Türkçe Light Novel

deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler yeni
deneme bonusu

  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
Sign in Sign up
  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
  • Isekai
  • Aksiyon
  • Fantastik
  • Seinen
  • Macera
  • Yaşamdan Kesitler
  • Harem
  • Romantik
  • Psikolojik
  • Okul Hayatı
  • Komedi
Sign in Sign up
SON EKLENEN BÖLÜMLER

Elitler Sınıfı

4 Eylül 2026
   Cilt 23 - Bölüm 37    Cilt 23 - Bölüm 36

Tavşan Kostümlü Senpai’m

30 Ağustos 2026
Bölüm 5 Bölüm 4

Fate/Zero

30 Ağustos 2026
Bölüm 1-Kotomine Kirei Bölüm 0.5-Prolog

Eczacı Günceleri

3 Ağustos 2026
3. Bölüm - Jinshi 2. Bölüm - İki Gözde Eş

deneme 1

2 Temmuz 2026
bolum 1- deneme

Elitler Sınıfı -    Cilt 23 - Bölüm 21

  1. Home
  2. Elitler Sınıfı
  3.    Cilt 23 - Bölüm 21
Prev
Next

Uzun zamandır bölüm yoktu toplu bölüm attık. Keyifli okumalar 😀

Hirata ve Hamaguchi’nin arasındaki mücadelenin başlamak üzere olduğu sıralarda, diğer öncü temsilciler arasında gerçekleşen başka bir mücadele de başlamak üzereydi.

Bu iki temsilci, tartışma odasına girmekte olan katılımcılara dikkatle bakıyordu.

 

Tartışma No.1

Katılımcılar:

2-A Sınıfı

Shimizu Naoki, Machida Kouji, Yoshida Kenta, Fukuyama Shinobu, Motodoi Chikako, Yano Koharu, Rotsukaku Momoe

2-C Sınıfı

Sonoda Masashi, Oda Takumi, Yamada Albert, Yoshimoto Kousetsu, Isoyama Nagisa, Yamashita Saki, Kinoshita Minori

 

A Sınıfı ile C Sınıfı karşı karşıyaydı. Nishino ve Sanada kendi sınıflarının öncüleri olarak kozlarını paylaşıyorlardı.

“Merhaba. İkimizde elimizden gelenin en iyisini yapalım, Nishino-san.”

İkisinin baş başa kalmasından dolayı hafif bir gerginlik hisseden Sanada, Nishino’yu nazikçe selamlayıp yerine geçti.

Sınıf arkadaşlarıyla konuşurken bile her zaman kibar bir üslup takınmaya özen gösteren Sanada, düşmanının karşısında dahi alıştığı tavrından ödün vermedi.

Öte yandan Nishino, Sanada gibi tiplerden pek hoşlanmıyordu. Kaba ve nezaketten uzak bir kişiliğe sahip olduğunu, kibar ifadeler kullanmayı sevmediğini ve genellikle samimiyetten uzak bir dille konuştuğunu bizzat kendisi de kabul ediyordu. Bu yüzden böylesine resmi, neredeyse törensel bir dil kullanan insanlarla iyi anlaşamayacağını düşünüyordu.

Ancak şu anda, hoşlanma ya da hoşlanmama gibi önemsiz hislerden eser yoktu. Aksine, böylesine büyük bir sınavda öncü olma sorumluluğunun kendisine verilmesi onu inanılmaz derecede geriyor, vücudunun kasılmasına sebep oluyordu.

Ryuuen gibi zorbalarla yüzleşmekte çekincesi olmayan Nishino bile bu ciddi sınavların atmosferine hiç alışkın değildi. Öncü olmak sınıfın kaderinin bir kısmını omuzlamak anlamına geliyordu ve o da bu baskıyı hissetmekten kendini alamıyordu.

Tüm bu meselenin kendisiyle hiçbir ilgisi olmadığını düşünmesine rağmen, Ryuuen tarafından hiçbir ön uyarı olmaksızın bizzat seçilmişti.

Sandalyeye oturmayı unutup olduğu yerde öylece donup kalmasıyla bile zihninin hiç de yerinde olmadığı belli oluyordu.

Sanada, ona yardım eli uzatıp uzatmaması gerektiğini düşünürken biraz şaşırmış hissetti.

“Nishi—”

Tam onun adını seslenecekken aniden sustu. Bu tür düşüncesizce bir nezaketin ileride başına dert açabileceğini kendine hatırlattı.

Eğer rakibi burada bunalmışmış hissediyorsa, elindeki tek gerçek seçenek bundan faydalanmaktı. Sanada, suçluluk duygusunu bastırarak sessizce derin nefesler aldı.

Nishino nihayet sandalyesine oturduğunda, sanki onun gelmesi bekleniyormuşçasına sınav başladı.

“Tartışma şimdi başlıyor.”

Bu duyuruyla beraber monitörden sesler gelmeye başladı.

“Yıl Sonu Özel Sınavı şimdi başlıyor. Her öğrencinin rolü kendi tabletinde görüntülenmektedir. Lütfen ilk tartışma turuna başlamadan önce size atanan rolü kontrol edin.”

Odaya yerleştirilmiş soğuk ve steril monitörlerin diğer tarafında katılımcılar yerlerini almıştı.

Katılımcıların kendilerini toparlamalarına fırsat kalmadan tartışma başladı.

Hiçbir şekilde rahatlayamayan ve görüş açısı daralmış olan gergin Nishino, Sanada’nın durumunu bir kez olsun kontrol etmeksizin dikkatle monitöre bakmaya devam etti.

“Ş-Şey… Sanırım herkes rollerini çoktan onayladı, değil mi?”

Sesli düşünüyordu.

Nishino, katılımcıların kendilerine atanan rolleri onayladığı o andan hemen öncesinde, odada neler yaşandığını hatırlayamıyordu.

Tartışma o daha farkına bile varamadan başlamış gibi hissettiriyor, bu da onda paniğe yol açıyordu. Ancak gözlerinin önünde yaşanan tartışma gerçek zamanlı ilerliyor, durdurulamıyor ya da geri alınamıyordu.

Katılımcıların o telaşlı ve hızlı konuşmaları, duymak istemese bile kulaklarına doluyordu. Sağdan sola… Tartışmayı zihninde takip etmesi bir kenara, konuşmaların içeriğini bile anlayamıyordu.

“Lütfen şu andan itibaren aday gösterin ya da pas geçin. Bir dakikanız var.”

“Haa? Bekle, ne, beş dakika çoktan geçti mi ki?”

Nishino olup bitenlerden hiçbir şey anlayamamıştı. Ne var ki, ilk turun bittiğini bildiren işaret çoktan verilmişti.

Zorunlu bir refleksle panik içinde tabletine baktı.

Normalde, kesin bir cevabınız yoksa o turu pas geçmek en mantıklı hareket olurdu ancak Nishino, karmakarışık düşünceler içinde öğrencilerin isimlerine bakmaya devam etti.

Aday gösterme süresi durmaksızın akıp giderken, gözleri Yoshida’nın ismine takıldı ve aklına yapılan konuşma geldi. Pek bir şey hatırlayamasa da ortada şüpheli bir şeyler olduğu hissine kapılmıştı. Belirsiz bir anıya göre, zihninden alışılmadık bir netlikte akıp geçmişti.

Doğru olup olmadığından emin olmasa da Yoshida’nın tavırları ve söyledikleri, sanki Nishino’ya kendisinin örnek öğrenci olduğunu anlatmaya çalışır gibiydi.

Nishino kendinden geçmiş ve bayılacakmış gibi hissediyordu ancak tabletini kullanmayı başardı. Bir şekilde, seçimini süre dolmadan tabletiyle onaylamıştı ancak ne yazık ki…

“Nishino-san hatalı bir aday gösterme işlemi yaptı. Dolayısıyla bir Can Puanı kaybedecek.”

Birini aniden örnek öğrenci olarak aday göstermek düşüncesizce ve fevri bir hamleydi. Sonuç olarak bir Can Puanı kaybetti.

Sessizce Nishino’yu izleyen Sanada ise onun aksine aday gösterme seçeneğine başvurmaktan kaçınmıştı.

“Örnek öğrenci o değildi demek… Off. Bu işten hiçbir şey anlamadım.”

Belki de yaşadığı telaştan kaynaklı, Nishino kendi kendine yüksek sesle konuşuyordu ve söyledikleri Sanada’nın kulağına kadar gidiyordu.

Öğretmen rolündeki katılımcı, yetkisini kullanarak örnek öğrencinin aday gösterme hamlesini engellediği için bu turda odadan yalnızca bir öğrenci çıkarıldı.

Katılımcı sayısı on üçe düştü ve tartışmanın ikinci turu başladı.

Ne var ki Nishino’nun ruh hali hiç değişmemişti ve herhangi bir düzelme belirtisi göstermeden zamanın boşa akıp gitmesine izin veriyordu.

Ne yapacağını bilemeyen Nishino, ilk kez bakışlarını monitörden ve tabletten ayırıp Sanada’ya çevirdi. O ana dek bakışları monitör ile tablet arasında gidip gelmişti.

Sanada, Nishino’nun kendisine baktığını fark etse de bunu görmezden geldi. Bir aday gösterme işlemi yapacakmış gibi davranıp yeniden pas geçme hakkını kullandı.

Sanada rol yapma konusunda hiç de başarılı değildi, yine de o an Nishino üzerinde yeterince etkili olmuştu.

Sanki bunun bir kanıtıymış gibi, Nishino yine temelsiz bir aday gösterme hamlesiyle öne atıldı.

“Nishino-san hatalı bir aday gösterme işlemi yaptı. Dolayısıyla iki Can Puanı kaybedecek.”

Nishino rolü yine yanlış tahmin etmişti.

Olayların seyri tıpkı ilk turdaki gibi gerçekleşti. Bu sonuç, aldığı darbeyi daha da derinleştirdi.

Fukuyama aday gösterilmesinin ardından odadan çıkarıldı.

Bu turun sonucuyla beraber Nishino toplamda üç can kaybetmişti ve artık öyle bir duruma düşmüştü ki Sanada’nın, örnek öğrenci rolü dışındaki herhangi bir rolü doğru tahmin etmesiyle bile kolayca ve hiç de hoş olmayan bir şekilde yenilebilirdi.

Sanada, Nishino’nun kendi kendini sabote edip kaybetme ihtimalini göz önünde bulundurarak sadece pas geçme stratejisiyle ilerlemeye karar verdi.

Ancak üçüncü tura gelindiğinde, Nishino’nun birini aday gösterme konusundaki cesareti çoktan tükenmişti. Bu nedenle her iki temsilci de pas geçmeyi tercih etti ve örnek öğrenci tarafından aday gösterilen Isoyama odadan çıkarıldı.

Şu ana kadar katılımcıların tartışmasını dikkatle izleyen Sanada, Nishino’nun monitör ekranını izleyen bakışlarının yalnızca rakibi olan A Sınıfı öğrencilerine odaklandığını fark etti.

Nishino, “A Sınıfına karşı C Sınıfı” şeklindeki o mutlak düşünceye hapsolmuştu ve bu yüzden resmin bütününü göremiyordu. Öte yandan Sanada, sınıflar arasındaki uyum ve bağlılıkların da ayrı ayrı değerlendirilmesinin önemli olduğunu fark etmiş ve dikkatini C Sınıfı öğrencilerine yoğunlaştırma fikrini kasten bir kenara bırakmıştı.

Eğer Nishino yalnızca A Sınıfına odaklanıyorsa, o sınıftaki öğrencileri daha iyi tanıyan Sanada büyük bir avantaja sahip olacaktı.

Ardından dördüncü tur başladı.

Öne çıkıp kendisinin mezun rolüne sahip olduğunu belirten Shimizu’nun, Kinoshita’nın örnek öğrenci olmadığını açıklamasıyla tartışmada önemli bir gelişme yaşandı. Hemen sonra Yoshimoto araya girerek asıl mezun rolüne sahip olan kişinin kendisi olduğunu ve örnek öğrencinin Kinoshita olduğunu iddia etti.

Bu noktada ikisinden biri ya da her ikisi de yalan söylüyor olmalıydı.

Temsilcilerin yeniden aday gösterme vakti geldi.

Sanada kendisine tanınan sürenin neredeyse tamamını kullanarak dördüncü kez pas geçmeyi tercih etti ve süre sınırı dolmak üzereyken kararını tablet üzerinden onayladı. Bu kadar beklemesinin nedeni, aday gösterme konusunda istekli olmasına rağmen henüz kesin bir karara varmamış olmasıydı.

Köşeye sıkışmış Nishino ise nihayet eline değerli bir bilgi geçtiğini düşünüyor ve bunu boşa harcamak istemiyordu.

Eğer Sanada rollerin ne olduğunu çözmüşse, Nishino’nun kaybetme ihtimali yüksekti. Yine de riskli olsa bile ilerlemekten ve bir aday gösterme işlemi yapmaktan başka çaresi yoktu.

Nishino, bu iddiayı ilk ortaya atan Shimizu’nun mezun rolüne sahip olduğunu kesin olarak açıklayabilseydi mükemmel olurdu. Ancak en kötü senaryoyu göz önünde bulundurarak, onun gerçekten pozisyon sahibi olup olmadığını değerlendirmeye çalışmaktan vazgeçmeye karar verdi.

Ardından sonuçlar açıklandı ve…

“Nishino-san hatalı bir aday gösterme işlemi yaptı. Dolayısıyla iki Can Puanı kaybedecek. Bununla birlikte, Nishino-san’ın sahip olduğu tüm Can Puanları tükendi. Nishino-san, lütfen odadan çık.”

Mezun rolüne sahip olduğunu iddia eden Shimizu, aslında örnek öğrenciydi. Ona inanan Nishino ise sonunda kendi kendini mahvetmişti.

Sanada, rakip öncü Nishino’yu tek bir Can Puanı kaybetmeden yenmeyi başardı.

“Bu da ne böyle! Bunların hiçbirini anlamıyorum.”

Sınavda yaşananlar yüzünden kendine kızgın olsa da hayal kırıklığını tam olarak yaşayamadan odadan çıkması istendi.

“Oh be… Rakibimin Nishino-san olmasına sevindim…”

Rahatlamakta haklıydı. Sonuçta hiç aday göstermek zorunda kalmadan sadece pas geçerek kazanmıştı.

“Her neyse. Bence kazanmanın en iyi yolu işi ağırdan almak.”

Birkaç karşılaşmayı izledikten sonra, ekran başındayken doğruyu ve yalanı ayırt etmenin hiç de kolay olmadığını fark etti.

Bir sonraki rakibiyle soğukkanlılıkla başa çıkabilmek adına zihnini hazırlarken, sıradaki mücadeleyi beklemeye koyuldu. Ancak bu bekleyiş sırasında, karmaşık duyguların zihnini sardığını hissetti.

Nishino karşısında elde ettiği kesin zaferden dolayı gönül rahatlığıyla sevinemiyordu.

Bu okula geleli iki yıl olmuştu ama kazanma fikrine hâlâ bir türlü alışamamıştı.

Işık ve gölge…

İşin diğer tarafında, her zaman bir kaybeden vardı. Sanada ise bu gerçekle doğrudan yüzleşme konusunda hiçbir zaman başarılı olamamıştı.

“Hayır, böyle olmaz. Sınıf adına… elimden gelenin en iyisini yapmalıyım.”

Yaklaşık beş dakika sonra Ryuuen’in sınıfındaki merkez, sınıfa adımını attı.

Sanada, üzerindeki karamsarlığı bir kenara itip ayağa kalktı ve gelen kişiye gülümseyerek baktı.

“Merhaba Katsuragi-kun. İkimiz de elimizden gelenin en iyisini yapalım. İkimizin böyle konuşmasının üzerinden epey zaman geçti.”

Tıpkı Nishino’ya olduğu gibi, Katsuragi’ye de aynı nazik tavırla hitap ediyordu.

“Evet. Sanırım en son konuşmamızın üzerinden epey zaman geçti.”

İkili yüz yüze geldi. A Sınıfı’nda birlikteyken ve aynı sınıfta eğitim görürken yakın arkadaş değillerdi ama aralarında bir husumet de yoktu. Deyim yerindeyse, sadece sıradan sınıf arkadaşlarıydılar.

“Bu özel sınavın kurallarını duyduğumda, kesinlikle temsilci olacağını düşünmüştüm.”

Katsuragi bu sözleri duyunca yürümeyi bıraktı ve Sanada’nın yüz ifadesine bakarak niyetini sezdi.

“Görünüşe göre Nishino’yu kolayca alt etmişsin.”

“Aslına bakarsan, buna kolaylıkla diyebilir miyim bilmiyorum. Özel bir şey yapmadım. Daha çok Nishino-san sınavın ağırlığı altında ezilmiş gibi görünüyordu, hepsi bu. Bu yüzden tartışma başlamadan önce sana bir soru sormak istiyorum. Neden temsilci olarak Nishino-san seçildi. Sınıfınızda bu role çok daha uygun öğrenciler olduğunu düşünüyordum, Katsuragi-kun. Elbette Nishino-san elinden gelenin en iyisini yaptı ve pek çok iyi yönü olduğuna da eminim ama…”

Sanada, Nishino’yu kesinlikle küçümsemediğini vurgulamaya çalışsa da daha uygun başka adaylar olabileceğine dair aklında şüpheler vardı.

Onun bir yedek temsilci olma ihtimalini değerlendirse de Ryuuen’in sınıfından devamsızlık yapan tek bir öğrenci olmadığı için bu fikri elemişti.

“Bana sorsan da soruna cevap veremem. Temsilcileri seçen kişi Ryuuen’di.”

“Anlıyorum. O halde seni yenersem Katsuragi-kun, cevabı öğrenebileceğim, öyle değil mi?”

“Gerçekten öyle. Yine de bunun hiç de kolay olmayacağını bilmelisin. Tıpkı senin Ryuuen’e neden Nishino’yu görevlendirdiğini sormak istemen gibi, benim de senin üstündeki isim olan Sakayanagi ile bir meselem var.”

Yerine doğru geçip yavaşça oturdu.

Bu sadece Sanada’yı değil, onun ardından gelen Kitou’yu da alt etmeye kararlı olduğunun açık bir beyanıydı.

“Lütfen bana karşı nazik ol.”

O andan itibaren iki temsilci arasında herhangi bir özel konuşma olmadı. Tartışmanın başlaması için gereken işaret beklenirken, odada derin bir sessizlik hakimdi.

 

Tartışma No.1

Katılımcılar:

2-A Sınıfı

Satonaka Satoru, Tsukasaki Taiga, Sugio Hiroshi, Morishige Takurou, Tanihara Mao, Tsukaji Shihori, Yamamura Miki

2-C Sınıfı

Ibuki Mio, Inoue Toa, Okabe Fuyu, Suzuhira Miu, Morofuji Rika, Yajima Mariko, Yuube Yoshika

 

“Lütfen tartışmanın ilk turuna başlayın.”

Temsilciler hazırlandıklarında, monitörden gelen bir ses sessizliği bozarak tartışmanın başladığını duyurdu.

Her iki temsilci de sessizce monitörlere bakıyor, çeşitli açılardan görüntülenen on dört katılımcı arasındaki tartışmayı dikkatle dinliyordu.

Katılımcıların tamamı daha önce orada bulunanlardan farklıydı ve bu yeni katılımcılar ilk kez tartışıyorlardı. Başka bir deyişle durum, herkesin bir şeyler söylemekte zorlandığı ve sürecin acemice ilerlediği ilk tartışmadakinin birebir aynısıydı. Bu nedenle kime hangi rolün verildiğini tespit etmek kolay değildi.

Şaşırtma taktikleri, güç gösterileri ve birbirini yoklama hamleleriyle geçen, yoğun bir beş dakika…

İlk tartışma turunda elde edilebilecek ipuçları oldukça sınırlıydı. Yine de temsilciler, gözlerini kırpmaktan bile çekinerek dikkatle monitörü izliyorlardı.

Sanada, daha önce Nishino ile olan mücadelesinin ikinci yarısında yalnızca kendi sınıfından öğrencilere odaklanmıştı ancak bu kez temel stratejilere dönüp tüm grubu gözlemlemeyi tercih etti.

Hem uzun hem de kısa hissettiren tartışma süreci sona serdiğinde sıra temsilcilere geldi.

“Lütfen şu andan itibaren aday gösterin ya da pas geçin. Bir dakikanız var.”

İlk aday gösterme işlemi başladı.

Açıkça belli olan bir bilgi ortaya çıkmadığı sürece Sanada, Nishino’yu tamamen saf dışı bırakırken izlediği stratejiyi sürdürmeye karar vermişti.

Eğer acele edip dikkatsizce bir aday gösterme hamlesi yapsaydı, tıpkı Nishino gibi kendi sonunu hazırlayıp puan kaybetme ihtimali yüksekti.

Sanada beş Can Puanı ile yara almadan sınavda kalmayı başarmıştı.

Öncülerin hareket alanı merkezlere kıyasla daha kısıtlı olsa da Sanada’nın elinde hâlâ hatırı sayılır miktarda Can Puanı vardı ve bu önemli bir etkendi.

Katsuragi’nin örnek öğrenciyi doğru tespit etmesi gibi düşük bir ihtimal gerçekleşse bile, Sanada’nın elinde yine de iki puan kalacaktı. Bu puanlarla en azından bir karşı saldırı şansı yakalayabilirdi. Buna rağmen, yine de pas geçme kararını alelacele girmeyecekti.

Bir aday belirleyecekmiş izlenimi vermek adına, acele etmeden durumu iyice tartıp düşünmeye karar verdi.

Öte yandan Katsuragi, her ne kadar bu onun ilk mücadelesi olsa da bakışlarını hiç sakınmadan Sanada’yı dikkatle süzüyordu.

“Sınavı ilk sen deneyimlediğin için bir avantaja sahipsin, değil mi?”

“Emin değilim. Ama az önce izlediğimiz tartışmadan mutlaka çıkarılabilecek bazı bilgiler olmuştur diye düşünüyorum.”

Sanada verdiği yanıtla, kararını verirken bazı ipuçlarını da göz önünde bulundurduğunu belli etmeye çalıştı. Ancak rol yapmaya alışkın olmayışı onun sonunu hazırladı. Çünkü Katsuragi’nin bu sözlere verdiği tepki gözlerini kısmak olmuştu.

Katsuragi, Sanada’nın tavrını, aklından geçenleri ve izlediği stratejiyi fark etmiş gibi görünüyordu.

İkisi de henüz seçimlerini tabletlerine girmemişti ve zaman hızla akıp gidiyordu.

“Birini aday gösterip göstermeme konusunda zorlanıyor musun?”

Sanada’nın parmak uçlarının tablet ekranı üzerinde hareket etmemesi Katsuragi’nin dikkatini çekti.

“Sanırım öyle. Hakkında fikir sahibi olduğum bazı katılımcılar var. Acaba diyorum, hiç tereddüt etmeden bir aday göstersem mi?”

Sanada elindeki tüm zamanı kullanmaya ve aday göstermeyi düşünen bir öğrenci rolünü sürdürmeye kararlıydı. Bunun Katsuragi’yi kışkırtacağını, onu telaşlandıracağını ve kendi adayını aceleyle belirlemeye iteceğini umuyordu.

“Sen ne yapacağına karar verdin mi, Katsuragi-kun?”

“Buna cevap veremem. Ancak sen Nishino ile dövüştüğün için, ne yapman gerektiğini benden daha iyi anladığına eminim. Hiç tereddüt etmeden birini aday gösterebileceğini biliyorum.”

Katsuragi, rakibe karşı yapılacak bir ilk hamlenin işleri zorlaştıracağı bu özel sınavda, Sanada’yı hiç vakit kaybetmeden aday göstermeye teşvik ediyordu.

Acaba bu özel sınavın özünü hala anlamamış mıydı, yoksa anlayıp yine de böyle konuşmaya mı karar vermişti? Sanada bunu düşünüyordu ancak süre sınırı yaklaşınca omuzlarını yavaşça serbest bıraktı.

“Hayır, sanırım pas geçeceğim. En azından şu aşamada seçenekleri daraltmak zor olacak gibi görünüyor.”

Sanada tableti üzerinden pas seçeneğini seçtikten bir süre sonra, Katsuragi de seçimini tamamladı.

Sanada panik yapmaması ve aday gösterme işlemini ikinci tura ya da daha sonrasına bırakması gerektiğini düşünerek bu kararı içinden onayladı.

Ancak…

“Anlıyorum. O halde, sanırım tereddüt etmeyeceğim.”

“Ha?”

Sanada şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı.

“Katsuragi-kun, Morishige-kun’un rol sahibi olduğunu başarıyla tespit etti. Dolayısıyla Sanada-kun bir Can Puanı kaybedecek.”

Sanada, Katsuragi’nin savunmaya çekilmesini bekliyordu ancak o hiç duraksamadan ilk turda bir isim bildirdi ve başarılı oldu.

Yapılan duyurunun ardından Sanada, ikinci tura geçilmeden önce bir Can Puanı kaybetti.

“Nasıl…bildin?”

“Asıl benim sana sormam lazım. Nasıl bilemedin, Sanada? Morishige seninle aynı sınıfta.”

Katsuragi monitöre bakarken ilk beş dakika boyunca dikkatini kendi sınıfındaki öğrencilere değil, yalnızca Sakayanagi’nin sınıfındaki öğrencilere yöneltmişti.

Sanada ise Ryuuen’in sınıfındaki öğrencilerin çok azını tanıyordu. Üstelik beş dakikalık bir süre zarfında bir öğrencinin kendine has huylarını ve alışkanlıklarını tespit etmek zordu.

Sanada tüm gruba bir bütün olarak bakmanın kesinlikle doğru bir hamle olduğuna inanıyordu.

“Katılımcılar arasında şüpheli görünen bazı öğrenciler vardı ama sen bunu fark etmemiş gibiydin, Sanada.”

Katsuragi de tıpkı Nishino gibi davranıyordu ancak isabetlilik açısından, aralarında dağlar kadar fark vardı.

“…Görüş alanının yarısını göz ardı mı ettin?”

“Tartışmaya katılmaları için seçtiğim yedi kişilik grup, makul düzeyde iyi hareket edebilen öğrencilerden oluşuyor. İlk beş dakika içinde kendilerini bu denli bariz bir şekilde ele verecek bir şey yapmayacaklarını varsaymıştım. Ancak senin tarafta işler pek öyle görünmüyor. Morishige’nin yüzündeki, kendisine özel bir rol verildiğini belli eden o ifadeyi fark etmedin mi?”

Gerçekte, Morishige odaya girdiğinden beri huzursuz bir tavır sergiliyordu. Kimseyle doğrudan göz teması kurmuyor, yalnızca ara sıra dudaklarının kenarını hafifçe yukarı kıvırıyordu.

Sadece A Sınıfındaki katılımcılara odaklanmış olan Katsuragi, öğrencilerin rollerini belirlemek amacıyla etrafı dikkatle süzen Morishige’nin hal ve tavırlarını gözden kaçırmadı.

Katsuragi’nin, ortada kesin bir kanıt olmaması sebebiyle Morishige’nin tam olarak hangi role sahip olduğunu tespit etmesi imkansızdı. Yine de Katsuragi ilk hamlesinde rakibinin Can Puanlarını azaltmaya öncelik verdi ve Morishige’yi bir rol sahibi olarak aday gösterdi.

“Beni kandırmayı başardın. Ama bunun bir daha yaşanmasına izin vermeyeceğim.”

İkinci tur başlamadan önce dikkatini topladı ve gözlerini dikip monitöre baktı. Ne var ki, yerinde duramayan kalbi henüz nereye bakması gerektiğine karar verememişti.

Katsuragi’nin yaptığı gibi sadece A Sınıfına mı bakmalıydı?

Yoksa bilgi eksikliği sebebiyle C Sınıfına mı odaklanmalıydı?

Ya da daha önce de yaptığı gibi yine tüm grubu mu gözlemlemeliydi?

Nasıl bir yol izleyeceğine karar veremeden beş dakikalık tartışma süreci yeniden başladı.

“Nishino’nun kaybetmesinin ne kadar sürdüğüne ve onu tamamen devre dışı bırakmış olmana bakarak taktiklerinin ne olduğunu söyleyebilirim. Büyük ihtimalle tek bir aday gösterme işlemi bile yapmadın ve karşılaşma Nishino’nun kendi kendini bitirmesiyle sonuçlandı, değil mi?”

Sanada, yaşananları bu denli keskin bir isabetle dile getiren Katsuragi’ye ancak acı ve buruk bir gülümsemeyle karşılık verebildi.

O anki tartışmaya odaklanmaya çalışsa da zihnine ister istemez türlü türlü düşünceler üşüşüyordu.

Beş dakikalık tartışma süresi sona erdi.

“Lütfen şu andan itibaren aday gösterin ya da pas geçin. Bir dakikanız var.”

“Ben pas geçeceğim.”

Duyuru yapılır yapılmaz Katsuragi kasıtlı bir şekilde sesli bir açıklama yaptı ve bir çırpıda tabletindeki işlemi bitirdi.

Sanada, Katsuragi’nin sözlerine güvenip güvenemeyeceğini düşünüyordu.

“Burada zor bir karar vermeye mecbur bırakılıyorum.”

Tartışmada yeni bir bilgi ortaya çıkmamış olsa da Sanada’nın ilgisini çeken bazı öğrenciler vardı. Katsuragi’nin de kendisinin fark ettiği şeyleri gözden kaçırmış olması pek mümkün görünmüyordu.

Katsuragi’nin başlangıçtaki kararlılığı düşünüldüğünde, Sanada onun yeniden bir öğrenciyi rol sahibi olarak aday gösterme ihtimali olabileceğini düşündü. Başka bir deyişle Sanada, onun yalan söylemiş olma ihtimalini göz ardı edemiyordu.

Tabletine baktı.

Puan kaybeden ilk kişi olmanın zihinsel açıdan beklenmedik derecede yıpratıcı olduğunu biliyordu. Bir miktar risk alacak olsa bile saldırıya geçmesi gerektiğini düşündü.

Artık benimsediği strateji buydu.

Aday gösterme işlemi yapan kişi, bu işlemin sonucu ne kadar kötü olursa olsun yalnızca bir veya iki Can Puanı kaybedecekti.

“Eğer bu sefer geri çekiliyorsan, Katsuragi-kun…o zaman sanırım ben bir hamle yapacağım.”

Sanada, tıpkı Katsuragi’nin ilk turda yaptığı gibi saldırıya geçmeye ve birini aday göstermeye karar verdi.

Katılımcı sayısı on ikiye düşmüştü.

Belirli bir pozisyona sahip olan katılımcılardan biri kesinlikle elenmişti ancak yine de başarılı olma şansı yüksekti.

Geriye kalan tek şey ise, örnek öğrenciyi hedef alma ya da işi sağlama alıp birini rol sahibi olarak aday gösterme seçeneklerinden birine karar vermekti. Ya da belki de belirli bir rolü hedef alarak saldırıya geçebilirdi.

Durumu dengelemek adına, örnek öğrenciyi hedef alıp rakibinin Can Puanlarını üç puan düşürmek istedi.

2-C Sınıfından Morofuji Rika, örnek öğrenci, onaylandı.

Sanada, tabletinde görünen seçimleri onayladı.

Veriler iletildikten sonra, sonuç duyurusu yapılmadan önce kısa bir sessizlik yaşandı.

Ve ardından…

“Sanada-kun hatalı bir aday gösterme işlemi yaptı. Dolayısıyla iki Can Puanı kaybedecek.”

“Off… Sanırım yanıldım.”

Acı gerçekler, harcadığı çabanın boşa gittiğini gözler önüne seriyordu.

Morofuji bıkkın bir ifadeyle odadan ayrıldı.

Ortaya çıkan sonuç talihsiz olsa da Sanada, Morofuji’nin belirli bir role atandığı konusundaki düşüncesinde haklıydı.

Artık elinde yalnızca iki Can Puanı vardı.

“Kesin olmayan bilgilere dayanarak harekete geçmek hiç sana göre bir davranış değil, Sanada.”

Katsuragi, Sanada ile sanki hala sınıf arkadaşlarıymış gibi konuşuyordu.

“Sanırım Morofuji-san’ın davranışlarını biraz şüpheli buldum.”

“Bu doğru olabilir. Peki, Morofuji hakkında ne kadar şey biliyorsun? Belki de onun hakkında hiçbir şey bilmiyorsundur. Bu davranışın altında yatan nedenleri iyi düşünmelisin. Eğer Morofuji örnek öğrenciyse, bu onun bir müttefike sahip olduğu anlamına gelir. Tek başına bu durum bile Morofuji’nin ruh halinde önemli bir fark yaratmış olabilir. Senin yerinde olsaydım ve bir saldırı planlasaydım, onu rol sahibi olarak aday gösterirdim.”

Sanada Katsuragi’nin neredeyse talimat niteliğindeki yorumlarını dinlerken, bir şekilde karmakarışık düşüncelerini bastırmayı başardı.

Bu küçümsenecek bir hata olmasa da Sanada’nın puanları henüz tükenmemişti.

Bir sonraki turda yapılacak başarılı bir aday gösterme işlemi, rakibine ağır bir darbe indirmek için yeterli olacaktı.

Ancak…

Inoue ve Tanihara adlı iki kız, somut örneklerle destekledikleri yorumlarla asıl örnek öğrencinin kendisi olduğunu iddia edip karşılıklı atışmaya başladılar. Hangisinin şüpheli hangisinin ise şüpheli olmadığı üzerine tartışıp duruyorlardı.

Bir süre sonra, tartışma giderek konudan uzaklaşmaya başladı.

Sohbet bir anda dağılıp gitse de konunun dışına çıkılmasını yasaklayan bir kural yoktu ve belirlenen kurallar ihmal edilmediği sürece okul yönetimi tartışmaya müdahale etmeyecekti.

Sanada burada pervasızca hareket edemezdi. Bu yüzden isteksizce üçüncü turda pas geçmeyi seçti.

Öte yandan Katsuragi, tartışma sırasında öne çıkan iki öğrenci yerine kasıtlı olarak Tsukaji’yi aday göstermeyi tercih etti. Ancak bu hamle boşa gitti ve Can Puanı yediden altıya düştü.

Örnek öğrenci tarafından Inoue ya da Tanihara’nın aday gösterilip elenmesi beklense de durum hiç de öyle olmadı ve odadan ayrılması istenen kişi Satonaka oldu.

Dördüncü tur, büyük ölçüde Inoue ve Tanihara arasındaki konuşmalarla geçti. Ardından, Okabe örnek öğrenci tarafından odadan çıkarıldı.

Böylece geriye sadece yedi öğrenci kaldı.

Ancak tartışmada kayda değer bir ilerleme sağlanamadığından temsilcilerin yapabilecekleri şeyler sınırlıydı.

Temsilciler, katılımcılardan birini rol sahibi olarak aday gösterirse o kişinin rolü açıklanırdı. Ancak örnek öğrencinin odadan çıkardığı katılımcı ortalama öğrenci de olsa rol sahibi de olsa, rolü kurallar gereği açıklanmazdı.

Kısacası, şu anda odada kaç tane rol sahibi öğrenci kaldığını tespit etmek imkansızdı. (çn= burda küçük bir uyarı geçeyim. Rol sahibi derken özel role sahip olanlardan bahsediyor. Herkesin bir rolü var ancak çoğunluğu ortalama öğrenciler ve bunlar bildiğiniz vampir-köylüdeki vasıfsız köylüler. Bu yüzden rol sahibi denilenler ortalama öğrenciler dışındaki herkes. Kafa karışıklığı olmasın.)

Sanada bu aşamada kazanmak istiyordu ancak durum öyle bir noktadaydı ki yapılacak tek bir hata ona pahalıya mal olacaktı.

Seçenekleri daraltabileceğini düşündüğünden, bir tur daha geçip tablonun nasıl şekilleneceğini görmek istedi.

Sanada bu konuda, bir önceki turda olduğundan bile daha emindi ve Katsuragi’nin de aynı fikirde olduğundan hiç şüphesi yoktu.

Böyle kullanışlı bir gelişmeyi, üzerinde iyice düşünmeden hayal etti.

İçinde pas geçme isteği vardı. Bu duygunun verdiği dürtüyle ekranda beliren pas geçme seçeneğine dokundu. Ardından onay ekranı açıldı ve önünde iki seçenek belirdi.

“Görünüşe göre pas geçmeyi tercih ettin. O halde ben de saldırıya geçeceğim.”

Tam o anda dokunmatik ekrana yapacağı bir dokunuşla pas geçme kararını onaylamak üzereyken, Katsuragi’nin sözleri parmaklarını durdurdu.

Sanada’nın pas seçeneğini onayladığına dair yanlış bir düşünceden hareketle, erken söylenmiş bir sözdü.

Ancak şimdi Katsuragi hamle yapıyordu. Eğer Katsuragi doğru bir aday gösterme işlemi yaparsa, Sanada’nın saldırı yapabileceği sonraki tur hiç gelmeyebilirdi.

Sanada aceleyle önceki tercihini iptal edip onay ekranından çıktı. Şüpheli olduğunu düşündüğü bir öğrencinin ismine dokundu ve ardından sadece rol sahibi seçeneğine tıklayıp seçimini onayladı.

“Sanada-kun hatalı bir aday gösterme işlemi yaptı. Dolayısıyla iki Can Puanı kaybedecek. Bununla birlikte, Sanada-kun’un sahip olduğu tüm Can Puanları tükendi. Sanada-kun, lütfen odadan çık.”

Yapılan duyurunun ardından Sanada, Katsuragi’nin söyledikleriyle sonuçlar arasındaki uyumsuzluğu fark etti.

“Örnek öğrenci…yine mi ters tepti. Peki ya senin aday gösterdiğin kişi, Katsuragi-kun? Doğru muydu yoksa yanlış mı?”

“Akıllıca bir seçim yaptığını sanıyordun ama görünen o ki anın heyecanına kapılmışsın, Sanada.”

“Bununla ne demek itiyorsun?”

“Bu sefer pas geçmeyi tercih ettim.”

“Ne?” Sanada gözlerini kırpıştırdı.

“Yalan söyledim. En nihayetinde saldırıya uğramaktansa saldırmayı tercih edeceğini fark ettim. Görünüşe göre ne yapmaya çalıştığımı çözemedin.”

“Anlıyorum… Bu kadarını bile fark edemedim demek.”

Sanada’nın tepkisi tamamen cansızdı.

Tam o anda, kalp atışının başından beri hızlı attığını fark etti.

İlk turda bunu fark etmemişti çünkü Nishino ondan daha gergindi. Buna rağmen kendisi de epey endişeliydi.

Sanada, Katsuragi’nin Can Puanlarını mümkün olduğunca azaltmayı ve bir fırsat doğarsa maçı kazanmayı umuyordu.

Ancak Katsuragi kararlılığından ödün vermemiş, isabetli kararlar alarak hiçbir şeyi boşa harcamamış ve daha en başından meydan okuma cesareti göstermişti.

Her açıdan geride bırakıldığını hisseden Sanada hiçbir şey yapamadı ve Katsuragi karşısında yenildi.

Sanada odadan ayrıldı.

Yeni rakibinin içeri girebilmesi için Sanada’nın çıkışını izledikten sonra, Katsuragi soluklanmak için bir anlığına durakladı.

“Bir Can Puanı kaybettim. Sorun değil. Sadece şu ana kadar yaptığım gibi sakin bir şekilde ilerlemeye devam etmeliyim. Her şey yolunda.”

Katsuragi kollarını kavuşturarak yükselen duygularını bastırdı. İntikam ya da büyük çaplı planlar düşünmeden önce, yapılması gereken iş rakibin merkezindeki temsilciyi aşmaktı.

Duygularını ancak, Sakayanagi’yi sahneye çıkmaya zorladıktan sonra dilediğince açığa çıkarabilirdi.

 

Çevirmen: Mesela Kek 2

İyi okumalar.

İnstagram: @turkcelightnovels

Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.

Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.

 

 

 

 

Prev
Next

Comments for chapter "   Cilt 23 - Bölüm 21"

4.3 72 votes
Article Rating
Subscribe
Login
Bildir
guest

guest

4 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
hachiman_hikigaya
hachiman_hikigaya
10 gün önce

tiktok yorumlarından spoiler yedim ona rağmen aşırı heycanlı. bir an önce 3.yılı görmek istiyorum. ellerinize sağlık reisler. bu arada hoshinimiya Sensei de az değilmiş

1
Yanıtla
Blaker
Blaker
11 gün önce

Harika bir çeviri olmuş aynı zamanda çevirinin türkçe olmasıda gözümden kaçmadı

3
Yanıtla
Mesela Kek 1
Mesela Kek 1
11 gün önce

Bitmedi, yenisini atma

1
Yanıtla
Mesela Kek 2
Mesela Kek 2
Reply to  Mesela Kek 1
11 gün önce

Ters psikoloji mi? Ben bu oyunlara gelmem. Hemen bölüm çevirmeye gidiyorum.

4
Yanıtla

YOU MAY ALSO LIKE

51futarVjZL._SY445_SX342_ML2_
Eczacı Günceleri
3 Ağustos 2026
71WfYppw8L
Karımı Keşfedilmeden Öldürebilme İhtimalim
16 Temmuz 2022
81JH00QkazL._AC_UF894,1000_QL80_
Tavşan Kostümlü Senpai’m
30 Ağustos 2026
120371l
The Angel Next Door Spoils Me Rotten
28 Mayıs 2024
Tags:
clasroom of the elite oku, elitler sınıfı oku, light novel türkçe, youkoso jitsuryoku oku, Youkoso Jitsuryoku türkçe oku
  • Ana sayfa

TurkceLightNovels

Sign in

Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Sign Up

Register For This Site.

Log in | Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Lost your password?

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

← Back to Türkçe Light Novel

wpDiscuz