Elitler Sınıfı - Cilt 23.5 - Bölüm 23
Cilt 23.5 – Bölüm 23 – Tek Kase
Üzerimi değiştirip telefonumdan haberlere göz attıktan sonra, pilav makinesinin pişirmeyi bitirdiğine dair sesi odada yankılandı.
Son bir haftadır ya dışarıda yiyerek ya da marketten hazır bir şeyler alarak yemek işini geçiştiriyordum.
Fakat bugünden itibaren evde kendi yemeğimi pişirdiğim o düzene geri dönecektim.
Pilav makinesinin kapağını açtığımda, taze pişmiş pirincin kokusu usulca havaya yayıldı.
İştahımı kabartan bu koku; pirinçteki proteinlerin parçalanmasıyla oluşan amino asitlerin, nişastanın parçalanmasıyla açığa çıkan şekerlerle tepkimeye girmesi sonucu oluşan karbonil adlı bileşiklerden kaynaklanıyordu.
Sol elime bir kase, sağ elime de pilav spatulasını aldım.
Ardından kaseye bir porsiyon pilav doldurup tepsiye koydum.
Sonrasında istemsizce sol elimle daha küçük bir porsiyon koymak için ikinci bir kaseye uzandım… fakat elim boşlukta kaldı.
“Doğru ya, artık buna gerek kalmadı.”
Son birkaç ayda edindiğim bir alışkanlığın kalıntıları su yüzüne çıkmış gibiydi.
Tepsiye garnitürleri ve miso çorbasını da ekleyip oturma odasındaki masaya taşıdım.
Şöyle bir bakınca oda, birkaç gün öncesine kıyasla epey boşalmıştı.
Çıkmaya başladığımız günden o malum güne kadar Karuizawa’nın eşyaları adım adım artmıştı.
Şaşırtıcı olmayan bir şekilde hepsi bir anda ortadan kaybolmuş ve odam eski haline dönmüştü.
Bu arada, biriken eşyaları almaya Karuizawa’nın birkaç arkadaşı gelmişti.
Satō, Sonoda ve Ishikura.
Kendisi muhtemelen hâlâ benimle yüzleşecek durumda değildi fakat ona yardım edecek arkadaşlarının olması iyiye işaretti.
Aralarında Satō, ayrılan tarafın sahiden de Karuizawa olup olmadığı hâlâ tedirgin görünüyordu ancak dışarıdan bakıldığında görünen gerçek değişmemişti.
Terk edilen tarafın ben olduğumu defalarca açıklamak zorunda kaldım.
Bunu ısrarla inkâr etmeye devam etmenin yakışıksız kaçacağının farkındaydım.
Ancak en doğru tercih buydu.
Karuizawa Kei her ne kadar sakar olsa da hoş bir görünüme, arkadaşlara ve sınıfta sağlam bir konuma sahipti.
Öte yandan ben daha ziyade silik, gölgede kalan biriydim.
Ortada hiçbir kabahati yokken Karuizawa’dan ayrılan tarafın ben olduğum izlenimini yaratmak, yalnızca onun geleceğine sürülecek bir leke olurdu.
Televizyon açıkken kahvaltımı yaptığım sırada telefonumun ekranı aydınlandı.
[“Günaydın. Bugün biraz vaktin varsa görüşebilir miyiz?”]
Ekranda beliren bildirim buydu.
Yemeğimi bitirdikten sonra mesaja bakarım diye düşünürken hemen ardından bir mesaj daha geldi.
[“Madem terk edildin, epey boş vaktin vardır herhalde, değil mi?”]
“Demek haberler Horikita’nın kulağına kadar gitmiş.”
Bahar tatilinde olduğumuz ve okul da bulunmadığı için dedikodunun yayılmasının biraz daha uzun süreceğini düşünmüştüm…
Görünüşe göre kızlar arasındaki istihbarat ağı sahiden de ışık hızına denk bir hızda işliyordu.
İstemeye istemeye cevap vermek için telefonumu elime aldım.
[“Saat 10.00’dan sonra herhangi bir vakitte görüşebilirim.”]
[“Saat 11.00’de Keyaki AVM’deki kafede buluşalım.”]
Karşılıklı ikişer mesajın ardından buluşma saatini netleştirdik.
Çevirmen: ayanokojiayniben
instagram: @turkcelightnovels
Her defasinda tekrar mi edeyim canlarım :D. Kendinize iyi bakınn!
Best çiftim buluşuyor. Ne kadar romantiklik olmasa da