Elitler Sınıfı - Cilt 23 - Bölüm 22
Kitou, odaya sessiz ve kendinden emin adımlarla girdikten sonra Katsuragi’ye sert bir bakış atıp yerine oturdu.
İki tarafın da birbirine tek kelime etmemesiyle, temsilciler arasındaki bu mücadele sessiz bir başlangıç yapacak gibi duruyordu.
Ancak durum bir anda değişmeye başladı.
İlk tur sona erdiğinde Katsuragi pas geçmeyi tercih etti. Öte yandan, Kitou birini aday göstermekte tereddüt etmemişti.
Elinde hiçbir ipucu olmamasına rağmen, on dört katılımcı arasına karışmış olan iki örnek öğrenciden birini seçerek kumar oynadı.
“Kitou-kun hatalı bir aday gösterme işlemi yaptı. Dolayısıyla bir Can Puanı kaybedecek.”
Kitou, yapılan duyuru üzerine hafifçe dilini şaklatsa da yüz ifadesini hiç bozmadı.
Başarı oranı yaklaşık %14,3’tü.
Katsuragi’nin Can Puanlarından bir kısmını azaltmak için büyük bir risk almıştı.
Kitou’nun soğukkanlılığını koruyabilmesinin asıl sebebi, yanılma ihtimalini zaten hesaba katmış olmasıydı.
“Bu denli saldırgan davranmak tam senin tarzın, Kitou. Peki, bir dahaki sefere ne yapacaksın?”
“Apaçık ortada olmalı. Aynı şekilde ilerlemeye devam edeceğim.”
Kitou göz açıp kapayıncaya kadar bir can kaybetmişti ancak sözüne sadık kalarak kendine olan güveniyle ilerledi ve ikinci turda da birini örnek öğrenci olarak aday gösterdi.
“Kitou-kun hatalı bir aday gösterme işlemi yaptı. Dolayısıyla iki Can Puanı kaybedecek.”
Ancak bu girişimde sonuçsuz kalmıştı. Üstelik seçtiği öğrenci, öğretmen ya da mezun rolündeki katılımcılardan biri olduğu için iki can kaybetti.
Kitou’nun peş peşe aldığı bu ağır darbeler karşısında Katsuragi bile hafifçe nefesini tuttu.
“Şu an elinde sadece dört Can Puanı kaldı. Buna rağmen hala düşüncesizce aday göstermeye devam mı edeceksin?”
“Elbette.”
“Bu özel sınavın içeriği belli ki senin güçlü yönün değil. Bunun seni mutlu etmediğine eminim. Doğal olarak elimizdeki seçenekler sınırlı ancak intihar görevi gibi bir şeye kalkışacağını hiç düşünmemiştim. Temsilci olmak için Sakayanagi’den izin mi aldın? Yoksa bunu sana o mu emretti?”
Kitou bilerek yanıt vermemeyi seçti. Ne de olsa izlediği strateji, tam da Katsuragi’nin az önce tarif ettiği şeydi.
Yani Kitou’nun tek bir başarılı aday göstermesi bile yeterli görülecekti ve Sakayanagi de bunu bizzat kabul etmişti.
Temsilci olma görevine bizzat kendisi gönüllü olduğu için, bu tür işlerde ne kadar beceriksiz olursa olsun ondan sonuç alması bekleniyordu.
Her aday gösterme işleminin başarılı olma ihtimali pek de yüksek değildi ancak Kitou başarısız olsa bile kaybedeceği puan yalnızca bir veya iki olurdu. Bu nedenle Kitou’nun şu an yapabileceği en mantıklı şey, rakibi aday gösterme işlemi yapmadan önce olabildiğince çok denemede bulunmaktı.
Saldırı planını en başında belirlemiş olmasına rağmen, işler planlandığı gibi gitmediğinde öfkelenmekten kendini alamıyordu. Kitou’nun bu huzursuzluğu, masanın üzerindeki tablete parmağını bir saldırı yaparcasına sertçe bastırmasından belli oluyordu.
Katsuragi, vahşi rakibini görmezden geldi ve varsayımları üzerinde çalışırken tüm dikkatini yalnızca ekrana vermeye devam etti.
Öte yandan Kitou konuşmalara pek aldırış etmiyor, söylenenlerin bir kulağından girip diğerinden çıkmasına izin veriyor ve neredeyse hiç bilgi toplamıyordu.
Yalnızca öğrencilerin sergilediği insani duygulara ve duruma uygun tepkiler veren öğrencilere odaklanıyordu.
Kitou, üçüncü turda yine hatalı bir tahminde bulundu ve bir Can Puanı kaybetti. Kendi kendini sabote etmesi yüzünden geriye sadece üç Can Puanı kalmıştı.
Sıra dördüncü turdaydı.
Kitou yine yılmadan, yalnızca örnek öğrenciyi hedef alarak seçimini yaptı. Katsuragi ise bir kez daha pas geçmeyi düşünmüş olsa da bundan vazgeçti.
Kitou şu ana kadar üç tahminde de başarısız olmuştu ancak seçenek sayısı azaldıkça, başarı ihtimali de giderek artıyordu. Özellikle bu turda, doğru tahminde bulunma olasılığı %25’ti.
Kitou’nun geçmişte aday gösterdiği üç öğrencinin ortak eğilimini kavrayan Katsuragi, geriye kalan öğrenciler arasından bu profile uyan ve örnek öğrenci adayı olabilecek isimleri eleyerek bir değerlendirme yaptı. Bu değerlendirme sonucunda ise kriterlere uyan tek bir öğrenci buldu.
Kitou hamlesini yapıp o öğrenciyi aday gösterse bile, Katsuragi de aynı ismi aday göstererek durumu berabere bitirebilirdi. Yanılsa bile, en fazla bir veya iki can kaybederdi.
Katsuragi, durumu farklı açılardan düşünmeye başladı.
Normal şartlarda bir tur daha bekleyip olacakları görmeyi tercih edecek olsa da zaferi elde etme arzusu ağır bastı ve meydan okumaya karar verdi.
Ve sonuçlar açıklandığında…
“Katsuragi-kun, Yamawaki-kun’u rol sahibi olarak başarıyla tespit etti. Dolayısıyla Kitou-kun üç Can Puanı kaybedecek. Bununla birlikte, Kitou-kun’un tüm Can Puanları tükendi. Kitou-kun, lütfen odadan çık.”
Yedi Can Puanına sahip bir merkez temsilci olan Kitou, tek bir ağır darbe bile indiremeden dört turda elenmişti.
“Neden…?! Kahretsin! Nasıl oluyor da ben doğruyu bulamazken sen bulabiliyorsun?!”
Kitou, öfkesine hâkim olamayarak masasına her zamankinden daha sert bir şekilde vurdu.
“Bu, bir plan olmadan kazanabileceğin türden bir sınav değil. Herkesi tanıdığım için akıllıca hamleler yapabiliyorum.”
Katsuragi’nin bu yüksek isabet oranı hem Sakayanagi’nin hem de Ryuuen’in sınıflarında edindiği deneyimlere dayanıyordu.
Bir zamanlar A Sınıfının lideri olarak başkalarına liderlik etmiş ve sınıf arkadaşlarını yakından gözlemlemişti. İşte bu sayede, süreç boyunca katılımcıların yüz ifadelerini, konuşma tarzlarını, ses tonlarını ve mimiklerini ayırt edebiliyordu.
“Odayı terk et, Kitou.”
Kitou, Katsuragi’nin bu sert emrine karşılık ters ters baksa da yerinden kıpırdamaya hiç niyeti yoktu. Oturduğu yerden ikinci ve üçüncü kez yumruğunu masaya vurdu.
“Kitou-kun, lütfen derhal odadan çık.”
Çıkması için bir duyuru yapılmasına rağmen Kitou yerinden kalkmadı ve Katsuragi’ye ters ters bakmaya devam etti.
“Uzattıkça bir şey değişmeyecek. Maçın sonucu çoktan belli oldu.”
Katsuragi’nin bu sözleri, bardağı taşıran son damla oldu.
Kitou, öfke dolu bir sesle yerinden kalkıp Katsuragi’nin karşısına dikildi.
“Çıkış diğer tarafta.”
“Katsuragi…!”
Kitou, Katsuragi’nin adını haykırırken uzun kollarıyla onun yakasına yapışmaya yeltendi.
Katsuragi, Kitou’nun neredeyse cinayet niyeti barından öfkesini tam karşısında hissetmesine rağmen sadece ayağa kalktı ve doğrudan onun gözlerinin içine baktı.
“Yapma. Şiddet eylemleri kesinlikle yasak.”
Katsuragi, panik belirtisi göstermeyen sakin bir ses tonuyla konuştu. Ancak Kitou kolunu gevşetmediği gibi, bırakacağına dair herhangi bir işaret de göstermedi.
“Yeteneklerinin farkındayım. Ancak bu özel sınavda temsilci olmak için doğru kişi sen değildin. Hepsi bu.” dedi Katsuragi.
Katsuragi’ye yenilmesinin sebebini kendi deneyimsizliğine bağlayabilse de Kitou’nun öfkesine engel olamamasının geçerli bir nedeni vardı.
Aslında olay, öfkesini bastırmasına hiç gerek olmamasıydı.
“Onu derhal bırak ve uzaklaş. Eğer işi daha da ileri götürürsen, bunu bir şiddet eylemi olarak kabul edeceğiz, Kitou-kun.”
Hoparlörden, gözetmenin mekanik bir tonda söylediği sözler duyuldu.
Kitou öfkeden deliye dönse de işi daha da ileri götüremeyeceğinin farkındaydı.
Elleri hırsla titrerken, öfkesini bastırmaya çalıştı ve Katsuragi’nin göğsünü bıraktı.
“Bugün burada kaybettim.”
Kitou bu sözleri acı bir ifadeyle mırıldandıktan sonra Katsuragi’ye sırtını dönüp kapıyı hızla açtı.
“O öfkenin bana yöneltilmiş olduğunu düşünmüştüm. Yoksa sen, benim ardımdaki Ryuuen’e mi bakıyordun, Kitou?”
Ancak Kitou tek kelime etmeden, arkasından kapıyı çarparak çıkıp gitti.
Katsuragi onun çıkışını izledi ve odada yalnız kalınca derin bir nefes aldı.
Kitou ile Ryuuen arasında tam olarak ne yaşandığını bilmiyordu ancak farklı sınıflarda olmalarının ötesinde Kitou’nun, Ryuuen’i bir düşman olarak görme eğiliminde olduğunun farkındaydı.
Katsuragi, Kitou’nun önce onu alt etmeyi, ardından da bizzat Ryuuen’in işini bitirmeyi hedeflediğini tahmin ediyordu.

Katsuragi’nin bir sonraki rakibi gelmeden önce on dakikalık bir ara olacaktı.
“Sanırım buraya kadar gelmeyi başardı.”
Düşüncelerini sesli dile getiriyordu.
Kapıdan içeri girecek bir sonraki kişi, A Sınıfı’nın general rütbesindeki Sakayanagi Arisu’ydu.
Okula ilk başladıklarında sınıf arkadaşıydılar ve liderlik konumu için birbirleriyle rekabet etmişlerdi.
Bu sefer işler, Sanada ve Kitou ile olanlardaki gibi ilerlemeyecekti. Katsuragi buna hazırlıklıydı.
Nihayet, Katsuragi’nin endişeyle beklediği o an gelip çattı.
“Sadece tek bir Can Puanı kaybederek öncü ve merkez birliklerimi mağlup etmene şaşırdım.”
Sakayanagi konuşurken, en ufak bir tedirginlik belirtisi bile göstermiyordu.
“Onca kişinin arasından Kitou’yu temsilci olarak seçmek bariz bir hataydı.”
“Ryuuen-kun ile doğrudan muhatap olmak istediğinden, temsilci olmak için rica etti. Ayrıca, bu özel sınavda general mağlup edilmediği sürece bir sorun yok. Özel sınavın içeriği ne olursa olsun, ilk iki taşımı feda etsem bile herhangi bir sıkıntı çıkmayacağına karar vermiştim. Hepsi bu.”
“Sergilediğin o aşırı özgüvenli kibir, yenilgine yol açabilir.”
“Heh heh. Her şeyden önce, lütfen seni takdir etmeme izin ver. Artık sana biraz daha olumlu bir gözle bakıyorum, Katsuragi-kun.”
Katsuragi iki farklı sınıfta da deneyim sahibi olan tek öğrenci olsa da Sakayanagi, onun Sanada ve Kitou’yu bu denli hızlı ve kolay bir şekilde alt edeceğini tahmin etmemişti. Ona iltifat etmesinin tek sebebi de bu sonuçlardı.
Sakayanagi’nin sözlerine karşılık Katsuragi, zihninde uzun süredir şekillenen düşünceleri ciddiyetle dile getirdi.
“Senden intikam almak ve seni alaşağı etmek için bugüne dek var gücümle çalıştım.”
“İntikam mı? Anlıyorum. Okuldan atılmasına sebep olduğum Totsuka Yahiko-kun’dan bahsediyorsun, öyle değil mi?”
Katsuragi kucağında duran yumruklarını sertçe sıktı. Cevabı buydu.
“Eğer hala eski ben olsaydım, hislerini kavramam muhtemelen zor olurdu, Katsuragi-kun. Ama artık biraz olsun anlıyorum. Belki de kimin okuldan atılacağını seçerken farklı bir yöntem izlemeliydim.”
“Bana düşünce tarzını değiştirdiğini mi söylemeye çalışıyorsun?”
“Bunu dilediğin gibi yorumlayabilirsin. Öfkeli olmanda bir sakınca yok ama intikamın gerçekleşmeyecek. Artık ben burada olduğuma göre, işler senin istediğin yönde ilerlemeyecek.”
Katsuragi, A Sınıfı’ndaki liderlik görevinden uzaklaştırılmış geçmişini göz önüne aldığında, Sakayanagi’nin yeteneklerini istemeyerek de olsa kabul ediyordu.
Bu Yıl Sonu Özel Sınavının, Sakayanagi’nin üstünlük sağladığı türden bir sınav olduğuna hiç şüphe yoktu.
Üstelik Katsuragi, on Can Puanına karşılık altı Can Puanıyla dezavantajlı durumdaydı. Yine de Katsuragi, rakibini alt etmek uğruna ne gerekiyorsa yapma kararlılığıyla yerine oturdu.
Rakibinin çöküşünü sağlayacaksa, kendi de darbe almayı göze alıyordu.
“Sıradaki tartışma şimdi başlıyor.”
Duyuru yapıldığı anda her iki temsilci de sessizleşti ve duruşlarını bir kez daha düzeltti.
Katsuragi ve Sakayanagi arasındaki mücadele başlıyordu.
Çevirmen: Mesela Kek 2
İyi okumalar.
İnstagram: @turkcelightnovels
Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.
Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.