Elitler Sınıfı - Cilt 23 - Bölüm 36
Özel sınav başlamadan önce tuvalete ilk varan kişi olarak Ayanokouji’yi beklemek üzere en arkadaki kabinin kapısına yaslandım.
Kollarımı kavuşturup gardımı aldım ve Sakayanagi ile yapacağım dövüşe odaklanarak konsantrasyonumu artırdım.
Kurallar bize az önce açıklandığı için, nasıl bir strateji izlemem gerektiğini görmek adına zihnimde defalarca farklı senaryoları gözden geçirdim.
Temsilciler ile katılımcıların birbirinden tamamen izole edilmiş olması, önceden planladığım stratejilerin çoğunu kullanamayacağım anlamına geliyordu ancak Sakayanagi de aynı koşullar altında savaşacaktı, bu yüzden şikâyet edecek bir şey yoktu.
Akademik başarıya dayalı bir mücadele olsaydı, sonuç daha en başından belliymişçesine ortada bir rekabet bile olmazdı. Bu açıdan bakıldığında, ilk engelin aşıldığı rahatlıkla söylenebilirdi.
Durumu özellikle ilginç kılan şey ise, ortada hiçbir kesin garantinin bulunmamasıydı.
Uzun zaman sonra ilk kez, tüm tenimde karıncalanma ve batma hissi hissetmiştim.
Her şeyi şansa bırakıp savaş alanına çıksaydım ve bu sınavda Sakayanagi’ye yenilseydim, bu benim sonum olurdu.
En kötü ihtimalle, Ayanokouji ile rövanş maçını okul dışında yapma seçeneği hâlâ mevcuttu.
Kısa bir gecikmenin ardından, Ayanokouji içeri girdi. Her zamanki gibi ifadesizdi.
Eskiden, Ayanokouji’nin yaydığı ürpertici havayı sezemezdim. Ancak şimdi ondaki bu havayı hissedebiliyor, hatta bundan tiksiniyordum.
“İşaretimi fark etmişsin.”
“Acele et de ne diyeceksen de. Kusura bakma ama bugün seninle ilgilenecek vaktim yok.”
Sözlerime rağmen, Ayanokouji kılını bile kıpırdatmadı.
“Ryuuen, özel sınavın başlangıcı ile bitişi arasındaki bir vakitte Sakayanagi’ye bir mesaj iletmeni rica ediyorum.”
“Ha? Mesaj mı? Eğer mesele buysa, kendin söyle ona. Benimle dalga mı geçiyorsun?”
O Sakayanagi denen kız, bekleme odasında sessizce oturuyordu. Gidip onunla bizzat konuşmak için bolca vakti vardı.
“Bu özel bir mesaj. Yalnızca özel sınav sırasında iletilmesi gereken bir mesaj.”
Sakayanagi ile aramdaki bire bir karşılaşma başladığında anlam kazanacak bir mesajdan mı bahsediyordu yani?
“Hah! Bunun ne anlama geldiğini anlamadım.”
“Anlamasan da olur. Mesajın Sakayanagi’ye ulaşması yeterli.”
Neyin peşinde bu? İhtimal vermiyorum ama Sakayanagi ile iş birliği içinde olabilir mi?
“Rahat ol. Senin tarafında olmayabilirim ama Sakayanagi’nin tarafında da değilim. Ben sadece bir seyirciyim.” diye ekledi.
Tam da neyin peşinde olduğunu merak ettiğim sırada, sanki düşüncelerimi okuyormuşçasına bu cümleleri sarf etti.
“Peki, bu zahmetli işte sana yardım etmenin bana ne faydası olacak?”
“Kusura bakma ama özel bir karşılığı yok. İşine gelmiyorsa reddedebilirsin. Hem, eğer işler Sakayanagi’ye karşı galip geleceğin bir şekilde gelişirse, o mesaja da gerek kalmayacak.”
Ayanokouji ile gerçekten iş birliği yapmaya hiç niyetim yoktu ama söylediği son şeyi öylece geçiştirmesine izin veremezdim.
“Kaybedeceğimi mi söylüyorsun?”
“Öyle demedim. Sadece… Mesaj biraz sıra dışı, hepsi bu. Eğer kazanamayacağına karar verirsen, zamanı geldiğinde söylediklerimi hatırla yeter. Bu kadarını yapman yeterli.”
Şu an saçmalıyordu.
Bu durum hiç hoşuma gitmese de karşımda duran bu adam, gerçekten tuhaf bir şekilde geleceği görebiliyordu.
En azından, yaptığım şeyin tamamen anlamsız olmadığını varsayıyordum.
“Senin açından talihsiz bir durum ama ben kaybetmeyi hiç düşünmüyorum. Yine de sana şunu soracağım: Ne iletmemi istiyorsun?”
Sakayanagi’ye böylesine dolambaçlı bir yolla ileteceği mesajın içeriğini merak etmeye başlamıştım.
Ancak…
“Mesajın içeriği Hashimoto’ya iletildi.”
“Ha?”
Ayanokouji şu anda hayal edebileceklerimin tamamen ötesinde şeyler söylüyordu.
“O halde Sakayanagi’ye Hashimoto’dan mesajı istemesini söyle.”
“Şaka mı yapıyorsun? Sınav sırasında Hashimoto ile nasıl konuşmasını sağlayacağım ki?”
“Çok basit. Tek yapman gereken Hashimoto’yu hain olarak seçmek. Bunu yaparsan, onunla birebir diyalog kurabileceği bir durum yaratabilirsin.”
Cidden, bu adam benimle dalga geçmek için ne kadar ileri gidebilirdi ki?
“Güldürme beni. Hashimoto fırsatçı, alçak bir herif, kimse ona güvenmiyor. Sakayanagi’nin benimle olan bir maçta Hashimoto’nun grubunu kullanmasının imkânı yok.”
Hashimoto’yu hain olarak seçme hakkını kullanmak aptalca görünüyordu ancak işin aslı, böyle bir düşüncenin var olması bile mümkün olmamalıydı.
“Duruma göre değişir. İşlerin nasıl gelişeceğine bağlı olarak, aslında o kadar da zor değil.”
Bana ‘Ona söylemelisin’ ya da buna benzer bir şey söylüyormuş gibi gelmemişti, beni buna ikna etmeye çalışıyormuş gibi bir hali de yoktu.
Ama cidden, bu herif beni inanılmaz derecede sinirlendiren bir pislikti.
“Şansına küs. Bu mesajın bir anlamı olup olmadığı umurumda değil. Bu mesajı ya da artık her neyse onu, sınavdan sonra kendin bizzat iletmelisin. En azından onunla görüşecek kadar vaktin olacaktır.”
“Bu, Sakayanagi’nin ancak özel sınav sırasında fark edebileceği türden özel bir mesaj.”
“Beni hainlik hakkımı kullanmaktan falan mı alıkoymaya çalışıyorsun?”
Büyük ihtimalle Sakayanagi o pislik herif Hashimoto’yu zaten kullanmayacaktı ancak hain belirleme hakkımı onun işin içine gireceği ana saklamazsam, bu mesaj meselesini halletmek imkânsız olurdu.
“Olabilir.” dedi Ayanokouji.
“Güldürme beni. Mesajın Sakayanagi’ye asla ulaşmayacak.”
Ayanokouji’nin bilmecesini zihnimin bir köşesine ittim. Üzerinde ciddi ciddi düşündüğüm için kendimi aptal gibi hissediyordum.
“Eğer hain hakkını kullanmak istersen, bunu dilediğin zaman yapabilirsin. Seni buna zorlamayacağım.”
Bu sözlerin ardından Ayanokouji tuvaletten ayrıldı.
Kapıdan çıkıp giden sırtını izlerken dilimi sertçe şaklattım.
“Mesaj da neyin nesi? Lanet olsun, durup dururken haklarımı kullanmamı zorlaştırıyor.”
Zorlu bir savaşa girmek üzereydim. O ise gelmiş benden saçma sapan bir şey yapmamı istiyordu.
Çevirmen: Mesela Kek 2
İyi okumalar.
İnstagram: @turkcelightnovels
Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.
Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.
koji bi şeye de karışma da adam akıllı yarışsınlar ya
yılan koji zehrini akıtıyor yine… Galiba ejder çocuk okuldan atılmayacak
çeviri için teşekkürler
Çevirilee çok iyi elinize sağlık, shin high school dxd ve 86 serileeini de bir gün çevirirseniz çok mutlu olurum
Ispartada yeni bir gün daha
Yine türkçe yoğunluklu bir bolum olmuş çevirenin emeğine sağlık
gözünden kaçmamış