>
<p><strong><em>&#8216;Ne kadar korkunç.&#8217; </em></strong></p>
<p>Sarı saçlı adam sırtından bir ürperti hissetti.</p>
<p>Yakınındaki kadın, sarı saçlı adama bağırdı.</p>
<p><strong><em>&#8220;İzlemeyi bırak! Avlanma zamanı neredeyse geldi. 5 dakika içinde yayına giriyoruz. Kalk hadi.&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>“Ah doğru!” </em></strong></p>
<p>Sarı saçlı adam ayağa kalktı ve kadın adamın zırhına dostça bir tokat attı.</p>
<p><strong><em>“Küçük yavruya aldırış etmeyi bırak. Sen Matador Chevsin, Warlordda 9. Sıradasın ve Kızıl Boğaların liderisin. Bakman gereken tek şey zirve, en dip değil!” </em></strong></p>
<p>Böylece, adam hafifçe gülümsedi.</p>
<p><strong><em>&#8220;İltifat için teşekkürler.&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>“Teşekkür etme, sadece bugün elinden gelenin en iyisini yap. 200.000 canlı bilet sattık. İnsanlar zafer törenini izlemek için 2 milyon dolar ödedi. Onları hayal kırıklığına uğratma. ” </em></strong></p>
<p>Adam başını salladı ve saatinin kadranıyla oynadı. Hologram penceresini kapattı ve bir ekipman yuvası seçti.</p>
<p>Sonra boynunun arkasında başını kaplayan bir kask belirdi. İki korkutucu boynuzu olan kaskın ortasına öfkeli bir kızıl boğanın başı oyulmuştu.</p>
<p>Adamı seyreden kızıl saçlı kadın, bağırdı.</p>
<p><strong><em>“Kızıl Boğalar, savaşa hazırlanın!”</em></strong></p>
<p>Kızıl Boğalar.</p>
<p>İlk 30 loncanın arasında bile, baskınlarda ilk 5&#8217;e giren Baskın Uzmanlarıydı.</p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-25-daha-cok-sans-ama-birazcik-da-caba/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 25: Daha Çok Şans Ama Birazcık da Çaba (3)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-25-daha-cok-sans-ama-birazcik-da-caba/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 24: Daha Çok Şans Ama Birazcık da Çaba (2)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-24-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-2/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-24-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2019 14:18:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Ahn Jaehyun]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[Choi sulyeon]]></category>
		<category><![CDATA[Dark magic]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderhalar]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Game]]></category>
		<category><![CDATA[Gamer]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Golemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hyrkan]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[Kara büyü]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[light]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Maruchi]]></category>
		<category><![CDATA[Mmorpg]]></category>
		<category><![CDATA[novel]]></category>
		<category><![CDATA[novels]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[Play]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Shir]]></category>
		<category><![CDATA[Skeleton]]></category>
		<category><![CDATA[Skeletons]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Solo]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[VR]]></category>
		<category><![CDATA[Webnovel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Warlord&#8217;da birçok kale vardı. Bunlar arasında, çaylakların başladığı kaleler, yüksek oyuncu yoğunluğunu taşıyabilmek için nispeten daha büyüktü. Ancak içerilerinde de oyuncuların toplandığı belirli birkaç nokta vardı. BEK şubesi, Meslek Kulesi ve ekipman atolyesi. Çoğu oyuncu bu üç noktanın etrafındaydı. Bu üçünden Ekipman Atölyesi en farklısıydı. &#8216;Bu salakların neden kumarhanelerde şansını denemek yerine buraya geldiklerini anlayamıyorum.&#8217;...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-24-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-2/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-24-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-2/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 24: Daha Çok Şans Ama Birazcık da Çaba (2)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Warlord&#8217;da birçok kale vardı. Bunlar arasında, çaylakların başladığı kaleler, yüksek oyuncu yoğunluğunu taşıyabilmek için nispeten daha büyüktü.</p>
<p>Ancak içerilerinde de oyuncuların toplandığı belirli birkaç nokta vardı. BEK şubesi, Meslek Kulesi ve ekipman atolyesi. Çoğu oyuncu bu üç noktanın etrafındaydı.</p>
<p>Bu üçünden Ekipman Atölyesi en farklısıydı.</p>
<p><em><strong>&#8216;Bu salakların neden kumarhanelerde şansını denemek yerine buraya geldiklerini anlayamıyorum.&#8217;</strong></em></p>
<p>Diğer iki yerde ki oyuncular normal oyuncularsa, Ekipman Atölyesi etrafında dolaşan oyuncular oyun bağımlıları olarak görülebilirdi. Hyrkan, Ekipman Atölyesi’nin ortamına çokta meraklı değildi. Hayatını kumar oynayarak bok eden diğer insanları gördüğünde, kendini onların yerine koyabiliyordu.</p>
<p><em><strong>“Tsk.”</strong></em></p>
<p>Kalbinde bir acı hisseden Hyrkan Ekipman Atölyesi&#8217;ne girdi.</p>
<p>Ekipman Atöylyesinin içi slot makinesi dolu Kumarhanelere benziyordu. Küçük çocukların büyüklüğündeki küpler yan yana dizilmişti. Oyuncular önlerinde dururken, malzeme ya da mücevher ekliyor, sonrasında onları titizlikle sallıyordu. Birçoğu, bu küpleri sallamaya devam ederken ruhlarını kaybetmiş gibiydi. Bu oyuncular Normal derecedeki ekipmanları üretirken bir Nadir ya da Eşsiz dereceli ekipmanın düşmesini ümit edenlerdi. Diğerlerinin önü hâlâ açık olmasına rağmen önünde uzunca bir kuyruk olan bir küp bile vardı.</p>
<p><em><strong>&#8216;Orada birisi daha önce, eşsiz derecebir ekipman düşürmüş gibi görünüyor.&#8217;</strong></em></p>
<p>ÇN: Dropçu baba türbesi.</p>
<p>Bu oyuncular zengin olma umuduyla en ufak miktarda para için bile bahse girenlerdi. Oyuncudan çok kumarbazlara benziyorlardı.</p>
<p>Hyrkan onlara bakış bile atmadı. Aklında arkadaşların kafasını yaşamak gibi bir fikri yoktu. Bir süre etrafta dolaştıktan sonra, boş bir küpün önüne oturdu.</p>
<p>İlk önce küpün içine 1 altın koydu. Sonrasında, küpün siyah yüzlerinden biri bir dokunmatik ekrana dönüştü. Hyrkan, dokunmatik ekranı kullanarak, bir işçilik mücevheri olan Yozlaşmış Olanın Özü&#8217;nü, Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;ın Kemikleri ve derisini seçti. Bunlar elbette Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;ı öldürerek elde ettiği işçilik materyallerdi. Ekran daha sonra bu materyallerden üretebileceği öğelerin bir listesini göstermişti.</p>
<p>Tüm süreç oldukça uzun ve sıkıcıydı. Aynı zamanda, oyuncuların geçmesi gereken bir süreçti. Materyallerii bulmak, materyalleri küpe koymak, sonra da küpü sallamak. Bu üç adım, ekipmanların üretim süreciydi. Birisinin şansını üç ya da dört ekipman için test etmesi eğlenceli olsa da, yüzlercesini yaparken nasıl hissedeceğini bir hayal edin En azını söylemek gerekirse zihinsel olarak yorucuydu ve Hyrkan bir zamanlar bu işi yapmıştı.</p>
<p>Geçmişe dönmeden önce, Warlord ile ilgili bir stüdyoda yarı zamanlı çalıştığı zamanlardı.</p>
<p><em><strong>&#8216;Delirmek üzereydim.&#8217;</strong></em></p>
<p>En kötüsü, yüzlerce Normal derece ekipmandan sonra, sonunda bir Nadir dereceyi aldığınızda, onu başkasına vermeniz gerektiğiydi. Kayıp hissi ancak hayal edilebilirdi. Yine de, Hyrkan&#8217;ın Warlord&#8217;la tanışması bu yarı zamanlı iş sayesinde olmuştu. Onsuz, Hyrkan asla WarLord’a başlayamazdı.<br />
Işıltılı anıları bir kenara bırakan Hyrkan, önündeki ekrana odaklandı.</p>
<p><em><strong>&#8216;Hımm.&#8217;</strong></em></p>
<p>Listedeki ekipmanları tek tek inceledi.</p>
<p>Dikkatini çeken tek şey &#8230;</p>
<p><em><strong>&#8216;Mm? Bir kolye yapabilir miyim ki?’</strong></em></p>
<p>Bir kolye. Nadir dereceli bir kolye yapabilirdi. Beklediğinden daha iyiydi.</p>
<p><em><strong>&#8216;Gerçekten çok ballıyım.&#8217;</strong></em></p>
<p>Oyuncular üç çeşit eşya kullanabilirdi. Zırh, silah ve aksesuar. Bunlardan aksesuar elde etmesi en zor olanıydı. Oyuncular genellikle kendi aksesuarlarını alabilmek için neredeyse seviye 30’’a kadar beklemek zorundaydı. Hazırlama materyalleri çok nadirdi.</p>
<p>Dolayısıyla, Hyrkan&#8217;ın yapabileceği pek bir şey yoktu. Hızla 3 Yozlaşmış Kurt Adam Kemik sikkesini ve 2 Yozlaşmış Kurt Adam Derisi sikkesini küpe attı. Sonra küpü açtı ve işçilik mücevherini koydu. Sonunda, dokunmatik ekrandan kolyeyi seçti ve küpü sallamaya başladı. Yaklaşık 20 saniye sonra, sallamaktan sinirleri bozulmaya başladığı sırada…</p>
<blockquote><p><strong>[Bir ekipman elde ettin.]</strong></p></blockquote>
<p>Bir uyarı sesi duyuldu.</p>
<p>Hyrkan mutlu olmak yerine, hafifçe sinirlenmişti.</p>
<p><em><strong>&#8216;WarLordda her şey iyi hoştu, ama sizi en garip yerlerde rahatsız edebiliyordu.&#8217;</strong></em></p>
<p>Ayar olmuş bir yüz ifadesi olan Hyrkan&#8217;ın küpü açar açmaz, yüzü sertleşti.</p>
<p><em><strong>&#8220;Ne?&#8221;</strong></em></p>
<p>★★★</p>
<blockquote><p><strong>[Yozlaşmış Yargıcı Kolyesi] </strong><br />
<strong>* Ana Özellikler </strong><br />
<strong>&#8211; Eşsiz </strong><br />
<strong>&#8211; Seviyeyle orantılı olarak sınıfa özgü istatistikleri artırır </strong><br />
<strong>&#8211; Tüm istatistikler +18 </strong><br />
<strong>&#8211; Gerekli seviye: Yok </strong><br />
<strong>&#8211; Zorunlu Durum: Unvan &#8216;Yozlaşmış Yargıcı&#8217; </strong><br />
<strong>* Alt özellikler</strong><br />
<strong>&#8211; Henüz bir yetenek bonusu seçmediniz. </strong><br />
<strong>&#8211; Bu eşya zanaatçıya bağlıdır. </strong><br />
<strong>*Açıklama</strong><br />
<strong>&#8211; Bu ürün, Kullanıcının Gücünü Yozlaşmış Olan&#8217;ın gücüyle arttırmak için hazırlanmıştır.</strong></p></blockquote>
<p>Hologram penceresinden ekipman özelliklerine bakan Hyrkan derin bir nefes aldı. Şu anda, aklında sadece bir cümle vardı.</p>
<p><em><strong>&#8216;Yeeehh beybi!&#8217;</strong></em></p>
<p>Cümle her an boğazından fırlamaya hazırdı. Engin tecrübesine rağmen, Hyrkan bile bu durumda zafer dansı yapmamak için kendini zor tutuyordu. Sadece şaşırmamıştı; O büyülenmişti.</p>
<p><em><strong>“Sadece bir Eşsiz derece bile değil; bu bir Bağlı Eşsiz! &#8216;</strong></em></p>
<p>Bağlı Eşsiz!</p>
<p>Sadece ana senaryo görevi süresince elde edilebilecek ekipmanlardı.</p>
<p>Bu öğelerin normal, nadir ve eşsiz öğelere göre daha iyi özellikleri vardı. Ancak bunlar takas edilemez veya düşürülemezdi. Bu nedenle, oyuncular işçilik malzemelerini takas ederdi, ancak bunlar bile çok nadirdi. Onların fiyatı bir yana satıcısını bulmak asıl meseleydi.</p>
<p>ÇN: Ölünce düşmemesini kastediyor</p>
<p>Ama şimdi Hyrkan bala götede olsa bir Bağlı Eşsiz ekipman kazanmıştı!</p>
<p><em><strong>‘Hiçbir şey düşünemiyorum. Ayy bana bir şeyler oluyor!’</strong></em></p>
<p>Geçmişe dönmeden önce uzun süre oyun oynamasına rağmen, hiç bu kadar şanslı olmamıştı.</p>
<p>Tabii ki, eğer ekipmanı takas edilebilseydi, daha şanslı hissederdi. Zengin bir adam bulsa, borcunu ödeyecek kadar para kazanabilirdi.</p>
<p>Ancak Hyrkan çokta hayal kırıklığına uğramadı.</p>
<p><em><strong>&#8216;Aldığım piyangoların hiçbirinden 3 amorti bile yapamadım, şimdi bütün bunların tazminatını alıyormuş gibiyim!&#8217;</strong></em></p>
<p>Elindekilerden çok memnundu. Dahada fazla şanslı olsaydı kesinlikle endişelenmeye başlardı.</p>
<p>Sakinliğini yeniden kazandıktan sonra, hemen bonus beceri seçenek ekranına geçti. Bonus yetenek seçeneği 20 ve daha düşük seviyeler içindi. Hyrkan, üzerinde 10 veya daha fazla büyünün göründüğü ekrandan kara büyü kategorisini seçti. Bunlardan Hyrkan&#8217;ın dikkatini çeken ilk şey, İskelet köle ile ilgili seçenekti.</p>
<blockquote><p><strong>[ İskelet Köle, çağrılabilecek iskelet sayısı +1 ]</strong><br />
Hyrkan hiç tereddüt etmedi.</p></blockquote>
<p><em><strong>‘Görünüşe göre, Warlord bile onu ele geçirmem için sabırsızlanıyor.’</strong></em></p>
<p>★★★</p>
<p><em><strong>“Benim güzellerrrriiimm abiniz sizi almaya geliyooorrr.” ~ ♪.</strong></em></p>
<p>ÇN: Bu kısım hayal gücünüze kalmış, sanırım yerel bir şarkı mırıldanıyor</p>
<p>Warlord&#8217;un büyücülerinin simgesi olan gri bir şapka. Yeşil kertenkele derisinden yapılmış eldivenler. Sıkı deri pantolon ve çizmeler. Son olarakta, bir bebeğin yumruğunun büyüklüğünde mor bir mücheri olan garip bir kolye.</p>
<p>Bu saçma kıyafet karmaşasını giyen kişi, tabi ki Hyrkan&#8217;dan başkası değildi.</p>
<p>İnsanlara para verseniz giymeyecekleri kıyafetlerdi. İzlemesi bile insanları utandırmak için yeterliydi.</p>
<p>ÇN: Cringe olamak&#8230;</p>
<p>Buna rağmen, Hyrkan mutlu bir şekilde şarkı söylüyordu ki bunu da iyi yapamıyordu. Bangtz Kalesi&#8217;ne doğru giderken eski bir okul şarkısına ritim tutarak dans ediyordu.<br />
O sırada.</p>
<p>Hyrkan duraksadı.</p>
<p><strong>“Elma dersem çık, armut dersem çıkma…”</strong></p>
<p>Tabii ki, canavarların böyle basit bir şekilde ortaya çıkmasına imkan yoktu.</p>
<p><em><strong>“… Elma.&#8221; </strong></em></p>
<p>Ama gerçekten işe yaramıştı.</p>
<p>Bir canavar Hyrkan&#8217;a doğru koşuyordu. Kahverengi ve yeşil desenli kürkü olan büyük bir ayıydı. Bir orman ayısı.</p>
<p>Seviye 25 zor canavarlardan biriydi. Yüksek savunması ve gücüne rağmen para kazandıran tek bir materyal bile düşürmezlerdi. Ayrıca, verdiği TP (tecrübe puanı) nispeten seviyesine göre düşüktü. Bu nedenle, çoğu WarLord oyuncusu seçim yapabilse bunlarla ilgilenmemeyi tercih ederdi.</p>
<p>Her zamanki Hyrkan olsaydı, Orman Ayısını görünce dilini şaklatırdı, kötü şansına küfrederdi.</p>
<p>Ancak mevcut Hyrkan normalden biraz farklıydı.</p>
<p>O normal değildi.</p>
<p>Sadece zihinsel durumu ile ilgili değildi&#8230;</p>
<p><em><strong>&#8216;Sonunda geldin.&#8217;</strong></em></p>
<p>Ama aynı zamanda şu anki savaş gücüyle de ilgiliydi.</p>
<p><em><strong>&#8216;Sen kaşındın ayı kardeş, abartırsam beni suçlama.&#8217;</strong></em></p>
<p>Bir göz açıp kapayıncaya kadar, inanılmaz bir ivme kazanmıştı. Sadece bir Nadir ekipman çıkması gereken küpten Eşsiz bir ekipman elde etmekle kalmadı, aynı zamanda Nadir ekipmanları da düşük bir fiyata satın almıştı. Bu eşyalar elbette yeşil deri eldivenlerdi. Tüm manzara neden bu kadar ucuz olduklarını göstermeye yetiyordu. Normalde birinin giymek için para vereceği şeyler değildi.</p>
<p>Ancak,önceden zaten deri pantolonla karizmayı çizdirdiğinden, Hyrkan&#8217;ın onları giymekle hiçbir sorunu yoktu.</p>
<p>Geliştirmeleri burada bitmiyordu.</p>
<p>Orman Ayısının yavaşça ona doğru yürümesini izleyen Hyrkan, elini üç İskelet Parçasının olduğu torbasına soktu.</p>
<p><em><strong>&#8216;Her biri 150 dolar.&#8217;</strong></em></p>
<p>3 yeni İskelet savaşçısı üretmek için yeni materyaller satın almıştı. Bunlar için neredeyse 500 dolar harcamıştı. Dürüst olmak gerekirse, Hyrkan bir şeyi bilmek istiyordu.</p>
<p>İskelet savaşçılarının savaş Al&#8217;si paylaşılıyordu. Başka bir deyişle, yeni İskelet Savaşçılarını eğitmesine gerek yoktu.</p>
<p>Peki, bu üç İskelet Savaşçısı ne kadar yetenekli olabilirdi?</p>
<p>Ya Hyrkan kendi becerilerinide denkleme eklediyse?</p>
<p>Hyrkan bunu garanti edebilirdi.</p>
<p>Tarihin en güçlüsüydü!</p>
<p>Hyrkan sayısız uzman ve sıralama oyuncusuyla karşı karşıya kalmıştı ve şu anda WarLordu dünyadaki herkesten daha iyi tanıyordu. Hatta gelecekte sahip olacağı gücü kendisi bile kestiremiyordu.</p>
<p>Bu gücün Hyrkan&#8217;ın elinde olduğunu bilen, herhangi bir oyuncu titreyecekti. Ayrıca Hyrkan&#8217;ın pişmiş kelle gibi sırıtmadan duramamasının nedeni de buydu.</p>
<p>Ne yazık ki, Hyrkan sonsuza dek sırıtmaya devam edemeyeceğini biliyordu. Yüzündeki ifadeyi zorla silmiş ve İskelet parçalarını yere atmıştı. Bir timsaha benzer kafatasları olan hantal iskeletler ortaya çıktı. İskelet Savaşçıları sağ ellerinde tuttukları keskin kısa kılıçlar kullanıyordu ve kemiklerden oluşan kalkanları vardı.</p>
<p>Yapımında kertenekele adamları ana materyal olarak kullandığı İskelet Savaşçıları, Orman Ayısı&#8217;nı görünce saldırganlıklarını gizlemedi.</p>
<p>Düşman sayısının arttığını gören, Orman Ayısı gezinmeyi bıraktı ve Hyrkan&#8217;a doğru hücum etmeye başladı. Gelişmeleri takip eden Hyrkan yavaşça hahoe maskesini taktı.</p>
<p>Sonra saatini ağzına yaklaştırarak konuştu.</p>
<p><em><strong>“Kaydı Başlat.”</strong></em></p>
<p>Bu dövüşün başladığının işaretiydi.</p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-24-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-2/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 24: Daha Çok Şans Ama Birazcık da Çaba (2)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-24-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 23: Daha Çok Şans Ama Birazcık da Çaba (1)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-23-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-1/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-23-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-1/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2019 19:28:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Ahn Jaehyun]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Game]]></category>
		<category><![CDATA[Gamer]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Golem]]></category>
		<category><![CDATA[Hyrkan]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[iskeletler]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Maruchi]]></category>
		<category><![CDATA[Mmorpg]]></category>
		<category><![CDATA[novels]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Play]]></category>
		<category><![CDATA[Skeleton]]></category>
		<category><![CDATA[Skeletons]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Solo]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Warlord’un popülaritesi durmadan artıyordu, canlı yayın kanalları da bulunan ilk 30 loncanın popülaritesi de paralel olarak artıyordu. Aynı zamanda, İlk 30 loncanın arasındaki rekabette giderek artmıştı. Muhtemelen vahşi seviyeyi aşarak basitçe aşırıcı ve çaresiz bir noktaya ulaşmıştı. Rekabet büyüdükçe, İlk 30 lonca arasındaki çatışmalarda benzer olarak artmıştı. Hatta bazılarının lonca savaşları ile daha fazla izleyici...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-23-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-1/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-23-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-1/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 23: Daha Çok Şans Ama Birazcık da Çaba (1)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Warlord’un popülaritesi durmadan artıyordu, canlı yayın kanalları da bulunan ilk 30 loncanın popülaritesi de paralel olarak artıyordu.</p>
<p>Aynı zamanda, İlk 30 loncanın arasındaki rekabette giderek artmıştı. Muhtemelen vahşi seviyeyi aşarak basitçe aşırıcı ve çaresiz bir noktaya ulaşmıştı. Rekabet büyüdükçe, İlk 30 lonca arasındaki çatışmalarda benzer olarak artmıştı. Hatta bazılarının lonca savaşları ile daha fazla izleyici kitlesi elde edebilmek için sahte savaş senaryoları kurguladığına dair bir söylenti bile vardı.</p>
<p>Bu tür bir rekabette, Warlord’un ilk ana senaryo görevi olan Yozlaşmış Kont, pratik olarak Kutsal Kase gibiydi.</p>
<p><em><strong>“Yozlaşmış Kont ile ilgili yeni bir haber var mı?”</strong></em></p>
<p>Yozlaşmış Kont, özel bir TV yayınını garanti altına alan taze bir konuydu. Söylenti, Yozlaşmış Kont ile yapılacak olan son savaşın reklam gelirinin Süper Bowl&#8217;un reklam gelirine rakip olacağı yönündeydi.</p>
<p>ÇN: Super Bowl -&gt; Amerikan Futbolu Ligi’nin her yıl düzenlenen şampiyonluk maçıdır</p>
<p>İlk 30 loncanın Yozlaşmış Kontla ilgili her türlü bilgiyi topladığını söylemeye bile gerek yoktu. Hatta bazıları Yozlaşmış Kont ile ilgili bilgileri toplayan bir izleme bölümü bile oluşturmuştu.</p>
<p><em><strong>“Baksana bir video var…”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Video mu?”</strong></em></p>
<p>Videolarıda Yozlaşmış Kont kadar popüler olduğundan, çevrimiçi dünya analiz videolarıyla ve onunla ilgili bilgilerle dolup taşıyordu. Tabii ki, çoğu değersiz çöpten başka bir şey değildi.</p>
<p><em><strong>“Yararlı bir şey var mı?”</strong></em></p>
<p>Ancak bir çöp yığını içinde bile birkaç mücevher bulunabilirdi.</p>
<p><em><strong>“Şuraya bak, Yozlaşmış Kurt Adam’ı öldüren, seviye 15 bir oyuncunun videosu.”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Seviye 15 mi, yok daha neler? Peki öyleyse ne olmuş yani, bu zaten Yozlaşmış Kont görev serisinin başlangıcı değil miydi? Bunun bizim için ne yararı var? ”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Onun savaşı oldukça… Şaşırtıcıydı.”</strong></em></p>
<p>Tabii ki, İzleme Ekibi sadece Yozlaşmış Kont ile ilgili bilgileri aramıyordu.</p>
<p><em><strong>“Yükselen Yıldız unvanını da aldı.”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Yükselen Yıldız derken?”</strong></em></p>
<p>Zaman zaman, iyi potansiyelleri olan oyuncular herhangi bir hazineden daha fazla para ediyordu. İzleme Ekibi ayrıca “Yükselen Yıldızlar” dan da sorumluydu.</p>
<p><em><strong>“Ayrıca, Yozlaşmış Kurt Adam’ı yalnız öldürdü.”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Yalnız mı? Bekle, kurt adamlar normalde en az seviye 15… ve Yozlaşmış unvanla… gücü, seviye 20 ile 25 arasında bir yerde olmalı. Seviye 15 bir oyuncunun bunu tek başına öldürdüğünü mü söylüyorsun? ”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Evet efendim. Ayrıca, o bir büyücü, ama öncü gibi savaşıyor. ”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Bana o videoyu göster.”</strong></em></p>
<p>Ve şu anda, başka bir hazine daha keşfedilmişti.</p>
<p>★★★</p>
<p>An Jaehyun şu anda tablet PC’sine boş bir ifadeyle bakıyordu. Tablet PC’de bir kurt adamı öldüren oyun karakteri Hyrkan’ın bir videosu oynuyordu.</p>
<p>Hiç şüphesiz şaşırtıcı bir videoydu. Videonun başrolündeki, İskelet Savaşçısının kontrataklarını takip eden Yozlaşmış Kurtadamın saldırılarının engellendiği heyecanlı sahneler, gerçekten görülmeye değerdi. Online dünyadaki sayısız Warlord videosu arasında bile eşsizdi.</p>
<p>Ancak An Jaehyun’un gözleri şu anda videoyla ilgilenmiyordu.</p>
<p><em><strong>‘İzlenme sayımın nesi var? Bunu dün yüklememiş miydim? ‘</strong></em></p>
<p>Videonun altına yazan sayılar şaşırtıcıydı.</p>
<p><em><strong>‘Şimdiden altı binin üzerinde.’</strong></em></p>
<p>6211.</p>
<p>An Jaehyun’un yüklediği video, bir gün sonra 6.000’i geçmişti.</p>
<p><em><strong>‘Bu da ne şimdi? Birileri bunu sitelerine filan mı bağladı? Neden bu kadar çok izlenmem var? ‘</strong></em></p>
<p>ÇN: Kaiven bunu beğendi&#8230;</p>
<p>Her ne kadar Warlord videoları diğer medya türleriyle karşılaştırıldığında çok sayıda izlenme elde ediyor olsa da, bir günde 6,000 elde etmek kolay değildi. İzlenme sayınız bu kadar yüksek olsaydı, trendlerde görünür ve daha da fazla dikkat çekerdiniz.</p>
<p><em><strong>“Yemimin iyi olduğunu biliyordum, ama bu kadar iyi olacağını düşünmemiştim.”</strong></em></p>
<p>ÇN: Koyduğu clickbait benzeri video isminden bahsediyor.</p>
<p>An Jaehyun’un beklentileri vardı, ancak sonuç başlangıçta öngördüğünden açıkça daha iyiydi.</p>
<p>An Jaehyun bu beklenmedik sürprizden memnun bir şekilde ekrana boş boş bakıyordu.</p>
<p>Kahvesinden birkaç yudum aldıktan kısa süre sonra gerçekliğe geri döndü.</p>
<p><em><strong>‘İvmem çok iyi.’</strong></em></p>
<p>Şimdi önemli olan geleceği planlamaktı.</p>
<p><em><strong>‘Planlarımı değiştirmeli miyim?’</strong></em></p>
<p>An Jaehyun aslında 20’li yaşlarının sonlarında video çekmeye başlamayı planlamıştı. Yetenekli ve vasıfsız oyuncular arasındaki farkın ortaya çıkmaya başladığı dönem, video ve izleyicileri çekmek için ideal bir zamandı. Daha öncesinde yani şu an çekeceği videolar, büyüyen bir çocuğun videoları gibi olacaktı. Hyrkan’ın ne tür bir oyuncu olduğunu gösterecekti.</p>
<p>ÇN: Şuanki yaşı 24-25, emeklilik planlarını anlatıyor.:D</p>
<p>Fakat An Jaehyun videolarının bu kadar çabuk seyirci kazanmasını beklemiyordu.</p>
<p><em><strong>‘Biraz daha zaman ayrılmalı mıyım?’</strong></em></p>
<p>Bu gibi zamanlarda, daha fazla yetenek göstermesi gerekiyordu. Bu rekabet denizinde, bir kişinin bir dalgayı yakaladığında, sörf tahtasını sürmeye devam etmesi en iyisiydi.</p>
<p>Geçmişte de aynıydı. Hahoe Maskesi Loncası kurulduktan ve video yüklemeye başladıktan sonra bile, izleyenleri ve hayranları cezbetmeye başlamaları yarım yıldan önce olmamıştı. Tüm bunlar, onları ön plana çıkaran tek bir olay yüzündendi.</p>
<p>O zamanlar, Hahoe Maskesi Loncası bile bu dalgada ayakta durabilmek için her yerden borç almıştı. Bu parayla da, kendileri için daha iyi eşyalar satın almışlardı.</p>
<p>Anahtar buydu.</p>
<p>Yeteneklerinden daha fazlasını mı göstermek istiyorsun? Daha yüksek seviyeli ekipmanlar satın al, hemen sonuç elde etmenin tek yolu buydu.</p>
<p>Sorun paraydı.</p>
<p>An Jaehyun fazla para kazanamasa da, az çok yaptığı harcamaları kurtarıyordu. Ne de olsa, üç ay içinde 8000 dolar kazanma hedefi önemliydi.</p>
<p>ÇN: Hatırlamadıysanız, tefeciye olan borcundan bahsediyor.</p>
<p>Tabii ki, cevabını çoktan almıştı.</p>
<p><em><strong>’16.000 dolar borç almalıydım… bu kadar çabuk paraya ihtiyacım olacağını düşünmüyordum.’</strong></em></p>
<p>An Jaehyun’un ne yapması gerektiğine dair şüphesi yoktu.</p>
<p>Harcama.</p>
<p>Şimdi yatırım yapmasaydı, daha sonrasında hiç şansı olmazdı. Şimdi en doğru zamandı.</p>
<p>An Jaehyun önündeki kahve kupasına baktı.</p>
<p><em><strong>‘Bir süreliğine ete veda etmek zorundayım gibi görünüyor.’</strong></em></p>
<p>Kupayı tutan bileğini, acı bir şekilde gülümsediği sırada, normalden daha zayıf hissetmişti.</p>
<p><em><strong>‘Ben de bir iskelete dönüşüyorum.’</strong></em></p>
<p>Gerçekten bir büyücüye benziyordu.</p>
<p>★★★</p>
<p>Figur Kalesi’ne dönen Hyrkan, hemen BEK&#8217;e doğru yöneldi. Bu yerde normalde karşılaşamayacağı bir NPC ile konuştu.</p>
<p>ÇN: BEK -&gt; Boyun Eğdiren Kuruluş (Canavarlara)</p>
<p><em><strong>“Sen Bima Dağı mağarasından mı bahsediyorsun?”</strong></em></p>
<p>Hotan adında bir NPC’ydi. Sadece bir bakışta, Hyrkan, onun oldukça yüksek seviyeli olduğunu söyleyebilirdi.</p>
<p><em><strong>‘Bu bir sonraki görevin işareti gibi görünüyor.’</strong></em></p>
<p>Senaryo görevlerinin karakteristiğiydi. Bir görevi bitirdikten sonra bir sonrakini alırdın.</p>
<p>Profesyonelce olan kısmı, birini bitirdikten sonra ne yapacağını tam olarak bilebilecek olmandı, oysa ki, önceki görevi geçememiş olsaydın, bir sonrakini asla alamazdın.</p>
<p><em><strong>“Gördüğün büyük olasılıkla Yozlaşmış olanın gücüne maruz kalmış bir canavardı.”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Yozlaşmış olan mı?”</strong></em></p>
<p>Hyrkan herhangi bir edepsizlik yapmadı. Oyuncuların NPC’lere babalarıymış gibi davranmaları çok önemliydi. NPC’lere kötü bir izlenim bırakarak kazanacakları hiçbir şey yoktu. Sonuçta, NPC’ler Warlord’un trafik işaretleriydi. Sims oyunlarında olduğu gibi ayrıntılı bir ilişki sistemi olmasa da, Warlord hala kendi ilişki sistemine sahipti.</p>
<p>ÇN: Belki biliyorsunuz ama sims oyunlarından kastı olan oyunlar, simülatör tarzında sanal karakterinizi npc ile evlendirdiğiniz ve sanal çocuklar büyüttüğünüz türde oyunlar.</p>
<p>Aynı zamanda, WarLord NPC’leri çoğunlukla ketum ve muhafazakardı. Düşüncelerini aktif olarak konuşturmak oyuncuların elindeydi.</p>
<p><em><strong>“ ‘Yozlaşmış olan’ derken ne demek istiyorsun?”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Bilmiyorum. Ama onun gücünden dolayı canavarlar çılgına dönmeye başladı. Sonuç olarakta, BEK kellesi için bir ödül koydu.”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Bedeli ne olursa olsun onu yakalamamız gerekiyormuş gibi görünüyor. Hala toy olsamda, eğer herhangi bir yardımı olacaksa, bu kötü piçin amel defterini kapatmak için elimden geleni yapacağım.”</strong></em></p>
<p>Gibi.</p>
<p>Bir NPC’nin yanıt vermesi için agresif ve ileriye dönük olmanız gerekiyordu.</p>
<p>Biraz önce tamam dese ve ayrılsaydı, sonsuza dek bir cevap alma şansını kaybederdi. Trafik işaretlerinin turistlere onları yönlendirmek için nasıl gelmediği gibi, Warlord NPC’leri de oyuncuların ayağına gelip onlara öylece görevler vermezdi. Oyuncular gidip kapıyı kendileri çalmalıydı.</p>
<p><em><strong>“Ne yazık ki, Yozlaşmış Olan’a karşı savaşmak için hala çok eksiksin.”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Bu fırsatı elde etmek için ne yapmalıyım?”</strong></em></p>
<p>Ve aktif olarak kapıyı çalmış olan oyuncular için…</p>
<p><em><strong>“Senin için… evet bir yolu var, Bima Dağından sonra, gerçekten bu şansa layıksın. ”</strong></em></p>
<p>Kapılar açılırdı &#8230;</p>
<p><em><strong>“Figur Kalesi’nin doğusunda Bangtz Kalesi var. Orada Naimbre adında biri var. Sana bir referans mektubu yazacağım. Sana ne yapacağını söyleyecektir.”</strong></em></p>
<blockquote><p><strong>[‘Naimbre’nin Öğretileri’ görevi başlıyor.]</strong></p></blockquote>
<p><em><strong>‘He?’</strong></em></p>
<p>Ve kapının diğer tarafında gizlenen hazineyi göreceklerdi.</p>
<p><em><strong>‘Naimbre? Bekle, o Naimbre? Büyük Magus’un yedi öğrencisinden biri olan mı? ‘</strong></em></p>
<p>Düşünülemez bir hazineydi!</p>
<p>★★★</p>
<blockquote><p><strong>[Naimbre&#8217;nin Öğretileri] – Görev derecesi: Eşsiz</strong><br />
<strong>&#8211; Görev Seviye Aralığı: Yok</strong><br />
<strong>&#8211; Görev İçeriği: Naimbre’yi bul ve Hotan’ın referans mektubunu göster.</strong><br />
<strong>&#8211; Görev Ödülü: Beceri Kitabı</strong></p></blockquote>
<p>Görevin içeriğini kontrol eden Hyrkan kaşlarını çattı. Mutsuz olduğu veya memnun olmadığı için değildi. Kaşları, patlamak üzere olan mutluluk çığlığını tutmanın acısıyla çatılmıştı.</p>
<p>Bu, Hyrkan’ın şu anda ne kadar mutlu olduğunu göstermeye yeterdi. Kaşlarını çatmazsa, yüzünün çok fazla gülmekten zarar görebileceğini hissediyordu.</p>
<p><em><strong>‘Naimbre! İnanamıyorum! Naimbre&#8217;nin Öğretileri görevi! ‘</strong></em></p>
<p><em><strong>“Puhahahaha…!”</strong></em></p>
<p>İçinde tuttuğu gülüş nihayet patladı, ancak kaşlarının çatıklığı hâlâ kaybolmamıştı. Hyrkan ağzını tıkamak için ellerini hızlıca hareket ettirdi. Ama bu seferde omuzları titremeye başladı. Hyrkan’ı gören yakındaki oyuncular dillerini şaklattı.</p>
<p><em><strong>“Onun nesi var? Kızgın filan mı? ”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Bırak gitsin. Muhtemelen üzücü bir film izlemiştir ya da sevgilisinden filan ayrılmıştır. ”</strong></em></p>
<p>BEK&#8217;te bulunan oyuncular için, Hyrkan şüphesiz ki çok garip davranıyordu.</p>
<p>Dahası.</p>
<p><em><strong>“Pantolonuna bir bak. Aklı başında hiç kimse böyle bir şeyi giymez. ”</strong></em></p>
<p><em><strong>“Haklısın. Aklı başında hiç kimse böyle bir şey yapmaz.”</strong></em></p>
<p>Hyrkan’ın dar deri pantolonu çeşitli şekillerde dikkat çekmişti, ancak etrafındakilere dikkat etmeyi hiç düşünmemişti. Radarında bile değildiler.</p>
<p><em><strong>‘Şimdi anlıyorum; Yükselen Yıldız unvanı şartlı görevi tetikledi. ‘</strong></em></p>
<p>Naimbre.</p>
<p>Büyük bir büyücüydü ve Ulu Magus Altar’ın yedi öğrencisinden biriydi.</p>
<p>Hyrkan’ın onu bu kadar iyi hatırlaması, elinden gelen sayısız beceri kitabının yüzündendi. Aslında, Ulu Magus’un yedi öğrencisi tarafından kayda değer sayıda Eşsiz derece beceri kitabı dağıtıldığı söyleniyordu. Bu nedenle, Ulu Magus’un yedi öğrencisiyle ilgili görevler alabilmek tüm büyücülerin hayaliydi.</p>
<p>Şimdi, Hyrkan Naimbre ile bir görüşme fırsatı elde etmişti.</p>
<p><em><strong>‘Yozlaşmış Kont ana senaryo görevi ile örtüşen Yükselen Yıldız unvanı bu fırsatı tetikledi.’</strong></em></p>
<p>Her şey Yükselen Yıldız unvanı sayesindeydi.</p>
<p>Bu unvan, Hyrkan’ın Warlord dünyasındaki potansiyel ve yeteneğinin kanıtıydı. Hyrkan, Yozlaşmış Kontla savaşmak istediğini dile getirdiğinden Hotan, ona daha güçlü olma şansı vermişti.</p>
<p><em><strong>‘Bu görev bir harika dostum.’</strong></em></p>
<p>Hyrkan, bu fırsata memnuniyetle kucak açmıştı.</p>
<p><em><strong>“Seviyem düşük olduğu için; Üst düzey bir beceri kitabına sahip olamayacağım… Ama kimin umrunda, bedava sirke baldan tatlıdır! ‘</strong></em></p>
<p>Hyrkan oturduğu yerden kalktı.</p>
<p><em><strong>‘Pekala, Naimbre’ye gitmeden önce neden bazı malzemeleri küplemiyorum? En azından üzerimdekileri değerlendiririm. ‘</strong></em></p>
<p>Bir sonraki hedefi, işçilik küplerinin bulunduğu ekipman atolyesiydi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>//////NOT////////</strong></p>
<p><strong># Fikir, görüş ve önerilerinizi yorum yapmayı unutmayın, teşekkürler! 😀</strong></p></blockquote>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-23-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-1/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 23: Daha Çok Şans Ama Birazcık da Çaba (1)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-23-daha-cok-sans-ama-birazcikta-caba-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 22: Tehlike ve Şans (3)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-22-tehlike-ve-sans-3/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-22-tehlike-ve-sans-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Sep 2019 14:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Ahn Jaehyun]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Antik güç]]></category>
		<category><![CDATA[Barbar king]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Budu]]></category>
		<category><![CDATA[Canavarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Choi sulyeon]]></category>
		<category><![CDATA[Cüceler]]></category>
		<category><![CDATA[d-dart]]></category>
		<category><![CDATA[Dark magic]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderhalar]]></category>
		<category><![CDATA[Elves]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor Of Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[Emperor of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik novel]]></category>
		<category><![CDATA[Gamer]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişe yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Golem]]></category>
		<category><![CDATA[Hairihi Krallığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hyrkan]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[iskeletler]]></category>
		<category><![CDATA[Kara büyü]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[korean novel]]></category>
		<category><![CDATA[Lets read webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Liç]]></category>
		<category><![CDATA[Lich]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Litch]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Magical swordmanship]]></category>
		<category><![CDATA[Maruchi]]></category>
		<category><![CDATA[Myne]]></category>
		<category><![CDATA[Necromencer]]></category>
		<category><![CDATA[novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm şövalyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[PeachStore]]></category>
		<category><![CDATA[Pushover]]></category>
		<category><![CDATA[read web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Reankarnasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Sci-fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Seinem]]></category>
		<category><![CDATA[Sihir]]></category>
		<category><![CDATA[Skeleton]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Solo Play]]></category>
		<category><![CDATA[talented mc]]></category>
		<category><![CDATA[Talih]]></category>
		<category><![CDATA[Tobot soft]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[V gear]]></category>
		<category><![CDATA[Vodoo]]></category>
		<category><![CDATA[VR]]></category>
		<category><![CDATA[Warlord]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Wyernler]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeni bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Yetenek]]></category>
		<category><![CDATA[소설]]></category>
		<category><![CDATA[소설 보기]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2283</guid>

					<description><![CDATA[<p>[Bir gizli zindana girdiniz.] Hyrkan karanlığa girdiği an, kendisini 300 metrekare genişliğinde bir alanda buldu. Tavanı 4 metre yüksekliğindeyken, zemini her köşesinde sütunlar olan bir sekizgendi. &#8216;Bir somun.&#8217; Bir somuna benziyordu. Sonra. Prrrrr! İskelet Savaşçısının kafasındaki ışık küresi kuvvetle yukarıya fırladı ve tavana ulaştı. Sonra, kuvvetli bir ışık karanlık uzayda parlamaya başladı. Işık alanı aydınlatamıyordu,...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-22-tehlike-ve-sans-3/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-22-tehlike-ve-sans-3/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 22: Tehlike ve Şans (3)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>[Bir gizli zindana girdiniz.]<br />
</strong></p></blockquote>
<p>Hyrkan karanlığa girdiği an, kendisini 300 metrekare genişliğinde bir alanda buldu. Tavanı 4 metre yüksekliğindeyken, zemini her köşesinde sütunlar olan bir sekizgendi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bir somun.&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Bir somuna benziyordu.</p>
<p>Sonra.</p>
<p>Prrrrr!</p>
<p>İskelet Savaşçısının kafasındaki ışık küresi kuvvetle yukarıya fırladı ve tavana ulaştı. Sonra, kuvvetli bir ışık karanlık uzayda parlamaya başladı. Işık alanı aydınlatamıyordu, fakat karanlıkla karışarak loş bir atmosfer oluşturmuştu.</p>
<p>Gerilim havayı doldurmaya başlamıştı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Abi çok iyi ya.&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Hyrkan bu atmosferi beğenmişti. Çektiği video beklentileri dahilinde ilerliyordu.</p>
<p>Sonra, parlak ışık karanlıkta gizlenmiş olanları ortaya çıkarmaya başladığındaysa…</p>
<p>Krrrr!</p>
<p>Bir canavar kükreme ile kendisini gösterdi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bir kurt adam.&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Hyrkan, bu figürün sahibini hızlıca tanımıştı. Zaten yapması da özellikle zor bir şey değildi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Yine de biraz büyükmüş&#8230;&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>İkisininde isminde kurt adam olmasına rağmen, onun önündeki kurt adam, daha önce karşılaştığı mavi kurt adamla karşılaştırıldığında birkaç farklılığa sahipti. Bu kurt adamın 2 metrelik boyuna göre aşırı uzun kolları varken Kalın pençeleri Kaptan Kancanın kancasına benziyordu. Ayrıca kürküde siyahtı, mavi değil.</p>
<p><strong><em>&#8216;Mm?&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Ama Hyrkan&#8217;ın dikkatini en çok çeken şey şuydu…</p>
<p><strong><em>&#8216;Yoksa bu?&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Onun gözleri.</p>
<p><strong><em>&#8216;Siyah leke mi?&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Gözlerinde lekeyi andıran kırmızı ve siyah karışımı bir şey vardı. Gerçekten garipti.</p>
<p><strong><em>&#8216;Pekala lanet olsun.&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Ağzının köşeleri yukarı doğru kıvrıldı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Burada Yozlaşmış Kont ile ilgili bir görev serisine gireceğimi kim düşünebilirdi ki?&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Yozlaşmış Kont.</p>
<p>Warlord&#8217;un ilk ana senaryo göreviydi.</p>
<p>WarLord&#8217;un ana senaryosu çok büyük bir etkinlikti. Oyuncular bir sonraki hikayeye ulaşmak için bu etkinliği geçmek zorundaydı.</p>
<p><strong><em>“Benim parçası olduğum son ana senaryo görevi dördüncüsü olan ‘Ejder Ordusu&#8217;ydu.”<br />
</em></strong></p>
<p>Geçmişe dönmeden önce, Hyrkan dördüncü ana senaryo görevine katılmıştı.</p>
<p>Yozlaşmış Kont, Ahlaksız Prens, Yıkılmış Krallık… Hyrkan, bu ilk üç ana senaryo görevinde destekleyici rolü bile oynayamasa da, Ejder Ordusunda liderlik pozisyonunda meteorik bir yükseliş yapmıştı. Bu, Hahoe Maskesi Loncasının kendisine bir ün yapmaya başladığı zamandı.</p>
<p>Kaç tane ana senaryo görevinin gerçekleşeceğini kimse bilmiyordu. Tobot Soft bu bilginin çok gizli olduğunu açıklamıştı. Önemli olan, ana senaryo görevi ödüllerinin şaşırtıcı olmasıydı. İlk olarak, unvanlar şeker gibi dağıtılıyordu. Ana senaryo görevi unvanlarına sahip olmak ile sahip olmamak arasındaki fark çok büyüktü.</p>
<p>İkincisi, şöhret tamamen farklı bir boyuttu. Ana senaryo görevi ile ilgili videolar, normal videolar gibi değerlendirilmezdi. Ücretli video olarak bile çok iyi satardı. Üçüncü ana senaryo görevi olan Yıkılmış Krallığın son savaş videosunu 10 milyondan fazla insan satın almıştı.</p>
<p>Tabii ki, bunun gibi çekirdek bir içerik bile İlk 30 lonca tarafından şiddetle bastırılmıştı. Ana senaryo görevinin liderleri her zaman İlk 30 loncadandı. Sadece bu görevleri tamamlamak için gerekli bilgi ve insan gücüne sahip değillerdi, aynı zamanda rakiplerine rüşvet verdiler veya onları tamamen yok ettiler.</p>
<p>Hyrkan şu anda bu buzdağının ucundaydı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Yozlaşmış Kont görevi çoktan yoluna girmiş olmalı &#8230;&#8217;<br />
</em></strong><br />
<strong><em><br />
</em></strong><br />
Ana senaryo görevi tek yönlü bir köprüydü. Bir görev bir başkasını doğuruyordu ve böyle devam edecekti. Bu nedenle, önündekiler ana senaryo görevinin büyük bir bölümünü çoktan bitirmiş olmalıydı. Hyrkan&#8217;ın kendisi için alabileceği çok fazla bir şey kalmamıştı.</p>
<p>Tabii ki bu, bundan hoşlanmadığı anlamına gelmiyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Buna hayır diyemem.&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Düşünceleri orada bitti.</p>
<p>Yozlaşmış Kont tarafından yozlaştırılan canavarlar normal canavarlardan çok daha güçlüydü. Onlar Hyrkan&#8217;ın daha önce öldürdüğü mavi kurt adamla karşılaştırılamazdı.</p>
<p>Çıt çıt!</p>
<p>Hyrkan uyarı vermeksizin iki kez parmaklarını çekti. İskelet Savaşçısı, Yozlaşmış Kurt Adam gözlerinden ateş püskürtürtmeye başladığı sırada zaten saldırıya geçmişti.</p>
<p>ÇN: Öfkeli görünmesini kastediyor, yoksa gözünden alev atması gibi bir durum yok karışıklık olmasın.</p>
<p>Bu sırada, Hyrkan sol işaret parmağını sol elinin avucuna bir şey yazmak için kullanmıştı.</p>
<p>ÇN: Burada yazım hatası yok :d</p>
<p>İblis.</p>
<p>Bu sözcüğü yazdıktan hemen sonra…</p>
<blockquote><p><strong>[İblis Laneti büyüsünü harekete geçirdin.]<br />
</strong></p></blockquote>
<p>Sol avucunda uğursuz bir karanlığın havası göründü.</p>
<p><strong><em>“Laneti aktar.”<br />
</em></strong></p>
<p>Hyrkan sol eliyle uzun kılıcına dokundu. Sonrasında, uzun kılıcının namlusu karanlık havayı bir süngermiş gibi emdi.</p>
<p>Hepsi Hyrkan&#8217;ın silahlarıydı.</p>
<p>Bundan sonra önemli olan, sahip olduğu silahları nasıl kullanabileceğiydi.</p>
<p>Lanet büyüsünü bitirdikten sonra ileriye doğru baktı. İskelet Savaşçısı ve Yozlaşmış Kurt Adam, artık her an mesafelerini kapatacaktı.</p>
<p><strong><em>&#8220;30 saniye.&#8221; </em></strong></p>
<p>Hyrkan&#8217;ın İskelet Savaşçısından sadece bir beklentisi vardı.</p>
<p>Yerini sadece 30 saniye boyunca koruyabilmesi.</p>
<p>Hyrkan&#8217;ın İskelet Savaşçısının yozlaşmış Kurt Adam&#8217;ı öldürmesiyle ilgili en ufak bir umudu yoktu.</p>
<p>Sadece 30 saniye boyunca yerini koruması yeterliydi. O zaman her şey sorunsuz giderdi. Bunu başarabileceğine dair umutları vardı. Ne de olsa, Kahraman Katili&#8217;nin kendisinden 1&#8217;e 1 ders almıştı, hatta ondan her gün ölümüne dayak yiyecek kadar ileri gitmişti</p>
<p>Onun katlanma iradesi!</p>
<p>Fakat Hyrkan tam umutlarını en tepeye çıkardığında &#8230;</p>
<p>Patt!</p>
<p>Bir çarpma sesi ortamı doldurdu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Ah.&#8217; </em></strong></p>
<p>İskelet Savaşçısının kafasını tokatlayan Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;ın kollarının sesiydi. Kafa yakındaki duvara çarptı ve yakın zamanda vücudu da başının yanına doğru uçtu.</p>
<p>İki.</p>
<p>Kolunun sadece iki hareketiyle, Yozlaşmış Kurt Adam kolayca İskelet Savaşçısına boyun eğdirmişti. Yerdeki İskelet Savaşçısının, Hyrkan’ın gözleri bu sahneyi izlediği sırada, gözlerinde X,X işaretleri vardı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Hassiktir ordan be!’<br />
</em></strong></p>
<p>Hala biraz daha eğitime ihtiyacı varmış gibi görünüyordu.</p>
<p>Neyse ki, Hyrkan durumdan hâlâ bir miktar fayda elde etmişti.</p>
<p><strong><em>“Hızı ve gücü her ikiside olağanüstü…” ama atlatmasının imkansız olduğu bir noktada değildi. ”<br />
</em></strong></p>
<p>Kuşkusuz hızlıydı, ancak Hyrkan&#8217;ın bunu atlatamayacağı kadar hızlı değildi.</p>
<p>Ayrıca, İskelet Savaşçısını 2 vuruşta bile nasıl tamamen tahrip edemediğine bakılırsa, saldırı gücü de Hyrkanı tek vuruşta Nakavt edecek kadar güçlü değildi.</p>
<p><strong><em>&#8216;Dört vuruş? Hayır, muhtemelen üç. &#8216;<br />
</em></strong></p>
<p>Üç vuruş.</p>
<p>Figur Kalesine doğru tek yönlü bir yolculuk biletinin ücretiydi. Ek bir hizmet olarak, Hyrkan gerçek dünyada 48 saat boyunca parmaklarını emer hâlde sıkışıp kalacaktı.</p>
<p>Çoğu insan umutsuz ve tehlikeli bir durumda olduklarını düşünürdü. Ne de olsa kaçmanın bir yolu yoktu.</p>
<p>Hyrkan içinde pek farklı değildi. Bir uçurumun kenarında duruyormuş gibi hissetti. Geri adım attığı an, ölümüne düşecekti. Oyunda böyle bir şeyin imkansız olması gerekmesine rağmen kalp atışlarının hızlandığını hissedebiliyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Üç vuruş. Mükemmel bir numara.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan bu duyguyu sevmişti. Gerçek dünyada yaşamayı asla başaramayacağı bir histi. Yaşadığı his eşsizdi.</p>
<p><strong><em>“Hiyaaaaa!”<br />
</em></strong></p>
<p>Yüksek sesle bağıran Hyrkan, Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;a saldırıyordu.</p>
<p>Çıt çıt!</p>
<p>Koşarken iki kez parmaklarını çekmişti. İskelet Savaşçısı Hyrkan&#8217;ın sihir gücünü emdi ve çabucak kendini iyileştirmeye başladı. Gözlerinin şekli X&#8217;lerden yanan ateşlere dönüştü.</p>
<p>Vızıldama!</p>
<p>O anda, Yozlaşmış Kurt Adamın kol menziline girmiş olan Hyrkan sallandı Havada kemik ürperten bir kesilme sesiyle siyahlık Hyrkan&#8217;ın sol tarafından görüş alanına girmişti.</p>
<p>Whish!</p>
<p>Hyrkan, kurt adamın pençeleri tarafından kesilmekten saç teli farkıyla kaçındı.</p>
<p>Gerçekten de bir saçın eni kadar olan bir mesafeydi. Ölümcül tehlike geçtikten hemen sonra yeni bir tehlikeyle daha karşılaştı.</p>
<p>Yozlaşmış Kurt Adam, sağ kolundan kaçtıktan sonra Hyrkana doğru hücum etmeye devam ederek sol kolunu da sallamıştı. Sol kolu çapraz bir yol izlemişti. Bu, Hyrkan&#8217;ın sadece şansla atlatabileceği bir şey değildi!</p>
<p>Whish!</p>
<p>Fakat Hyrkan sadece vücudunu sağa doğru eğdi, kurt adamın kolunun yolundan zar zor sıyrılıyordu. Yozlaşmış Kurt Adam, omuzlarının ve kollarının hareketlerinin ardından kollarını hareket ettiriyormuş gibi görünüyordu.</p>
<p>Bu noktada bir seyirci bile, Hyrkan&#8217;ın Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;ın saldırılarını kıl genişliğinde bir farkla atlattığını söyleyebilecekti.</p>
<p>Sebep…</p>
<p><strong><em>&#8216;Anladım hocam.&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Sadece Hyrkan’ın bakış açısından izleyen birinin söyleyebileceği bir şeydi. Hyrkan, potansiyel olarak hayati tehlike arz eden bir durumdan geçtiğinde, Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;ın göğsünün önünü tamamen açmıştı. Bu onun amacıydı.</p>
<p>Hyrkan, uzun kılıcıyla onun göğsünü hafifçe gıdıkladı. Derin yaralar yapmayı planlamıyordu.</p>
<blockquote><p><strong>[Yozlaşmış Kurt Adam İblis Lanetinin etkisine girdi.]<br />
</strong></p></blockquote>
<p>Amacı lanetin etkisini vermekti.</p>
<p>Başarılı saldırısından sonra, Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;dan kendisini uzaklaştırdı.</p>
<p>Yozlaşmış Kurt Adam, Hyrkan&#8217;ın hareketlerini takip etmeye başladı ve Hyrkan da kendisini yeterince uzaklaştırdıktan sonra ona doğru döndü.</p>
<p>İkisi birbirine sabit bir şekilde bakıyordu.</p>
<p>Krrrr.</p>
<p>Alçak sesle hırıldamaya başlayan Yozlaşmış Kurt Adam, ona doğru kükredi.</p>
<p>Hyrkan, Yozlaşmış Kurtadama doğru sol işaret parmağını ileri geri salladı.</p>
<p>Sonra.</p>
<p>Stab!</p>
<p>Kendisini yenilemeyi bitiren İskelet Savaşçısı, kurt adamın sırtına kemik kılıcını fırlattı.</p>
<p>Whewww!</p>
<p>Yozlaşmış Kurt Adam acı dolu bir çığlık attı ve İskelet Savaşçısı hızla geriye fırladı ve kendisini oradan uzaklaştırdı. Yozlaşmış Kurt Adam İskelet Savaşçısını kovalamadı, daha ziyade sırtına yapışan kemik kılıcını çıkardı. Daha sonra, öfkeyle kendisine kızgın bir şekilde baktığı İskelet savaşçısına ona göre bir ekmek bıçağı olan kılıcını geri fırlattı. İskelet Savaşçısı korkutucu saldırısından kaçınmadı.</p>
<p>O esnada…</p>
<p><strong><em>&#8216;Hadi bakalım.&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Hyrkan, onunla Yozlaşmış Kurt Adam arasındaki mesafeyi yavaşça ve gizlice kapatıyordu.</p>
<p>Krrr!</p>
<p>Bununla birlikte, Yozlaşmış Kurt Adam hızla başını Hyrkan&#8217;a doğru çevirdi ve keskin dişlerini gösterdi.</p>
<p><strong><em>“Saldırıya uğradığında sinirleniyor, ancak tetikte olduğunda hızla odağını değiştirebiliyor.”<br />
</em></strong></p>
<p>Düşünmeyi bitirdikten sonra, tereddüt bile etmeden Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;a doğru yöneldi. Tereddüt etmeye gerek yoktu. Oynamak zorunda olduğu rolü biliyordu ve bu da Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;ın dikkatini çekmekti. Başarabilirse, İskelet Savaşçısı bir köpek gibi davranarak Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;ı ısırabilirdi.</p>
<p>★★★</p>
<p>İskelet Savaşçısı önündeki canavara baktı. Tabii ki, aklında bir ürkme veya herhangi bir korku hissi yoktu. Sadece bir açılış hamlesi bekliyordu.</p>
<p>Kötü huylu, sonsuza dek sadık olduğu ve zaman zaman kendisine saldıran efendisi bu açılış hamlesini ayarlayacaktı.<br />
Çıt çıt!</p>
<p>İskelet Savaşçısı saldırdı.</p>
<p>O bir darttı ve dart tahtası canavarın kıçıydı. İskelet Savaşçısı, zaten muazzam miktarda puan toplamıştı ve bu onun sonuncu atışı olacaktı.</p>
<p>Stab!</p>
<p>İskelet Savaşçısının kemik kılıcı daha önce yaptığı bir yaraya tekrar saplandı. Kemik kılıcı yaranın derinliklerine kazılmıştı ve dışarıdan sadece kılıcının sapı görülebiliyordu. O anda, efendisinden gelen iki çıtlama sesi daha duydu. Devam eden saldırı emri nedeniyle, İskelet Savaşçısı kaçmadı.</p>
<p>Harst!</p>
<p>Canavarın kıçından ısırdı. Dişlerini iyice etine geçirmişti. Ama görünüşü hiçte memnun olmuş gibi görünmüyordu, pençeleriyle de canavarın sırtını kazıyordu. Keskin pençeleriyle, canavarın vücudunu öfkeyle tırmalıyordu.</p>
<p>Canavarın vücudu titriyordu.</p>
<p>O anda, İskelet Savaşçısının vücudunun gücü artmaya başladı.</p>
<p>ÇN: Canavarın gücünün etkisinden kurtulmasını kastediyor.</p>
<p>Stab!</p>
<p>İskelet Savaşçısının iki eli, sanki kum kazarmış gibi canavarın etini kazımıştı ve ağzı canavarın etiyle doluydu. Canavarın etini tüküren İskelet Savaşçısı ağzını açtı ve gökyüzüne dönerek kurt benzeri bir sesle uludu.</p>
<p>★★★</p>
<blockquote><p><strong>[İskelet Savaşçısı çok güçlü bir canavarı öldürdü. İskelet köle ve onunla ilgili yetenek yeterlikleri büyük ölçüde arttı.]</strong></p>
<p><strong>[İskelet köle yetenek derecesi E’ye yükseldi.]<br />
</strong></p></blockquote>
<p><strong><em>“Hımm?”<br />
</em></strong></p>
<p>Hyrkan&#8217;ın 5 dakikalık dövüşünün sonucunu gösteren uyarı, beklediğinden daha farklıydı.</p>
<p><strong><em>&#8216;O demin ne dedi?&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Hyrkan konsantrasyonunu vererek, arızalı bir radyo dinlemeye çalışıyormuş gibi uyarıları duymaya çalıştı.</p>
<blockquote><p><strong>[Bima Dağı görevini tamamladınız.] </strong></p>
<p><strong>[3 yeni unvan alındı.] </strong></p></blockquote>
<p><strong><em>&#8216;He?&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Hyrkan bir kez daha şaşırdı.</p>
<p><strong><em>&#8216;3 unvan mı?&#8217; </em></strong></p>
<p>Thud!</p>
<p>Ardından, bir gürültü Hyrkan&#8217;ın bldirimleri duymasını engelledi. Bu, Yozlaşmış Kurt Adam&#8217;ın cesedinin yere düşme sesiydi.</p>
<p><strong><em>“Huh!”<br />
</em></strong></p>
<p>Vücudunun yere düştüğünü gören Hyrkan, savaşın başlamasından bu yana ilk kez bir nefes vermişti.</p>
<p>Nefesini tutarak savaşmıştı.</p>
<p>Asıl planı bir zafer hareketi yapmak ve havalı sözler söylemekti. Ancak, önceden hazırladığı sözlerin ani haberlerle aklından çıkmasından bu yana çok zaman geçmişti.</p>
<p><strong><em>&#8216;Önce kendimi iyileştireyim.&#8217; </em></strong></p>
<p>Hyrkan ilk önce büyük bir yaranın görülebildiği sol kolunu kontrol etti.<br />
Dirseğinde ve omzunda Yozlaşmış Kurt Adam onu pençelediğinde oluşan iki uzun yara izi görülebilirdi. Ölmemesi oldukça şaşırtıcıydı. Elbette, kolunu istediği gibi hareket ettiremiyordu. Hyrkan sol bileğini tuttuğu gibi saatini ağzına doğru yaklaştırdı.</p>
<p><strong><em>“Kaydı sonlandır.”<br />
</em></strong></p>
<p>İlk kârı videoydu.</p>
<p>Hyrkan saatinin kadranını çevirdi ve görev uygulamasını açtı.</p>
<p><strong><em>&#8216;Görev tamamlandı.&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>İkinci kârı görev ödülleriydi.</p>
<p>Bugüne kadar Hyrkan&#8217;ın beklediği ve istediği asıl şey buydu.</p>
<p>Fakat.</p>
<p><strong><em>&#8216;Bir becerim çoktan derece mi atladı?&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Ek bir kârı vardı. Beceri uygulamasını açmak için parmaklarını oynattı.</p>
<blockquote><p><strong>[İskelet köle] – Yeterlilik derecesi: E<br />
</strong><br />
<strong>&#8211; Çağrılabilecek iskelet sayısı: Savaşçı (2)<br />
</strong></p></blockquote>
<p><strong><em>&#8217;20. seviyeye girmeden hemen önce olacağını düşünmüştüm…&#8217; </em></strong></p>
<p>Onun İskelet köle yeteneğiydi. Beklediğinden daha hızlı ilerlemişti.</p>
<p>Oyunun, Hyrkanı değil İskelet Savaşçısının kurt adama son darbeyi vurarak öldürmesini değerlendirdiği açıkça anlaşılıyordu. Saldırıya bağlı olarak beceri yeterlikleri bu gibi durumlarda sık sık artabiliyordu.</p>
<p><strong><em>&#8216;Benim içinde bayağı iyi oldu.&#8217; </em></strong></p>
<p>Ani olmasına rağmen hoş bir sürpriz olmuştu. İskelet köle yetenek derecesiyle birlikte, iskelet savaşçısının istatistikleri de artmıştı. Artı, şimdi iki tanesini çağırabilirdi. Sadece biriyle bile böyle bir savaş gücü vardı, ama şimdi başka birini daha çağırabilirdi. Sadece bunun düşüncesi bile Hyrkan&#8217;ı mutlu ediyordu.</p>
<p>Ancak sevinmek yerine, hemen hızlıca dördüncü kârını aramaya başladı. Unvanlarla ilgili mesajları saatinden kontrol etti.</p>
<blockquote><p><strong>[Yükselen Yıldız unvanını aldınız.]</strong></p></blockquote>
<p>Hedeflediği buydu.</p>
<blockquote><p><strong>[Kahraman&#8217;ın pozisyonuna meydan okuyan kişi unvanını aldınız.] </strong></p></blockquote>
<p><strong><em>&#8216;Ha? Bir kahraman serisi mi? Bir görevi ve zindanı tek başıma temizlediğim ve kurt adam&#8217;ı ilk benim öldürdüğüm göz önüne alındığında, bu hiçte şaşırtıcı değil.&#8217; </em></strong></p>
<p>Unvanı önceden bilmesine rağmen, burada gelmesini beklemiyordu. Ve sonunda.</p>
<blockquote><p><strong>[&#8216;Yozlaşma Yargıcı unvanını aldınız.]</strong></p></blockquote>
<p>Hyrkan&#8217;ın geçmiş yaşamında bununla ilgili hiçbir bağlantısı yoktu.</p>
<p>Bununla Hyrkan, kârlarının kontrolünü tamamladı. Beynindeki hesap makinesi hesaplamalarını bitirdi ve sonucu gören Hyrkan sırıtmaya başladı.</p>
<p><strong><em>&#8220;Bu doğruysa!&#8221;<br />
</em></strong><br />
<strong><em><br />
</em></strong><br />
<strong><em>&#8216;İşler sonunda yoluna giriyor!&#8217;<br />
</em></strong></p>
<p>Ancak, şu anda, Hyrkan… Gerçek ikramiyenin daha gelmediğini henüz bilmiyordu.</p>
<blockquote><p><em>//////NOT//////<br />
</em><br />
<em><br />
</em><br />
<em># Yorum, fikir ve önerilerinizi yorum yapmayı unutmayın, teşekkürler! 😀<br />
</em></p></blockquote>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-22-tehlike-ve-sans-3/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 22: Tehlike ve Şans (3)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-22-tehlike-ve-sans-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
