Türkçe Light Novel

deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler yeni
deneme bonusu

  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
Sign in Sign up
  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
  • Isekai
  • Aksiyon
  • Fantastik
  • Seinen
  • Macera
  • Yaşamdan Kesitler
  • Harem
  • Romantik
  • Psikolojik
  • Okul Hayatı
  • Komedi
Sign in Sign up
SON EKLENEN BÖLÜMLER

Elitler Sınıfı

10 Eylül 2026
   Cilt 23.5 - Bölüm 34    Cilt 23.5 - Bölüm 33

Tavşan Kostümlü Senpai’m

30 Ağustos 2026
Bölüm 5 Bölüm 4

Fate/Zero

30 Ağustos 2026
Bölüm 1-Kotomine Kirei Bölüm 0.5-Prolog

Eczacı Günceleri

3 Ağustos 2026
3. Bölüm - Jinshi 2. Bölüm - İki Gözde Eş

deneme 1

2 Temmuz 2026
bolum 1- deneme

Elitler Sınıfı -    Cilt 23.5 - Bölüm 9

  1. Home
  2. Elitler Sınıfı
  3.    Cilt 23.5 - Bölüm 9 - Müzakere
Prev
Next

Cilt 23.5 – Bölüm 9 – Müzakere

Saat 12.17’ydi.

 

Buluşacağımız kafeye vardığımda Hoshinomiya-sensei çoktan yerine oturmuştu.

 

Bugün buluşacağım kadın, canı sıkılmış bir halde telefonuyla oynuyordu.

 

“Geciktiğim için kusura bakmayın.”

 

“Fena halde geç kaldın, Ayanokōji-kun. Benimle buluşurken 17 dakika gecikmek de biraz fazla yüzsüzce değil mi?”

 

“Özür dilerim.”

 

Özrümün ardından Hoshinomiya-sensei, hoşnutsuzluktan ziyade şaşkınlık dolu bir ifadeyle söze girdi.

 

“Ee, bu kadar mı? En azından beni burda bekletmenin nedenini söyleyebilirsin.”

 

“Uyuyakalmışım. Gözümü açtığımda saat neredeyse öğlendi.”

 

Gelişigüzel bir bahane sunduğumda parmak uçlarıyla alnını ovuşturup kaşlarını çattı.

 

“…Bu bir randevu olsaydı, şu an yüzde yüz hüsranla sonuçlanırdı; tam bir fiyasko yani.”

 

Bu saçma bahane karşısında iç çekerek dudaklarını daha da memnuniyetsiz bir tavırla büzdü.

 

“Neyse, sana fırça çekmek kaybettiğim zamanımı geri getirmeyecek, sadece daha fazla vakit kaybettirecek. Ee? Benimle görüşmek istediğini söylemiştin. Asıl amacın ne?”

 

“Ya randevuya çıkmak istediğimi söyleseydim?”

 

“Kes şunu. İlk buluşmasında uyuyakalan biriyle anlaşabileceğimi hiç sanmıyorum.”

 

Bir öğretmenle öğrenci arasındaki diyaloğa pek benzemediğini düşünerek konuşmaya devam ettim.

 

“Sizinle Yıl Sonu Özel Sınavı hakkında tekrar konuşmak istemiştim, Hoshinomiya-sensei.”

 

Şimdiye kadarki tavırlarıma bozulmuş gibi görünüyordu.

 

Fakat bu sözleri duyar duymaz tavrı gözle görülür şekilde değişti.

 

“Ha? Bu saatten sonra mı?”

 

Yüzündeki ‘Şaka yapıyor olmalısın’ ifadesini gizlemeye bile yeltenmedi.

 

“Haklısınız, artık çok geç olabilir. Ne de olsa Horikita’nın sınıfı çoktan kazandı.”

 

Buluşmaya hem geç kalıp hem de damarına basınca Hoshinomiya-sensei’nin keyfinin kaçması gayet doğaldı.

 

“Horikita’nın sınıfı… Bu oldukça mesafeli bir tavır sayılmaz mı sence de? Sonuçta o sınıf senin de sayılır?”

 

Hoshinomiya-sensei kelimelerimi cımbızlayıp laf sokarken bir peçete alıp masadaki bardağın üzerindeki su damlacıklarını sildi.

 

“Ichinose-san’la olan maçınızı izliyordum. Senden hoşlanan bir kıza böyle bir şeyi nasıl yapabildin, gerçekten akıl alır gibi değil.”

 

“Kazanmak için gerekliydi.”

 

“Yani zafere giden her yol mübah, öyle mi? Senden hoşlanan bir kızın duygularını kullanmak bile senin için sorun değil yani?”

 

“Bunda bir sorun göremiyorum.”

 

Bunu söylememle birlikte Hoshinomiya-sensei elleriyle yüzünü kapatıp derin bir iç çekti.

 

“Gerçekten berbatsın.”

 

Ne var ki onun bu ikiyüzlü tutumunu yüzüne vurdum.

 

“Kumaşımız aynı, değil mi Hocam?”

 

“…Ne kadar kaba bir laf.”

 

“O halde olmadığını söyleyin.”

 

Üzerine gittiğimde Hoshinomiya-sensei birkaç saniyeliğine kaskatı kesilip sessizliğe gömüldü.

 

Ardından ellerini çekip gözlerini bana dikti.

 

Ne var ki sonunda kabullenmişçesine başını salladı.

 

Kazanmak uğruna bir başkasının romantik hislerini harcamaktan çekinmezdi.

 

Aklına böyle bir plan gelip gelemeyeceğinden bağımsız olarak, canı istediği takdirde bunu tereddüt etmeden uygulayabilecek bir kadındı.

 

“Her neyse. Sınavda Ichinose-san’ı zihnen köşeye sıkıştırdın ve bunun sonucunda sınıfımızın hem içi hem de dışı birbirine girdi. Şu an içinde bulunduğumuz durumun farkında mısın? Zaten burada bu konuyu öyle uzun uzadıya konuşmaya hiç niyetim yok, tamam mı?”

 

Keyaki Alışveriş Merkezi’nin içi gürültülüydü ancak bir öğrenci ile öğretmenin baş başa olması dikkat çekerdi.

 

Nitekim bize meraklı gözlerle bakan birkaç öğrenci belirmeye başlamıştı bile.

 

“Peki öyleyse, sizinle ne konuşacağımı düşünmüştünüz?”

 

“Ha?”

 

“Konuşmak istediğimi duyduğunuzda reddetmeyip kabul ettiniz, Hoshinomiya-sensei. Bunun bir randevu olduğunu düşünmemiştiniz, değil mi?”

 

“Ne bileyim… Bir öğrencinin dertlerini dinlerim falan diye düşünmüştüm?”

 

“Benim sınıf öğretmenim olsanız bu mümkün olabilir ama başka bir sınıfın öğretmeni olarak size açabileceğim bir konu değil bu.”

 

“Nereden bileceksin? Konu aşksa Sae-chan’la konuşamazsın sonuçta, haksız mıyım? Zaten en başta ne hakkında olacağını da öyle enine boyuna düşünmedim. Sadece dinlerim demiştim.”

 

“Öyle mi?”

 

Hoshinomiya-sensei ile bakışlarımızı birbirimize diktik; hayır, gözlerimizle birbirimizin niyetini yoklamayı sürdürdük.

 

“Konuşmanın sınavla ilgili olacağını tahmin etmiş olmalısınız. Dahası, sizin için faydalı bir bilgi çıkma ihtimalini hesaba kattığınız için ta buralara kadar geldiniz.”

 

“…Şey…”

 

Gerçek niyetinin anlaşılmaması için bilerek hırçın davranıyordu.

 

Bir öğretmen olarak bulunduğu konumu düşününce, dışarıya karşı inkâr pozisyonunu korumak zorundaydı.

 

“Gelin bu konuşmayı ilerletmek için ikimiz de biraz çaba gösterelim, ne dersiniz?”

 

“İlerletmek desen bile—”

 

“Özel sınavdan önce benden belli bir konuda iş birliği istemiştiniz, değil mi?”

 

Bunu, tedbiri elden bırakmayan Hoshinomiya-sensei’ye söyledim.

 

“…Neden bahsediyorsun sen?”

 

Hâlâ gardını düşürmemişti ve bunu açıkça kabullenmeye hazır değildi.

 

“O zaman reddetmiştim ancak şartlara bağlı olarak ileride değerlendirebileceğimi düşündüm.”

 

Ne var ki bu sinir bozucu sözlerim kesinlikle onun öfkesini körükleyecekti.

 

“Ha? Artık çok geç. Özel sınav bitti gitti, sonuçlar da ortada. Şimdi mi aklına geldi iş birliği yapmak? Yok yok, geçti o iş. Aptal mısın sen?”

 

Muhtemelen iş birliği yapacak olsaydım en başından onunla el sıkışmam gerektiğini söylemek istiyordu.

 

“Hislerinizi anlıyorum ancak öğrenciler için hayati bir olay olan özel sınavın hemen öncesiydi. Böylesine beklenmedik bir teklif karşısında herkesin kafası karışır, huzuru kaçar ve sağlıklı bir muhakeme yapamazdı. Dahası, bir öğretmenin öğrencisine sınıfına ihanet etmesini tembihlemesini de kimse beklemez, değil mi?”

 

“Orası öyle ama…”

 

Bu su götürmez mantığa karşı tek kelime edemedi.

 

“Yine de hedeflediğiniz şeyin kötü olduğunu düşünmüyorum. Artık sınav bittiğine ve ben de sakinleştiğime göre, bu meseleyi tekrar konuşabileceğimizi düşündüm.”

 

Hoshinomiya-sensei bu duyduklarından pek de hoşnut kalmayacaktı elbette.

 

Benim sakinleştiğimi söylememle birlikte Hoshinomiya-sensei de soğukkanlılığını yeniden kazandı.

 

Bir öğrencinin kuralları çiğnemesinde öğretmenin ona yardım etmesi ne kadar mantık dışıysa, bir öğrencinin öğretmene aynı şekilde arka çıkması da o kadar mantık dışıydı.

 

“Yok. Öyle olsa bile bu kadarı fazla şüpheli. Sana teklif ettiğim şey bana bilerek yenilmendi, Ayanokōji-kun. Bir diğer deyişle, sınıfına ihanet etmen demekti. Şimdiyse gelecekteki özel sınavlarda kazanmama göz yumabileceğini mi söylüyorsun? Bu kadarı da saçmalık.”

 

“Bana bunları teklif ederken hepsinin zaten farkındaydınız, değil mi? Değişen bir şey yok. Karşılığı tatmin edici olduğu sürece işler değişir.”

 

“…Ha? Ciddi misin sen? Sırf sınıfına ihanet edeceksin diye benimle yatmak mı istiyorsun yani?”

 

Bunu en başta kendisi teklif etmemiş gibi, yüzünde aşağılayıcı bir ifadeyle donakaldı.

 

“Ne yazık ki öyle bir şeye ilgim yok. Ancak başka şartları değerlendirebilirim.”

 

“…Ne gibi başka şartlar?”

 

“Her şeyden önce, bu okuldaki en mühim şey Özel Puanlar. Öğretmenlik yetkinizi kullanarak bir şeyler ayarlayabilirseniz düşünebilirim.”

 

“…Sen ciddi misin?”

 

“Zaten en baştan beri A Sınıfından mezun olmak gibi bir gayem yoktu. Okul hayatımı rahatlatacak veya mezuniyet sonrasında işime yarayacak Özel Puanlar elde edebileceksem fena bir anlaşma olmaz.”

 

“A Sınıfını pek umursamadığını biliyorum ama kusura bakma, buna inanamam. Böylesi bir danışma fazlasıyla şüpheli. Zaten sen tek başına ne yapabilirsin ki, Ayanokōji-kun? Nihai hesaplaşma çoktan bitti.”

 

“Üçüncü sınıfa geçsem dahi özel sınavlar devam edecek. Horikita’nın sınıfıyla karşı karşıya gelmeniz durumunda, içeriden bilgi sızdırmak imkânsız değil. Sadece bu bile size büyük bir avantaj sağlar.”

 

“Öyle olsa bile tek başına yapabileceklerin sınırlı. Sınıfın tökezlese dahi bu kez sıradaki engel Sakagami-sensei’nin sınıfı olacak. Benim sınıfımın yükselmesi içinse hiçbir umut yok. Havanda su dövmekten farksız yani.”

 

Hayal kırıklığıyla karışık derin bir iç çekiş ve dinmek bilmeyen bir hoşnutsuzluk…

 

“Sana o fırsatı Yıl Sonu Özel Sınavı’ndan önce vermiştim. O ilk ve sondu. Anladın mı?”

 

“Anlaşmaya yer yok gibi görünüyor. Fakat bu durumda sınıfınız asla A Sınıfına yükselemeyecek.”

 

“Bu seni hiç ilgilendirmez. Kendi başımızın çaresine bakarız biz.”

 

“Nasıl bakacaksınız? İşleri tersine çevirmek için Ichinose’nin sınıfını vaktinde toparlayabilecek misiniz?”

 

“Bunu yapmadan da A Sınıfına yükselmenin yolları var. Ama sana söyleyecek değilim tabii.”

 

“Yani sınıfınızı öne geçirmek için öğretmenlik yetkinizi devreye sokup gerekirse her türlü yola başvuracaksınız.”

 

Bugün bana attığı en keskin, en sert bakışı fırlattı.

 

“Ne pahasına olursa olsun A Sınıfına çıkacağım. Gerekirse her yolu deneyeceğim.”

 

İçeceğinin kalan üçte birini tek dikişte bitirirken, bakışlarıyla adeta ‘İşimiz bitti mi?’ der gibiydi.

 

“Lütfen bekleyin.”

 

“Değerli tatil vaktimi sıkıcı bir veletle daha fazla harcamaya hiç niyetim yok.”

 

“Siz bilirsiniz ama arkanızdakilerin aynı fikirde olduğunu pek sanmıyorum.”

 

“Arkamdakiler mi?”

 

Hoshinomiya-sensei şüphe dolu bir ifadeyle istemeye istemeye arkasını döndü.

 

Yaklaşan üç kişiyi gördüğünde ise öylece kalakaldı.

 

“Neler oluyor…? Sae-chan ve diğerlerinin burada ne işi var?”

 

Bize doğru yaklaşan üçlü Chabashira-sensei, Mashima-sensei ve Sakagami-sensei’ydi.

 

İkinci sınıfların her bir şubesinin sınıf öğretmenleri.

 

Çevirmen: ayanokojiayniben

Instagram hesabımız: @turkcelightnovels
Diğer serilerimize de bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Discord sunucumuza gelmeyi, instagram hesabımızı takip etmeyi, bölümle ilgili yorum yapmayı bi de bol bol su içmeyi unutmayın. Sonraki bölümlerde görüşmek üzereeee…

 

 

Prev
Next

Comments for chapter "   Cilt 23.5 - Bölüm 9"

4.3 81 votes
Article Rating
Subscribe
Login
Bildir
guest

guest

1 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Lustoria
Lustoria
5 gün önce

Napıyon amk

0
Yanıtla

YOU MAY ALSO LIKE

71WfYppw8L
Karımı Keşfedilmeden Öldürebilme İhtimalim
16 Temmuz 2022
59426026
Fate/Zero
30 Ağustos 2026
81JH00QkazL._AC_UF894,1000_QL80_
Tavşan Kostümlü Senpai’m
30 Ağustos 2026
51futarVjZL._SY445_SX342_ML2_
Eczacı Günceleri
3 Ağustos 2026
Tags:
clasroom of the elite oku, elitler sınıfı oku, light novel türkçe, youkoso jitsuryoku oku, Youkoso Jitsuryoku türkçe oku
  • Ana sayfa

TurkceLightNovels

Sign in

Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Sign Up

Register For This Site.

Log in | Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Lost your password?

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

← Back to Türkçe Light Novel

wpDiscuz