Elitler Sınıfı - Cilt 22 - Bölüm 35
Oryantasyon kampının bitmesiyle beraber zaman, yavaş ama istikrarlı bir şekilde akıyordu.
Sakayanagi, rehberlik odasındaki kanepede oturmuş, birinin gelmesini beklerken sessizce vakit geçiriyordu.
Yanındaki kişi, şaşkın bir ifadeyle kollarını kavuşturmuş şekilde duran sınıf öğretmeni Mashima’ydı.
“Ne hakkında konuşmayı planlıyorsun? Ve kiminle?”
Hiçbir şey söylenmeden buraya getirilen Mashima, sorgulayıcı bir bakış attı.
Durumu anlamasa da kesinlikle bir şeylerin ters gittiğini hissetmişti.
“Huzursuz görünüyorsunuz Mashima-sensei. Endişelenmeyin, yakında anlayacaksınız.”
“Ama…”
İkisinin odaya girmelerinin üzerinden on dakikadan fazla bir süre geçmişti.
“…işte geldi.”
Sakayanagi bunu hemen hissetmişti.
Kapıya bir el değdiği anda, o adamın geldiğini biliyordu.
“Beş dakika geç kaldın, Ryuen-kun.”
“Gösterinin yıldızı her zaman geç gelir.”
Rehberlik odasının kapısını açan kişi Ryuen Kakeru’ydu.
Arkasındaki kişi de onun sınıf öğretmeni Sakagami’ydi.
“Burada neler oluyor Mashima-sensei?”
“Şey…Ben de durumu anlamaya çalışıyorum.”
Birbirleriyle karşılaşan iki öğretmen, olan biteni anlayamadı ve şaşkın bir şekilde birbirlerine baktılar.
Ryuen, Sakayanagi’nin karşısındaki koltuğa oturup bacaklarını iyice açtı.
Tuhaf bir durum oluşmuştu. İki öğrenci oturuyor, öğretmenler ise ayakta duruyordu.
“Hashimoto-kun’u kandırmış olsan bile, ona çok cüretkâr bir şey yaptırdın.”
Sakayanagi cümlesini bitirdiğinde, Ryuen direk karşılık verdi.
“Senin yanında kendini huzursuz hissetmiş olmalı, onu suçlayamam.”
“Eğer öyle olsaydı sorun olmazdı. Kötü bir adamın tatlı sözlerine kapılmış olmalı. Yalanları gerçek, gerçekleri de yalan sanıyor. O, kurbanlardan başka bir tanesi.”
İkisi arasında başlayan sözlü tartışma, öğretmenleri geride bırakmıştı.
“Bu kadar dibe vurmuş biri için oldukça enerjik görünüyorsun.”
“Daha önce hiç deneyimlemediğim duygular hissettiğime katılıyorum ancak, bunun son olduğunu düşünüyorsan, daha çok erken.”
“Heh, Ayanokoji de gereksiz iş yapmış.”
Ryuen, Ayanokoji’nin oryantasyon toplantısından sonra Sakayanagi’ye yaklaştığını doğal olarak fark etmişti.
Toplantıdan sonra Sakayanagi, normalde olduğu haline geri dönmüştü.
Noktaları birleştirmek için, karmaşık nedenlere ihtiyaç yoktu.
“Dediğin gibi, onun…Ayanokoji-kun’un tarafından kurtarıldım.”
Sakayanagi’nin bakışlarını üzerinde hisseden Ryuen, bunu derinden hissetti.
Şu ana kadar herkese yukarıdan bakan Sakayanagi’nin bakışlarında bir değişiklik vardı.
Ayrıca Sakayanagi de hissetmişti.
Karşısındaki adamın inancı, ilk tanıştıkları zamankinden bile daha büyüktü.
“Ayrıca sen de Ayanokoji-kun tarafından kurtarıldın.”
“Huh, güldürme beni. Asla anlaşamayacağız. Ayanokoji tarafından kurtarıldığımı hatırlamıyorum. Aksine, aldığım şey nefretti. İntikam için nefret.”
Gücü ve gururu ezilmişti.
Mutlak güven duyduğu ring de feci şekilde yenilmişti.
“Anlıyorum. Nefret… seni buraya getiren şey buymuş.”
“Sen farklı mısın sanki?”
Ryuen’in sorusuna karşılık, Sakayanagi istemeden gülümsedi.
“Nesi bu kadar komik?”
“Kusura bakma. Gülümsemem kaba göründüyse özür dilerim. “Buraya gelme sürecinde Ayanokoji-kun’un gücünü fark etmeye başlamış olman beni mutlu etti.”
Hashimoto’ya karşı duyduğu kişisel bir deneyime dayanmayan öfkenin aksine, karşısındaki Ryuen onun duygularının kaynağını bizzat yaşamıştı.
Onun, bu iş için uygun olduğunu düşündü.
Hayır. Sakayanagi hemen düşüncelerini değiştirdi. Sadece bu değildi.
Kamuro ve Yamamura’nın karıştığı olayla başlayarak, içindeki duygusal dengede bir değişiklik hissetti.
“Gözlerinin, çok daha öncesinde bile onun üstünde olduğunu mu söylüyorsun?”
Sakayanagi’nin, başından beri Ayanokoji’ye dikkat ettiği bilinen bir gerçekti.
Ancak Ryuen, onların ilk karşılaşmasının ne zaman olduğunu bilmiyor, bunu öğrenmeye çalışıyordu.
“Evet. Ne yazık ki sen onun varlığını bu okul sayesinde öğrendin. Ancak senin aksine ben, onu çocukluktan beri kendi gözlerimle takip ediyorum.”
Ryuen, bu zafer dolu tavır karşısında durdu.
“…Oldukça ilginç bir açıklama, değil mi? Onun çocukluğunu mu biliyorsun?”
“Çok iyi biliyorum. Kendimi, onun çocukluk arkadaşına benzer bir şey olarak görüyorum.”
Bu açıklamayı duyan Mashima, Sakayanagi’nin ona önceden anlattığı bir hikâyeyi hatırladı.
Ancak bu ikilinin konuşmasını bölmekten daha kaba bir davranış olamazdı.
“Ayanokoji’ye yenildim. En sonunda kazandığım sürece, istediğim kadar yenilmemin önemli olmadığını düşündüm ama o adam kırılmaz iradeyi acımasızca ezdi. Çok tükenmiştim.”
Ancak bir yıl kadar sonra, o noktaya geri dönmeye çalışıyordu.
“Motivasyonlarımız farklı olsa da nihai amacımız aynı gibi görünüyor Ryuen-kun. Ben senden çok daha öncesinden beri onunla savaşmayı diliyorum. Okul hayatımızda geriye sadece bir yılımız kaldı. O zamana kadar tüm engellerden kurtulmam gerekiyor.”
“Kesinlikle katılıyorum. Seni çabucak yenip ondan intikamımı alacağım.”
Diğerlerine her daim soğuk gözlerle bakan Sakayanagi, kesinlikle kalbinin ısındığını hissetti.
Ryuen’e karşı değil. Önünde bekleyen Ayanokoji’yi düşünüyordu.
Ryuen de aynı şekilde hissediyordu. Sakayanagi’nin ötesinde bekleyen Ayanokoji’yi yenme duygusuyla dolup taşıyordu.
“İntikamın gerçekleşmeyecek. Tam da bundan önce tökezleyeceksin.”
“Muhtemelen taht için bir hesaplaşma planlıyorsun ama bu planın başarısız olacak.”
Giderek alevlenen tartışma karşısında sessiz kalamayan Mashima araya girdi.
“Konuşmayı kendi başına ilerletiyor gibi görünüyorsun, ama durumu açıklayabilir misin?”
“Üzgünüm.”
Hafifçe kızgın Mashima’ya karşılık, Sakayanagi usulca özür diledi ve konuşmaya başladı.
“Daha fazla boşa vakit harcamamak en iyisi olur. Asıl noktaya gelelim mi?”
“Evet, doğru.”
Sakayanagi iki öğretmeni sıraya dizdi ve onlara doğru döndü.
Bastonuna dayanarak ayağa kalkan Sakayanagi’nin önünde, Ryuen de ayağa kalktı ve öğretmenlere doğru döndü.
“Büyük bir anlaşma yapmak üzereyiz. Normalde, sıradan konular için sözlü anlaşmalar yapardık ve olurda birbirimize güvenmiyorsak yazılı sözleşme imzalardık. Ancak bu sefer, içeriğinin doğası gereği her iki sınıftan sorumlu öğretmenlerin de hazır bulunmasının daha güvenli olacağına karar verdik.”
Duydukları konuşmanın akışından dolayı hem Mashima hem de Sakagami gerginleşmişti.
“İkiniz ne tür bir karar almayı planlıyorsunuz?”
Sakayanagi bahsin detaylarını açıkladı.
“Yıl sonu özel sınavında kaybeden kişi okuldan ayrılacak, mesele bu.”
“Kaybeden ayrılacak mı…? Ne demek istiyorsun? Sınavın içeriği ve kuralları henüz açıklanmadı. Sınav sırasında öğrencileri okuldan atma yöntemi olup olmadığını bile bilmiyoruz.”
Şaşkınlıkla, sert bir şekilde cevap verdi ve rakibi okuldan atma yönteminin garantisi olmadığını açıkladı.
“Mashima-sensei, neyi yanlış anladınız? Sınavın içeriği ve kuralları önemsiz. Biz sadece yıl sonu özel sınavın sonucuna bahis oynuyoruz. Sonuç olarak, kaybeden taraf gönüllü olarak okuldan ayrılacak. Hepsi bu.”
“Siz öğretmenler, bu görüşmeye sadece kesinlik sağlamak için şahit oldunuz. Sakayanagi ağlasa ve çığlık atsa bile, sözleşmeye göre okuldan atılma sürecine devam edin. Elbette herhangi bir şekilde kaybedersem, aynısı benim içinde geçerli.”
Her iki tarafta, yenilgi sonucu okuldan ayrılmak gibi tehlikeli bir koşulu kabul ederek geri çekilme ihtimallerini %100 oranda ortadan kaldırmıştı.
Direnme ihtimaline karşılık okulun iş birliği bahsin sorunsuz bir şekilde yürütülmesi için şarttı.
Durumu anlayan Mashima konuşmaya çalıştıysa da kelimeler kolayca ağzından çıkmadı.
“Gerçekten böyle bir bahse girmeyi mi düşünüyorsun? Koruma puanın var—”
Mashima’ya kıyasla daha sakin olan Sakagami şüphelerini dile getirdi.
“Gönüllü olarak geri çekiliyorsak, koruma puanının bir anlamı kalmaz. Adalet gereği, Koruma Puanının yarattığı farkı kapatmak için ek özel puan talep etmemiz kararlaştırıldı, ancak bu miktar asgari düzeyde tutuluyor. Eğer parasını elinden alırsak, sınıfında gerçekten hiçbir şey kalmayacak.”
“Bu, yumurtadan çıkmadan civcivleri saymaya benziyor. Eğer kaybederseniz, para hesaplamanıza gerek kalmaz.”
Mashima bunun bir şaka olmadığını anlamıştı. Anlaşma ciddiydi.
Duruşunu düzeltti ve sert bir ifade takındı.
“İkiniz de gerçekten buna razı mısınız? Eğer anlaşırsak, yıl sonu sonuçlarına göre okuldan atılmayı zorla uygulamak zorunda kalacağız. İkiniz de önemli pozisyonlardasınız; sınıflarınızda liderlik rolünü üstleniyorsunuz. Büyük bir aksaklık kaçınılmaz.”
“Evet. Yenilen sınıfı onarmak ve üçüncü sınıfa geçmeden önce dörtlü mücadeleden elenmekten kaçınmak da neredeyse imkânsız olacak.”
Bu cümleleri söylerken, Sakayanagi yine Ayanokoji’yi düşünüyordu.
Ayanokoji’nin idealize ettiği dört sınıf arasındaki rekabet, Ryuen ile yapılan bahsin sonuçlanmasıyla imkânsız hale gelmişti. Ayanokoji transfer yapsa ve güç dengesini sağlamaya yönelse bile, Ichinose’nin gerileyen sınıfı göz önüne alındığında yeterli sayıda oyuncu yoktu.
“Lütfen bahsi geçersiz kılacak bir beraberliği ummayın, tamam mı?
“Beraberliği kabul etmeyeceğim. Böyle bir durum olursa, tıpkı senin Kamuro’yu terk ettiğin gibi, kura çekerek karar verebiliriz.”
“Bu da ayrıca eğlenceli. Dört gözle bekliyorum.”
Her iki tarafta geri çekilme yöntemlerini kesti. Düşününce, berabere kalma gibi bir olasılığı başından beri düşünmemişlerdi.
Bu, yalnızca zafer ya da yenilgi ile sonuçlanabilirdi.
Aynı madalyonun iki yüzüne benzer bir ilişki.
Sakayanagi ve Ryuen’in bunu kabul etmesiyle ve her iki sınıf öğretmeninin de bunu anlamasıyla bahis resmen kesinleşti.
Kaybeden, atılacaktı.
Okuldan atılma ve kaçışın olmadığı bir Yıl Sonu Özel Sınavı… başlamak üzereydi.
Çevirmen: Mesela Kek 2
Discord sunucumuza gelmeyi unutmayın.
Arkadaşlar, bir cildin daha sonuna geldik!
Dürüst olmak gerekirse, tatlısıyla acısıyla biraz sönük bir ciltti ve bu durum çeviri tempomuzu da ister istemez etkiledi. Bildiğiniz gibi tamamen gönüllülük esasıyla çalışan, reklam veya herhangi bir geliri olmayan bir ekibiz. Bölümlerin bazen geciktiğinin farkındayız ama arkada ciddi bir ekip eksiğimiz var.
Ancak bizi en çok yavaşlatan şey, görünmez olmak. Bu işten tek beklentimiz, bize yazdığınız bir teşekkür veya bölüm hakkındaki teorileriniz/sohbetleriniz oluyor. Karşılık görmediğimizde mental olarak sürdürülebilirliği sağlamak gerçekten zorlaşıyor.
Ekibimizi Büyütüyoruz! Hem bölümleri hızlandırmak hem de hedeflerimize ulaşmak için yeni yol arkadaşlarına ihtiyacimiz var. Yaz sonuna kadar Yıl 3 Cilt 2’ye gelmeyi hedefliyoruz. Diğer siteler gibi yapay zeka çevirisi yapmadığımız, emeğe değer verdiğimiz için süreç biraz daha titiz ilerliyor.
Deneyim şartımız yok, tamamen gönüllülük esaslı. Bize katılmak istersen Çevirmenler ve Redaktörler arıyoruz! “Ben de bu çorbada tuzum olsun, ekibe destek veririm” diyorsanız, bana buralardan ulaşabilirsin:
Hepinize ilginiz için teşekkür ederim.
İnstagram hesabımızı takip etmeyi unutmayalım lütfen:turkcelightnovels
-ayanokojiayniben
ciltin son bölümleri cidden fena keyifliydi umarım ryuen kazanır
SPOİLER:
Ryuen kazanacak ve ayano sınıf değiştirip atılan sakayanaginin sınıfına gidicek.
Vay be şu 2 liderden biri gidecek ha bakalım kim olacak