<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>light novel pdf - Türkçe Light Novel</title>
	<atom:link href="https://turkcelightnovels.com/tag/light-novel-pdf/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://turkcelightnovels.com/tag/light-novel-pdf/</link>
	<description>Türkçe Çevirilerle Web &#38; Light Novel</description>
	<lastBuildDate>Thu, 31 Oct 2019 19:04:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/turkcelightnovels.com/wp-content/uploads/2025/02/resim_2025-02-16_200044098.png?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>light novel pdf - Türkçe Light Novel</title>
	<link>https://turkcelightnovels.com/tag/light-novel-pdf/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">168407475</site>	<item>
		<title>Youkoso Jitsuryoku, Cilt 3, Bölüm 1, Part 8(A)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-3-bolum-1-part-8a/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-3-bolum-1-part-8a/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Oct 2019 19:04:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[turkcelightnovel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[web novel]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Welcome to the Classroom of the Elite]]></category>
		<category><![CDATA[Welcome to the classroom of the elite oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku oku türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türke light novel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.com/?p=3393</guid>

					<description><![CDATA[<p>Saat 5&#8217;e geldiğinde Kushida ve grubu geri dönmüştü. Hirata da Kushida&#8217;nın grubu ile gelmişti. Liderimizin geri dönmesiyle öğrenciler, hemen etrafında toplandılar. Yiyecek bir şeyler bulmuşlardı ve onları kampa taşıyorlardı. Uzaktan bakıldığında, bir çeşit küçük kırmızı meyve, çilek gibi bir şeydi, hatta küçük domates taşıyorlarmış gibiydi ve ayrıca üzüm ve kivi şeklinde olan şeyler de vardı....</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-3-bolum-1-part-8a/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-3-bolum-1-part-8a/">Youkoso Jitsuryoku, Cilt 3, Bölüm 1, Part 8(A)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Saat 5&#8217;e geldiğinde Kushida ve grubu geri dönmüştü.
Hirata da Kushida&#8217;nın grubu ile gelmişti.</p>



<p>Liderimizin geri dönmesiyle öğrenciler, hemen etrafında toplandılar.
Yiyecek bir şeyler bulmuşlardı ve onları kampa taşıyorlardı.</p>



<p>Uzaktan bakıldığında, bir çeşit küçük kırmızı meyve, çilek gibi bir şeydi, hatta küçük domates taşıyorlarmış gibiydi ve ayrıca üzüm ve kivi şeklinde olan şeyler de vardı.</p>



<p>“Gerçekten &#8230;. Bunları yiyebilir miyiz? Meyveye benziyorlar ama yine de&#8230; hımm bilemedim…”</p>



<p>Kendine güvenemedikleri için öğrenciler birilerinin denemesini
ya da en azından bir şeyler söylemesini bekleyerek birbirlerine baktılar.</p>



<p>Ama kim daha önce hiç görmediği
bir meyveyi yemeye cesaret eder ki?</p>



<p>“Neyse ne, boğazım kurudu &#8230;. ve açım.”</p>



<p>&#8220;Ben de, boğazım biraz kurumuş gibi hissediyorum &#8230;&#8221;</p>



<p>Hava kararıyordu ve biz hala bir şey yapmadan aynı konuşmayı yapıyorduk. Tüm bu sıkıntıya, tek başıma katlanıyor gibiydim.</p>



<p>Ancak akşam yemeği vakti yaklaştığında, yeterli yiyecek ve su olmadığı problemi daha net anlaşılıyordu.</p>



<p>“Hey! Bu bataklık
yabanmersini değil mi? Sen de bir Çin çançiçeği mi buldun? Bu harika!”</p>



<p>Kargaşayı başlatan, şenlik ateşine yakın oturan Ike&#8217;dı,  ateşe daha da yaklaştı. Meyvelerden birini kavrayarak konuştu.</p>



<p>“Kanji, bunun ne olduğunu
anlıyor musun?”</p>



<p>&#8220;Ah, bu bir yaban mersini. Otoyama&#8217;da kamp yapmaya gittiğimde bundan yemiştim. Tadı da görüntüsü gibi yaban mersinini andırıyor. Bu Akebia Canada (çikolata asması). Lezzetli ve tatlı. Ah, kesinlikle eski günleri hatırlatıyor.&#8221;</p>



<p>İşin garibi, başka bir yere bakmaya çalışmıyordu. Geçmişini hatırlatan bu meyveleri bulduktan sonra çocuk gibi gülümsüyordu, ama herkes orada durdu, Ike&#8217;de seyretti ve kimse bir şey demedi.</p>



<p>Shinohara sorusu ile
Ike&#8217;ye saldırmaya karar vermişti, ancak ağzının payını aldı.</p>



<p>“Huh? &#8230; Oha, sanırım
hatırladıklarımdan çok daha iyi bir tada sahipler.”</p>



<p>Kargaşanın nedeni
artık çözüldüğünden, sınıf çoğunlukla bu konunun etrafında toplanıyordu.</p>



<p>Azda olsa yiyecek bulabilmek
hala kazancımızı belirleyebilecek bir faktör.</p>



<p>&#8220;En azından bir
şey yapabildin. Kamp ateşi için teşekkürler, Ayanokouji.&#8221;</p>



<p>“Ben değildim, Ike’ye
teşekkür et.”</p>



<p>Ateş yanmaya devam ediyordu ve dumanı garip şekiller yaratıyordu. Gruptakilere, sorumluluklarını hatırlatıyor gibiydi. Ike&#8217;ye seslendiğimde yanıma geldi.</p>



<p>“Ormanda kaybolursak,
sadece dumana bakarak kampın yerini bulabilir ve geri dönebiliriz, değil mi?”</p>



<p>“Bu kadar çabuk geri
dönmemizin nedeni bu, senin sayende Kanji!”</p>



<p>Boa seviniyorlar ya. Bu şekilde kampımızın diğer sınıflar tarafından da kolayca bulunabileceğini anlamayacak kadar geri kafalılar&#8230; </p>



<p>Sadece Kushida değil,
diğer öğrenciler de Ike&#8217;ye hayranlıkla bakarak başlarını salladı. Beklenmedik
dikkatli ve onurlandırıcı bakışlar onu Tengu ya da başka bir şeye çevirecek
gibiydi, ama Ike Kushida&#8217;ya bakmıyordu bile, Shinohara&#8217;ya bakıyordu.</p>



<p>“Hey &#8230; Shinohara. Bütün gün bunu düşünüyordum, davranışlarımı yani. &nbsp;Medeniyetten uzak bu adada, tuvalet olmaması herkes için zor&#8230; Buradan gelecek puanlara muhtacız diye abarttım&#8230;. Özür dilerim. &#8220;</p>



<p>“Ha? Neden bir anda böyle özür diliyorsun ki?”</p>



<p>“Anılarım yüzünden. Kampa ilk gittiğim zamanı hatırladım. O zamanlar bayağı zordu, onca şeyin arasında bir de tuvalet konusunu düşünüyordum, temizlenememek bi yana, etrafta bir sürü böcek oldu. Geri döner dönmez de aileme çemkirip durdum. Bunun ne kadar zor olduğunu hatırladım. Bunun kızlar için daha zor olduğunu söylememe gerek yok sanırım &#8230; &#8220;</p>



<p>Ike, soğukkanlılığını
korurken durumunu açıkladı.</p>



<p>Kendini böyle güzel ifade edebilmesi, gerçekten takdire şayan ya. Mükemmel bir birey olarak göze çarpıyordu ve benimle kıyaslandığında çok iyi bir şekilde rekabet edebilirdi. Tabii ki bu hikayeyi bizimle paylaşması da büyük cesaret gerektiriyor.</p>



<p>Ancak, özür dilemek bulaşıcı bir şeye dönüştü. Çok geçmeden Shinohara kendi durumunu açıklamaya başladı.</p>



<p>“Ben de… Özür dilerim. Daha önce özür dilemeliydim. Nehirden su içmeyi reddererek, yeterli olmadığını söyleyerek&#8230; Bunlar… haddimi aştım, çok duygusallaştım sanırım. Hepimizin bir şeyler yapması gerekiyor ki puanlarımızı hem koruyalım hem puan kazanalım. &#8220;</p>



<p>Her ikisi de birbirlerinin gözlerinin içine bakamıyorlardı ama aralarındaki sorunu çözmüşlerdi.</p>



<p>Neyi istiyorsanız o en beklenmedik anda olur. D sınıfı, puan kazanabilecek potansiyeldeydi artık. Bu gelişme, bu alâmet diğer öğrenciler tarafından da hissedilmişti sanki.</p>



<p>Hirata bu şansı kaçıramazdı. Herkesin dikkatini çekmek için ellerini kaldırdı.</p>



<p>“Millet ne olursa
olsun, hepimizin tek bir hedefi var. İlk defa böyle özel bir sınavla karşı
karşıyayız, ancak neden bu şaşırtıcı duygulara sahip olabileceğimizi anlıyoruz.
Yanlış anlaşılmaların olması doğal. Ancak, panik olmadan, kimseye rahatsızlık
vermeden, sonuna kadar, birbirimize güvenmek ve ilerlemek istiyorum. &#8220;</p>



<p>Bunu gayet açık bir
tonla söyledi. Kendisini destekleyerek ve ne söylediğini anlayarak konuşmaya
devam etti.</p>



<p>“Sadece bir puanımız kalsa bile vazgeçmeyelim. o bile çabamıza değebilir. Olur mu? Çünkü herkesin kendince haklı sebepleri var. Ancak, doğru yolda ilerlemek için bir puan aralığı belirlemeliyiz. Bu sadece sınavın sonunda kesinleşecek ama 120 veya daha az puanla kalabiliriz. Bu, D sınıfının uğruna savaşması gereken amaç olmalı. &#8220;</p>



<p>“Öyleyse, 180 puan
kullanmayı mı düşünüyorsun? Dediklerinden bu sonucu çıkartıyorum da.”</p>



<p>Puanlarımızın yarısından fazlasını kullanırsak &#8230; Çoktan hesabı yapan Yukimura keskin bir bakış attı, bu konudan, bu kadar kolay vazgeçmek istemedi.</p>



<p>Hirata etrafında
neler döndüğünü hissedebiliyordu, bu yüzden el kitabını yerde bıraktı ve bu
sonuca nasıl ulaştığını açıklamaya başladı.</p>



<p>“Öncelikle, söyleyeceklerimi bitirene kadar beni dinlemenizi istiyorum. Yemek ihtiyacımız için puan kısmak zorundayız. Çünkü 1.numaralı harcamamız bu. Gıda ve su ihtiyacımızı set haline getirebiliriz.&#8221;</p>



<p>Yiyecek ve içme suyu dahil 1 öğün, 6 puan ediyor. Beraber alırsak, 1 öğün için 10 puan vereceğiz. Günde 2 öğün yemek yersek, bu 20 puan yapar. Sınav bitene kadar bugünden başlarsak, toplamda 12 öğün eder. Yani, toplam 120 puan harcarız.</p>



<p>Eğer son günü atlar ve açlığımızı tolere etmeye çalışırsak, o zaman 110 puanla bitirebiliriz. Geçici tuvaletimiz bize 20 puana mal oldu, erkeklerin 2 çadır kullanımı için 20 puan daha harcadık. Tüm bunlar 150 puan demek.</p>



<p>30 puanımız kalıyor ve burada neredeyse bir hafta yaşayacağız. Toplamda 180 puanımızı kullanmış olacağız. Hirata&#8217;nın planının  gerçekleştirilebilir  bir  temeli vardı ve herkesi kelimeleri ile cezbediyordu.</p>



<p>“Sadece 120 puan kaldığını duyduğumda, onları da kısa sürede harcayacağımızı düşünüyordum. Ancak, bu puanlar geçici verildi bize ve sadece 300 puanımız olduğunu hatırlatıyorum size. Sınavın sonunu görmeden iyi bir sonucumuz olup olmadığını bilemeyiz. Yaz tatilimizden önceki yazılı sınavlarda puanlarımızı arttırıp değiştirdik, ancak A sınıfını geçemedik ve hala 100 puana ulaşamadık. Durumu değerlendirince, 120 puanın az ama ulaşılabilir ve tatmin edici bir puan olduğunu düşünüyorum. Dahası, herkes puan biriktirebilirse, bize ekstra getirisi olabilir. Gayet karlı çıkabiliriz bu sınavdan.”</p>



<p>“Şey, bu puanlarımızı korumanın yollarını da arıyorum.  Eer bir gün yiyecek ve suyu bulabilirsek, 20 puan cebimizde kalır, o zaman başarabiliriz. Eğer bir hafta içilebilir su sorunu yaşamazsak, o zaman 50 puandan fazlasını kazanabiliriz ve bu oyunu lehimize değiştirmemize yardımcı olabilir. &#8220;</p>



<p>Akarsuyun sesi eşliğinde
Hirata konuşmaya devam ediyor ve nehrin önemi bir kez daha gün yüzüne çıkıyordu.</p>



<p>“Öyleyse… işte böyle yapmalıyız,
eğer kendimizi kontrol etmeyi deneyip, başarabilirsek, birazcık bile olsa, mevcut
konumumuzu değiştirebiliriz…”</p>



<p>Benzer konular hakkında konuşurken bile, ses tonu ve duruşu farklı bir izlenim bıraktı. Hirata ses tonu ile ikna ediyordu resmen.</p>



<p>Alt limitlerimizi bize
bildirdikten sonra nihayet yaklaşık 200 puan tasarruf etme olasılığımız vardı.
Bunu yaparak, sınıf arkadaşlarının yüksek hedefler koymasını sağladı.</p>



<p>Elimizden gelenin en iyisini yaparsak, çok fazla puan kazanabilirdik. Aynı zamanda istikrarlı olursak puanlarımızın bir şekilde artacağının garantisini de veriyordu.</p>



<p>“Problem yok, değil mi Hirata? En az 120 puan kazanabiliriz. Eğer dediğin gibi yaparsak, sadece performansımızı ekleyerek puan kazanabiliriz, değil mi? Hadi deneyelim!”</p>



<hr class="wp-block-separator is-style-dots"/>



<p><a href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-3-bolum-1-part-7/">Bir önceki bölümü okumak için tıklayın!  Yokoso Jitsuryoku, cilt 3, bölüm 1, part 7</a></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Merhaba Değerli Takipçiler</p>



<p>Uzun bir aradan sonra yine sizlere çeviri yapmaya devam edeceğim. Bu uzun gecikme için hepinizden özür dilerim. Ne zamandır çeviri yapmıyorum birazcık paslandım sanırım. Bölüm içindeki hatalarımı, kusurlarımı ve eksiklerimi söylerseniz, onları elimden geldiğince düzeltirim.</p>



<p>Keyifli okumalar:)</p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-3-bolum-1-part-8a/">Youkoso Jitsuryoku, Cilt 3, Bölüm 1, Part 8(A)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-3-bolum-1-part-8a/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3393</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Versatile Mage Bölüm 1: Dünya İçin Köklü Değişiklikler</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Oct 2019 15:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Versatile Mage]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[büyü]]></category>
		<category><![CDATA[çok yönlü büyücü]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[full time magister]]></category>
		<category><![CDATA[İsekai]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[mo fan]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Quanzhi fashi]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Shounen]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[versatile mage]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[全职 法师]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.com/?p=3150</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230; “Mo Fan, 6 puan!” Matematik öğretmeni Deng Yongchuan bunu söyledikten sonra, sınıf yüksek sesle gülmeye başladı.Neredeyse herkes kafalarını sınıfın arkalarındaki bir sırada oturan kısa siyah saçlı gence çevirdi. Bu genç Mo Fan’dı, sınavdan tek haneli bir puan almış tek kişi. “Mo Fan, Mu Bai ‘yi örnek almalısın. Sınav bu zorlukta olmasına rağmen 96 puan...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/">Versatile Mage Bölüm 1: Dünya İçin Köklü Değişiklikler</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;</p>
<p><strong><em>“Mo Fan, 6 puan!”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">M</span><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">atematik öğretmeni Deng Yongchuan bunu söyledikten sonra, sınıf yüksek sesle gülmeye başladı.Neredeyse herkes kafalarını sınıfın arkalarındaki bir sırada oturan kısa siyah saçlı gence çevirdi. Bu genç Mo Fan’dı, sınavdan tek haneli bir puan almış tek kişi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, Mu Bai ‘yi örnek almalısın. Sınav bu zorlukta olmasına rağmen 96 puan alabildi. Nasıl sadece tek haneli bir puan alabilirsin ki? Kendi ismini kirletme,” </em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Deng Yongchuan iç çekti.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Nasıl bu kadar sorunsal bir öğrenci benim sınıfımda olabilir ki? Okula ilk başladığında notları çok iyiydi. Ancak —Ortaokula başladıktan sonra— notları anında dibe vurdu, ve bunun bir o kadar da trajik bir sonucu var, kendisinin yanı sıra sınıfın ortalamasının da aşağıya düşmesine sebep oluyor.’</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mu Bai diye çağrılan öğrenci konuştu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Öğretmenim, o isminin hakkını vererek bile yaşamıyor: *Mo Fan Mo Fan&#8230;Hiçbir şeyde ortalama bile değil! Ortalamanın altının bile altında -Pratik olarak 1 numaralı çöp-.” </em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Hahaha”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Gerçekten de öyle!” </em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mu Bai gerçekten itibarını hak ediyor, insanlara küfür etmeden bile hakaret edebilir. Mo Fan hakikatten de ortalamanın altında bile değil, esaslı bir çöp!”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bütün sınıf gülmeye başladı ve nihayet sona erdiğindeyse Deng Yongchuan dersine kaldığı yerden devam etti</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">.…..</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan&#8217;ın yanında oturan Guan gu söylendi.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Şu Mu Bai beni hasta ediyor. Sırf yakışıklı olduğu , iyi notlar aldığı ve bir iki enstrüman çalabildiği için kendini inanılmaz biri sanıyor!”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan küçümseyen bir tonla onayladı.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Veledin teki işte, siktir et.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Peki, çıkışta voleybola gelecek misin?”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Gelemem, yapacak işlerim var.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Yine ihtiyar Ying’e dua etmeye mi gideceksin? Bütün olanlardan sonra, dağın arkasına gitmeye cesaret edebilen tek kişisin. Her neyse, kendime bir kaç xuanhuan ve mohuan romanı aldım, sana bir tanesini ödünç vermemi ister misin?”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Çantama koyabilirsin ve bu arada daha az roman okumalısın. Resmen bağımlısın.”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">……</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bir öğrenci için doğal olarak okulun günlük bitimine işaret eden zil sesi en güzel zil sesiydi. Monoton derslerin bitmesinin ardından, Mo Fan elinde çantası esneyerek dağın diğer tarafına doğru yürüyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dağın arkasında okulun hiç kimsenin kullanmadığı arka kapısı yer alıyordu.Guan Gu’nun bahsettiği ihtiyar Ying okulun arka kapısının bekçisiydi. Öğrencilerin güvenliğini sağlaması —ve okuldan kayarak internet kafeye gitmelerine engel olması— için okul tarafından arka kapı bekçisi olarak yerleştirilmişti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İhtiyarın hiç akrabası veya arkadaşı yoktu. Dünyadan göçüp gittiğinde bile onu soran hiç kimsesi yoktu; böylece okul tarafından özensizce defnedilmişti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan ve ihtiyar birbirlerine epeyce yakındı. Aynı zamanda vefat etmeden önce de geride Mo Fan için birkaç eşya bırakmıştı. Bugün ihtiyarın iyi niyetlerini hatırlamıştı, bundan dolayı da ihtiyarın saz kulübesine giderek onu biraz onurlandırmaya karar vermişti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İhtiyar her zaman tarihi eskiye dayanan büyük bir aileden geldiğini söylerdi, ve aynı şekilde 5 bin yıllık olduğunu söylediği bir yüzüğü vardı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan yüzüğü ilk gördüğünde simsiyahtı ve bir tür antikaymış gibi de durmuyordu. Bununla birlikte, en önemlisi onu değer biçtirmek için bir sarrafa götürdüğünde; Dükkan sahibi onu dışarı atarken—odun ateşinde karartılmış— bir bakır yüzüğe hangi yüzle bir “antika” dediğini sormuştu. O zamandan beri İhtiyarın palavralarına inanmayı bırakmıştı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan İhtiyarın geride bıraktığı onu hatırlatan bazı şeyleri de hatıra olarak almak istiyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İhtiyar Ying, harika bir bekçiydi; yaşam ve ölüm konularına karşı kayıtsızdı. Mo Fan onun diğer tarafta huzur içinde olmasını diledi. Ölüm her şeyin sonu değildi, belki de hayatına başka bir yerde yeniden başlamış olabilirdi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bilimi el üstünde tutan bu boyuta, paralel ve büyü uygulamalarını önemseyen başka bir boyut olduğunu söylesem bana inanır mıydın? Bu boyutta, bilim yerine büyü öğrenirsin… “</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu tamda sadece ihtiyar Ying&#8217;in Mo Fan’a anlatabileceği türden çılgınca bir hikayeydi. Bu yüzden Mo Fan, ihtiyar Ying vefat ettiğinde hayatına yeniden başlamak için farklı bir boyuta gittiğine ve orada daha abartılı bir yaşam sürdüğüne inanıyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yüzüğü yatağın altındaki tahta kutunun içinde kolayca buldu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan kutuyu açtığında, ondan çıkan hafif bir karanlık aura hissetti &#8211; gerçekten de oldukça gizemli buldu. Ancak, Mo Fan on beş-on altı yaşındaydı, bu dünyada yetiştirme tekniği gibi bir şey olacağına inanmıyordu. Mo Fan, yüzüğü takıp bir uygulama tekniğini uygularsa, evreni kurtarabileceğini söyleyen münzeviye kesinlikle inanmıyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Simsiyah yüzük oldukça sıradan görünüyordu. Birisi yüzük hakkındaki en tuhaf şeyi bilmek isterse bu, iç kısmında bulunan boyutları oldukça küçük olan &#8211; herhangi bir zanaatkârın yapabileceği – sekiz delik olurdu.Mo Fan onu taktığı anda kan donduran bir ürperti hissetti. Onu yaz sıcağında titreten bu şey her neyse oldukça garipti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Kıçımı ürküt.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan bunu düşünerek kafasındaki tuhaf fikri reddetti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan aniden çok uykulu hissetti ve o gece yine çalışmak zorundaydı. Böylece, ilk defa bu evde yatıya kalmak için yere bir hasır serdi. Gece 10’da 7/24 çalışan bir süpermarketteki mesaisine gidecek ve sabah 6’ya kadar çalışacaktı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">……</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">O kadar uykuluydu ki kafasını koyar koymaz uykuya daldı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Batan güneşin kan kırmızı ışık demetleri dağların arasından geldi, ışıltısıyla dağların arkasındaki ormanı ve sazdan kulübeyi kırmızıya boyadı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Karanlıkta yavaşça kapanan devasa bir kapı gibiydi. Karanlıkta yayılan ışık yavaşça içine çekiliyordu. Güneş ışıkları dağların arkasında kaybolup yerini akşam karanlığına bıraktığında dağın arkası tuhaf bir sis tabakası ile örtülmüş gibiydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Çok uzaklardan bu alan sanki hiçliğe gidiyor gibiydi. Kan kırmızı güneşin altındaki suyun etrafında belli belirsiz serap gibi bir sahne vardı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kulübenin içinde uyuyan genç parmağındaki yüzükten gelen kulak delici sesten bir haber hâlâ horluyordu. Sanki dünyanın ortaya çıkan seraba karşı olan içten çağrısıymış gibiydi.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Bum~~~~~~~~~~~~~~~~~”</strong></em></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Serap titremeye başladı böylece dağın arkası da içine girdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">ShuiNan Ortaokulu, şehirdeki Nanshan semtinde bulunuyordu. Nanshan semti, Xia Şehri&#8217;nin geri kalanından daha yüksekti.Şehir çoktan aydınlanmıştı; sokaklar, dükkanlar, binalar, Büyük Xia Şehrinden muhteşem bir ışıltı yayıyordu. Akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkmış yaşlı insanlar, halka açık meydanlarda dans eden yaşlı bayanlar, küçük vadilerde birbirlerini kovalayan küçük çocuklar ve parkta buluşan sevgililer…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Akşam olması insanları güvensizlik ya da korku içinde bırakmadı. Aksine, aslında insanlar gün boyu süren derslerin bitmesinin, işten çıkmanın ve akşam yemeğinden sonra dinlenmenin tadını çıkarıyorlardı. Bununla birlikte, eğer birisi ShuiNan Ortaokulunun bulunduğu bölgeye (dağın güney tarafına) yakından bakacak olsaydı, ışıltılı olması gereken kampüsün garip bir sisle örtüldüğünü keşfederdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu alan aslında suyun yüzeyi kadar huzurluydu, ama şu anda, —sanki orayı yutacak gibi saran— bir girdap ortaya çıktı. Sessiz olmasına rağmen giderek daha şiddetli bir hâl alıyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Diğer tarafta şehir gururlu ışıkları ile birlikte huzur içindeyken.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Öteki tarafta dağın yarısı girdap tarafından yutuluyordu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yaz arifesine henüz yeni giren kuzey şehri, eşsiz bir şeye sahne oluyordu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Uzay zamanı tamamen değişmişti ve bunun nedeni bilimsel açıdan açıklanamayan bu girdaptı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Girdabın merkezi dağın arkasındaki sazdan kulübeydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Devasa girdap aniden dağıldı ve ardından hiçlikte kayboldu. Sanki hiçbir şey olmamış gibiydi.Hâlâ sağlam bir uyku çeken belli bir kişi ne dünyada devasa değişimler gerçekleştiğinden ne de paralel bir dünyaya düştüğünden bir haberdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Boş dağ ani bir yağmura tutuldu, şiddetli soğuk; kavurucu yaz gününe sert bir yumruk attı ve bunaltıcı sıcağı bastırdı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Özellikle sabahları hava daha serindi ve okul kapılarında satılan sıcak etli çörekler çekici bir koku yayarken. Göz kamaştırıcı altın youtiaoların kokusu ağız sulandırıyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Yedinci amca, biraz soya sütü ve youtiao istiyorum.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Özensiz bir görünümü olan genç bunu söylediği sırada tabureye oturdu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Geliyor.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Yaşlı youtiao satıcısı soya sütünü hızlıca servis etti, bardağı yüzüne yayılmış bir gülümsemeyle doldurdu, </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, büyü sınavlarına girmek üzeresin, büyü üniversitesine girebilmek için sıkı çalışmalı ve gayret göstermelisin. Böylece ailemize biraz yüz kazandırabilirsin. ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, okul kapısında kahvaltı satan Yedinci Amcasına boş boş baktı. Kendisini dikkatlice gözden geçirdi ve muhtemelen yanlış duyduğunu düşündü, böylece youtiaosunu yerken başını salladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dün gece sarhoş gibi hissedecek kadar uyumuştu; birkaç yüzyıl süren bir yolculuk rüyası görmüş gibi hisssetti. Uyandığında bir ömür geçirmiş gibiydi; doğu, güney, batı ve kuzeyinin nerede olduğunu, sabah veya öğlen olup olmadığını bilmiyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan yemeğine kurt gibi yumuldu, youtiaonun kalan yarısı elinde duruyordu. Youtiaosundan bir ısırık daha almak üzereyken, yanında ağır bir koku hissetti. </span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Otuz yaşlarında yarı kel vücudu sigara kokan bir adamdı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, kahvaltı yapıyorsun he?” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yarı kel adam Mo Fan’ı gülümseyerek selamladı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Günaydın, Öğretmen Hu.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan da alelacele gülümseyerek onu geri selamladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu adam göründüğü üzere Öğretmen Hu&#8217;ydu, her gün olduğu gibi kendisine yakışmayan bir takım elbise giyinmişti ve güneş ışıkları kelinden yansıyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Saatimi evde unutmuşum, saat kaç acaba?” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Öğretmen Hu sarı dişlerini göstererek sordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan bakmak için bozuk 3310’unu çıkarttı,</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em> “Zil çalmadan önce hâlâ 15 dakika var.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Kahretsin, geç kalıyorum. Büyü teorisi dersi hazırlıklarımı hala tamamlamadım —Kahvaltımı bitirmeye zamanım yok…”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Öğretmen Hu aniden ayağa kalkarken Mo Fan&#8217;da çabucak eğilerek selamladı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Patron, soya sütü iptal…. Okul yürümek için hem uzak hem de yürümek fazla yavaş. — Her neyse —Birazcık büyü kullanmanın pek bir önemi yok.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Öğretmen Hu kalkarken kendi kendine konuşuyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan çok şaşırdı, Öğretmen Hu sanki yabancı bir dilde konuşmuş gibi hissetti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Tam da yanlış duyduğunu düşünürken, soya sütü tezgahının gölgeliği kıyaslanamaz tuhaf bir yolla ters döndü. Sıkıştırılmış hava soya tezgâhından ileriye doğru fırlamıştı&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Şeytani rüzgar geldiğinde, Mo Fan’ın saçlarını dağıttı ve elbiselerini kırıştırdı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Rüzgar yolu, hızlı adımlar!”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Öğretmen Hu aniden kendi kendine mırıldandığında, uyumsuz takımı açıklanamayan bir şekilde savrulmaya ve uçuşmaya başladı —elbiselerinin içinde sanki bir bora varmış gibiydi—.Kravatı sallanıyor pantolonu titreşiyordu. Böyle sakin bir günde nasıl bir bora olabilir ve Öğretmen Hu’yu acımasızca ileriye doğru uçurabilirdi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sssssh~~~~”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Masmavi bir ışık parladı. Mo Fan, Öğretmen Hu hareket ederken tüm vücudunu çevreleyen bir yıldız ışığının belli belirsiz bir demetini görebiliyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Öğrenci Mo Fan, öğretmenin ilk önce ayrılacak. Ders çalışırken elinden gelenin en iyisini yap!”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Öğretmen Hu etrafında döndü ve Mo Fan’a gülümserken sarı dişlerini gösterdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan birazcık şaşkın görünüyordu. Kendine gelebilmesinden önce, bir </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“swoosh”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> sesi duymuştu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Hafif tombul ve kel olan Öğretmen Hu – yerine uzaktan görünen kıyafetleri – rüzgarın peşinden gelen tozlar eşliğinde aceleyle okula doğru kendine bir yol açıyordu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Adımları son derece hızlıydı. Okulunun üniformalarını giyen öğrenciler hareketsiz görünüyorlardı, bu da Öğretmen Hu&#8217;nun şok edici yüksek bir hızda arkasında bir toz bulutu bırakarak onlara doğru gitmesindendi&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan’a bu kısacık zaman dilimi boyunca Öğretmen Hu&#8217;nun yüzü hâlâ oradaymış gibi geldi. Ancak—şu anda— Öğretmen Hu çoktan okulun derinliklerinde kaybolmuştu ve artık gölgesi bile görünmüyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Çalışarak elinden gelenin en iyisini yap!”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Sözleri hala kulaklarında yankılanıyordu; Ancak, adam zaten hiç iz bırakmadan kaybolmuştu. Hâlâ ısırdığı youtiao&#8217;nun ilk yarısını çiğniyordu. Çiğnemeyi bırakırken, youtiaonun kalan diğer yarısı da elinden aşağıya kaydı!</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>&#8216;Öğretmen Hu, sen *Duan Yu’nun kayıp oğlu filan mısın, bu onun nihai tekniği dalgalı küçük adımlar değil mi???&#8217;</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">……</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bu sadece bir yanılsama, bu kesinlikle sadece bir yanılsama.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan uzun bir süre gözlerini ovuşturdu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Böyle olmak zorunda çünkü geçen gece iyi uyumadım. Kranial sinirlerime baskı olmuş olmalı veya başka bir şey, bu tür bir sahneyi başka nasıl hayal edebilirim?</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Gökler, bu da neyin nesiydi? Dalgalı küçük adımları kullanabilen kelaynak bir Öğretmen mi? Kahvaltıyı bir an önce bitireyimde sınıfa gidince biraz daha uyurum.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sınıfa geldikten sonra, hiçbir şey söylemeden derhâl masasına uzandı, böylece daha önce gördüğü yanılsamalardan kurtulabilirdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Masasının önünde, öğrenci temsilcilerine ait iki hafif ses duyuluyordu, birisi </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sadece bir ay kaldı, iyi bir liseye giremezsem ne yaparım?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Dedi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sen gerçekten baya zekisin, Tian Lan Büyü Lisesine girebileceğinden eminim.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Ne, asıl zeki olan sensin. Teori derslerindeki notların çok yüksek, neredeyse ismini ortaya atabileceğim herhangi bir Büyülü Canavarı ve zayıf yönlerini bilebilirsin. ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan kaşlarını çattı, bu büyü kavramını ilk duyuşu değildi.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Ne oluyor be? Başka bir sanrı görüyor olamam değil mi?&#8217;</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘</em></strong><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Uyuşturucu kullanmıyorum ya da sigara içmiyorum!&#8221;</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>’</em></strong><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>Unut gitsin, öyle olmalı çünkü düzgün bir uyku çekemedim.&#8221;</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan önündeki iki çocuğun çılgınca sohbetini görmezden geldi ve hızla derin bir uyku durumuna girdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan’ın uzun yıllara dayanan deneyimi, ona sadece bir saniye içinde masasında uykuya dalmak konusunda üstün bir yetenek kazandırmıştı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Çocuklar, ders kitaplarınızı açın. Bugün, büyü aktivasyonunun ön gereksinimlerini öğrenmeye devam edeceğiz. Daha önce söylediklerimi hâlâ hatırlıyor musunuz? Birinci seviye bir büyüyü tamamlamak için önce Büyü nebulalarınızdaki yıldızları birbirine bağlamanız gerekir. Bunu yaparak, bir Yıldız Yolu oluşturup büyü gücünüzü kullanabilirsiniz. Bu teoriyi size daha önce zaten defalarca anlattım, aynı zamanda bu sınavın en önemli kısmı. ” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Matematik öğretmeni &#8211; Su Qingzhi &#8211; tonlamasını koruyarak söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Geçmişte, Mo Fan öğretmenin sesini takip ederken kolayca uyku durumuna girebilirdi. Ancak, “Büyü Aktivasyonu” ve “Yıldız” kelimelerini bir kez daha duyduğunda anında uyandı.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Mo Fan, dersi dinlesen iyi edersin. Bir aydan daha az bir zaman var, ama yine de kendini ihmal ediyorsun! ” </strong></em><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Su Qingzhi Mo Fan&#8217;ı gördü ve onu derhâl azarladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sınıf arkadaşları da başlarını ona çevirdi ve sessizce aralarında gülüştüler. Sınıfın çöpüne gülmek, yapmayı en çok sevdikleri şey olmuştu</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">.</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Ders kitaplarınızı açın.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Su Qingzhi konuyu üstelemeden devam etti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan ders kitabını açtığında çaresiz hissetti…</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Siktir, bu ne böyle??”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan içinden küfretmeden edemedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Matematik kitabında yer alan resimler, fonksiyonlar ve formüller tamamen ortadan kalkmıştı. Bunun yerine, hiç anlamadığı bir “Yıldız Yolu” vardı, Yıldız Yolu&#8217;nun resminde, göktaşlarını birbirlerine bağlayan, bağlantı çizgisine benzeyen bir şey vardı. Şey gibi görünüyordu…. Şey… Lanet olası bir Büyü Formasyonu!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, kalbindeki şaşkınlığı zorla bastırdı ve başka bir sonuca vardı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan matematik öğretmeni ona dikkat etmeyi bıraktığında, sıra arkadaşı Guan Gu&#8217;yu masanın altından dürttü ve </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Benimle dalga mı geçiyorsun? Ne halt etmeye kitabımı değiştirdin, acele et ve matematik kitabımı geri ver. ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> dedi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Patron, hangi matematik kitabından bahsediyorsun?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Bronzlaşmış yüzlü Guan Gu &#8211; kimseyi kışkırtmaya çalışmadığı için &#8211; haksızlığa uğramış hissetti.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Gelip bu saçmalığa bir göz atsana. Acele et ve bana kitabımı geri ver.” </strong></em><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan kitabını açtı ve garip Yıldız Yolunu, büyü sembollerini ve diğer tuhaf şeyleri işaret etti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Patron Mo Fan, bu dersin Büyü kitabı. Matematik ne ki? Yine bütün gece Bilim Novelı okuyarak mı sabahladın? Sen benim şu anki halimle bile çok fazla okuduğumu söylüyorsun &#8211; sen de benden farklı sayılmazsın &#8211; . ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, Guan Gu’nun iğneleyici cevabını duyunca, neredeyse çenesi şaşkınlıktan yere düşmeden edemiyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu neydi şimdi, sıradaki ne?</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Saçmalamayı kes.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan öfkeyle çıkıştı. Bu velet, oyunculukta gayet iyiydi, asıl soru, bir deli gibi ona inanıp inanmayacağıydı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Patron, Novellar gerçekten delirmene sebep olmuş. Tamamen büyü dünyasındayız, matematik kadar inanılmaz ve gizemli bir şeye nasıl sahip olabiliriz. Gerçekten olsaydı, o zaman her günümü Büyü Teorisi, Element Sistemleri ya da Büyülü Yaratıklar gibi sıkıcı şeylere çalışarak harcamazdım. Uzun zaman önce Matematik, Edebiyat ve tüm bu ilginç şeyleri çalışmış olurdum. ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu, Mo Fan&#8217;a samimi bir ifadeyle içten bir tonla söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, Guan Gu’nun ifadesine bakarken, kendi kendine düşündü, Bu piç kurusu aslında bu çılgınca şeyleri söylerken en ufak bir açık bile vermedi. Gerçekten gerçek gibiydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sıra arkadaşım delirdi, sadece delirmekle kalmadı, hatta beni de delirtmeye çalışıyor!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Büyü Teorisi, Element Sistemleri ve Büyülü Yaratıklar gibi sıkıcı şeyler öğrenmek….</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Hehe! Etkileyici, bunu yüksek sesle bile söyleyebiliyorsun!</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bana inanmıyorsan, sadece öğretmenin söylediklerini dinle.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu, Mo Fan’ın kendine özgü ifadesini gördüğünde kayıtsızca söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan bunu duyunca, sonunda matematik öğretmeni Su Qingzhi&#8217;nin söylediklerini dikkatlice dinledi. Ancak, bir kısmı yabancı bir dil gibiydi &#8211; Mo Fan&#8217;ın hakkında hiçbir fikri olmadığı terimler vardı- bu da kendisini iyi hissetmemesine neden oldu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Su Qingzhi, tanıdık &#8220;Fonksiyonlar&#8221; dan ve &#8220;Formüller&#8221; den hiç bahsetmedi. Aksine, “Yıldız Yolu” ve “Yıldız Diyagramı” kelimelerini defalarca söylemişti, hatta “Ateş-Buz-Su Elementleri” gibi şeylerden de bahsetmişti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Delirmiş &#8211; herkes delirmiş.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan’ın inancı çok katıydı, bu sözlere kolayca inanamazdı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bir sonraki ders, favorisi olan Edebiyat öğretmeninkiydi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘ Bayan Qin: Güzel, çekici, zarif ve nazik. Kıvrımlı hatlarıyla beni aldatmak için bu tür saçmalıkları kullanmaya bile ihtiyacı yok.’</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Anlaşılmaz matematik dersinden sonra, Bayan Qin &#8211; zarif görünümü ve resmi siyah elbisesiyle &#8211; sınıfa girdi.Tıpkı daha önce de olduğu gibi, tüm sınıfı aydınlatan hafif bir gülümsemesi vardı. Sınıftaki çocuklar ana okullular gibiydi, öğretmenlerini selamlarken yüzlerini bir heyecan doldurmuştu.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Öğrenciler, bugün kara büyünün artılarını ve eksilerini tartışacağız. Herkes kara büyünün üç farklı türe ayrıldığını şimdiden bilmeli; Hayalet Tipi, Lanet Tipi ve Gölge Tipi. Öyleyse, bu üç Büyü türü arasındaki farklar nelerdir? ” </strong></em><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bayan Qin yumuşak ve zarif bir sesle söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Geçmişte, Mo Fan dikkatle bakar ve dinlerdi. Ancak, bu sözleri duyduktan sonraki ifadesi, sinek yemiş gibi görünüyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yanındaki deli sıra arkadaşı, “Bak, sana ne demiştim?” İfadesi yapıyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kahretsin, hatalı değilsin, o zaman baban; yani ben hasta olmalıyım!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İmkansız!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan nihayet artık dayanamadı ve sandalyesinden hızla ayağa kalktı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bayan Qin, Edebiyat dersine girmemiz gerekmiyor mu?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye sordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sıra arkadaşı Guan Gu, Mo Fan&#8217;ın neyi soracağını fark ettiğinde onu tutmaya çalışmıştı ama başaramadı. Mo Fan&#8217;ın ne sorduğunu duyduktan sonrada, </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Oh mai gah”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> diyerek kendi yüzüne bir şaplak attı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sözleri söylediği gibi, sessiz sınıfta kükreme benzeri kahkahalar yankılanmaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kırk öğrenciden oluşan sınıfın tamamı kahkahalara boğulmuştu. Özellikle de Mu Bai &#8211; çok fazla gülmekten – yarılacak gibiydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bayan Qin gülmüyordu. Hafif bir gülümsemeyi korurken altın işlemeli görünen gözlüğünü geriye itti. Temiz kedivari gözleri Mo Fan’a bakıyordu, </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, bahsettiğin bu Edebiyat Bilim, değil mi? Burada bilim diye bir şey yok; Kendini, ciddiyetle büyü öğrenmek yerine, var olmayan şeylere daldırmış olmalısın. Toplum için yararlı bir Büyücü olmak zorundasın, tamam mı? ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> dedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Birisi, Edebiyat öğretmeninin çok samimi olduğunu düşünebilirdi. Böyle ciddi sözler yüksek sesle söylendiğinde de, belli bir gencin ifadesinin büyük ölçüde değiştiğini de hayal edebilirdi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Tanrım lütfen beni hemen öldür!’</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">&#8230;</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Eh, bekle. Neden Bayan Qin&#8217;in söylediği sözler tam olarak İhtiyar Ying’in geçmişte söyledikleriyle aynıydı?’</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Büyülü bir boyutun var olması gerçekten mümkün müydü? Ve aslında Büyülü bir Boyuta düşmüştü.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan aslında bunun sadece bir rüya olduğunu düşünmüştü; ancak, takip eden birkaç gün de tamamen aynıydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Aynı zamanda, açık bilinci de ona bunun kesinlikle bir rüya olmadığını söylüyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dördüncü günün sabahında, çelişkili hissederken bir kez daha, Yedinci Amca’nın yerinde, oturmuş youtiao yiyiyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yanındaki iki erkek öğrenci, büyülü araçları tartışıyordu. Mo Fan, Büyülü Araçlar derken ne tür şeylerden bahsettiklerini bilmiyordu, ancak bu konu hakkında konuşma biçimlerini bakarsa inanılmaz bir şey gibi görünüyordu. Sadece bu da değil, aynı zamanda kabaca bir araba ile aynı fiyata geliyordu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, neden bu kadar moralsiz görünüyorsun? Peki ya ben senin Amcan, sana enerji verecek bir şeyler satın alırsam? Sınav yaklaşıyor bir büyücü olup olamayacağın, bu sınava bağlı&#8230; “ </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Youtiaocu Yedinci Amca, kaygıyla belirtti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, otomatik olarak Yedinci Amca&#8217;nın söylediklerinin okuldaki notlarıyla ilgili olduğunu varsaydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">“Huhuhu ~~~~~~~”</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Küçük tezgâhta tuhaf bir rüzgar esiyordu. Mo Fan’ın soya sütüne bir miktar toz bırakmıştı, böylece o da hızla sütü boğazından aşağıya doğru gönderdi. Bütünüyle ruhsuz görünüyordu. Rüzgâr güçlendi ve güçlendi ve Mo Fan yavaşça üstüne çöken tuhaf bir baskı hissetti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Çimenler çılgınca sallanıyor ve kir parçacıkları her yere uçuşuyordu. Kızlar şaşkın çığlıklar atarak eteklerini tutuyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan buna alışmıştı. Yine “Rüzgar Yolu” büyüsünü kullanan öğretmen diye homurdandı ama bu sefer insanlar arasında daha fazla hareketlilik vardı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Gök… Gökyüzündeki, o şey de ne öyle??”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Ah lanet olsun, çok havalı!”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Kanatlar, o kişinin gerçekten arkasında kanatları var. Süper Kugen&#8217;deki video ile tamamen aynı! ”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Rüzgar Kanatları, baylar, gerçekten yüksek seviye Rüzgar Elementi büyüsü Rüzgar Kanatları’ nı kendi gözlerimle görüyorum! ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan’ın tadı kaçtı, çevresi çok gürültülü olmaya başladığı için kahvaltısını huzur içinde yiyemedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan başını kaldırırken sakin bir yüz ifadesi takındı, ancak bir sonraki anda, sanki durduğu yerde bir yıldırım şoku yemiş gibiydi. Uykulu gözleri birden bire genişledi ve gördükleri şeyden kendilerini alamadı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Parlak mavi gökyüzünde, çatının köşesinde, sallanan ağaçların ve rüzgârla çırpınan bayrağın yanındaydı….</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Gümüşi bir elbise giyen bu adam, bir rüyanın özüne benziyordu; Son derece uzak yerleri uçarak geçti ve nefes kesici bir yay çizerek gökyüzünde yükseklere doğru uzaklaştı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan sınıfta arka sırada oturuyordu, o yüzden sıkıldığı zaman bulutlara, gökyüzüne, ağaçlara, bayrak direğine ve gökyüzünde özgürce uçan kuşlara bakma eğilimindeydi. Bununla birlikte, en çılgın rüyalarında bile hayali kanatları olan insanların hayal ötesi bir görsel etki bırakarak yanından geçebileceğini asla düşünemezdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bu fenomen sadece filmlerde var olan bir şey olmalıydı, ama aslında şimdi tamda kendi gözlerinin önünde ortaya çıkmıştı!!</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Rüz… &#8230;Rüzgâr…. Rüzgâr Kanatları!” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, büyünün ismini yüksek sesle gevelerken gökyüzündeki hayali kanatlı gümüşi adama baktı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Rüzgar Yoluna tanık olduğu zamanın aksine, Mo Fan kalbinin içinde şiddetli bir şekilde hareket eden bir şey hissedebiliyordu; bu onun orijinal zihniyetinin kabuğundan sıyrılmasıydı. Ona büyük bir susuzluk veriyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Doğru, son birkaç gün içinde, her şeyde gerçekleşen bütün bu ufak değişiklikleri kabul edemedi. Ancak şimdi aniden büyük değişiklikleri gördüğünde her şeyi kabullendi ve beklenenin aksine kalp atışları hızlanmaya başladı. Birine ilk görüşte aşık olmuş gibiydi!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Uçan gümüşi adamdan gelen şokun geçmesinden sonra Mo Fan zaten kalbindekilerden kendine bahsetmişti: ‘Bu bir rüya olsa bile, uyanmadan önce hala Rüzgar Kanatlarını öğreneceğim ve ufukta özgürce dolaşacağım!’</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan&#8217;ın elindeki zaman çok kısaydı.Eski dünya perspektifinden bazı şeylere bakacak olsaydı bile yirmi gün içinde dokuz yıldan zorunlu mezuniyet sınavı yapılacaktı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kalan yirmi gün içinde, Mo Fan tüm yapabileceği bazı önemli noktaları doğrulamaktı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dersler şöyle ayrılıyordu,</span></p>
<blockquote>
<p><strong>Büyü Kurulumu Kuramı &#8211; dersin yapısına göre Edebiyat gibi görünüyordu.</strong></p>
<p><strong>Büyü Yıldız Yolu – geometri,</strong></p>
<p><strong>Büyülü Canavar Bilgisi – biyoloji,</strong></p>
<p><strong>Büyülü Araçlar ve Cihazlar Bilgisi – fizik,</strong></p>
<p><strong>Malzeme Bilgisi – kimya olmalıydı.</strong></p>
<p><strong>Büyü Tarihi ve Büyü Coğrafyası zaten yeterince açıktı.</strong></p>
</blockquote>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Doğal olarak, Mo Fan aynı zamanda çok önemli bir bilgi parçasını da anlamıştı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Temel olarak, henüz büyüsünü serbest bırakabilecek hiçbir öğrenci yoktu. Zira öğrencilerin zorunlu eğitimde dokuz yıl boyunca okudukları şey genel teoriler, kavramlar ve yeteneklerdi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Aslında bu, eski dünyadaki lise mezunlarıyla aynıydı &#8211; hiç bir hayatta kalma becerileri yoktu -.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan için bu kesinlikle iyi bir haberdi. Ne de olsa, bu büyü dünyası ona tamamen yabancıydı &#8211; pratikte her şeyi yeniden öğrenmek zorundaydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bir büyü öğrencisinin ‘Büyücü&#8217; olmasındaki en önemli nokta “Büyü Uyanışı” ydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">“Büyü Uyanışı” açılış törenine benziyordu. Büyü Lisesi&#8217;nin açılış töreni sırasında, her bir büyü öğrencisi bir kereye mahsus Büyü Uyanışını sağlayan “Büyü belirleme küresi” ne dokunacaktı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Farklı insanlar farklı elementleri uyandırıyordu. Mo Fan, Guan Gu&#8217;dan uyanmış elementlerin çoğunlukla kimyasal elementler olduğunu duymuştu. Bunlar genellikle derste öğrendikleri: Rüzgar, Ateş, Su, Işık, Yıldırım, Buz ve Toprak elementleriydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan&#8217;ın daha önce tanık olduğu,《Rüzgar Yolu》 ve 《Rüzgar Kanatları》düşük ve yüksek seviye büyüsü olarak birbirlerinden ayrılıyordu. Rüzgar Elementini uyandıran insanlar çok çaba sarf ederlerse bu büyüleri öğrenmeleri mümkündü.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Böylece eğer birisi uçabilen bir Büyücü olmak isterse, o zaman yapması gereken ilk şey liseye kabul edilmek ve her liseli büyü öğrencisinin alacağı Büyü Uyanışını almaktı!</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Mo Fan, sakın bana Büyü Lisesi sınavlarına girmek ve bir Büyücü olmak istediğini söyleme.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu içtenlikle yokladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu’ya göre Mo Fan, asla ders çalışmayı seven birisi değildi, ama bir anda gerçekten büyü çalışmaya başlamış gibiydi. Bu iğrenç bir durumdu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan sıra arkadaşına durumu açıklayamayacak kadar tembeldi. </span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Ancak, Büyü Lisesine kesinlikle kabul edileceğine ve uyanmak için son derece değerli bir fırsat edineceğine çoktan karar vermişti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Şimdi ders çalışsan bile, işe yaramaz. Vaktini boşa harcamayı bırakmalısın, sonuçta, dokuz yıllık ev ödevini kaçırdın. ” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu, ikna etmek için üsteledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu, Mo Fan&#8217;ın son deneme sınavında altı puan aldığında ve bunun tüm okuldaki en düşük not olduğunda netti. Bu tür bir notla nasıl kabul edilebilirdi ki?</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Zaten batırdın, şimdi çaba sarf etmenin bir faydası yok, bunu kabul et.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Guan Gu, daha fazla çalışan asıl kişi sen olmalısın.” </em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu&#8217;nun boş gıcırtısı Mo Fan&#8217;ın biraz rahatsız hissetmesine neden olmuştu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Neden?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye sordu Guan Gu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Guan Gu, çirkin göründüğünü biliyor muydun?”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Evet,” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Guan Gu samimi bir yüzle kabul etti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Evet, o zaman bilmen gereken bir deyim var: Eğer biri birinden daha çirkinse daha fazla… Hıçkırmalı, eğer biri çirkinse bir büyü öğrenmeli!”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan içtenlikle sözlerini dile getirdi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Siktir oradan be!”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Ancak Guan Gu yanılmamıştı. Sadece yirmi gün kalmıştı, birisi dâhi bile olsa, yıllar öncesindeki bütün dersleri telafi edemeyecekti. Ek olarak, sınavların içeriği ve ne öğrenildiği iki farklı kavramdı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan çok fazla umudu olmadığını biliyordu, ancak tıkanmasının asıl sebebi sınavlar değildi. Çünkü gerçekten başka bir boyuttaydı. Büyü kavramı, çalışmak için yoğun bir istek duymasına sebep oluyordu.…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">…</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Zaman hızla geçiyordu, yirmi kadar gün bir göz açıp kapayıncaya kadar geçti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan sözde Büyü Rüyasından uyanmadı, bunun yerine bu dünyanın varlığına gerçekten inanmaya başladı. Ayrıca, Büyü Lisesi Geçiş Sınavına dönen Lise Geçiş Sınavını memnuniyetle karşıladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Sınavların yapıldığı gün okul dışındaki insanlar endişe ile doluydu. Büyü veya Bilim sınavı yapmaları önemli değildi, çocukların ebeveynleri hala onları almaya geliyordu; arabası olanlar arabalarıyla geldiler ve pedicableri* olanlar pedicableriyle geldiler.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Bunun nedeni ebeveynlerin bu sefer ki sınavın, çocuklarının gelecek neslini almak için arabalarıyla mı yoksa pedicablariyle mi geleceğine karar vereceğini bilmesiydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan sınav odasından çıkarken, sonsuz insan akıntılarını gördü ve içinden “Neden bir büyü dünyasında araba ve elektrikli skutır var?” Diye düşünerek şaşırdı. Ama düşünceleri hızla sınavın içeriğine geri döndü.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Yirmi gün ya da biraz fazla çalışmanın ardından, Mo Fan nihayet sınavların konularını anlayabileceği seviyeye ulaşmıştı. Ancak, cevabın doğru olup olmadığını anlayamıyordu- &#8211; Mutlu olabildiğince bir iç çekti.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em> “Mo Fan, Mo Fan… &#8230;”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Kalabalığın arasından sarı yüzlü, orta yaşlı bir adam, sol elini başının üstüne kaldırarak Mo Fan&#8217;a sesleniyordu. Mo Fan bu tanıdık yüzü gördüğünde, yanlışlıkla </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Baba, buraya neden geldin?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye seslendi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Elbette seni almak için. Sınavını tamamladıktan sonra, temel olarak mezun oldun. Sana diğer şehir bölgesinde bir inşaat işçisi olarak iş buldum, Guang Feng Amcanın altında çalışacaksın. Orada birkaç yıl çalışıp deneyim kazandıktan sonra, kendi başına çalışmaya başlayabilirsin. Şanslıysan, ayda dört ila beş bin RMB kazanman bir sorun olmamalı. Çalışmaya erkenden başlarsan daha iyi olur. ”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing gönülden gülümseyerek söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Dünya değişmişti, ancak Mo Fan’ın dersleri hâlâ kötüydü. Oysa babası hala babasıydı; Mo Fan elindeki değişmeyen tek şey ailesiymiş gibi hissetti.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing, yaklaşık bir ay önce Mo Fan&#8217;a inşaat işçisi olmaktan bahsetmiş olsaydı, Mo Fan, tereddüt etmeden babasının onun için düzenlediği yolu seçmişti. Bunun nedeni topluma girmek için bu yolda yürümek zorunda olmasıydı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Ancak, şimdiki Mo Fan farklıydı.Bu toplumda, arabalar, cep telefonları, bilgisayarlar ve hatta buzdolapları vardı. Ancak, bilimsel ürün yoktu, çünkü onun yerini büyü almıştı. Eğer bir Büyücü olmazsanız, bu tür şeyleri taşıyan ve ya üreten bir işçi olacaktınız.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>‘Kahretsin, bu eski dünyadan hiç de farklı değil, bu yüzden kesinlikle büyü öğreneceğim!’</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Baba, okumaya devam etmek istiyorum.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, Mo Jiaxing&#8217;e aklındaki düşünceyi anlatmadan önce uzun bir süre sessiz kaldı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Büyü öğrenmekten hoşlanmadığını sanıyordum?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Dedi Mo Jiaxing, yukarı kalkan kaşlarından da anlaşılabileceği üzere yüzü şaşkınlıkla doluydu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Uh….” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan, bir kaya ve duvar arasında kalmış gibi hissetti. Bu şeyi nasıl açıklaması gerektiğini bilmiyordu. O gerçekten çok berbattı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing neredeyse on altı yaşında olan oğluna baktı, yüzünde bir kez daha düz ve dürüst bir gülümseme varken,</span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em> “Endişelenme, baban büyü öğrenmek için çaba harcamadığından dolayı seni suçlamayacak. Her bireyin kendi amaçları vardır. ”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Hayır, gerçekten öğrenmek istiyorum.”</em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sınavı geçebiliyor musun?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye sordu Mo Jiaxing.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Hayır.”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Mo Fan bu konuda kesindi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">İngilizce dili ya da Büyü sınavı olması fark etmezdi, Mo Fan kesinlikle ikisinden de geçemezdi, bu konuda hiçbir şüphesi yoktu.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Öyleyse durum bu. Endişelenme, Eski insanların bir deyişi vardır, &#8216;Büyü her şeyin üstündedir.&#8217; ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan bunu dinlemeyi bitirdiğinde, bilinçsizce ağzı açık kaldı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Şu anda, Mo Fan&#8217;ın işlemesi gereken birçok bilgi vardı. Bununla birlikte, bu bilgiyi işlediği süre zarfında Mo Fan özellikle çok sessizdi. Örneğin, Tarih öğretmeninin “Işık Elementi&#8221; Büyüsünün ilk kullanıcısının “Edison” olduğunu söylediği zamanı hatırlıyordu. Bu Mo Fan&#8217;ın içinden tekrar tekrar küfür etmesine neden oluyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing, Mo Fan’ın kendisini toplaması için omuzlarını okşadığında, aniden oğlunun sessizliğini hâlâ koruduğunu fark etti. Oğlunun ifadesi hiç de normal değildi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Kimse oğlunu, babasının anladığı kadar iyi anlayamazdı. Mo Jiaxing yavaşça gülümsemeyi bıraktı, sesi </span><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Sen ciddi misin?”</em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"> Diye sorarken alçaldı.</span></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><strong>“Evet, uyanma fırsatı elde etmek istiyorum. Zaten çok geç olduğunu biliyorum, ama gerçekten okumak ve bir Büyücü olmak istiyorum.” </strong></em><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan içtenlikle söyledi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing sessiz kaldı.Mo Fan da hiçbir şey söylemedi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Gerçekten okumaya devam etmek istiyor musun?” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing durumu bir kez daha onaylamak istedi.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Evet.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan tereddüt etmeden başını salladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Başlangıçta, Mo Fan da bunum bir heves olduğunu düşünmüştü. Ancak, bir ay olmuş ve Vahşi Kanatların kalbinde bıraktığı huzursuz his hâlâ daha soğumamıştı. Gerçekten şaka yapmıyordu, cidden okumak istiyordu!</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Bu durumda, tamam, bir şeyler düşüneceğim.” </em></strong></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Baba, bu arada Tian Lan Büyü Lisesinin kütüphanesinde geçici bir iş buldum. Yarından sonraki gün başlıyor. ”</em></strong></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Fan büyü öğrenmeye karar verdiğinden düzgün öğrenemediği için pes etmeye niyeti yoktu. Büyü Lisesine girip uyanma fırsatı elde edip edemeyeceği, babasına bağlı olsada, eksik olduğu bilgisini doldurmak için kendisine güvenmeliydi. Büyü Lisesine kabul edilme umudunun olmadığı konusunda çok kesindi bu yüzden önceden bu işi bulmuştu.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Neredeyse hiçbir maaş yoktu, sadece yemek ve konaklama vardı. Ancak, Mo Fan için, kütüphanede sahip olmadığı birçok bilgiyi bulabilmesi çok daha önemliydi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing şaşırmıştı, oğlundaki bu büyük zihniyet değişikliğine neyin sebep olduğunu bilmiyordu. Ancak, Mo Fan yürekten büyü için yalvardığından, o zaman mutsuz olmak için hiçbir nedeni yoktu. Sonuçta, bu toplumda, gerçekten bir statü sahibi olan asıl insanlar, Büyücülerdi. Bir inşaat işçisi bir ev ve bir araba alabilirdi, ancak değerleri ve saygınlıkları herhangi bir Büyü Lisesinden mezun olan herhangi bir Büyücü ile karşılaştırılamazdı.</span></p>
<p><strong style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);"><em>“Önce eve gidelim, evde konuşuruz.” </em></strong><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing başını salladı, başka bir şey söylemedi.</span></p>
<p><span style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">Mo Jiaxing, oğlu hakkında hiç endişelenmiyordu. Mo Fan henüz on altı yaşında değildi, ama Mo Jiaxing’in kalbinde, Mo Fan çoktan yetişkinliğe girmişti.</span></p>
<hr />
<blockquote>
<p><em>//////NOT//////</em></p>
<p><em>#1) Mo Fan’ın ismindeki Fan kelimesini Çincede ortalama ve ya vasat anlamındaki ‘Ping Fan’ kelime grubuna gönderme yapmak için kullanıyorlar.</em></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">#2) Duan Yu, sevilen Peerless Martial God Novelının ünlü ana karakteridir. Dalgalı küçük adımlarda ona ait bir tekniktir.</em></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">#3) Pedicab -&gt; Arkasında 2 kişilik yolcu vagonu bulunan, ön kısmı normal bisiklet olan, bacak gücüyle hareket eden üç tekerlekli ulaşım aracıdır, hikaye içindeyse statü göndermesi için kullanılmış.</em></p>
<p><em style="font-size: 1rem; font-family: var(--text-font);">#4) Yorum, görüş, fikir ve sorularınızı yorum yapmayı unutmayın, teşekkürler! 😀</em></p>
</blockquote>


<p></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p style="text-align:center"><strong><a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage/">Versatile Mage Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın! </a></strong></p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/">Versatile Mage Bölüm 1: Dünya İçin Köklü Değişiklikler</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-bolum-1-dunyadaki-buyuk-degisimler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3150</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Versatile Mage / Çok Yönlü Büyücü</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-cok-yonlu-buyucu/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-cok-yonlu-buyucu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Oct 2019 20:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Versatile Mage]]></category>
		<category><![CDATA[chinese novel]]></category>
		<category><![CDATA[çin novel]]></category>
		<category><![CDATA[çin novelleri]]></category>
		<category><![CDATA[çok yönlü büyücü]]></category>
		<category><![CDATA[full time magister]]></category>
		<category><![CDATA[isekai oku]]></category>
		<category><![CDATA[isekai önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[mo fan]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[versatile mage]]></category>
		<category><![CDATA[versatile mage light novel]]></category>
		<category><![CDATA[versatile mage light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[versatile mage oku]]></category>
		<category><![CDATA[web novel]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.com/?p=3049</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adı:&#160;Versatile Mage (Quanzhifashi- 全职法师)Türü:&#160;Shounen, İsekai, Aksiyon, Komedi, Fantastik, Romantik, Okul Hayatı Ülke: Çin Konusu:&#160;&#160;Mo Fan, çok değişmiş ama bir o kadar da tanıdık bir dünyada gözlerini açar. &#160;Çok sevdiği (!) ortaokulu artık büyü öğreten, herkesi güçlü bir büyücü olmaya teşvik eden mistik bir okul haline gelmiştir. Şehrin dışında, dolaşan birçok sihirli yaratık ve canavar vardır...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-cok-yonlu-buyucu/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-cok-yonlu-buyucu/">Versatile Mage / Çok Yönlü Büyücü</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Adı:</strong>&nbsp;Versatile Mage (Quanzhifashi- 全职法师)<br><strong>Türü:</strong>&nbsp;Shounen, İsekai, Aksiyon, Komedi, Fantastik, Romantik, Okul Hayatı<br></p>



<p><strong>Ülke</strong>: Çin</p>



<p></p>



<p><strong>Konusu:&nbsp;</strong>&nbsp;Mo Fan, çok değişmiş ama bir o kadar da tanıdık bir dünyada gözlerini açar.</p>



<p>&nbsp;Çok sevdiği (!) ortaokulu artık büyü öğreten, herkesi güçlü bir büyücü olmaya teşvik eden mistik bir okul haline gelmiştir.</p>



<p>Şehrin dışında, dolaşan birçok sihirli yaratık ve canavar vardır ve insanlara saldırarak avlanmaktadır.</p>



<p>O çok gelişmiş bilim dünyası, bir anda büyü merkezli bir dünyaya dönüşmüştür.<br><br>Bu kadar farklılıklara rağmen, hayattaki konumu ve sosyal statüsü aynı kalmıştır; Hayatın zorluklarıyla mücadele eden babası ve yürüme engelli üvey kız kardeşi hâlâ oradadır.</p>



<p>Ancak Mo Fan, büyü olarak çoğu insanın yalnızca tek bir ana elementi uyandırabildiği bu dünyada, kendisinin çok yönlü bir büyücü olduğunu keşfedecektir!</p>



<h4 class="wp-block-heading">Tanıtım Videosu:</h4>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Quanzhi Fashi Opening" width="980" height="551" src="https://www.youtube.com/embed/ICLTV_Ijl70?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Karakterler Hakkında Kısa Bilgi</strong></h4>



<table class="wp-block-table aligncenter"><tbody><tr><td><img data-recalc-dims="1" decoding="async" class="wp-image-3026" style="width: 200px;" src="https://i0.wp.com/turkcelightnovels.com/wp-content/uploads/2019/10/mo-fan-127885.jpg?w=980&#038;ssl=1" alt="mo fan"></td><td><img data-recalc-dims="1" decoding="async" class="wp-image-3035" style="width: 200px;" src="https://i0.wp.com/turkcelightnovels.com/wp-content/uploads/2019/10/mubai.jpg?w=980&#038;ssl=1" alt=""></td><td><img data-recalc-dims="1" decoding="async" class="wp-image-3028" style="width: 200px;" src="https://i0.wp.com/turkcelightnovels.com/wp-content/uploads/2019/10/m2.jpg?w=980&#038;ssl=1" alt=""></td></tr><tr><td><strong>Adı</strong>&nbsp;: Mo Fan</td><td><strong>Adı</strong>: Mu Bai</td><td><strong>Adı</strong>: Mu Ning Xue</td></tr><tr><td><strong>Yetenekler</strong>: Ateş ve Yıldırım Büyüsü</td><td><strong>Yetenekler</strong>&nbsp;: Buz Büyüsü</td><td><strong>Yetenekler</strong>&nbsp;: Buz Büyüsü</td></tr></tbody></table>



<p style="text-align:center"><p class="has-text-align-center"><a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage/">Detaylı Bilgi İçin Tanıtım Sayfasını Ziyaret Edin! Versatile </a><span style="font-size: 1.0625rem; font-family: var(--text-font);"><a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage/">Mage Oku</a></span></p></p>



<p style="text-align:justify"><p class="has-text-align-justify"><em>En kısa zamanda ilk bölümü yayınlanacaktır.</em></p></p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-cok-yonlu-buyucu/">Versatile Mage / Çok Yönlü Büyücü</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/versatile-mage-cok-yonlu-buyucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3049</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Youkoso Jitsuryoku, Cilt 5, Bölüm 1 &#8211; Ve Spor Festivali Başlar</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-bolum-1-ve-spor-festivali-baslar/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-bolum-1-ve-spor-festivali-baslar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Oct 2019 18:47:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku]]></category>
		<category><![CDATA[Classroom of the elite]]></category>
		<category><![CDATA[classroom of the elite novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Classroom of the Elite Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Elitler Sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[light]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku oku türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türkçe light novel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.com/?p=2558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burç hayvanlarına göre bölünmüş öğrencilerin soyadları &#8216;hedefi&#8217; belirlemenin anahtar noktasıydı. Yaz tatilinin sonunda Palatte adlı kafenin arkalarda kalan bir masada ben, Hirata, Karuizawa ve Horikita&#8217;dan oluşan tuhaf bir grup olarak birlikteydik. Amacımız tatilin ortasında gerçekleşen özel gemi sınavını incelemekti. 12 burç grubuna ayrılmış karma takımlarda yer alan &#8216;hedefleri&#8217; doğruladık. &#8220;Tavşan, burç sıralamasında 4. sırada. Ayankouji-kun,...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-bolum-1-ve-spor-festivali-baslar/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-bolum-1-ve-spor-festivali-baslar/">Youkoso Jitsuryoku, Cilt 5, Bölüm 1 &#8211; Ve Spor Festivali Başlar</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Burç hayvanlarına göre bölünmüş öğrencilerin soyadları &#8216;hedefi&#8217; belirlemenin anahtar noktasıydı.</p>



<p></p>



<p>Yaz tatilinin sonunda Palatte adlı kafenin arkalarda kalan bir masada ben, Hirata, Karuizawa ve Horikita&#8217;dan oluşan tuhaf bir grup olarak birlikteydik. Amacımız tatilin ortasında gerçekleşen özel gemi sınavını incelemekti. 12 burç grubuna ayrılmış karma takımlarda yer alan &#8216;hedefleri&#8217; doğruladık.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Tavşan, burç sıralamasında 4. sırada. Ayankouji-kun, İchinose-san, İbuki-san ve Karuizawa-san. Bu sırayla devam ediyor.&#8221;</p>



<p></p>



<p>&#8220;Anladım şimdi. Teorine göre,  4. sırada ben varım ve bu yüzden de &#8216;hedef&#8217; oldum.&#8221;</p>



<p></p>



<p>Horikita etkilenmiş gibiydi, Karuizawa kafasını salladı. Bu iki kız ilk bakışta anlaşamıyor gibiydi… ancak Hirata&#8217;nın varlığıyla bir şekilde aralarında ki uyumsuzluk hissi kayboldu. Bir insanın varlığı, ortamdaki havayı nasıl değiştiriyor ya..</p>



<p></p>



<p>&#8220;Ama fark ettiysen, bu kural aşırı basit. Neredeyse herkes bunu anlayabilir. Horikita-san, Ejderha grubu sıralamada 5. sırada bu yüzden de Kushida-san &#8216;hedef&#8217; oldu değil mi ?&#8221;</p>



<p></p>



<p>Cevabı duyduktan sonra Karuizawa pipetini kutuya geçirdi ve sütünü içmeye başladı.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Evet. Cevabı bulduysan eğer, basit bir sınavdı. Ama sınavın ortasında bu cevaba ulaşmak kolay değil… Sadece sınıfıtaki üç &#8216;hedefi&#8217; öğrenmekle bitmiyordu,  diğer &#8216;hedefleri&#8217; belirlemek için bir çözüm bulmak gerekiyordu.&#8221;</p>



<p></p>



<p>Kendi sınıfınızdaki 3 &#8216;hedefinde&#8217; adını öğrendiyseniz,  diğer hedefleri öğrenmk için  herhangibir cevaba ulaşma ihtimaliniz var demekti.. Böyle bir sınavdı, bu özel sınav.</p>



<p></p>



<p>Ayrıca, birisi &#8216;hedeflerin&#8217; öğrencilerin soyad sıralamasına göre olduğunu fark etse bile, hemen cevapları okula bildirmesi riskliydi.  Çünkü küçük ir yanlış hata, yüksek bir tutar puanı tepmek anlamına geliyordu.<br></p>



<p> Ama elbette ki cevabı doğru olursa herşeyi tek seferde bitirmek mümkündü de…</p>



<p></p>



<p>&#8220;Beni endişelemdiren şey C Sınıfı oldu. Sanırım Ryuuen-kun sınavın ortasında kuralları farketti.&#8221; dedi, Hirata.</p>



<p></p>



<p>Hirata&#8217;nın varsayımı büyük ihtimalle doğruydu. Ryuuen çoktan çözdüğü için bu kadar ileri gidebildi kesin ya.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Ama garip değil mi ? Eğer hepsini biliyorsa neden bir hata yaptı ?&#8221;</p>



<p></p>



<p>&#8220;Bende bu konuda tedirgin oldum. İçinde büyük bir risk olmasına rağmen eğer kuralları anladıysa tüm &#8216;hedefleri&#8217; görmesi garip olmazdı. Diğer bir deyişle hata yapmaması lazımdı.&#8221;</p>



<p></p>



<p>…durumdan yola çıkarsak C Sınıfı yanlış cevap verdi. Horikita daha sonra farklı bir bakış açısıyla ulaştığı sonucu dile getirdi.</p>



<p></p>



<p>&#8220;C Sınıfı görünüşte Ryuuen-kun tarafından kontrol edilse bile tamamen öyle değildir.. demi ? Diktatörlüğünden memnun olmayan birkaç kişi olmalı.&#8221; dedi, Horikita.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Kesin, sebep budur.. Cevap verme hakkı tüm öğrencilere ait, bu yüzden Ryuuen-kun&#8217;un planına uymayan ya da kontrol edemediği öğrenciler vardır. Bu düşünce göz ardı edilemez eğer doğru cevap verirlerse sonuçta büyük miktarda puan kazanmaya hazırlar.&#8221;</p>



<p></p>



<p>Horikita ve Hirata&#8217;nın düşünceleri çok mantıklıydı ama bunu kesin olarak söyleyemeyeceğimiz de bir gerçek. Nedeni ise, bir hain olsaydı Ryuuen o kişinin kökünü kazırdı. </p>



<p></p>



<p>ihanet edenler akıllılık edip maillerini silseler bile, Ryuuen onların kişisel puanlarını kontrol eder, ortaya çıkarırdı.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun Ayanokouji-kun ?&#8221;</p>



<p></p>



<p>Horikita&#8217;nın bu hareketi yüzünden hem Hirata hem de Karuizawa bana döndüler. İstemsizce üzerimdeki aşırı baskılı bakıştan dolayı boğuluyordum.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Bilmem, hiçbir fikrim yok.&#8221;</p>



<p></p>



<p>Onları aldatmak için söylediğim bu söz ile birlikte, bana karşı duydukları ilgi yok oluverdi.</p>



<p></p>



<p>Ama Karuizawa hala bana bakıyordu, bende karşılık olarak ona baktım ve çok geçmeden  gözlerini çevirdi.</p>



<p></p>



<p>&#8221;Neyse, şuan ki önceliğimiz bu ilişkimizi kurmak. Horikita-san ve Ayanokouji-kun&#8217;la böyle konuşabildiğim için mutluyum.&#8221; dedi, Hirata.</p>



<p></p>



<p>Şimdiye kadar Horikita Hirata&#8217;nın istediği tartışmayı yapmak istememişti. Ama özel sınavın bitiminden itibaren Horikita&#8217;nın zihniyetinde değişiklikler oluşmaya başladı. Köşeye sıkıştığından beri tek başına savaşamayacağı gerçeğini kabullenmeye başlamıştı…</p>



<p></p>



<p>&#8221;Olmuyor demi? Burç sınavı, kesinlikle tek başına üstesinden gelemeyeceğin bir özel sınavdı. Gelecekte de benzer bir şey tahmin edilebilirse, bağlantıların olması gerekecek.&#8221;</p>



<p></p>



<p></p>



<p>Bu Horikita&#8217;nın fikrini değiştirmesindeki en önemli faktör gibi duruyor. Ama doğruydu. Yalnız başına savaşmanın bir sınırı vardır. Şu andan itibaren tek başına altından kalkamayacağı birçok olay beklenebilir.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Ama  başarıyla Ryuuen-kun&#8217;un planından kaçmayı başardınız.&#8221;</p>



<p>Horikita&#8217;nın ekibinden farklı olarak, Karuizata başka bir grubun hedefiydi ve kimliğini saklı tutarak sınavı geçmeyi başardı. D Sınıfına dolaylı olarak çok fayda sağladı, ha.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Evet. Sanırım şaşırtıcı derece iyi bir poker suratım var değil mi Yousuke-kun ?&#8221;</p>



<p></p>



<p>Hirata&#8217;nın koluna yapışan Karuizawa gülümsedi. Bu ikisi arasındaki ilişkinin sahte olması neredeyse inanılmazdı. Numaramı yapıyorlardı, gerçek miydi, hiç umurumda değildi ama.. garipti.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Çünkü Ryuuen cevap vermeden önce başkası yanlış cevap verdi. Bu sayede oldu.&#8221;</p>



<p></p>



<p>Ama ne zamandan beri Hirata&#8217;ya ik adıyla sesleniyordu ? ….. Yousuke. Bende ona böyle seslenmek isterdim ama bu imkansız. Hirata ve Karuizawa, bu ikisi arasında karmaşık durumdan doğan  yeni bir ilişkileri olabilir. Hirata da Karuizawa&#8217;ya güldü ve sonra Horikita&#8217;ya döndü.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Bir teklifim var, ne dersin?&#8221; diye sordu, Hirata.</p>



<p></p>



<p>Hirata&#8217;nın önerisine cevap olarak Horikita sessiz kaldı. Bu konuşmasını isteme niyetini gösteriyordu.</p>



<p></p>



<p>&#8221;İlk olarak sınıfı bir araya getirmek için Kushida-san&#8217;ı grubumuza katmak istiyorum. Dördümüzün yapamayacağı konularda destekleyeceğini düşünüyorum. İke-kun ve Yamauchi-kun ile başlayarak erkeklerin çoğunluğunu bir araya getirebilecek çok az insan var.&#8221;</p>



<p></p>



<p>Gerçekten de bu tür öğrencileri dizginlemek için Kushida nitelikli biri, bu iyi olabilir. Ancak Horikita&#8217;nın bunu kolayca kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum. İl günden beri, bu ikisinin arası hep kötüydü.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Gerek yok. Onları kontrol edebiliyor, bunu inkar edemem ama, bu kendi başımıza da yapabileceğimiz bir şey. Zaten sizin yardımınızı istediğim için, size ulaştım. Eğer ikinizde iş birliği yaparsanız o zaman bu konu bir sorun olmaz. Eğer birisi gibi yardımcı olmayacaksanız,  işler değişir tabii. &#8221;</p>



<p></p>



<p>Bana yandan bir bakış attı. Ne kaba biri ya. Resmen laf çarpıyor, ha..</p>



<p></p>



<p>&#8220;Elbette Ayanokouji-kun bize destek olmayabilir..&#8221;</p>



<p></p>



<p>Hirata hariç ikisi de anlaşarak kafalarını salladılar.</p>



<p></p>



<p>&#8220;Beni işbirlikçi olmayan biri olarak görüyorsanız büyük bir yanlış anlaşılma var demektir ortada. Uzun bir sırada itaatkar bir şekilde bekleyen kalabalıktan birisiyim ben. Senin dediğin gibi kontrol edebileceğin birisiyim. Başka bir deyişle ben küçük önemsiz bi varlığa sahip birisiyim.&#8221;</p>



<p></p>



<p>&#8220;Önemsiz birisi olduğunu iddia eden insanlar öyle olmayan insanlardır. Cevabım bu.&#8221;</p>



<p></p>



<p>&#8220;Peki, ya sen önemsiz bir varlığa mı sahipsin?&#8221;</p>



<p></p>



<p>&#8220;Ben mi? Önemsiz birine mi benziyorum? Benimle dalga mı geçiyorsun ?&#8221;</p>



<p></p>



<p>&#8220;….. p-peki.&#8221;</p>



<p></p>



<p>Bu noktada, bu sohbet doğaçlama bir komedi gibi geçiverdi,  ama Horikita şaka yapmış gibi görünmüyordu. Aptalı oynayıp oynamadığını anlamak inanılmaz zordu ama… çok ciddi bir tavrı vardı..</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-rich wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Chopin - Nocturne op.9 No.2" width="980" height="551" src="https://www.youtube.com/embed/9E6b3swbnWg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div><figcaption>Merhabalar ben Viztorio, yeni çevirmen. Hoşgeldin mesajları için herkese teşekkür ederim. Hoşbuldum. Sorun yaşanmadığı sürece 5. Cildi birlikte okuyacağız/yazacağız her ne derseniz artık 🙂 İyi geçinelim. </figcaption></figure>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-vivid-red-background-color has-vivid-red-color is-style-default"/>



<p></p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-bolum-1-ve-spor-festivali-baslar/">Youkoso Jitsuryoku, Cilt 5, Bölüm 1 &#8211; Ve Spor Festivali Başlar</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-bolum-1-ve-spor-festivali-baslar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>12</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2558</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Youkoso Jitsuryoku, Cilt 5, Önsöz &#8211; Sudou Ken&#8217;in Monoloğu</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-onsoz-sudou-kenin-monologu/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-onsoz-sudou-kenin-monologu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Sep 2019 20:46:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Classroom of the elite]]></category>
		<category><![CDATA[classroom of the elite novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Classroom of the Elite Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Elitler Sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[elitler sınıfı oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[web novel]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Welcome to the Classroom of the Elite]]></category>
		<category><![CDATA[Welcome to the classroom of the elite oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku oku türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türke light novel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Önsöz Dürüst olmak gerekirse ben düzgün bir insan değilim. &#160;Bunu başkasının söylemesine ihtiyacım yok. Eğlence sektöründe çalışan annem, beni terk ettiğinde babamın sırtına bir sorumluluk baskısı yüklendi. Her gününü bir hademe olarak kasvetli bir şekilde&#160; yaşayarak geçirdi. O manzaraya baktıkça kendimi hasta gibi hissediyordum.&#160; …ve bu yüzden daha güçlü olmaya ve kendi ayaklarım üzerinde durmaya...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-onsoz-sudou-kenin-monologu/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-onsoz-sudou-kenin-monologu/">Youkoso Jitsuryoku, Cilt 5, Önsöz &#8211; Sudou Ken&#8217;in Monoloğu</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Önsöz</strong></h2>



<p>Dürüst olmak gerekirse
ben düzgün bir insan değilim.</p>



<p>&nbsp;Bunu başkasının söylemesine ihtiyacım yok. </p>



<p>Eğlence sektöründe çalışan
annem, beni terk ettiğinde babamın sırtına bir sorumluluk baskısı yüklendi. Her gününü bir hademe olarak kasvetli bir
şekilde&nbsp; yaşayarak geçirdi. O manzaraya baktıkça kendimi hasta gibi
hissediyordum.&nbsp;</p>



<p>…ve bu yüzden daha güçlü olmaya ve kendi ayaklarım
üzerinde durmaya karar verdim.&nbsp;Ders konusunda tam bir aptal olduğumdan spor dünyasına girmeye
karar verdim. İlk olarak tenis ve masa tenisi gibi sporları denedim ama hiç
ilgimi çekmediler. İstesem pratik yaparak en üstlere yerleşebilirdim ama bunu
istemedim. Ardından, basketbolla&nbsp;tanıştım<s>.</s></p>



<p>Normalde takım sporlarını sevmiyordum, başkaları ile oynamayı sevmezdim ama mucizevi bir şekilde basketbol için bu durum değişti ve oynayabildim. Bu şekilde de yeteneğim arttı. Ülkedeki en iyi lise basketbol takımlarından birinden davet bile aldım. Ancak yaşadığım kavgalardan dolayı tekliflerini geri çektiler…ve o zaman anladım. <br> <br> <em>Ben pislik bir aileden doğan.. pislik bir çocuktum. </em></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img data-recalc-dims="1" decoding="async" src="https://i0.wp.com/turkcelightnovels.com/wp-content/uploads/2019/09/sudouken.png?w=980&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-2465" /></figure></div>



<p></p>



<p><em><br> </em><br> Bu yüzden bu okulu seçtim. Eğitim için para harcamayacağım ve geleceğimi garanti altına alabileceğim bir rüya okulunu…</p>



<p></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>Çeviren : Viztorio</em></p><p><span style="font-size:inherit;"></span></p></blockquote>



<hr class="wp-block-separator"/>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Beautiful Chinese Music - Big Fish" width="980" height="551" src="https://www.youtube.com/embed/vCpVw08WBK0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div><figcaption>Bu sıralar, sözsüz müziklere bayılıyorum. ❤️<br><br>KEYIFLI OKUMALAR ~<br><br></figcaption></figure>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Ekibimize bir arkadaş daha katıldı, ceviri günlerini ve sıklığını o belirleyecek. Bilginize ~</p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-onsoz-sudou-kenin-monologu/">Youkoso Jitsuryoku, Cilt 5, Önsöz &#8211; Sudou Ken&#8217;in Monoloğu</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryoku-cilt-5-onsoz-sudou-kenin-monologu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>16</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2458</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Arifureta Shokugyō &#8211; Cilt 1, Bölüm 1: Tortus</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-cilt-1-bolum-1-tortus/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-cilt-1-bolum-1-tortus/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Aug 2019 22:02:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arifutera Shokugyo]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō oku]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta shokugyo light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta: From Commonplace to World’s Strongest]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta: From Commonplace to World’s Strongest light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta: From Commonplace to World’s Strongest oku]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta: From Commonplace to World’s Strongest web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Hajime]]></category>
		<category><![CDATA[Hajime Nagumo]]></category>
		<category><![CDATA[Ishtar]]></category>
		<category><![CDATA[Ishtar Langbard]]></category>
		<category><![CDATA[Kaori]]></category>
		<category><![CDATA[Kouki]]></category>
		<category><![CDATA[light]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nagumo]]></category>
		<category><![CDATA[Shizuku]]></category>
		<category><![CDATA[Tortus]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2216</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160;&#160;&#160;&#160; Hajime hemen elleriyle yüzünü korudu ve iki gözü de kapalıydı ama hışırtı sesini duyduğunda gözlerini yavaşça açtı. &#160;&#160;&#160;&#160; Etrafını şaşkınlıkla inceledi. Göze çarpan ilk şey dev duvar resmiydi. Duvar resmi, yaklaşık on metre genişliğinde olup bir ışık halkasının önünde erdişi(çift cinsiyetli), uzun altın saçlı ve soluk gülüşlü bir kişiyi betimliyordu. Arka plan, çimenli ovaları,...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-cilt-1-bolum-1-tortus/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-cilt-1-bolum-1-tortus/">Arifureta Shokugyō &#8211; Cilt 1, Bölüm 1: Tortus</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </em>Hajime hemen elleriyle yüzünü korudu ve iki gözü de kapalıydı ama hışırtı sesini duyduğunda gözlerini yavaşça açtı.</p>



<p><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </em>Etrafını şaşkınlıkla inceledi. Göze çarpan ilk şey dev duvar resmiydi. Duvar resmi, yaklaşık on metre genişliğinde olup bir ışık halkasının önünde erdişi(çift cinsiyetli), uzun altın saçlı ve soluk gülüşlü bir kişiyi betimliyordu. Arka plan, çimenli ovaları, gölleri ve dağları resmediyordu ve kişi, sanki hepsini kucaklıyormuş gibi her iki elini de uzatmıştı. Güzel bir duvar resmiydi, muhteşemdi. Ama bir sebepten dolayı Hajime, resimdeki kişiden bir soğukluk hissediyordu.</p>



<p><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </em>Etrafını dikkatlice inceledikten sonra devasa bir salonda olduklarını gördü. Salonun mermerden yapıldığını varsaydı. Bütün bina harika bir parıltı yayıyordu. Cilâlı beyaz taşların üst üste döşenmesiyle inşa edilen bina, ince tasarımlı devasa sütunlarla desteklenmişti ve tavanı da kubbe şeklindeydi. Bütün mekân doğal olarak bir katedrale benziyordu ve çok heybetli bir atmosfere sahipti.</p>



<p><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </em>Hajime ve diğerleri binanın en derin kısmına, etraflarını saran bölgedeki kaidenin en üstüne yerleştirilmiş gibiydi. Hajime etrafına baktı, görebildiği tek şey sınıf arkadaşlarının da onunkiyle aynı şaşkın ifadeyi takınmalarıydı. Görünüşe göre, o sırada sınıfta bulunan bütün öğrenciler bu duruma yakalanmıştı.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hajime bakmak için arkasına döndü ve tahmin ettiği gibi Kaori’nin şaşırmış figürü oradaydı. Yara almış gibi değildi, bu yüzden Hajime’ye bir rahatlık geldi.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ardından, muhtemelen açıklama arayışında olan herkes, yavaş yavaş dikkatlerini kaidenin etrafındaki insanlara yöneltti. Evet, salonda bulunanlar sadece Hajime ve sınıf arkadaşları değildi. Her iki elleri de göğüslerinde kesişmiş ve sanki dua eder gibi diz çökmüş en az otuz kişi vardı… Hepsi altın işlemeli beyaz bir cübbe giymişti ve tam yanlarında da birer asa vardı. Asaların uçları yelpaze gibi açılmış ve halkaların yerine, bu da yetmezmiş gibi birkaç parça yuvarlak disk yerleştirilmişti.</p>



<p>&nbsp;&nbsp; Onların arasından tahmini 70 yaşlarında yaşlı bir adam öne çıktı, kıyafetleri beyaz cüppeli grup arasında bile son derece lükstü. Gerçek bir sihirbaz şapkası gibi gözüken 30cm uzunluğunda ve ince bir şapka giyinmişti. Ancak, bu yaşlı adamın etrafında otoriter bir aura vardı, yüzündeki kırışıklıklara ve aynı şekilde sofistik gözlerine bakılırsa insanlar onun sadece 50 yaşında olduğunu söylese bile kimse bundan şüphelenmezdi.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aynı zaman zarfında, elindeki asa “Şıngır! Şıngır!*” sesi çıkarıyordu, yaşlı adam onlarla görünüşüne uyan net ve rahatlatıcı bir sesle konuştu.(Ç.N: Tam olarak sesi veremedim kusura bakmayın, bileziklerin birbirine vurduğunda çıkan sesi hayal edin.)</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Tortus’a hoş geldiniz, Kahraman-sama ve yoldaşları. Sizi bekliyorduk. Ben, Azizler Kilisesi’nin mevcut görevlendirilmiş Papazıyım, bana Ishtar Lombard diye hitap edebilirsiniz. Şu andan itibaren iyi geçinelim, basmakalıp selamlamaları değiştirmeye gerek yok.”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kendisini tanıttıktan sonra Ishtar adlı yaşlı adamın yüzünde, sık sık kibar yaşlı insanlarla ilişkilendirilen bir gülümseme belirdi.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şu anda, Hajime ve diğerlerinin hareket ettiği yer, yan yana dizilmiş on metre uzunluğunda birkaç yemek masasına sahipti. Daha önce yanından geçtikleri birkaç büyük salonda da bu tür yemek masaları vardı. Bu salonda tıpkı geriye kalanlar kadar görkemliydi, bir amatör bile anlayabilirdi; mobilyalar, dekoratif resimler, duvar resimleri ve buradaki her şey sanatçının yüce başyapıtıydı. Belki de burası yemek yemek ya da toplantı düzenlemek için kullanılıyordu. Başköşede Hatekayama Aiko-sensei ve Kouki’nin dörtlü grubu vardı. Onlardan sonra diğer öğrenciler sırayla yerlerine oturdular, Hajime en sona oturdu.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Buraya kadar rehber edildikleri için hiç kimse çok fazla rahatsızlığa neden olmadı, belki de zihinleri hâlâ gerçeğe ayak uyduramıyordu. Ishtar durumu açıklamaya başladı, herkes sakin kalmayı başardı belki de bunun nedeni karizmatik Kouki’nin varlığından dolayıydı.(Ç.N: Ne alakaysa artık dkjdjsnxjdb) </p>



<p>Öğrenciler tarafından etrafı sarılan Aiko-sensei’nin –öğretmene daha çok benzeyen- gözleri yaşarıyordu.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Herkes oturduğunda mükemmel bir zamanlama ile hizmetçiler servis arabalarıyla içeri girdi. Bu doğru, gerçek hizmetçiler! Bunlar her erkeğin rüyasındaki gerçek hizmetçilerdi, Bishōjo(güzel kız) hizmetçiler! Bu tür şartlar altında, erkek öğrenciler ateşli arzuları tarafından teşvik edildiler, çoğu da bakışlarını hizmetçilere sabitledi. Halbuki kızlar onlara soğuk bakışlar gönderiyorlardı.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayrıca Hajime de ona servis etmeye gelen hizmetçiye bakmadan edemedi&#8230; Ama bir sebepten dolayı omurgasının altına doğru bir ürperti hissetti. Hajime hızlı bir şekilde görüş hattını dosdoğru ileri olarak belirledi. Dondurucu bakışların geldiği yönde, Kaori bir sebepten dolayı çok mutlu görünen bir gülümsemeyle bakışlarını Hajime’ye yöneltiyordu. Ama tabi ki Hajime bunu fark etmedi.(Ç.N: Yandere Kaoriyle çay saati xd) </p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ishtar, herkesin içeceklerini aldığından emin olduktan sonra açıklamaya başladı.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Bu&#8230; Eminim ki hepinizin kafası karışıktır. Öncelikle durumu açıklayacağım, hepinizin sonuna kadar söyleyeceklerimi dinlemenizi rica ediyorum.”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bundan sonra Ishtar’ın ağzından çıkan sözler gerçekten fantezi benzeriydi, kimsenin ne hakkında konuştuğuna dair hiçbir fikri yoktu. Kısaca söylemek gerekirse, ilk olarak bu dünyaya Tortus deniyordu. Sonrasında Tortus aşağı yukarı üç ana ırka bölünmüştü. İnsanlar, Şeytanlar ve Yarı-insanlar. İnsanlar kuzey bölgesinde hüküm sürmüşler. Şeytanlar güney bölgesinde hüküm sürmüşler. Yarı-insanlar ise doğudaki el değmemiş doğada sessizce yaşamışlar.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img data-recalc-dims="1" decoding="async" src="https://i0.wp.com/turkcelightnovels.com/wp-content/uploads/2019/09/images-27.jpeg?w=980&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-2237" /><figcaption>Tortus Haritası</figcaption></figure></div>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanlar ve şeytanlar arasındaki savaş birkaç yüzyıldan beri devam ediyormuş. Şeytanlar, insanlara kıyasla sayıca yetersizmiş ama her bir şeytan müthiş bir güce sahipmiş, sadece bu sebeple bile çok sayıda insana karşı savaşabilmişler. Her iki taraf da son yıllarda büyük çaplı bir savaşa girişmemiş, fakat son zamanlarda anormal bir şey meydana gelmiş. Büyülü canavarlar şeytanlar tarafından mevzilendirilmiş. </p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sihirli canavarların, vücutlarına büyülü güçler almadan önce vahşi hayvanlar olduklarını sonrasında dönüşüm geçirdiklerine inanıyorlarmış. Yaşayan bir varlık olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmadıkları bilinmiyormuş. Ancak her biri güçlü ve benzersiz büyü kullanabiliyormuş ve bu haşaratlar güçlü ve yırtıcıymış. </p>



<p>Şimdiye kadar hep iç güdülerine güvenmişler. Onları gerçekten evcilleştirebilecek insanlar neredeyse hiç olmamış. Evcilleştirebilseler bile, evcilleştirici en fazla bir ya da iki tanesini kontrol edebilmiş&#8230; Ve bu sağduyu Şeytanlar tarafından tamamen yıkılmış. Bu, artık insanların sayıca avantaj sağlamadığını, başka bir deyişle insan ırkının, şuanda bir krizle karşı karşıya kaldığını anlattı.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Sizi buraya çağıran kişi ‘Eht-sama’ydı. O bizim, Azizler Kilisesi’ndeki bir ve tek olan Koruyucusudur. Belki de Eht-sama çoktan fark etmişti. Bu durum devam ederse insanlar tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Siz bu sonucu önlemek için çağrıldınız. Geldiğiniz dünya bizimkinden daha üst sırada, bu dünyada hepinizin hiç şüphesiz olağanüstü güçlere sahip olması lazım. Çağrı gerçekleşmeden önce, Eht-sama nesilden nesle aktarılan bir kehanet bıraktı; Siz onun bize gönderdiği ‘Kurtuluş’sunuz. Eht-sama’nın iradesiyle doğuştan gelen güçlerinizi ortaya çıkarmalı, Şeytanları devirip insanlığı kurtarmalısınız.”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ishtar’ın şuanda dalgın bir ifadesi vardı, belki de kehaneti duyduğu zamanı hatırlıyordu. Tıpkı Ishtar’ın dediği gibi insanların %90’dan fazlası Azizler Kilisesi’nin takipçisiydi. Her defasında kehaneti duyan kişiler şüphesiz Azizler Kilisesi’nde büyük etkiye sahip olan kişilerdi.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Koruyucunun sözlerinden hiç şüphe etmemiş, dahası sevinci de içi içine sığmıyordu. Hajime bu dünyanın makul olmayan bir şekilde çarpıtılmış ve kelimelerle ifade edilemeyecek bir kriz duygusu olduğunu hissetti. Aniden itiraz etmek için ayağa kalkmış biri belirdi.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aiko-sensei.</p>



<p>                                                                         <br> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Lütfen dalga geçmeyin! Nihayetinde tek istediğiniz bu çocukların bir savaşa katılmaları! Bu tür bir şey kesinlikle söz konusu olamaz! Bir öğretmen olarak böyle bir şeye asla izin vermeyeceğim! Derhal geri dönmemize izin verin! Eminim ki aileleri onlar için endişelenmişlerdir! Şu anda yaptığınız tek şey adam kaçırma!”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img data-recalc-dims="1" decoding="async" src="https://i0.wp.com/turkcelightnovels.com/wp-content/uploads/2019/09/images-12.jpeg?w=980&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-2229"/></figure>



<p>(Ç.N: Light novelde resim bulamadım o yüzden mangadan koyayım dedim.)</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Öfkeyle nefes nefese kalan Aiko-sensei sadece 25 yaşındaydı. Çok popüler bir sosyal bilgiler öğretmeniydi. Narin yapılı vücudu yaklaşık 1.50 metre boyundaydı, bebek yüzlüydü ve saçları bob kesim* tarzında kısaltılmıştı. (Ç.N: Bob kesim: saçlar alnı örter ve uzunluğu çene hizasına kadardır. )</p>



<p>Öğrencilerinin iyiliği için koşturan Aiko-sensei’yi hatırlayınca, gülümsemekten kendilerini alıkoyamadılar. Öğrencileri için ne kadar çok çabaladığını gören öğrencileri onu korumak istedi, her ne kadar çabalarının çoğu boşa olsa da. Öğrenciler sık sık ona Ai-chan diye seslenirlerdi ama eğer başka birinin önünde onu bu şekilde çağırırlarsa sinirlenirdi.</p>



<p>&nbsp;Bu seferde anlamsız bir çağırılma yüzünden sinirlenmişti ve buna karşı duruyordu. </p>



<p>“Ahh~ Ai-chan yine elinden geleni yapıyor&#8230;”. Birkaç öğrenci, Ishtar’a belirsiz bir duyguyla karşılık veren Aiko-sensei’ye bakıyordu. Ancak Ishtar’ın sözlerinden sonra donakaldılar.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Nasıl hissettiğinizi anlıyorum. Fakat&#8230; Şu anda geri dönmeniz imkansız.”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Salon sessizlikle doldu. Sanki üzerlerine çöken buz gibi bir baskı vardı. Herkes Ishtar’a sorgulayıcı bir ifadeyle bakıyordu.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “İ-imkansız&#8230; N-ne dedin? Eğer bizi çağırabiliyorsanız, geri de döndürebilmeniz lazım!?”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Diye bağırdı Aiko-sensei. </p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Daha önce söylediğim gibi sizi buraya çağıran Eht-sama’ydı. Biz insanlar, başka dünyalara müdahale edecek büyülere sahip değiliz. Bu nedenle geri dönüp dönmeyeceğiniz Eht-sama’nın kararına kalmıştır.”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “B-bu&#8230;”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aiko-sensei gücünü kaybetti ve sandalyeye yığıldı. Etraftaki öğrenciler de kargaşa çıkarmaya başladı.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Olamaz!? Sahiden artık geri dönemeyecek miyiz?”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Hayır! Şaka deyin ne olur, geri dönmeme izin verin!”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Savaş hakkında şaka bile yapma! Lanet olsun!”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Neden, neden, neden&#8230;”</p>



<p>&nbsp;Öğrenciler panik yapmaya başladı. Öte yandan, Hajime oldukça sakindi, tek sebebi bir otaku olmasıydı, daha önce bu durum hakkında çok şey okumuştu. Bu olabilecek en kötü şey değildi birkaç tipik örnek görmeyi bekliyordu, bu yüzden diğer öğrencilerden çok daha sakindi. Bu arada en kötü örneklerden biri köle olarak çağırılmaktı.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Herkes zor bir durumdayken Ishtar onları sakinleştirmek için ağzını açmaya niyetlenmedi, sadece sakince izledi. Ama Hajime, bu sakin ifadenin arkasında bir küçümseme duygusu olduğunu hissedebiliyordu. Ishtar muhtemelen “Neden Eht-sama tarafından seçildikten sonra mutsuz hissediyorlar?” diye düşünüyordu. Herkes hâlâ panik halindeyken Kouki ayağa kalktı ve sert bir şekilde masaya vurdu. Bununla birlikte öğrenciler sesten dolayı afalladı ve bakışlarını Kouki’ye çevirdi. Herkesin dikkatini çektiğini doğruladıktan sonra konuşmaya başladı.</p>



<p>&nbsp;“Millet, Ishtar-san’ın önünde bu kadar sıkıntı çıkarmak anlamsız. Onun da başka seçeneği yoktu&#8230; D-demek istediğim, savaşalım! Bu dünyanın insanlarının bir krizle karşı karşıya olduğu bir gerçek. Tüm bunları bildikten sonra yardım isteklerini görmezden gelmek, ben bunu yapamam. Üstelik, madem buraya insanlığı kurtarmak için çağırıldık her şey bittikten sonra geri dönebiliriz. Bu doğru, değil mi, Ishtar-san?”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Haklısınız. Eht-sama kurtarıcıların dileklerine kesinlikle cevap verecektir.”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Hepimizin özel güçleri var, değil mi? Gerçekten de bu dünyaya geldiğimden beri içimi kaplayan anlayamadığım bir güç olduğunu hissettim.”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Haklısın. Kabaca, her biriniz bu dünyanın insanlarından birkaç kat ila birkaç düzine kat daha fazla güce sahip olmalısınız.”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Öyleyse, savaşacağım. İnsanları kurtaracağım ve sonra hepimizi eve götüreceğim. Ne olursa olsun bu dünyayı ve buradaki herkesi, her şeyi kurtaracağım!”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kouki bu gibi bir beyanda bulunurken yumruğunu sıkıca sıktı, amaçsız bir şekilde parlak dişlerini de ortaya çıkardı. Ancak tam bu anda karizmatik liderliği etkisini gösterdi. Daha önce tüm umutlarından vazgeçen öğrenciler, yavaş yavaş sakinliklerini ve enerjilerini geri kazanmaya başladı. Kouki’ye parıldayan gözlerle bakıyorlardı, bu ifade umutsuzluk içinde umut buldukları zaman ortaya çıkaracakları bir ifadeydi. Kız öğrencilerin yarısı onu süzmeye başlamıştı bile.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Ah lanet olsun, bir kere böyle bir şeyi ortaya attın. Tek başına gitmene izin vermek endişe verici olurdu&#8230; Ben de savaşacağım!”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Ryutaro&#8230;”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Buradaki tek kişi sen değilsin&#8230; Bunu daha fazla izleyemem&#8230; Ben de savaşacağım.”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Shizuku&#8230;”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Eh, u-um, eğer Shizuku savaşacaksa, bende elimden gelenin en iyisini yapacağım!”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Kaori&#8230;”</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her zamanki dörtlü grup Kouki’yle aynı fikirdeydi. Onlardan sonra sınıf arkadaşlarının geri kalanı da onaylarını dile getirdiler ve olayı akışına bıraktılar. Aiko-sensei ağlamaklı gözlerle “Hayııır~” diye bağırdı ama gözyaşları Kouki’nin hazırladığı ruh haline karşı çaresizdi.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sonuç olarak, bütün öğrenci topluluğu savaşa katılacak. Muhtemelen öğrenciler savaşa girmenin ne olduğunu gerçekten anlamadılar. Belki de gerçeklikten kaçmanın ve zihinlerinin parçalanmasını önlemenin bir yoluydu. Bu tür şeyleri düşünürken Hajime Ishtar’ı gizlice gözlemledi ve yüzünde çok rahatlamış bir ifadenin ortaya çıktığını gördü. Ayrıca Hajime Ishtar’ın koşulları açıklarken Kouki’yi gizlice gözlemlediğinin de farkındaydı. </p>



<p>Ishtar, Kouki’nin ne tür bir faaliyete geçeceğini öngördü. İnsanlığın başına gelen trajedi hakkında konuşurken Kouki güçlü bir adalet duygusuna sahip olduğundan dolayı ne tür bir tepki vereceğini anlamak kolaydı. Ondan sonra özellikle Şeytanların zulmünü vurguladı. Belki de Ishtar çoktan her şeyi baştan sona öngörmüştü, bu grupta en çok etkisi olan kişiyi ayırt edebilirdi. <br> Bu bölgenin en önemli adamlarından birisi o’ydu, ve kurnaz birisiydi. &nbsp;</p>



<p>Hajime, Ishtar’ı dikkat edilmesi gereken biri olarak aklına kazıdı.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>   </p>



<figure class="wp-block-embed-youtube aligncenter wp-block-embed is-type-rich wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Dr. Stone Ending Full『Rude-α - LIFE』" width="980" height="551" src="https://www.youtube.com/embed/SQWwB_dciqM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div><figcaption>-Bölümle alakasız müzikler serisi-<br>~1~</figcaption></figure>



<p>Merhabaaa, </p>



<p>    Bölüm geciktiği için özür dilerim. Çeviri işinde yeni olduğum için hatalarım oluyor ve birinin çeviriyi kontrol etmesine ihtiyacım var. Hikayeyi olduğunca hatasız ve güzel bir şekilde aktarmak istiyorum. Ayrıca çeviriyi telefondan yapıyorum çünkü bilgisayarım yok, bu yüzden de çeviri gecikebiliyor. </p>



<p>Tekrardan geciktiği için özür dilerim. Ama&#8230;</p>



<p>Telafi olarak gün içinde bir bölüm daha gelecektir. Umarım hoş karşılarsınız ~~</p>



<p>Yorum, görüş, hata ya da çeviride yanlış bir şey görüp bildirirseniz çok sevinirim ^^</p>



<p style="text-align:center"><p class="has-text-align-center">~~KEYİFLİ OKUMALAR~~</p></p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-cilt-1-bolum-1-tortus/">Arifureta Shokugyō &#8211; Cilt 1, Bölüm 1: Tortus</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-cilt-1-bolum-1-tortus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2218</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Arifureta Shokugyō &#8211; Önsöz</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-onsoz/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-onsoz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Aug 2019 10:45:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arifutera Shokugyo]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō oku]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta: From Commonplace to World’s Strongest]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta: From Commonplace to World’s Strongest light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta: From Commonplace to World’s Strongest oku]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta: From Commonplace to World’s Strongest web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Hajime Nagumo]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2090</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160;Karanlıktaki tek ışık kaynağı hızlı bir şekilde büzülüyordu. Elini istemsizce yukarıya uzattı, yine de hiçbir şeye tutunamadı. Esrarengiz bir uçuruma düşmenin verdiği korkunç his kasıklarının kasılmasına sebep oldu. Nagumo Hajime’nin ifadesi, yavaş yavaş kaybolan ışığa bakarken korkuyla doldu. Şu anda Hajime esrarengiz bir uçuruma düşüyordu. Görünür tek ışık kaynağı yüzeyden geliyordu. Labirenti keşfederken Hajime devasa,...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-onsoz/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-onsoz/">Arifureta Shokugyō &#8211; Önsöz</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>&nbsp;Karanlıktaki tek ışık kaynağı hızlı bir şekilde büzülüyordu. Elini istemsizce yukarıya uzattı, yine de hiçbir şeye tutunamadı. Esrarengiz bir uçuruma düşmenin verdiği korkunç his kasıklarının kasılmasına sebep oldu. Nagumo Hajime’nin ifadesi, yavaş yavaş kaybolan ışığa bakarken korkuyla doldu. </p>



<p>  Şu anda Hajime esrarengiz bir uçuruma düşüyordu. Görünür tek ışık kaynağı yüzeyden geliyordu. Labirenti keşfederken Hajime devasa, yarık bir vadiye düşmüştü, ışığın ulaşamayacağı bir yere kadar da düşmeye devam etti. Hajime karanlıkla çevrili olsa da esintinin sesini duyabiliyordu. Aynı zamanda, hayatının gözlerinin önünden film şeridi gibi geçtiğini de görüyordu. </p>



<p>Bir Japon olarak, bu dünyaya geldiğinden beri hayal ve umutlarını dile getirmek isteseydi, o zamandan beri yaşadığı eşitsizliği ve şimdi yaşadığı eşitsizliği kelimelere dökmek… çok zor olurdu. </p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Pazartesi, haftanın en kasvetli gününün başlangıcı. Çoğu insan, dünü cennet olarak anımsarken pazartesi için iç çekip duruyor. </p>



<p></p>



<p></p>



<p>Nagumo Hajime de bir istisna değildi. <br> Ancak Hajime’nin durumu o kadar basitte değildi çünkü okul onun somurtkan bir ruh hali takınmasına neden olan, kötü bir yerdi. <br> <br> Her zamanki gibi zil çalmak üzereyken Hajime yorgun vücuduyla kapıyı iterek açtı. </p>



<p>O anda, sınıftaki erkek öğrencilerin çoğu dillerini şaklatıp aşağılayıcı bakışlarla ona baktı. <br> Ayrıca, kız öğrenciler de arkadaşça yüz ifadesi sergilemediler. Ona karşı soğuk ve tarafsız davransalar yine iyiydi ama bazıları ona açıkça iğrenerek bakıyordu. </p>



<p>“Hey, Kimoota*! Yine oyun oynamak için bütün gece ayakta mı kaldın? Erotik bir oyun muydu?” [ Ç.N: (Kimochi otaku – İğrenç otaku)]</p>



<p>“Iyy, çok iğrenç~ Bütün gece erotik oyun oynamak gerçekten çok iğrenç~” <br> <br> Neyi bu kadar komik buldular da kahkahaya boğuldular ki?<br> <br> Onunla dalga geçmeye başlayan Hiyama Daisuke’ydi. <br> <br> Sanki üstüne vazife edinmiş gibi her gün Hajime’yi rahatsız ediyordu.<br> <br> &nbsp;Yanında gülen üç aptal; Saito Yoshiki, Kondo Reichi ve Nakano Shinji’ydi. Genelde, Hajime’yi rahatsız eden bu dört kişiydi. <br> <br> </p>



<p>Hiyama’nın dediği gibi Hajime bir otakuydu. Görünüşüne ve davranışlarına iğrenç olarak bakılması onun Kimoota olduğu anlamına gelmiyordu. Kısa ve düzgün kesilmiş saçları vardı, yeni kalktığına dair bir işaret de yoktu. <br> Ayrıca, zihinsel problemi de yoktu, topluluk kampanyasına aktif olarak katılmamış olsa da, dürüst görünüşü iğrenme hissine yol açmıyordu.</p>



<p>Sadece, figürlerden, mangalardan, romanlardan, filmlerden, oyunlardan ve benzeri şeylerden hoşlanıyordu. </p>



<p><br> İnsanların, otakulara yaptığı eleştiriler çok ağır oluyordu ama sadece dalga geçmekle bitiyordu. Hiçbiri düşmanlık beslemeye kadar gitmiyordu. Ama neden tüm erkek öğrenciler onu hor görüyordu? Sebebi, o kızdı.</p>



<p>&#8220;Günaydın, Nagumo-kun! Neredeyse her zamanki gibi geç kalıyordun, bir dahaki sefere daha erken gelmelisin.” </p>



<p>Bir kız öğrenci, Hajime’nin yanına gelirken mutlu bir şekilde gülümsüyordu. Bu sınıfta, hayır bu okulun tamamında Hajime’ye dostça davranan sadece birkaç kişiden oluşuyordu ve onlar az önce bu durumun ortaya çıkmasına sebep olan asıl nedendi. <br> <br> <br> </p>



<p>Bu kızın adı Shirasaki Kaori’ydi, okuldaki iki tanrıçadan biriydi. Hem erkek hem de kız öğrencileri arasında güzelliğinden dolayı son derece popülerdi. &nbsp;Beline kadar uzanan siyah saçları, büyük yuvarlak gözleri, nazikliğini simgeliyordu adeta,&nbsp; pembe renkli dudaklarıyla küçük burnu da mükemmel uyumluydu.</p>



<p>Her zaman kocaman bir gülümseme takınır ve güçlü bir sorumluluk duygusuna sahip olurdu, diğer insanlarla nasıl ilgileneceğini bilirdi. Sınıf arkadaşları tarafından her zaman güvenilir, kimseden nefret etmez ve herkese içtenlikle eşit davranırdı. Bir lise öğrencisininkinden farklı bir olgunluğa sahipti. <br> <br> </p>



<p><br> <br> Öyleyse, neden Kaori gibi biri her zaman Hajime’yi önemsiyordu? </p>



<p>Bütün gece ayakta kalmanın etkisiyle Hajime sınıfta hep uyuyakalırdı. Bu yüzden, sorumsuz bir öğrenci olduğu görülürdü(notlarının ortalama olmasına rağmen). </p>



<p>Doğal olarak insanlarla ilgilenmeyi seven Kaori her zaman onu önemserdi.</p>



<p>Yani, Hajime derslere aktif olarak katılsa ya da daha yakışıklı bir çocuk olsa, sınıftakiler, Kaori’nin ona olan ilgisine tahammül edebilirlerdi.</p>



<p>Ama ne yazık ki Hajime’nin görünüşü yalnızca ortalamaydı ve “hobi önce gelir” mottosuyla* daha iyiye gitmesini hayal etmek zordu. &nbsp;(ÇN: slogan)</p>



<p>Çünkü Hajime gibi birinin Kaori’yle samimi olması&#8230; erkek öğrencilerin çoğu bunu kabul etmekte zorlanıyordu, ‘Neden sadece bu herif? ’ olduğunu merak ediyorlardı. Bu konu kız öğrenciler için daha basitti çünkü Kaori’nin çabaları boşa harcanıyordu. Onlar sadece sınıflara karşı tutumunu değiştirmeye çalışmadığı için mutsuzdular. <br> <br> </p>



<p>“Ah, günaydın Shirasaki-san.” </p>



<p>Eh- bu ölüm saçan auranın nesi var? Herkesin sessiz bakışları altında, Hajime sadece Shirasaki’ye cevap verirken acı bir şekilde gülümseyebiliyordu. </p>



<p>&nbsp;Ardından, Kaori çok neşeli bir ifade takındı. Neden böyle bir ifade ortaya çıkardı ki?! <br> <br> </p>



<p>Hajime’ye daha fazla delici bakışlar yöneltildi ve bu da soğuk terler akıtmasına neden oldu. Hajime her zaman bunun imkansız olduğunu hissetmişti, neden okuldaki en güzel kız onunla ilgileniyordu? Kaori’nin ona bu kadar iyi davranması için, Kaori’nin karakteri dışında… başka bir sebep olmalı, Hajime bunu adı gibi biliyordu. </p>



<p>Halbuki, Hajime hiçbir zaman Kaori’nin kendisi için romantik bir duygu beslediğini düşünmemişti. <br> Hajime’nin tek bir düşünce yapısı vardı; Hobisi için birçok şeyden vazgeçmeye hazırdı. </p>



<p>Görünüş, başarı ve spor, her yönden vasattı zaten.<br> Öte yandan, Kaori her zaman yakışıklı erkeklerle kuşatılmıştı, bu nedenle davranışları anlaşılmazdı. </p>



<p>Kısacası, öldürücü bakışların fırtınasına dikkat etmek zorunda kalıyordu! </p>



<p>İçten içe konuşmak için ağzını açtığı anda spor salonunda zorla çalıştırılmaktan kaçınamayacağını çoktan biliyordu. </p>



<p>Konuşmaları sona erdiğinde, sanki planlanmış gibi üç kişi onlara yaklaştı. Demin adı geçen 「<em>yakışıklı erkekler</em>」 <em>de onların arasındaydı. </em></p>



<p>“Nagumo-kun, günaydın, her gün bununla uğraşmak zor değil mi?” </p>



<p>“Kaori, yine mi onunla ilgileniyorsun. Cidden, Kaori çok kibarsın.” </p>



<p>“Şu gevşek çocuk, ona ne söylersen
söyle boşa.” </p>



<p>Üç kişi arasında onu selamlayan tek kişi Yaegashi Shizuku adında bir kızdı, Kaori’nin en iyi arkadaşıydı. At kuyruğu şeklinde bağlanmış saçları onun en belirgin özelliğiydi. Dar aralıklı ve narin gözleri keskindi ama içinden naziklikte sızıyordu. Bu yüzden, buz gibiden ziyade zarif olduklarını söylemek daha doğru olurdu. Boyu 172cm civarındaydı, kızlar arasında uzun sayılırdı. Vücut duruşu ve mizacıyla, insanların onu, otomatik olarak samuraya benzetmesiyle sonuçlanırdı.</p>



<p>Aslında, ailesinin Yaegashi Eskrim Dojo’su vardı. Shizuku, ilk okuldan beri kendo müsabakalarının hepsini kazanmış. Bir magazin dergisinde de ‘güzel kılıç ustası’ olarak adlandırılmıştı.</p>



<p>Ayrıca, sık sık inatçı fanları tarafından takip edildi. Genç kız öğrenciler, ona tutkulu gözlerle bakar ve ona “onee-sama” diye seslenirlerdi. Shizuku kendisine bu şekilde seslendiklerini duyunca dudaklarını seğirtmeden edemiyordu, bu sık sık görülebilecek bir sahneydi. </p>



<p>Shizuku’dan sonra, Kaori ile biraz kendini beğenmiş bir tarzla konuşan kişi Amanogawa Kouki’ydi. Kahramanca adına göre yaşıyordu, yakışıklıydı, göze çarpan notları vardı ve her türlü sporda iyi olan insanüstü biriydi. </p>



<p>Kabarık kahverengi saçları ve uysal gözleri vardı, boyu 180cm’ye yakındı ve vücudu inceydi ancak kaslıydı. Kouki herkese karşı nazikti ve güçlü bir adalet duygusuna sahipti(kolayca asabi olabiliyordu). İlk okuldan beri Yaegashi Eskrim Dojo’sunun öğrencisiydi ve Shizuku gibi milli bir sporcuydu, onlar çocukluk arkadaşıydı. Kendisine aşık olan bir düzine kız vardı ama her zaman Shizuku ve Kaori’yle birlikte takıldığı için çoğu kız, aşklarını itiraf etmeyi başaramazdı.</p>



<p><em>Bütün bunlara rağmen </em>hâlâ <em>iki ayda bir çıkma teklifi alıyordu. Popüler olmasını,
sıkı çalışmasına borçluydu. </em></p>



<p>Alaycı bir tonda konuşan son kişi, Kouki’nin en iyi arkadaşı olan Sakagami Ryutaro adında bir erkek öğrenciydi. Kısaltılmış saçlarının altında keskin ve neşeli bir çift göz vardı, yaklaşık 190cm boyundaydı ve ayı gibi bir fiziği vardı. </p>



<p>Detaylara dikkat etmiyordu, beyni bile kaslardan yapılmış gibiydi.</p>



<p>Ryutaro, çalışkan, kararlı ve sıcakkanlı bir insandı. Bu yüzden Hajime gibi okula uyumaya gelen ve motivasyonsuz görünüşlü kişileri sevmiyordu. Hajime’ye bir bakış attıktan sonra burnunu çekti ve onu tamamen görmezden geldi. <br> <br> “Günaydın, Yaegashi-san, Amanogawa-kun, Sakagami-kun. Haha, ee, elimden bir şey gelmez, ne ekersen onu biçersin.” </p>



<p>Hajime selamlarını alırken acı bir şekilde gülümsedi. &#8216;Sana Yaegashi-san ile konuşma hakkını kim verdi, ha?!&#8217; Selamlamalardan sonra bunun gibi kendisine iğneleyecek çok fazla manzarayı açıkça hissedebiliyordu. Ayrıca, Shizuku Kaori’ninkine kaybetmeyecek bir popülariteye sahipti. </p>



<p><br> “Kendi davranışını anladığına göre neden düzeltmeyi denemiyorsun? Ne zaman Kaori’nin nezaketinden yararlanmayı bırakacaksın? Sonsuza kadar sana göz kulak olamaz.” </p>



<p><br> Kouki, Hajime’ye bir tavsiye verdi. Kouki’nin bakış açısına göre Kaori’nin nazik niyeti Hajime gibi rezil bir öğrenciye harcanıyordu. <br> <br> Hajime gerçekten sert bir cevap vermek istiyordu.</p>



<p>&nbsp;“Şımarık bir çocuk gibi davranmadım ki! Beni yalnız bırakmasını tercih ederdim!‘’</p>



<p>Ama eğer öyle yaparsa, daha sonra hayran kulübüyle başı belaya girebilirdi. Kouki kolayca asabi olabilirdi, kişinin kendisinin doğru olduğuna inandığı bir konuda ona sert cevap vermek anlamsızdı. Hajime’nin hiçbir şey söylememesinin nedeni buydu. </p>



<p>Üstelik insanlar onun “değişmesini” istemesine rağmen Hajime hâlâ hayatını hobisi etrafında merkezlemekten çekinmiyordu. Bunun nedeni babasının oyun yapımcısı ve annesinin shoujou mangaka olmasıydı, babasının şirketinde ya da annesinin iş yerinde yarı-zamanlı çalışmayı planlıyordu. </p>



<p>Zaten uygun beceriler edinmişti, hobisi ile mükemmel bir şekilde uyum sağlıyordu. Bu Hajime’nin yaşam standartıydı, bu yüzden kim ne derse desin, yaşam tarzını değiştirme gereği duymuyordu. Keşke Kaori’de onunla ilgilenmeseydi, huzurlu ve sıradan bir öğrenci hayatı yaşayabilirdi. </p>



<p>“Mümkün değil~ Ahaha&#8230;“ <br>
<br>
</p>



<p>Bu nedenle, Hajime gülerek onu umursamamayı denedi. Ancak her zamanki gibi tanrıçamız(Kaori) durumun farkında bile olmadan bir bomba patlattı. </p>



<p>“Kouki-kun, ne diyorsun? Ben&#8230; Ben sadece Nagumo-kun ile konuşuyordum?” </p>



<p></p>



<p>Sınıf çok gürültülü hale geldi, erkek öğrenciler dişlerini gıcırdattı ve Hajime’ye kötü bir niyetle baktılar. Hiyama ve diğer üçü bile öğle arası Hajime’ye nerede dayak atmaları gerektiğini tartıştılar. </p>



<p>“Ohhh&#8230; Gerçekten, Kaori çok kibar.’’</p>



<p>Şüphesiz, Kouki, Kaori’nin niyetini yanlış anlamıştı. Kendi eksikliğinden en ufak bir şüphe duymamıştı. Bunun nedeni mükemmel bir insanüstü olmasından kaynaklıydı, Hajime bu gerçeklikten kaçmak istedi ve dikkatini sınıfın dışındaki mavi gökyüzüne çevirdi. </p>



<p>“&#8230;Pardon ama o ikisinin de kötü bir niyeti yok&#8230;” </p>



<p>Durumu tamamen kavrayan Shizuku, gizlice Hajime’den özür diledi. Öte yandan, Hajime o konuda yapabileceği hiçbir şey yokmuş gibi omzunu silkti ve zorla gülümsedi. </p>



<p>Bu konuda konuştukları sırada, sensei içeri girerken birinci sınıflar için zil sesi duyuldu. Sensei hiçbir şey söylemedi ve hızlıca yoklama almaya başladı, belki de sınıftaki atmosfere çoktan alışmıştı. </p>



<p>Sonrasında ders her zamanki gibi başladı ve olması gerektiği gibi Hajime de hayal dünyasına doğru bir yolculuğa çıktı. </p>



<p>Kaori Hajime’ye gülümseyerek bakıyordu, Shizuku onun bir anlamda önemli biri olduğunu düşünürken acı bir şekilde gülümsedi, erkek öğrenciler dillerini şaklatırken, kız öğrenciler de ona iğrenerek bakıyordu. </p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Sınıftaki gürültüyü algılayan Hajime’nin bilinci yavaşça yerine geldi. Sınıfta sık sık uyuyakaldığından vücudu kalkma zamanını hatırladı. Hislerine bakılırsa, çoktan öğle arası olmuş gibi görünüyordu. </p>



<p>Hajime yüzünü sırasından kaldırdı, beslenme çantası çıkarması yaklaşık on saniye sürdü. Etrafını inceledikten sonra, bazı öğrenciler öğle yemeği almak için kantine girmeye cesaret ettiklerinden beri sınıftaki insan sayısı çok azalmıştı. </p>



<p>Buna rağmen sınıftaki öğrencilerin çoğunda Hajime gibi bir beslenme çantası vardı. Dahası, dördüncü ders bir dakika önce bitmişti, bu yüzden sosyal bilgiler öğretmeni, Hatayama Aiko(25 yaşında) hâlâ birkaç öğrenciyle bir konuyu tartıştığı için masasındaydı. </p>



<p>“&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;Gulu Gulu! Gulu Gulu! Gulu Gulu!” (Ç.N: Yemek yerken çıkardığı ses)</p>



<p>Şaşırtıcı bir şekilde, Hajime öğle yemeğini sadece on saniyede bitirdi. Boş midesini doldurduktan Hajime sonra sırasına yaslanmaya ve bir süre uyumaya karar verdi. </p>



<p>Ancak tanrıçamız, (Hajime’ye daha çok bir iblis gibi gözüküyordu) öyle yapmasına izin vermedi. &nbsp;</p>



<p>Kıkırdadı ve Hajime’nin yanına oturdu. </p>



<p>Hajime içinden inledi, “Ne kadar korkunç.” </p>



<p>Bazen pazartesi günleri ahmak gibi hissederdi, eğer başka bir gün olsaydı Kaori onunla konuşma şansı bulamadan fark edilmeyen bir yere gidip kestirirdi. Ancak art arda iki uykusuz gece onu çok uykulu hissettiriyordu. </p>



<p>“Nagumo-kun, seni sınıfta görmek çok nadir bir durum. Öğle yemeğini yedin mi? Neden gelip bize katılmıyorsun?” </p>



<p>Tehlikeli bir aura bir kez daha sınıfa yayıldı. Hajime içinden ‘‘beni bi’ rahat bırakın ya?’ &nbsp;diye söylenmeye devam ediyordu. Bu çok sıkıntılı bir durum, Hajime, Kaori’nin niyetini anlayamıyordu. </p>



<p>Hajime reddetmeye çalıştı, “Ah~ Davetin için teşekkürler, Shirasaki-san. Ama ben çoktan yemeyi bitirdim, neden Amanogawa ve diğerleriyle gidip öğle yemeği yemiyorsun? ‘’</p>



<p>Dediği gibi, Hajime öğle yemeğini sarmak için kullandığı örtüyü hafifçe çırptı, içi boş bir mumya gibiydi. Eğer reddederse diğer insanlara alay konusu olacaktı. </p>



<p>“Shirasaki’nin davetini reddederek kim olduğunu sanıyor!” diye düşünürlerdi. </p>



<p>Öğle molası muhtemelen dayanılmaz hale gelirdi. Ancak bu seviyedeki bir reddetme anında baskı yapan tanrıça için anlamsızdı. </p>



<p>“Eh? Öğle yemeğin sadece bu kadar mıydı? Düzgün yemek yemelisin! &nbsp;Benimkinden birazını seninle paylaşacağım!” &nbsp;(Ç.N: :d?) </p>



<p>(Beni bi’ rahat bırak! Anla artık! Yalnız kalmak istiyorum anla artık ya!)</p>



<p>Çevreden gelen baskı ve sırtındaki soğuk ter zamanla arttı, tam bu zamanda kurtarıcısı geldi, Kouki ve grubu. </p>



<p>“Kaori, haydi beraber yiyelim, Nagumo yeterince uyumuşa benzemiyor. Onun gibi bir uykucunun Kaori’nin lezzetli ev yapımı yemesine izin vereceğimi mi sanıyorsun?” </p>



<p>Kouki mide bulandırıcı bir dizi söz söylerken gülümsedi ama yakışıklının gülüşü ve mide bulandırıcı sözlerinin doğal olarak aklı havada olan Kaori üzerinde hiçbir etkisi olmadı. </p>



<p>“Eh? Neden, senin iznini mi almam gerekiyo?” (Ç.N: Get rekt&#8230; Helal be kızım takdir ettim sndjsbdh) </p>



<p>“Pfft&#8230;” Kaori’nin sözlerini duyan Shizuku, kendini gülmekten alıkoymaya çalıştı. </p>



<p>Kouki zorla gülümsedi ve daha fazla uzatmamayı çalıştı. Sonuç olarak en popüler öğrenciler Hajime’nin oturduğu yerin etrafında toplandı. Bu değiştirilemeyen bir gerçekti, bakışlardan gelen baskının azalması da olası değildi. </p>



<p>Hajime iç çekti ve içinden söylendi. </p>



<p>(Yeter artık, neden bu dördü başka bir dünyaya falan gitmiyor ki? Bu dördüne nasıl bakarsan bak, bu tür bir olaya karışacak gibi görünüyorlar&#8230; Tanrı, cadı veya alternatif dünyadan kim olursa olsun, lütfen bunları buradan alın~~) </p>



<p>Hajime gerçeklikten kaçmak için kendini başka bir dünyadaymış gibi hayallerle şımarttı, her zamanki gibi zorla gülümsedi ve buradan uzaklaşmaya hazırlandı ama kalktığı anda&#8230; Hareket edemedi. </p>



<p>Hajime’nin önünde tıpkı Kouki’nin ayağının altındaki gibi karmaşık tasarımlı saf beyaz bir çember belirdi. Çok geçmeden, etraftaki öğrenciler bu anormal durumu fark etti. Herkesin dikkatini bu parlak şablonlar çekiyordu, büyülü çember gibi görünen şeye bakıyorlardı.</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-1 is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img data-recalc-dims="1" decoding="async" src="https://turkcelightnovels.files.wordpress.com/2019/08/hajime01.jpg?w=980" alt="" data-id="2148" data-link="https://turkcelightnovels.wordpress.com/hajime01/" class="wp-image-2148" /></figure></li></ul></figure>



<p>Aynı zamanda, büyülü çemberler daha da parlaklaşıyordu, anında tüm sınıfın büyüklüğünde genişledi. Anormal durum yavaş yavaş Hajime’nin ayağının altında yayıldı. Öğrencilerin kaskatı kesilmiş vücutları yavaş yavaş gevşedikten sonra birden çığlık atmaya başladılar. Şimdiye kadar sınıfta kalan Aiko-sensei hemen bağırdı, “Millet! Sınıfı terk edin!” Ancak, aynı zamanda, büyülü çemberin ışığı patlayacakmış gibi titredi.</p>



<p>Birkaç saniye ya da belki birkaç dakika sonra kar beyazı renk ile sarılmış olan sınıf eski haline döndüğünde artık sınıfta kimse kalmamıştı. </p>



<p>Yere düşen sandalyeler, yarısı açık bırakılmış beslenme çantaları, dağınık yemek çubukları ve şişeler, tüm malzemeler oradaydı ama tek bir ruh bile görünmüyordu. </p>



<p>Bu olay – ‘Gündüz Ortadan Kaybolan Lise Öğrencileri’- başlığıyla manşetlere düştü, tüm dünyada büyük yankı uyandırdı&#8230; </p>



<p></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>  </p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-rich wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://youtu.be/XPqyysWmQMk
</div></figure>



<p>   Evet arkadaşlar, yeni serinin önsözü ve ilk çevirimle karşınızdayım. Kendimden bahsetmem gerekirse &#8211; ki dürüst olmak gerekirse hiç sevmem, çok zor geliyor- Kaiven nickiyle bu seriyi çevirip size sunacağım. Boş zamanımda çeviri yapmaya, sitede novel okumaya ve son zamanlarda bitirmeye çalıştığım İngilizce kursuna devam ediyorum. Ek olarak manga okumaya sarmış durumdayım ve şuan Dr. Stone mangasını okuyorum. Baya güzel bir manga okumanızı tavsiye ederim ama animesi devam ediyor ve spoiler sevmiyorsanız okumayın. Fakat seri çok eğlenceli ve komik. </p>



<p>Çeviri geciktiği için özür dilerim, bazı sebeplerden dolayı geç yayınlama kararı aldım ama artık önemli değil sanırım :p Video olarakta serinin animesinin açılış müziğini koymaya karar verdim, şansıma da türkçe altyazılı buldum tabi bu size bir şey ifade eder mi bilmem ama 😀 (Bu arada bence serinin animesi hakkında güzel olan tek şey bu açılış  müziğiydi.) </p>



<p>      Seri sıradan başlamış gibi gözüküyor ama işler ileride &#8220;tahmin edebileceğiniz&#8221; üzere ilginçleşecek.</p>



<p>       Her bölüm bu şekilde uzun hatta daha uzun bölümler bile var o yüzden biraz uzun sürüyor ama elimden geldiğince hızlı ve doğru çevirmeye çalışıyorum. Diğer bölümleri en kısa zamanda yüklemeye çalışacağım.</p>



<p>        Bu arada ilk defa böyle bir platform kullanıyorum. Yani yazıyı bu platforma yüklemek ve sonrasında düzenleyip atma sürecinde biraz zorlandım ama alışacağım umarım :d Bu süreçte her insan gibi hatalarım olabilir bu yüzden eğer çeviride hata varsa söyleyin düzelteyim hemen ve tabi ki de bir daha aynı hataları yapmamaya çalışacağım. </p>



<p>          Yorum ve eleştirileriniz yazmayı unutmayın, benim için en önemli olan şeylerden biri de çeviri sonrası tartışmadır. Bayılırım yani. Her türlü soruyu sorabilirsiniz anlamsız ya da gereksiz olduğunu düşünseniz bile, illaki seri ile alakalı olmasına da gerek yok :p</p>



<p style="text-align:center"><p class="has-text-align-center">                    ~~<em>KEYİFLİ OKUMALAR~~</em></p></p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-onsoz/">Arifureta Shokugyō &#8211; Önsöz</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-onsoz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>12</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2090</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Youkoso Jitsuryoku,Cilt 4, Bölüm 3, Part 7</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryokucilt-4-bolum-3-part-7/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryokucilt-4-bolum-3-part-7/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Aug 2019 19:05:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Classroom of the elite]]></category>
		<category><![CDATA[Classroom of the Elite Oku]]></category>
		<category><![CDATA[Elitler Sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[web novel]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Welcome to the Classroom of the Elite]]></category>
		<category><![CDATA[Welcome to the classroom of the elite oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku oku türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e oku]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[youkoso jitsuryoku türke light novel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2065</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; &#160;7 Manabe&#8217;lerin gittiğinden emin olduktan sonra, tekrar içeri girdim. Karuizawa da kapının açılışını duymuştur kesin ama olduğu yerde ağlamaya devam etti. Peki, sahiden bu muydu bizim sınıfın egoistik ve başına buyruk kız liderinin gerçek yüzü? Manabe’ye birkaç taktik vermiştim..Karuizawa&#8217;nın üniformasına ve saçlarına zarar vermemeleri gerektiğine dair. Saçı kesilse ya da üniforması yırtık olsa, insanları...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryokucilt-4-bolum-3-part-7/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryokucilt-4-bolum-3-part-7/">Youkoso Jitsuryoku,Cilt 4, Bölüm 3, Part 7</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&nbsp; &nbsp;7</p>



<p>Manabe&#8217;lerin gittiğinden
emin olduktan sonra, tekrar içeri girdim. <br>
Karuizawa da kapının açılışını duymuştur kesin ama olduğu yerde ağlamaya devam
etti. <br>
<br>
Peki, sahiden bu muydu bizim sınıfın egoistik ve başına buyruk kız liderinin
gerçek yüzü? </p>



<p>Manabe’ye birkaç taktik
vermiştim..Karuizawa&#8217;nın üniformasına ve saçlarına zarar vermemeleri
gerektiğine dair. Saçı kesilse ya da üniforması yırtık olsa, insanları
kandırmak çok zor olur ya. Maalesef okulda işkence yapmak normal bir durum ama
okul fark etmediği sürece her şey mübah.</p>



<p>Yüzünün kızarık olması,
insanların dikkatini çekecek tek şey; o da yarına geçer.</p>



<p>&#8220;Karuizawa.&#8221;</p>



<p>Ona seslendim. Kafasını
kaldırıp bana baktı.</p>



<p>&#8220;Ned- nasıl&#8230;?!&#8221;</p>



<p>Asla aklına gelmeyecek
insan karşısındaydı ve kimsenin görmesini istemediği bir haldeydi. Hemen
paniklemeye başladı.</p>



<p>Ama yaşadığı travma onun
için hala çok tazeydi, bir anda ağlamayı kesemedi ama her şey yolundaymış gibi
yapmaya başladı.</p>



<p><em>Birazdan ağlamayı keserim.&nbsp;
Sakinleşeceğim kısa bir süre sonra zaten. Hep böyle kalacak değilim.
Yeter ki o gidene kadar dayanayım</em>&#8212;- içinden geçirdiği bu
boş istekleri bitmeyecekti ama ben sessizce bekledim.</p>



<p>Bir süre sonra, Karuizawa
hıçkıra hıçkıra kendini toparlamaya başladı.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>Eğer iki kişiyi karanlık ve ıssız bir bölgede yalnız bırakırsanız, ikisi arasında bir yakınlık oluşur. Bu iki kişi, birbirinden nefret etse dahi bu işe yarar. İnsan olmak böyledir..<br> <br> </em></p></blockquote>



<p>&#8220;Sakinleştin mi?&#8221;</p>



<p>&#8220;&#8230;Biraz&#8230;&#8221;</p>



<p>Karuizawa elinin
tersiyle şişmiş gözlerini sildi.&nbsp; Hala
olduğu yerdeydi, ayağa kalkamıyordu.<br>
Elimi uzattım ama reddetti.</p>



<p>&#8220;Hirata… nerede&#8230;..&#8221;</p>



<p>&#8220;Burada
buluşacaktınız galiba. Onu sensei çağırdı ben de yanındaydım. Onun yerine
buraya geldim.&#8221;</p>



<p>Bu açıklama, aklında
oluşacak şüpheleri kapatmak için yeter kesin.</p>



<p>Şimdilik onun gerçeği
öğrenmesine gerek yok. Yapılacak ilk iş, onun kendini bırakmasını sağlayıp
ruhsal olarak iyi hissetmesini sağlamak.</p>



<p>&#8220;Peki, niye
ağlıyorsun?&#8221;</p>



<p>&#8221; Manabe ve
arkadaşları…. Bunu, onların yanına bırakmayacağım.&#8221;</p>



<p><br>
Az önce olanları hatırlayınca Karuizawa&#8217;nın vücudu titremeye başladı.</p>



<p>Şuanki halini bana her
ne kadar göstermek istemese de, yaşadığı şok ve korkuyu üzerinden atamıyordu.</p>



<p>&#8220;Kimseye ağladığımı
söyleme. Yoksa seni asla affetmem.&#8221;</p>



<p>Karuizawa, olanları
okula bildiremezdi. Manabe’nin ona yaptığı bu saldırı ve aşağılanma
öğrenilirse, okul sebebini de araştıracaktı. Okuldaki konumunu korumak için,
böyle bir şeyin yaşanmasına izin veremezdi. &nbsp;Tam da bu sebepten dolayı, Hirata aracılığıyla
kızlardan intikam alma planı yapıyordu.</p>



<p>&#8220;Onlardan intikam
almak zor değil. Senin gibi birisi bile yapabilir bunu. Onlar kız sonuçta.&#8221;
</p>



<p>&#8220;Mantıksız bir
istekte bulunuyorsun.&#8221;</p>



<p>&#8220;Onlarda senden
hıncını alır diye mi korkuyorsun yoksa? Bir de kendine erkek diyorsun&#8230;&#8221;</p>



<p>&#8220;Sudou&#8217;nun
yaşadıklarından sonra basit bir ‘hınç almanın’ hiçbir şeyi çözmediğini gördük.<br>
Dişe diş, kana kan felsefesi sadece olayı kan davasına götürüyor. Tabii, okulu
da olayları araştırmaya sevk ediyor. Bu mu istediğin?&#8221;</p>



<p>&#8220;Şimdi sus otur mu
diyorsun yani?&#8221;</p>



<p>Ne cevap vereceğimi biliyordum
ama sessiz kalmayı tercih ettim.</p>



<p>&#8220;Sanki onlar sessiz
kalır… Asla. Bana bu tarz şeyleri yapmaya devam edecekler….&#8221;</p>



<p>Karuizawa titremeye
devam ediyordu. <br>
Haklıydı. Manabe’gilin burada bırakacağının garantisi yoktu. <br>
Okula döndüğümüzde, Kariuzawa’nın kaçmak için çok şansı olacak ama okul bitene
kadar da saklanbaç oynayamaz…<br>
<br>
</p>



<p>Tabii bu arada da
sınıftakiler Kariuzawa’nın bu tavırlarından şüphelenecekler..<br>
Karuizawa’nın bir süre sonra kaçış yolu da kalmayacak.</p>



<p>Karuizawa bu durumu fark
edince,&nbsp; daha çok gerildi.</p>



<p>İşte bu huzursuzluk,
başından beri hedefimdi.</p>



<p>&#8220;Herşey eski haline dönerse çok kötü
olur be. Seni çok iyi anlıyorum şuan. &#8220;</p>



<p>&#8220;Ha&#8230;&#8230;? Ne dedin? Anlamadım?&#8221;</p>



<p>Karuizawa, ne kadar bildiğimi görmeye
çalışıyordu. Manabe&#8217;gilin neler yaptığını görmüştüm ama geçmişini bildiğimi
bilmiyor. Bu sebeple de benden saklamak istiyordu.</p>



<p>&#8220;Ne mi diyorum? Gayet açık değil
mi.&nbsp; O kadar garip şeylerden kaçtın
geldin, D sınıfının lideri oldun. Ama gel gör ki hala seni eziyorlar.&#8221;</p>



<p>&#8220;Ne? Kimmiş ezilen!&#8221;</p>



<p>&#8220;Sensin, Karuizawa!&#8221;</p>



<p>Karuizawa&#8217;nın bileğinden tutup çektim.</p>



<p>&#8220;Dur, ne yapıyorsun!&#8221;</p>



<p>Karuizawa’yı duvara itip çenesinden tutup yüzünü
kendime çevirdim.</p>



<p>&#8221; Manabe’ler sana işkence etti ya?
Saçını çektiler.. Tokatladılar… Karnına, omuzlarına, beline, hatta bacaklarına
tekme attılar..&nbsp; Sen de bu yüzden hıçkıra
hıçkıra ağlayarak yere kapaklandın ya.&#8221;</p>



<p>&#8220;….!?&#8221;</p>



<p>Göz göze gelmek istemiyordu ama kurtulma
şansı da yoktu. Bakışlarımızda romantizmden eser yoktu, sadece karanlık
düşünceleri paylaşıyorduk.</p>



<p>&#8220;Çocukluktan beri seni dışlayıp
ezmiyorlar mı.&nbsp; Ne ilkokulda ne de
ortaokulda sana acımamışlar… Bu yüzden buna bir son vermek istemiyor muydun?&#8221;</p>



<p>&#8220;Hirata….mı anlattı sana?’’</p>



<p>&#8220;Sana bunu desem mi bilemiyorum ama..
Hirata fantazisini bırak artık. O yardım eder evet, ama herkese eder.&nbsp; Onun kız arkadaşı olarak D sınıfındaki yerini
de garantilersin. Ancak böyle durumlarda ondan sana fayda gelmez. Kısacası, bir
parazit olarak, ondan sana iş çıkmaz.&#8221;</p>



<p>Karuizawa göründüğünden daha zeki birisi. Hirata&#8217;yı
tanıdığı için, usagi grubunda saçma sapan bir şeyler yapmadı. Kendini
kanıtlamak için, Rika’ya saldırmış… ama bu da onun sonunu getirdi.</p>



<p>Bu zayıf halini D sınıfına da göstermesi
mümküm değil tabii.</p>



<p>&#8220;Ne….hangi hakla bana ders vermeye
kalkışıyorsun sen!&#8221;</p>



<p>&#8220;Hak dedin değil mi? Hala kafan basmıyor
herhalde? Yerini bil. Önündeki kişi Hirata değil, benim. Herkesden delli gibi
saklamaya çalıştığın geçmişini, Hirata ile olan sahte ilişkini ve hatta Manabe
sana saldırırken çaresizce ağladığını, <em>ben</em>
biliyorum..&#8221;</p>



<p>Karuizawa Kei’nin başkasının bilmesin diye
çabaladığı her şeyi, bir yabancı olarak ben biliyordum.</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-1 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img data-recalc-dims="1" decoding="async" src="https://turkcelightnovels.files.wordpress.com/2019/08/60561152_119736752581987_4944720505703292161_n.jpg?w=980" alt="" data-id="2068" data-link="https://turkcelightnovels.wordpress.com/60561152_119736752581987_4944720505703292161_n/" class="wp-image-2068" /></figure></li></ul></figure>



<p>&#8220;Yani baş belası olursan,&nbsp; bu bilgilerle anından okuldaki herkesin
diline düşersin.&#8221;</p>



<p>Ne kadar korkutucu olacağını, Karuizawa düşünsün
artık.</p>



<p>&#8220;Saçmalamayı kes! Sen kimsin be!&#8221;</p>



<p>&#8220;Gerçeği bilen birisiyim ben. Zaten
senin de tek önemsediğim bu. Haksız mıyım?&#8221;</p>



<p>Yaklaştıkça kafasını çevirdi. Çenesinden
tutup tekrar bana bakmaya zorladım.</p>



<p>Göz göze gelmekten çekiniyordu ama biraz güç
kullanınca dayanamıyordu.</p>



<p>Kaçmak için gözlerini kapattı..</p>



<p>&#8220;Ne istiyorsun, ne!! Gözünü vücuduma mı
diktin?&#8221;</p>



<p>&#8220;Vücudun mu… Kötü bir fikir değil.&#8221;</p>



<p>Parmaklarımı Karuizawa&#8217;nın kasıklarında
gezdirdim.. Çok pürüzsüzdü vücudu.<br>
Vücudunun pürüzsüzlüğü ne bildiğim ne de sahip olduğumla aynıydı.</p>



<p>&#8220;Hayırrr!!&#8221;</p>



<p>Çaresizce kaçmaya çalışıyordu. Elimdeki gücü
arttırıp çenesinden tutarak göz göze gelmemizi sağladım.</p>



<p>&#8220;Direnme.&nbsp; Direnirsen, herkes seninle ilgili her şeyi
öğrenir.&#8221;</p>



<p>Bu sözlerimle sanki onu lanetlemiştim, vücudu
kas katı kesildi.</p>



<p>Sinir, korku, endişe ve umutsuzluk.. Daha kaç
farklı duyguyu aynı anda yaşıyordu acaba?</p>



<p>Şimdiye kadarki <em>pısırık benden</em> eser yoktu… </p>



<p>&#8220;Bacaklarını ayır.&#8221;</p>



<p>Bu bir emirdi. Karuizawa bacaklarını
ayırırken gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.</p>



<p>Burada tecavüze uğrayacağının bilincinde olsa
bile, kendisini korumaya çalışabilirdi..<br>
Yaşadığı işkencenin acısını sindirmişti, bu da onun kanıtıydı.</p>



<p>Sol elimi kemerime attım, metal kısmını açıyormuş gibi oynarken
Kariuzawa kaçmaya yeltenmedi. </p>



<p>Şuan yaşadığı şeyi çaresizce kabul etmeye çalışıyordu, boş gözlerle
bana bakıyor kendi kendine söyleniyordu.</p>



<p>Haklıydım. Karuizawa Kei, işe yarar birisi.</p>



<p>Hedefim, vücudu değildi.&nbsp; Sahip olduklarını korumak için nelerden
vazgeçebilir bunu test ediyordum.</p>



<p>Kendimi açığa verebileceğim riskli bir
kumardı, bu. <br>
Eğer Karuizawa buradan kaçıp beni şikayet ederse, şuan tehdit eden değil edilen
konumuna ben düşerdim. Ama bu kızda o yürek yok tabii.</p>



<p>Geçmişinden çok korkuyor. Şuan sahip
olduklarını kaybetmekten ölümüne korkuyor.</p>



<p>Kendisini korumak için vücudunu bile kullandırtmaya
gönüllü.</p>



<p>&#8220;Sana boyun eğmeyeceğim…. Beni
ezemezsin… Zayıf noktamı bulup bana saldırıyorsun! Hadi yap ne yapmak
istiyorsan, seni pislik!&#8221;</p>



<p>Karuizawa tüm sinirini hıncını alırcasına
bağırdı.</p>



<p>&#8220;…tamam, iyi&#8230; Sanki ilk defa mı başıma
geliyor&#8230;&#8221;</p>



<p>Kafasını bana çevirip gözlerimin içine
bakarak alaycı bir gülüş attı.</p>



<p>&#8220;Ho ho&#8230;&#8230;Peki sana bir soru… değişmez
bir gerçek ortaya çıktığı zaman, insanlar nasıl tavır takınır biliyor musun..?&#8221;</p>



<p>Kısa bir süre titredikten sonra kollarını
doladı. Boş ve donuk bir gülümsemeyle, bana baktı.</p>



<p>&#8220;Pes eder… Evet, defalarca avlandım
tuzaklara düştüm. Öyle bir hale geldim ki tepki veremez oldum.&nbsp; Direnme, dayanma gücümü bile toplayamaz
oldum.&nbsp; Tek yapabildiğim, bana
yapılanlara katlanmaktı&#8230;&#8221;</p>



<p>Sonunda bu cevapla anlaşabilinecek konuma
geliyordu. Karuizawa elleriyle eteğini kaldırıp kendisini bana sunmaya
hazırladı..</p>



<p>Bileklerinden tutup onu duvara ittim.</p>



<p>&#8220;Nelere katlandın? Çektiğin acılar
nereye gitti peki?&#8221;</p>



<p>&#8220;Neler mi&#8230;&#8230;Sahip olduğum herşeyi
mahvettiler. Ayakkabılarımın içine zımba koyarlardı. Çekmecemin içi ölü
haşerelerle dolu olurdu. Lavoboya giderdim, üzerime pis su dökerlerdi.<br>
Üniformamın üzerine hep hakaretler yazılırdı. Saçlarımdan çekip sürüklenirdim..
Tokat ve tekmelerin haddi hesabı yoktu. Tahmin dahi edemeyeceğin işkencelere
maruz kaldım ben. Tabii bunlar en basit olanları. Hatta ‘en nazik olanları’
idi. Hadi gülsene sen de?&#8221;</p>



<p>Bunca işkenceye maruz kaldıktan sonra, hala
cesaretini toplayıp böyle işlere karışması gerçekten etkileyici ya.</p>



<p>‘Ruhsal’ olarak hala sağlam kalabildiği için,
bu okula girebildi demek..</p>



<p>Ama&#8230;&#8230;benim farkettiğim bazı şeyleri
açıklamaya yetmiyor bu sözleri.</p>



<p>&#8220;Bu işkencelere mi maruz kaldın sadece?’’</p>



<p>&#8220;Ne&#8230;&#8230;&#8221;</p>



<p>&#8220;Söylediklerinin hepsi doğru mu diyorum?&#8221;</p>



<p>Onu tam onikiden vurmuşum gibi hissettim. <br>
Kendi yaşadığı travmaları böyle anormal bir şekilde anlatmasının arkasında
farklı bir sebep olduğunu düşündüm.</p>



<p>Karuizawa, vücudundan vazgeçecek kadar
değerli bir şeyi saklıyor bence.</p>



<p>&#8220;Ne saklıyorsun söyle hadi?&#8221;</p>



<p>&#8220;Ne, ne saklaması&#8230;&#8230;&#8221;</p>



<p>Bir anlığına kafasını çevirip belinin sol
tarafına baktı.</p>



<p>Hemen fark edip beline dokundum.</p>



<p>&#8220;Dur, dokunma!&#8221;</p>



<p>Haykırışı tüm odayı doldurdu, tüm salonda
yankılandı.<br>
<br>
</p>



<p>Bu tepkisiyle, şüphemi doğrulamış oldum.&nbsp; Üniformasını tutup kaldırdım. Mükemmel
teninde çirkin bir yara izi vardı. Sadece keskin bir bıçağın bırakabileceği bir
yara iziydi.</p>



<p>&#8220;Sakladığın bu muydu?&#8221;</p>



<p>&#8220;&#8230;..!&#8221;</p>



<p>Ortaokul çocuklarının yapabileceği bir yara
izi değildi bu.</p>



<p>Bu derin yarayla hayatı tehlikeye bile girmiş
demek..</p>



<p>Geçmişinden gelen bu yarayla, hala kendisini
savunmaya çalışıyor demek..</p>



<p>Son birkaç gündür bu kızı izliyorum..
Kendisini korumak adına insanları kendisine çekmeye zorlayıp duruyor.. &nbsp;tavırlarından dolayı küçümsense dahi,
kendisini korumak için çabalıyor.. </p>



<p>&#8220;İnsan, umutsuzluğa pek çok farklı sebepten düşer; Ama
yaşadığın şeyin tek bir tarifi var, çaresizlik.&#8221;</p>



<p>Karuizawa&#8217;nın karanlık tarafi.. . İşte
sakladıkları..</p>



<p>Yaşadıkları travmaları sadece içine atıp
kendisine saklayanlar her zaman gizemli olurlar. Ama bu gizem, onları yer
bitirir.</p>



<p>&#8220;Ne, ne&#8230;.sen&#8230;..!&#8221;</p>



<p>Eğer birisi geçmişinden dolayı kendisini
ister istemez kısıtlıyorsa, yapılacak tek şey, onu geçmişiyle olan bağlarından
koparmaktır..</p>



<p>Tam olarak onu tanımıyor, yaşadıklarını
anlamıyordum ama hissettiği hüzün ve acıyı hissedebiliyordum.</p>



<p>Evet.. Bu dünyada Karuizawa’nın yaşamadığı
çok şey var daha. Hani derler ya, kötü günler bitti, daha kötü günler bizi
bekliyor diye.. Hayat böyle. </p>



<p>&#8220;Sana kimsenin saldırmasına izin
vermeyeceğimin garantisini veriyorum. Hirata &nbsp;ve Machida’dan daha güvenilir birisiyim.&#8221;</p>



<p>&#8220;Manabe’leri durdurabileceğinimi ima
ediyorsun&#8230;&#8230;?&#8221;</p>



<p>&#8220;Sözlerime güvenip güvenmeyeceğine
kendin karar ver. Küçük bir alevi söndürmek kolaydır, asıl zor olan yangın.
Yangın büyüdükçe, söndürmesi de zorlaşır. Sen benim istediğimi yapacaksın, ben
senin istediğini. Duygularını kesinlikle karıştırmak yok. Böyle bir ilişkimiz
olsun ister misin?&#8221;</p>



<p>&#8220;Önce endişelerinden kurtulalım.&#8221;</p>



<p>&nbsp;Dedikten sonra, telefonumu çıkarttım.</p>



<p>&#8220;Onları durdurmanın bir yolu var.&#8221;
Telefonumun ekranını ona çevirdim.</p>



<p>Karuizawa’ya saldırırlarken bir
fotoğraflarını çekmiştim.</p>



<p>&#8220;Bu&#8230;&#8230;&#8221;</p>



<p>&#8220;Bu fotoğrafı onlara gönderirsem, sana
zarar vermeyi tekrar düşünemezler. &nbsp;Yine
de peşini dedikodularla bırakmazlarsa, onlara karşı kullanmak için devreye
girerim..&#8221;</p>



<p>Manabe ve arkadaşları bu işkence ile
sinirlerini yatıştırdılar. Daha fazlasını yapmak onları ancak zor duruma
sokar..</p>



<p>Elimi çenesinden çektim ve duygusuz bir ses
tonuyla konuşmaya devam ettim—</p>



<p>&#8220;Tek beklentim bana yardımcı olman. İlerde
ihtiyacım olduğunda yardımıma koşman.&#8221;</p>



<p>&#8220;Ne, yardımım mı lazım? Ne yapmamı
istiyorsun ki&#8230;..&#8221;</p>



<p>&#8220;Eğer böyle devam edersek D sınıfı asla A sınıfna ulaşamayacak. Sınıftaki herkesin kendince iyi yetenekleri var.. Ama sınıfımızda birlik yok.&nbsp; Eğer sınıftaki kızları benim için kontrol altına alırsan, her şey daha iyiye gidecek.&#8221;</p>



<p>Ve bu da seni, tek başına savaşmaktan başka
bir bildiği olmayan Horikita’dan daha değerli bir varlık yapar..</p>



<p>&#8220;Sen… neyden bahsediyorsun&#8230;&#8230;&#8221;</p>



<p>Beni her gün sıradan birisi olarak gördüğü
için, kafası karıştı kesin.<br>
Ama ona kendimi anlatmayacağım. <br>
Ne kadar az konuşursam o kadar çok korkutucu olup direnemeyecek.</p>



<p>&#8220;İş birliğimizin ilk adımı, bu sınavda
bizi başarıya ulaştırmak olacak.&#8221;</p>



<p>&#8220;Başarı mı? Ama nasıl yap-&#8220;</p>



<p>&#8220;Çünkü sen&#8212;-sin… haksız mıyım?&#8221;</p>



<p>Vurgulamaya çalıştığım kelimeyi anlayınca,
gözlerini kocaman açıp bana baktı.</p>



<p>Gerçek, kulaklarında, aklında yankılanıyordu
sanki. Ona bildiğimi belli ettim.</p>



<p>Karuizawa şaşkındı…</p>



<p><em>Çünkü, bir parazit ancak kendisine bir ev sahibi bulursa hayata tutunabilirdi.</em></p>



<p>Böylece, Karuizawa yeni ev sahibini, -yani- &nbsp;beni bulmuştu. Yeni hayatı, bensiz asla
ilerlemeyecekti.</p>



<p></p>



<p></p>



<hr class="wp-block-separator" />



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-rich wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="maNga - Bitti Rüya" width="980" height="551" src="https://www.youtube.com/embed/7FcfSxrRU_o?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div><figcaption><em>Bu şarkıyı, Kairuzawa&#8217;nın biten hayallerine armağan ediyorum. </em> heheheh</figcaption></figure>



<p class="has-text-align-center"><em>KEYİFLİ OKUMALAR~~</em></p>



<p>Not: Beni gaza getirip yeni bölümü ışık hızında çevirttiren okuyucularımıza sevgiler 🙂 </p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryokucilt-4-bolum-3-part-7/">Youkoso Jitsuryoku,Cilt 4, Bölüm 3, Part 7</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/youkoso-jitsuryokucilt-4-bolum-3-part-7/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>15</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2065</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 14: Bima Dağı (1)</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-14-bima-dagi-1/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-14-bima-dagi-1/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Aug 2019 15:59:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Emperor's of the solo play]]></category>
		<category><![CDATA[Ahn Jaehyun]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Antik güç]]></category>
		<category><![CDATA[Barbar king]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Budu]]></category>
		<category><![CDATA[Canavarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Choi sulyeon]]></category>
		<category><![CDATA[Cüceler]]></category>
		<category><![CDATA[d-dart]]></category>
		<category><![CDATA[Dark magic]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderhalar]]></category>
		<category><![CDATA[Elfler]]></category>
		<category><![CDATA[Elves]]></category>
		<category><![CDATA[Explosion]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik novel]]></category>
		<category><![CDATA[Game]]></category>
		<category><![CDATA[Gamer]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişe yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Gnomes]]></category>
		<category><![CDATA[Golem]]></category>
		<category><![CDATA[Golemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hyrkan]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[iskeletler]]></category>
		<category><![CDATA[Kara büyü]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[korean novel]]></category>
		<category><![CDATA[korece novel]]></category>
		<category><![CDATA[Lets read webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Level sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Liç]]></category>
		<category><![CDATA[Lich]]></category>
		<category><![CDATA[light]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Litch]]></category>
		<category><![CDATA[Lonca]]></category>
		<category><![CDATA[Magical swordmanship]]></category>
		<category><![CDATA[Maruchi]]></category>
		<category><![CDATA[Mmorpg]]></category>
		<category><![CDATA[Necromencer]]></category>
		<category><![CDATA[Nekromensır]]></category>
		<category><![CDATA[novel]]></category>
		<category><![CDATA[novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[novels]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm şövalyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[Peach corp]]></category>
		<category><![CDATA[PeachStore]]></category>
		<category><![CDATA[Play]]></category>
		<category><![CDATA[Pushover]]></category>
		<category><![CDATA[read novels]]></category>
		<category><![CDATA[read web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Reankarnasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Sci-fiction]]></category>
		<category><![CDATA[Shir]]></category>
		<category><![CDATA[Sihir]]></category>
		<category><![CDATA[Skeleton]]></category>
		<category><![CDATA[Skeletons]]></category>
		<category><![CDATA[Slice of life]]></category>
		<category><![CDATA[Şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Solo]]></category>
		<category><![CDATA[talented mc]]></category>
		<category><![CDATA[Talih]]></category>
		<category><![CDATA[Tobot soft]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[V gear]]></category>
		<category><![CDATA[Vodoo]]></category>
		<category><![CDATA[VR]]></category>
		<category><![CDATA[Warlord]]></category>
		<category><![CDATA[web novel]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[소설]]></category>
		<category><![CDATA[소설 보기]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Neredeyse tüm yeni Warlord oyuncuları, eğiticiden geçerken biraz şüphe duyuyordu. Bu oyunu oynamalı mıyım? Geri ödeme istemek için çok mu geç? Bu tür düşünceler Eğitim Zindanında eğitim gördükçe hızla kaybolurdu. Düşünceleri, Eğitim Zindanında çeşitli canavarlarla savaşıp 10. Seviyeye ulaştıktan sonra değişirdi. “Bu konuda oldukça yetenekli olabilirim.” Güven duyarlardı. Kendilerinden emin olmaktan başka seçenekleri yoktu. Gerçekte,...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-14-bima-dagi-1/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-14-bima-dagi-1/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 14: Bima Dağı (1)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Neredeyse tüm yeni Warlord oyuncuları, eğiticiden geçerken biraz şüphe duyuyordu. 
<br>
<br>Bu oyunu oynamalı mıyım? Geri ödeme istemek için çok mu geç? 
<br>
<br>Bu tür düşünceler Eğitim Zindanında eğitim gördükçe hızla kaybolurdu. 
<br>
<br>Düşünceleri, Eğitim Zindanında çeşitli canavarlarla savaşıp 10. Seviyeye ulaştıktan sonra değişirdi. 
<br>
<br><strong><em>“Bu konuda oldukça yetenekli olabilirim.” 
</em></strong><br>
<br>Güven duyarlardı. 
<br>
<br>Kendilerinden emin olmaktan başka seçenekleri yoktu. 
<br>
<br>Gerçekte, ortalama bir adam büyük bir köpeğe karşı çıplak elle mücadele kazanamayacaktı. Yetişkin bir adama bıçak versen ve ondan bir saldırıda köpeği öldürmesini istesen bile, o yapamazdı. 
<br>
<br>Fakat Eğitim Zindanı sırasında oyuncular kurtlara, kaplanlara, anakondalara ve hayvanat bahçesinde bile göremeyeceğiniz her türlü canavara karşı karşıya gelirlerdi. Sadece bu değil, oyuncular her zaman dövüşlerinin bir video kaydını alabilir. Bir parça kurgu ile bir filmin kahramanı olurdu. 
<br>
<br>Bu nedenle, sadece kendilerine güvenebilecekleri açıktı. Aynı zamanda Eğitim Zindanının bir başka amacıydı. 
<br>
<br>Eğitimdi! 
<br>
<br>Oyuncuların savaşlarda kendilerine duydukları güveni arttırmak için kurulmuş bir sistemdi. 
<br>
<br>10. seviyeye ulaştığında, bu kendine güvenen oyuncular yeni beceriler öğrenirken ve zengin olanları her çeşit pahalı eşyayla donatılmış olarak sahaya çıkacaktı. 
<br>
<br>Alan aynı zamanda bir kurguydu. İnsan eliyle dokunulmamış ormanlar ve dağlar. Bu geniş dünyada, oyuncular Yüzüklerin Efendisi’nde gördükleri cüceler ya da elfler oldular. Maceralarının kahramanca bir hikaye olacağına dair güvenleri tamdı. 
<br>
<br>Fakat saha savaşlarına girdiklerinde Hobbitler gibiydiler. Frodo türünden değil, tehlikede olandan!
<br>
<br>Ormanlarda ve dağlarda canavarlarla savaşmaya başladıklarında, Eğitim Zindanı canavarları ile gerçek olanlar arasındaki farkı öğrendiler. 
<br>
<br><strong><em>“Whewwwwww!” 
</em></strong><br>
<br>3 kişilik bir partiydi. 
<br>
<br>Bir kılıç ustası, büyücü ve şifacıdan oluşan tipik bir acemi partisiydi. Birisi sınıflarını, kıyafetlerine bakarak bile söyleyebilirdi. 
<br>
<br><strong><em>“Engelli misin, nasıl düştün?” 
</em></strong><br>
<br><strong><em>“Oi! Büyünü üstüne at! O dangalağı kurtarmalıyız! ” 
</em></strong><br>
<br><strong><em>“Hala uğraşıyorum. Ayrıca şimdi fırlatırsam, o da etkilenecek. ” 
</em></strong><br>
<br><strong><em>“Sadece yap!” 
</em></strong><br>
<br>Alanda karşılaştıkları ilk canavar Hayalet Orman Kurtu adlı bir canavardı. 
<br>
<br>Bu seviye 15 bir canavardı, çürük bir ağaçtan oyulmuş gibi görünüyordu. Normal kurtlardan daha uzun bir vücut uzunluğuna sahipti, ancak genel büyüklüğü özellikle çokta büyük değildi. 
<br>
<br>Hepsinden öte o kadarda güçlü değildi. En zayıf seviye 15 canavarlardan biriydi. Birinin ince ve çürük görünümünden bekleyebileceği gibi, zayıf bir savunması vardı. Bu, oyuncuların Boyun Eğdiren Klandan aldıkları silahlarla kolayca öldürebilecekleri bir şeydi. Bunun üzerine büyüye karşı son derece zayıflardı. Seviye 10 ateş özellikli bir büyücü, 2 atış Ateş topu büyüsü ile kolayca öldürebilirdi. 
<br>
<br>
<br>Tahta torbası diye bir takma adları bile vardı. Adı açıkça görünüşüne göre tahtadan yapılmış olması dışında kum torbasından kum torbasına atıfta bulunuyordu. 
<br>
<br>Her ne kadar seviye 15 olsa da 3 kişilik bir parti onu kolayca öldürebilirdi. Partinin planı, sihirbazın Ateş Topu’nu hazırlamasını beklerken kılıç ustasının önden odağı çekmesini sağlamaktı. 
<br>
<br>Ancak savaşa girdiklerinde bir sorun oluştu. 
<br>
<br>Kılıç ustası planlandığı gibi Hayalet Orman Kurtuna doğru atıldı ve kurtun saldırısını tahta kalkanıyla engelledi. Daha sonra duruşunu ayarladı ve bir sonraki saldırısına hazırlandı. O zamana kadar her şey sorunsuz gitti. 
<br>
<br>Sorun, kılıç ustası yanlışlıkla bir kayaya takıldığında meydana geldi. Düştüğü anda, Hayalet Orman Kurdu göğsüne doğru atladı. 
<br>
<br>Kilitlenme konumundalardı. 
<br>
<br>Kilitlenen bir rakipten Kurtulmak kolay değildi. Sadece bir güce değil, aynı zamanda tekniğe de ihtiyaç vardı. Fakat daha önceden kaç kişinin böyle bir deneyimi olabilirdi ki? 
<br>
<br><strong><em>“Bana yardım edin! Kurtarın beni!”</em></strong> 
<br>
<br>Growl, growl! Tam karşısında, Hayalet Orman Kurtu sert bir şekilde kükredi ve kılıççıyı dişleri ve pençeleriyle yaraladı. Yandan izleyen iki kişi panikledi ve ne yapacaklarını bilemedi. 
<br>
<br><strong><em>“Lanet olsun, ne yapmalıyız?”
</em></strong><br><strong><em>
</em></strong><br><strong><em>“Bilmiyorum!” 
</em></strong><br>
<br>Bir Kılıççı olmadan avlanmaya devam ettikleri takdirde partinin mutlu bir sonun olmayacağını söylemeye gerek yoktu. 
<br>
<br>Aynen böyle, pek çok yeni oyuncu 48 saat pahasına gerçek bir saha savaşı yaşamak isterdi. 
<br>
<br>Ancak böyle bir bedel ödemeye ihtiyacı olmayan birileri hala vardı. 
<br>
<br>Hyrkan. 
<br>
<br>Dağa giderken mavi bir kurt adamla karşı karşıya geldi. Bima dağını bilen herkes bedelini ödemesinin kaçınılmaz olduğunu düşünürdü. 
<br>
<br>Bir büyücü olsa bile, tüm istatistiklerini güce basıyordu. Özel eşyaları da yoktu. 10. Seviyede kazandığı tek şey yeni bir lanet büyüsüydü. Eşya alacak parasıda yoktu. Herkes, Warlord’un acı tadının deneyimlenmesi gerektiğini söylerdi. 
<br>
<br>Sadece bu değil, mavi kurt adam da en güçlü seviye 15 canavarlardan biriydi. 
<br>
<br>Birisi onun görünümünden dolayı onunla uğraşmanın hiçbir şey olmadığını söyleyemezdi. Uzun, sarkık kolları varı ve 180 cm boyundaydı. Bu kollarda bıçaklar kadar keskin dörder pençesi vardı. Mavi kürkü sayesinde kırmızı gözleri ve sivri dişlerle dolu çıkıntılı ağzı rahatça görülebilirdi. Üst düzey oyuncuların bile korkmasını sağlamak yeterliydi. 
<br>
<br>Aslında, göründüğü kadarda güçlüydü. 
<br>
<br>Bu nedenle, takma adı Acemi Katiliydi! 
<br>
<br>Üç kişilik bir parti bile bir tanesiyle başa çıkmakta zorluk çekerdi. 
<br>
<br>Fakat bu canavara rastlayan Hyrkan’ın alay dolu bir ifadesi vardı. 
<br>
<br>Güzel, daha başından iyi bir tane. Mavi kurt adam derisi para eder ve kemikleri… Onları İskelet Parçası malzemesi olarak kullanmayı deneyeceğim. 
<br>
<br>Mavi Kurt Adamlar etrafta çok az bulunan bir canavarlardı. 
<br>
<br>Takma adı acemi katili, mavi kurt adam görmese bile oyuncuların en az bir veya iki kez kullandığı bir isimdi. Mavi kurt adam videoları, belli sayıda görüntülenmeyi garanti ediyordu. 
<br>
<br>Hyrkan başından beri para kazandıran bir canavara rastladığından, mutlu olmamasının imkanı yoktu. 
<br>
<br><strong><em>“Kaydı Başlat.” 
</em></strong><br>
<br>Şu anda, kaybetme düşüncesi Hyrkan’ın aklından bile geçmedi. 
<br>
<br>Tüm stat puanlarını büyü gücüne ve zekâya basmış olsaydı, zor olabilirdi ama güce basmıştı. 
<br>
<br>WarLord’daki güç, vücudun; otomobillerdeki beygir gücü gibi fiziksel yeteneklerini etkilerdi. 
<br>
<br>Başka bir deyişle, Hyrkan’ın güç veya hızda geride kalmasının bir yolu yoktu. 
<br>
<br>Tabii ki, dayanma istatistiğine hiçbir şey vermediğinden, mavi kurt adam ona vurursa, biraz acıtacaktı.
<br>
<br>Ancak Hyrkan için böyle bir şey onun günlük hayatıydı. 
<br>
<br>Öyle ya da böyle, kılıç ustaları puanları dayanıklılığa yatırırdı. Tank tipleri stat puanlarının çoğunu dayanıklılığa basarken, cephe hattındaki canavarlara karşı savaşan öncü sınıfıda puanlarını benzer şekilde kullanırdı. 
<br>
<br>Fakat bu normal olarak oyunu oynayan oyuncular tarafından uygulanırdı. 
<br>
<br>Oyuna bir yıl önce başlayan oyuncuları yakalamak zorunda kalan Hyrkan, başkalarının normalde yapacağını yapmayı bırak, bunu yapmayı göze bile alamazdı. 
<br>
<br>Ayrıca, geç kalmanın avantajları da vardı – ilk oyuncuların mirası. Biri savaş riskini azaltmak için canavar avlama yönteminin videolarını izleyebilir ve faydalı olduğu kanıtlanmış eşyaları alabilirdi. 
<br>
<br>Hyrkan, kendisi için bir isim yapmak için bu aşırı savaş stratejisini kullandı. Dayanıklılığı olmadığı için endişeli, korkmuş veya gergin değildi. 
<br>
<br>En önemlisi, Hyrkan’ın bir yardımcısı vardı. 
<br>
<br>Hyrkan tuttuğu bir iskelet parçasını fırlattı. Zemine temas ettiği anda, bir İskelet Savaşçısı şeklini alana kadar büyüdü. Keskin bir kemik bıçağı tutan İskelet Savaşçısı göründüğü anda mavi kurtadama karşı düşmanlık gösteriyordu. 
<br>
<br>Ağzını açtı ve sessizce kükredi, göz yuvalarında iki mavi alev yandı. 
<br>
<br>Mavi kurt adam, İskelet Savaşçısının yanan bakışlarını engellemedi. Bunun yerine, kırmızı gözlerini dahad güçlendirdi. Bir gözdağı savaşında geri kalamazdı. 
<br>
<br>Ouuuuu! 
<br>
<br>Mavi kurt adam kükredi ve İskelet Savaşçısına doğru atladı. 
<br>
<br>Swish, swish! 
<br>
<br>İki kolunu kaba, rastgele bir şekilde salladı. İskelet Savaşçısı mavi kurt adama saldırmadı ya da onla arasında küçük bir mesafe bile bırakmadı. Bunun yerine, kendisini göstermek istiyor gibiydi sanki her şeyini ortaya koymalıymış gibi davranıyordu, saldırılardan kaçınarak geniş bir açıyla uzaklaştı. 
<br>
<br>Hyrkan’ın öğretisiydi. 
<br>
<br>Boksta olduğu gibi, her saldırıdan kaçındığında küçük, hassas bir mesafeyi korumak ve karşı atak yapmak en iyisiydi. Ancak, böyle bir şey bir sanata yakındı. İki tarafın da film çekmek için birlikte çalışması gibi bir şeydi. 
<br>
<br>Kuşkusuz zordu. 
<br>
<br>Bu nedenle, tehlikeye atılmaya ve bir dizi karşı saldırıya girmeye gerek yoktu. 
<br>
<br>Ouuuu! 
<br>
<br>Uzaklaş! 
<br>
<br>Sadece karşı saldırı yapmadan saldırıları önlemek zorundaydı. 
<br>
<br>İskelet Savaşçısı, karşı saldırı yapmaya ihtiyaç duymuyordu. Çatışmalarından sonra gizlice ortaya çıkacak olan Hyrkan’ın rolü buydu. 
<br>
<br><em><strong>‘Pekâlâ</strong></em>.’ 
<br>
<br>Varlığını saklayan Hyrkan önünde, mavi kurt adamın sırtını görebiliyordu. Hyrkan bunu görür görmez, koştu. 
<br>
<br>Kayalar, ağaç kökleri veya ağaç kütükleri Hyrkan’ın hücumunu en ufak bir şekilde bile engelleyemedi. Avına doğru koşan bir avcıydı. 
<br>
<br>Mavi kurt adam Hyrkan’ın varlığını fark ettiğinde, çok geçti. 
<br>
<br>Stab! 
<br>
<br>BEK&#8217;den alınan keskin bıçakla Hyrkan, çoktan omurgasından kaburgalarına delmişti. 
<br>
<br>Şu an bıçaklanmıştı, 
<br>
<br>Ouuuuu! 
<br>
<br>Mavi kurt adam acı dolu bir çığlıkla geriye döndü. Döndüğü zaman, bir kamçı gibi kollarını salladı. Arkasındakilere saldırmak içgüdüsel bir tepkiydi. 
<br>
<br>Böyle bir tepki beklediğinden, Hyrkan çoktan bıçağı bırakmıştı ve vücudunu mavi kurt adamın belinin altına indirdi. Vücudunu indirirken mavi kurt adam sol bacağına doğru koşarak diz eklemini hedef alarak mavi kurt adamın düşmesini sağladı. 
<br>
<br>Thud! 
<br>
<br>Dengesini kaybeden mavi kurt adam geriye doğru düştü. Başını yere vurdu ve kırmızı gözleri salladı. Aynı zamanda, sırtına sıkışan bıçak, zemine çarpma kuvvetini ödünç almış ve göğsüne kadar delmişti. 
<br>
<br>Sonra, bunun olmasını bekliyormuş gibi, İskelet Savaşçısı mavi kurt adamın göğsüne atladı. 
<br>
<br>İskelet Savaşçısı daha sonra kemik bıçağını doğrudan göğsüne sapladı. 
<br>
<br>Stab! 
<br>
<br>Bıçak göğsün içine çok derin gitmedi ve İskelet Savaşçısının gösterdiği muzaffer tavırla uyuşmuyordu. 
<br>
<br>İskelet Savaşçısı daha sonra kemik bıçağını çıkardı ve art arda sanki memnun kalmamış gibi mavi kurt adamın vücuduna bıçakladı. 
<br>
<br>Bıçakla, bıçakla! 
<br>
<br>İskelet Savaşçısından gelen bu sürekli saldırıyla karşı karşıya kalan mavi kurt adam, daha önce hiç kükremediği kadar şiddetli kükrüyordu. 
<br>
<br>Kuuhung! 
<br>
<br>Bu kükreme ile, mavi kurt adam sağ kolunu üstündeki İskelet Savaşçısını atmak için kullandı. 
<br>
<br>Dövüş! 
<br>
<br>İskelet savaşçısı zahmetsizce uçtu. İskelet Savaşçısı çok hafif olduğu için uçmadan edemezdi. 
<br>
<br>Mavi kurt adam kalktıktan sonra, Hyrkan kendini uzaklaştırdı ve bir sonraki hamlesine hazırlandı. İskelet Savaşçısının uçup gittiğini ve manasının gözünün sağ köşesiyle azaldığını gördükten sonra, çaresizce başını salladı. 
<br>
<br><strong><em>‘Bir kez bıçaklayıp geri çekilmek zorundasın… görünüşe göre kilitleme pozisyonunu nasıl düzgün bir şekilde yapabileceğini öğretmek zorunda kalacağım.’ 
</em></strong><br>
<br>Göğsündeki engeli attıktan sonra, mavi kurt adam ayağa kalkmıştı. 
<br>
<br>Ve nasıl yaptıysa.
<br>
<br>Whish! 
<br>
<br>Bir an için hayret uyandırarak kendini dik tuttu. Buna rağmen, oldukça zavallı bir durumdaydı. 
<br>
<br>Hançer göğsüne deldi ve iskelet savaşçı tarafından yapılan üç yaradan, kan bozuk bir musluktan akar gibi akıyordu. 
<br>
<br>Bu gerçekte olsaydı çoktan ölmüş olurdu. 
<br>
<br>Ama oyunda farklıydı. Aynısı oyuncular için de geçerli. Hiçbir canavar göğsünde bir delik olduğu için ölmezdi. Kafalarının yarısı ezilmiş olsa bile, hayatta olacaklardı. Bir canavarı anında öldürmenin tek yolu kafasını tamamen kesmekti. Buna rağmen, bu tüm canavarlarda işe yaramazdı.
<br>
<br>Bu omurganın zarar görmesi yalnızca kritik hasar olarak sayılırdı. 
<br>
<br><strong><em>‘Tamam, kanamaya başladı.’ 
</em></strong><br>
<br>Mücadele az çok bitti. Sadece uzatabilirse öldürürdü. 
<br>
<br>Bunun dışında! 
<br>
<br>Hyrkan’ın iyileşmesi için zaman vermemeye dikkat etmesi gerekiyordu. Canavar, kurtarma modu denilen bir şeye sahipti. Moduna girdiklerinde, yaralarını ve canlarını şaşırtıcı bir oranda yenilerdiler. Asla bu duruma girmediğinden emin olmak önemliydi. 
<br>
<br>Bir canavar belirli bir süre boyunca hasar almadığında kurtarma moduna girerdi. 
<br>
<br>Başka bir deyişle, saldırmaya devam etmek zorundaydınız. 
<br>
<br>Ancak hançeri göğsünden çıkarmaya çalışmak için tehlikeye atılmaya gerek yoktu. Canavarın seviyesinin düşük olduğu bu noktada, daha verimli bir yöntem vardı. 
<br>
<br>Kavga boyunca bir yerlerden şimdi kafasına doğru fırlattığı gibi bir sürü taş toplamıştı. 
<br>
<br>Smack! 
<br>
<br>İnanılmaz bir sesle, mavi kurt adamın başına çarptı. Bunu izlerken, Hyrkan sırıttı. 
<br>
<br>Bir süredir kaya atışı yapmıyordum. Bunu yapmayı çok severdim. 
<br>
<br>Bir ipucu. 
<br>
<br>Düşük seviyeli canavarlara sadece onlara taş fırlatılarak büyük miktarda hasar verilebilirdi. 
<br>
<br>Sürekli hasar için daha iyi bir yol vardı. Baskınlarda, canavarların toparlanma moduna girmelerini engellemek için silah atmak, temellerin de temeliydi. 
<br>
<br>Mavi kurt adam Hyrkan’a baktı ve ağzını açtı. 
<br>
<br>Kwaaang! 
<br>
<strong>[Mavi kurt adam öfkelendi.] 
</strong><br>Öfkeyle dolu bir çığlıktı. 
<br>
<br>Mavi kurt adamın Warlord dünyasında ortaya çıkmasından bu yana birkaç günden fazla sürmüş olamazdı, ama kısa yaşamında bu ilk kez olmuş olmalıydı. 
<br>
<br>Tabii ki, bu yüzden öfkeli değildi. Uyarının dediği gibi, tam öfkeli bir duruma girmişti. 
<br>
<br><strong><em>‘Ağır hasar almış gibi görünüyor.’</em></strong> 
<br>
<br>Öfke modundaki canavarlar daha basit davranışlara sahiptir. 
<br>
<br>Öfkesini atmak için, düşmanına karşı sadece düşmanlık gösterirdi. Etini almak için kemiklerini vermeye hazır olduğundan, çevresi hakkında temkinli değildi. Oyun açısından, odağı tamamen kontrol edilebilirdi. 
<br>
<br>Mavi kurt adam Hyrkan’a saldırdı. 
<br>
<br>Gözleri döndü ve kan akarken öfkelenerek ürkütücü görünüyordu. 
<br>
<br>Fakat Hyrkan’ın gülümsemesi hiç kaybolmadı. 
<br>
<br><strong><em>‘Yapmamalısın’ 
</em></strong><br>
<br>Slap! 
<br>
<br><strong><em>‘bana bak,&nbsp; anlıyormusun?’</em></strong> 
<br>
<br>Slap! 
<br>
<br>Hyrkan iki kez parmaklarını çıtlattıktan sonra, yanında duran iskelet savaşçısı mavi kurtadama bir kurşun gibi uçtu ve kemik bıçağını da yanında getirmişti. 
<br>
<br>Stab! 
<br>
<br>Buna rağmen, mavi kurt adam Hyrkan’a hücum etmeye devam etti. Hyrkan’a bir darbe atmak için son nefesini kullanıyor gibiydi. 
<br>
<br>Whish! 
<br>
<br>Mavi kurt adam, Hyrkan’ın kafasını ezmeye yetecek bir kuvvetle kollarını salladı. Hyrkan kolayca geriye yaslanarak saldırıdan kaçtı. Bunun gibi kaçış manevralarına karşı Hyrkan tamamen rahattı. 
<br>
<br><strong><em>‘Bu sahne thumbnailım* ol</em></strong>acak.’ 
<br>
<br>O anda, yüzündeki gülümseme kaybolmadan önce hızla sertleşti. 
<br>
<br><strong><em>“Siktir!” 
</em></strong><br>
<br>Bir küfür savurdu. 
<br>
<br>Hyrkan nihayet bir şeyleri fark etmişti. 
<br>
<br><strong><em>‘Hahoe maskem! Kahretsin, hahoe maskemi takmayı unuttum! ‘ 
</em></strong><br>
<br>Çok ciddi bir hata yaptığını fark etti. 
<br> 
<br><strong><em>ÇN: Eğer aratmadıysanız, bazı farklı hahoe maskesi resimleri: </em></strong>https://mir-s3-cdn-cf.behance.net/project_modules/disp/6f00d512784059.5626d11489adb.png 
<br><br><strong><em>//////NOT/////
</em></strong><br><strong><em>
</em></strong><br><strong><em>Thumbnail -&gt; Youtube videolarındaki videoyu oynatmadan önce gördüğümüz dikkat çeken başlık resimleri
</em></strong><br><strong><em>
</em></strong><br><strong><em>Hahoe maskesi -&gt; Kore kültürüne ait bir tür maske
</em></strong>
</p>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-14-bima-dagi-1/">Emperor&#8217;s Of The Solo Play Bölüm 14: Bima Dağı (1)</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/emperors-of-the-solo-play-bolum-14-bima-dagi-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>13</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2055</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō</title>
		<link>https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-de-sekai-saikyo/</link>
					<comments>https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-de-sekai-saikyo/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[turkcelightnovels]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Aug 2019 16:56:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arifutera Shokugyo]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai]]></category>
		<category><![CDATA[Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel]]></category>
		<category><![CDATA[light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[light novel pdf]]></category>
		<category><![CDATA[light novel türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[lightnovelçevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çevirilerle light novels]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe light novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçelightnovels]]></category>
		<category><![CDATA[web novel]]></category>
		<category><![CDATA[web novel oku]]></category>
		<category><![CDATA[Webnovel]]></category>
		<category><![CDATA[Welcome to the Classroom of the Elite]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku]]></category>
		<category><![CDATA[Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://turkcelightnovels.wordpress.com/?p=2031</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngilizce Adı: Arifureta: From Commonplace to World&#8217;s Strongest Japonca Adı: ありふれた職業で世界最強 Yazar: Ryo Shirakome Tipi: Light Novel Tür: Aksiyon, Macera, Fantastik, Isekai(-_-), Romantik, Psikolojik, Harem, Seinen Anime Adaptasyonu: Mevcut Konusu: 17 yaşındaki Hajime Nagumo ortalama bir otakudur. Geceleri ders çalışıp okulda uyuduğu sıradan hayatı sınıfının geri kalanıyla bir fantezi dünyasına çağrılmasıyla tersine döner! Gittikleri dünyada...</p>
<div class="c-read-more"><a class="c-read-more-link" href="https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-de-sekai-saikyo/">Continue Reading</a> &#8594;</div>
<p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-de-sekai-saikyo/">Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><!--StartFragment--></p>


<ul class="wp-block-gallery columns-1 is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img data-recalc-dims="1" decoding="async" src="https://turkcelightnovels.files.wordpress.com/2019/08/arc4b0-1.png?w=980" alt="" data-id="2021" data-link="https://turkcelightnovels.wordpress.com/arc4b0-1/" class="wp-image-2021"/></figure></li></ul>



<p><strong>İngilizce Adı</strong>: Arifureta: From Commonplace to World&#8217;s Strongest</p>



<p><strong>Japonca Adı</strong>: ありふれた職業で世界最強</p>



<p><strong>Yazar</strong>: Ryo Shirakome</p>



<p><strong>Tipi</strong>: Light Novel</p>



<p><strong>Tür</strong>: Aksiyon, Macera, Fantastik, Isekai(-_-), Romantik, Psikolojik, Harem, Seinen </p>



<p><strong>Anime Adaptasyonu: </strong>Mevcut<strong><br></strong> </p>



<p><strong>Konusu</strong>: 17 yaşındaki Hajime Nagumo ortalama bir otakudur. Geceleri ders çalışıp okulda uyuduğu sıradan hayatı sınıfının geri kalanıyla bir fantezi dünyasına çağrılmasıyla tersine döner! Gittikleri dünyada arkadaşlarıyla birlikte kahraman gibi muamele görür ve insan ırkının neslinin tükenmesini önlemekle görevlendirilirler. Ancak tam da bir otakunun rüyası olacak bu olay bir anda Hajime&#8217;nin kabusu olur. Tüm arkadaşları tanrısal güçlerle kutsanmış olsada Hajime&#8217;nin sadece Synergist(dönüşüm) becerisi vardır. Zayıf olduğu için arkadaşlarının zorbalığına uğrar. Bir zindan baskını onu grubundan ayırır. Hajime canavarla dolu bu tehlikeli dünyada hayatta kalabilecek midir?</p>



<p></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>Çeviren: Kaiven</em></strong></p></blockquote>


<p><!--EndFragment--><br>Merhaba arkadaşlar, blogumuz her geçen gün sizin desteğinizle büyüyor ve ben de bu gururla size yeni serimizin tanıtımını yapıyorum~~</p>
<p>Ekibimize Kaiven arkadaşımız katılarak bu seriyi sizlerle buluşturmak istedi. Hikayemizden ve sizin için çeviri yapan ekibimizden desteğinizi eksik etmeyin~~</p>
<p>Not: İlk bölüm, Önsöz, en kısa zamanda yayınlanacaktır.~~</p>
<p style="text-align:center;">KEYİFLİ OKUMALAR ~~&nbsp;</p><p>The post <a href="https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-de-sekai-saikyo/">Arifureta Shokugyō de Sekai Saikyō</a> appeared first on <a href="https://turkcelightnovels.com">Türkçe Light Novel</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://turkcelightnovels.com/arifureta-shokugyo-de-sekai-saikyo/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>19</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2031</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
