Türkçe Light Novel

deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler yeni
deneme bonusu

  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
Sign in Sign up
  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
  • Isekai
  • Aksiyon
  • Fantastik
  • Seinen
  • Macera
  • Yaşamdan Kesitler
  • Harem
  • Romantik
  • Psikolojik
  • Okul Hayatı
  • Komedi
Sign in Sign up
SON EKLENEN BÖLÜMLER

Elitler Sınıfı

10 Eylül 2026
   Cilt 23.5 - Bölüm 34    Cilt 23.5 - Bölüm 33

Tavşan Kostümlü Senpai’m

30 Ağustos 2026
Bölüm 5 Bölüm 4

Fate/Zero

30 Ağustos 2026
Bölüm 1-Kotomine Kirei Bölüm 0.5-Prolog

Eczacı Günceleri

3 Ağustos 2026
3. Bölüm - Jinshi 2. Bölüm - İki Gözde Eş

deneme 1

2 Temmuz 2026
bolum 1- deneme

Elitler Sınıfı -    Cilt 23.5 - Bölüm 18

  1. Home
  2. Elitler Sınıfı
  3.    Cilt 23.5 - Bölüm 18 - Baba ve Oğul
Prev
Next

Cilt 23.5 – Bölüm 18 – Baba ve Oğul

 

 

Rehberlik odasını görür görmez, kapının önünde dikilen Chabashira-sensei beni fark etti.

 

Görüşme saatine yaklaşık beş dakika kalmıştı fakat o adamdan henüz hiçbir iz yoktu.

 

“Babam henüz gelmemiş gibi görünüyor. Gelmeyecek mi acaba?”

 

“Hayır, bana öyle bir haber gelmedi.”

 

Görünüşe bakılırsa beklediğim cevabı alamayacaktım.

 

Yine de ortalıkta olmadığı kesindi ve Chabashira-sensei de gerçekten gelip gelmeyeceği konusunda biraz tedirgin görünüyordu.

 

Bir sınıf öğretmeni olarak onun da uyması gereken bir programı vardı sonuçta.

 

Beklemekten başka çaremiz olmadığından, koridoru izlerken zaman ağır bir şekilde akıp geçti.

 

Ortamın kasvetli havasından hoşlanmamış olacak ki Chabashira-sensei farklı bir konuyu açtı.

 

“Chie meselesi… O günden beri onunla görüştün mü?”

 

“Hayır, henüz kendisiyle iletişime geçmedim.”

 

“Anladım. Şey, bir öğrenciden beklemem gereken bir şey olmadığını biliyorum ama…”

 

“Biraz zaman alacak fakat geçen gün de belirttiğim gibi, bahar tatili bitmeden bir çaresine bakacağım.”

 

“Öyle diyorsun da tam olarak ne yapmayı planlıyorsun? Chie beni alaşağı etmeye kararlı görünüyordu. İkna edilebilecek bir mentalitede gibi de durmuyor.”

 

“Ne demek istediğinizi anlıyorum fakat durum buysa sınıf öğretmenliğinden istifa edecek kadar ileri gider misiniz?”

 

Chabashira-sensei  pes edecek olursa Hoshinomiya-sensei tatmin olurdu.

 

Önümüzdeki yılı bir öğretmen olarak yolundan sapmadan geçirirdi.

 

“Bu… yapabileceğim bir şey değil. Bir sınıf olarak hepinize göz kulak olma görevim var.”

 

“O halde sabırla beklemek de önemli. Chabashira-sensei, fevri davranmamalısınız.”

 

Chabashira-sensei’nin şu an sabra ve bekleyecek cesarete ihtiyacı vardı.

 

Sadece izlemeye devam etmenin en iyi seçenek olduğunu ona anlatmaktan başka çarem yoktu.

 

“…Anlaşıldı. Fakat bir şey olursa derhal benimle iletişime geç.”

 

“Anladım. Zaten size güveniyorum, Chabashira-sensei.”

 

Bunu bir öğrenciden duyunca muhtemelen üsteleyecek bir şey bulamadı.

 

Peki, o adam gelecek miydi gelmeyecek mi?

 

Koridora doğru bakarken uzaktan cılız ayak sesleri işittim.

 

Randevu saati yaklaştıkça o adam belirdi; geçen yıldan zerre farkı yok gibiydi.

 

Bizi anında fark etmişti fakat hiçbir tepki vermeden aradaki mesafeyi kapattı.

 

“Hoş geldiniz, sizi bekliyordum. Ben sınıf öğretmenleri Chabashira.”

 

“Ben Ayanokōji. Bugün için teşekkür ederim.”

 

Sert ve ciddi bir ifadeyle yanıtladı.

 

Ardından kısaca bana doğru bir bakış attı.

 

“Görüşmeyeli uzun zaman oldu, Kiyotaka. İyi olduğunu görmek güzel. Okul hayatın yolunda gidiyor mu?”

 

Bu tavrını neredeyse bir şaka sanacaktım fakat sınıf öğretmenimin önünde baba rolünü oynamaya niyetli olduğu anlaşılıyordu.

 

Durum buysa, bir yere kadar bu oyuna ayak uydurmak benim için daha kolay olacaktı.

 

Şimdilik bu adamı kesin bir şekilde ‘baba’ olarak görmem gerekiyordu.

 

“Sayılır. Güzel arkadaşlar edinmeyi başardım.”

 

“Ah, bunu duyduğuma sevindim.”

 

İkimiz de söylediklerimizde zerre samimi değildik fakat Chabashira-sensei söze devam etti.

 

“Lütfen, içeri buyrun.”

 

Tebessüm edip kapıyı açtı ve ikimizi danışmanlık odasına buyur etti.

 

Önceden hazırlanmış sandalyelere yan yana oturduğumuzda Chabashira-sensei kapıyı kapattı ve karşımıza geçti.

 

“Öncelikle, kısa da olsa Ayanokōji Kiyotaka-kun’un son iki yıldaki notları ve okul hayatı hakkında bilgi vermek istiyorum.”

 

Bunu söylerken önceden hazırladığı belgelerden iki nüshayı masanın üzerinden bize doğru uzattı.

 

Babam içeriği incelemek için birini eline aldı.

 

Ben de aynısını yapıp incelemeye koyuldum.

 

“Siz incelerken ben de bir yandan anlatayım. Günlük hayattaki tavırları ve derslerdeki tutumu konusunda sorunlu davranışları yok denecek kadar azdır ve son derece sorumluluk sahibidir, bu yüzden içiniz rahat olsun.”

 

İki yıllık okul hayatı geride kalmıştı.

 

Yapılan yazılı ve özel sınavların sonuçları kayda geçirilmişti.

 

Okul öğrencileri değerlendirmiş, güçlü ve zayıf yönlerini not etmişti.

 

“Bir soru sorabilir miyim?”

 

“Evet, tabii ki. Buyrun?”

 

“Bu OAA nedir?”

 

Çocuğunun gelişimiyle ilgilenen sıradan bir baba rolü keserek belgedeki bir yeri işaret etti.

 

“Okulumuzda yürürlüğe giren yeni bir sistem bu. Öğrencinin performansının basitleştirilmiş bir karnesi olarak düşünebilirsiniz. Her ay gözden geçirilir ve o anki genel yeteneklerine göre değerlendirme değişir.”

 

“İlginç bir girişimmiş.”

 

Bütün bir yılın performansı ayrıntılı olarak yazılmış olsa bile her şeyi bir bakışta kavramak pek kolay değildi.

 

Fakat OAA’ya bakmak, bir öğrencinin genel yeteneklerini pratik bir şekilde kontrol etmeye olanak tanıyordu.

 

Bu yılın mart ayı sonu itibarıyla OAA verilerim şu şekilde görünüyordu:

 

Ayanokōji Kiyotaka:

Akademik Yetenek A (87)

Fiziksel Yetenek B (73)

Uyum Becerisi C (54)

Sosyal Katkı B (70)

Genel Yetenek B (71)

 

“Bunun ortalama bir öğrenciye kıyasla ne durumda olduğunu söyleyebilir misiniz?”

 

“İkinci sınıf öğrencileri arasında ilk yüzde beşlik dilimde yer alıyor. Bunun kendisini örnek bir öğrenci—hatta belki de onun bir tık üzeri olarak kabul etmek için yeterli olduğuna inanıyorum. OAA bir öğrencinin son iki yıldaki tüm sonuçlarının ortalamasını hesaplar ancak kendisi son altı ayda üst düzey bir gelişim gösterdi.”

 

Geçen yıl bu zamanlar genel yeteneğim 51’di.

 

Bu açıdan bakıldığında sahiden de epey yükselmiş gibi görünüyordu.

 

“Bunu duymak güzel. Bir ebeveyn olarak gelişimini gönül rahatlığıyla izleyebileceğimi bilmek içimi rahatlattı.”

 

Babam bunu söyleyip Chabashira-sensei’ye doğru başıyla güçlü bir onay verdi.

 

Öğretmen ile veli arasındaki sohbet sorunsuz bir şekilde devam etti.

 

Bu süre zarfında sessizce dinledim, gerektiğinde başımı sallayıp karşılık verdim.

 

Belgeleri izah ettikten sonra Chabashira-sensei sıradaki konuya geçti.

 

“Peki Ayanokōji-san, Kiyotaka-kun’un gelecekteki kariyer planı hakkında ne düşünüyorsunuz?”

 

“Nasıl yani?”

 

“Akademik yeteneklerini göz önüne alırsak üst düzey bir üniversiteyi hedeflemesi gerektiğini düşünüyorum. Hayatta her şey derslerden ibaret değildir tabii. Fakat bana kalırsa, imkân dahilindeyse yeteneklerini tam anlamıyla sergileyebileceği bir ortam sunmak en doğru tercih olacaktır.”

 

“Kuşkusuz öyle. Bir ebeveyn olarak çocuğumun iyi bir üniversiteye gitmesi beni mutlu eder. Ancak en önemli şey, oğlumun bizzat ne düşündüğüdür. Eğer eğitimine devam etmek gibi bir niyeti yoksa bunu burada tartışmanın da bir manası kalmaz.”

 

Chabashira-sensei babamın cevabından tatmin olmuş gibiydi, ardından bakışlarını bana çevirdi.

 

Görünüşe göre burada benden örnek bir cevap bekleniyordu.

 

“Ailem de izin verirse, öğrenimime devam etmenin fena bir tercih olmayacağını düşünüyorum.”

 

“Öyle mi? Elbette karşı çıkmak için hiçbir sebebim yok. Aklında belirli bir üniversite var mı?”

 

“Burada bana kol kanat geren üst dönemlerimin gittiği üniversiteyle ilgileniyorum.”

 

“Sana kol kanat geren üst dönemler mi? Horikita ve Nagumo’dan mı bahsediyorsun?”

 

“Evet, Chabashira-sensei.”

 

“Güzel fikir. Aşman gereken engeller yok değil fakat kesinlikle bir ihtimal var.”

 

Kendi meselesiymişçesine sevinen Chabashira-sensei, üniversitenin adını anıp babama durumu izah etti.

 

“Anlıyorum. Üç büyük devlet üniversitesinden biri demek…”

 

Babam etkilenmiş gibi görünerek abartılı bir numara sergiledi.

 

“Madem öyle istiyorsun, kesinlikle orayı hedeflemelisin.”

 

“Harika. Ailenin desteğini alabilmen gerçekten çok rahatlatıcı.”

 

“Evet, öyle.”

 

“Fakat Kiyotaka, üniversiteyi hedeflemene karşı olmasam da onun ötesinde ne görüyorsun?”

 

Bu da nereden çıkmıştı şimdi?

 

Babam benim fikrimi soruyordu.

 

Bu tiyatro üçlü görüşmenin sonuna kadar devam mı edecekti?

 

Görüşmenin ayrılan tüm süreyi sonuna kadar kullanması gerekmiyordu.

 

Vaktin yaklaşık yarısı çoktan geçtiğine göre yavaştan toparlamakta hiçbir sakınca yoktu.

 

Sırf iyi bir baba gibi görünmek uğruna zerre ilgisini çekmeyen bir sohbeti uzatmak muhtemelen onun tarzı değildi.

 

Demek ki bu uzatmanın ardında geçerli bir sebep yatıyordu.

 

“Üniversiteden sonra ne mi var?”

 

Düşünüyormuş gibi yaparken babamın niyetini yeniden tarttım.

 

Beş on dakikada bitebilecek bir görüşmeyi bilerek uzatıyor, bu zamanı ne gibi değişimler getireceğini görmek için kullanıyordu.

 

Peki ya görüşme süresi aşılırsa ne olurdu?

 

Doğal olarak yaratacağı etki tekti.

 

Kōenji ailesiyle yapılacak sıradaki üçlü görüşmede pürüzler çıkabilirdi.

 

Bir başka deyişle, tesadüf süsü vererek temas kurmak için bir bahane yaratmaya çalışıyordu.

 

“Aynen öyle. Prestijli bir üniversiteye gitmek harika bir şey fakat üniversiteye gitmenin gayesi nedir ve geleceğe dair vaatleri nelerdir? Bir rotaya karar vermeden önce bunları duymak isterim.”

 

Babamın kurduğu tezgâhtan bihaber olan Chabashira-sensei, baba-oğul arasındaki bu sohbeti tebessümle dinliyordu.

 

“Kusura bakmayın, henüz hiçbir şeye karar vermiş değilim. Üniversite yıllarında karar vermek için çok mu geç olur?”

 

“Hayır, kararlaştırılmış bir şey yoksa sorun değil. Fakat sırf aileni memnun etmek için üniversiteyi düşünüyor ve gerçekten peşinden gitmek istediğin şeyden uzaklaşıyorsan, işte o zaman bu bir sorundur.”

 

“Çalışmak istediğimi söylesem bunu kabul eder misin baba?”

 

“Bir ebeveyn olarak bu gayet doğal.”

 

“Teşekkür ederim.”

 

Oyuna ayak uydurmak kolaydı fakat ortam rahat olmaktan çok uzaktı.

 

Numaradan ibaret olsa dahi babamı böylesine yakından izlemek hiç de hoş bir tecrübe değildi.

 

Sonrasında babam, Chabashira-sensei ile havadan sudan konuşmayı sürdürdü; nihayetinde ayrılan sürenin tamamını doldurdu, hatta biraz aştı bile.

Çevirmen: ayanokojiayniben

instagram:@turkcelightnovels

Diğer serilerimize göz gezdirmeyi, instagramdan bizi takip edip discorda gelmeyi, yorum yapmayı ve en önemlisi sağlıkla kalmayı unutmayın. Sonraki bölümlerde görüşmek üzere!

 

Prev
Next

Comments for chapter "   Cilt 23.5 - Bölüm 18"

4.3 81 votes
Article Rating
Subscribe
Login
Bildir
guest

guest

4 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Lustoria
Lustoria
4 gün önce

Amacın ne babakoji

0
Yanıtla
Kiyopon
Kiyopon
5 gün önce

Devaaaaaam

1
Yanıtla
Kiyopon
Kiyopon
6 gün önce

I

0
Yanıtla
Sergensx
Sergensx
7 gün önce

Elinize sağlık bayadır beklediğim bir bölümdü devamını heyecanla bekliyorum

0
Yanıtla

YOU MAY ALSO LIKE

81JH00QkazL._AC_UF894,1000_QL80_
Tavşan Kostümlü Senpai’m
30 Ağustos 2026
Bilge Okuyucu
19 Mayıs 2021
120371l
The Angel Next Door Spoils Me Rotten
28 Mayıs 2024
71WfYppw8L
Karımı Keşfedilmeden Öldürebilme İhtimalim
16 Temmuz 2022
Tags:
clasroom of the elite oku, elitler sınıfı oku, light novel türkçe, youkoso jitsuryoku oku, Youkoso Jitsuryoku türkçe oku
  • Ana sayfa

TurkceLightNovels

Sign in

Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Sign Up

Register For This Site.

Log in | Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Lost your password?

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

← Back to Türkçe Light Novel

wpDiscuz