Elitler Sınıfı - Cilt 23 - Bölüm 30
Tartışma No.1
Katılımcılar:
2-A Sınıfı
Yanagibashi Motofumi, Ishida Yuusuke, Shimazaki Ikkei, Toba Shigeru, Tamiya Emi, Morishita Ai, Takanashi Kou
2-C Sınıfı
Ishizaki Daiichi, Kaneda Satoru, Komiya Kyougo, Nakaizumi Shouhei, Suminokura Mami, Takarajima Miko, Hatate Kaoru
Generaller arasında önemli bir karşılaşma niteliği taşıyacak olan ilk tartışma başlamıştı.
Üstelik hain belirleme hakkı da hemen kullanılmış, Ryuuen liderliğindeki C Sınıfı öğrencilerinin arasına bir hain sızdırılmıştı.
Herkesin söze başlamakta tereddüt ettiği bir ortamda, ilk hamleyi yapan kişi tabii ki de A Sınıfı öğrencisi Morishita Ai’den başkası değildi.
“Ishizaki Daiichi. Örnek öğrenci olmadığını kesin bir şekilde kanıtlamanı rica edebilir miyim?”
“Ha? Ne— B-Ben mi? Neden durup dururken ben?”
“Çünkü şüpheli şahıslar sorguya çekilir. Polis memurlarının ve özel dedektiflerin yaptığı iş budur.”
Aralarına sızdırılmış olan hain de bir endişe kaynağı olmalıydı ancak Morishita bundan hiç bahsetmedi.
Sanki akışa uyarcasına, odadaki tüm bakışlar Morishita’yı takip ederek Ishizaki’ye çevrildi.
“Mümkünatı yok, dostum. Yani, ben örnek öğrenci değilim.”
“O zaman, bunu kanıtlamanı isteyebilir miyim?”
“Hadi ama dostum, bu resmen imkânsız! Bunu nasıl kanıtlayabilirim ki sanki?”
“Şuna ne dersin: Eğer sen örnek öğrenciysen, dilini ısıracağına ve sonrasında da öleceğine söz ver. Ne dersin?”
“H-Ha? Anlamayacağım şeyler söylemeyi bırak artık!”
Ishizaki, Morishita’nın ısrarlı soruları karşısında şaşkına dönmüştü. İkisini izleyen Kaneda, hiç vakit kaybetmeden duruma müdahale etti.
“Lütfen bekle, Morishita-shi. Onun sorularını yanıtlamana gerek yok, Ishizaki-shi. Bu tür sert yöntemleri doğru bulmuyorum. Gelin, bu tartışmada gerçekten bir sonuca bağlanabilecek konuları ele alalım. Şayet polislerin ve özel dedektiflerin alışılagelmiş yöntemlerini izleyecek olsam, ilk konuşan kişiden şüphelenmem gerekirdi. Sizden örnek öğrenci olmadığınızı kesin bir şekilde kanıtlamanızı rica ediyorum.”
Bunu söylerken Kaneda gözlüğünü düzeltti. Ishizaki’ye odaklanan tüm gözler Morishita’ya yönelmişti.
“Bu tartışmanın kuralları çerçevesinde hiçbir şeyi kesin olarak kanıtlamanın bir yolu yok.”
Sanki bir aptalla uğraşıyormuş gibi, yüzünde bıkkınlık ifadesi vardı. Oysa kendisi de az önce Ishizaki’den kesin bir kanıt istemişti.
“Madem öyle, neden Ishizaki-shi’ye mantıksız bir talebi zorla kabul ettirmeye çalışıyordun?”
“Çünkü yüzünde aptalca bir ifade vardı ve sanki hemen pes edip teslim olacakmış gibi görünüyordu.”
“Kimmiş aptalca bir ifadeye sahip olan!” diye bağırdı Ishizaki.
“Lütfen sakinleş. Sakayanagi-shi’yi alt etmek için doğru yöntemleri kullanmamız şart. Aynı şekilde, Ryuuen-shi’yi yenmek de bir o kadar zor olacaktır. Morishita-shi, kendi sınıf liderinin kazanmasını sağlamak amacıyla seni kışkırtıyor. Şayet o kameranın diğer ucunda mücadele ettiğini tahmin ettiğim Ryuuen-shi’ye destek olmak istiyorsan, burada sakin kalmalısın. Eğer onun sözlerine kapılıp gidersen, tam da rakibimizin ekmeğine yağ sürmüş olacaksın.”
Kaneda, öfkeden deliye dönen Ishizaki’yi yatıştırmayı başarmıştı.
“Biliyor musun, bir süredir başkalarının tartışmalarını izliyorum ve bir şey fark ettim. Örnek öğrenciler sanki birbirlerinin gözlerinin içine bakma eğilimindeler. Komiya-kun ile Takanashi-san tartışma başlamadan önce birbirlerine bakıyorlardı, değil mi?”
A Sınıfından Tamiya, şüpheci bakışlarla diğer öğrencilerden kuşkulandığını açıkça dile getirdi.
“Aa, haklısın. Bana da bu durum şüpheli gelmişti.”
Tamiya ile aynı fikirde olan Nakaizumi, bunu söylerken onaylarcasına birkaç kez başını salladı.
A Sınıfı ile C Sınıfı birbirinin düşmanı olsa da aralarındaki sohbet bu izlenimi vermiyordu.
“Öyle değil mi? Üstelik herkesin dikkati Ishizaki-kun’un üzerindeyken, Komiya-kun özellikle rahatlamış görünmüyor muydu?” diye ekledi Tamiya.
Tamiya, çevresindekilere Komiya ve Takanashi’nin örnek öğrenciler olduğu fikrini güçlü bir şekilde aşılıyordu.
Acaba gerçekten böyle mi düşünüyordu yoksa bu sadece dikkatleri kendisinden uzaklaştırma çabası mıydı?
Tartışmaya sonradan dahil olmuş olsa da şu ana kadar bir gözlemci sıfatıyla olayları nasıl idare edeceğini öğrenmişti.
Başarılı öğrenciler, sohbeti ilerletmek adına bu deneyimler sayesinde kazandıkları becerileri sonuna kadar kullanıyorlardı.
Temsilciler arasındaki mücadelede hainin varlığı bir dezavantaj teşkil etse de bu durum hain ve sınıf arkadaşları için büyük bir avantajdı.
İşte tam da bu sebeple, her iki sınıfın katılımcıları da konunun üzerine ısrarla gitmemeye karar vermişlerdi.
Çevirmen: Mesela Kek 2
İyi okumalar.
İnstagram: @turkcelightnovels
Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.
Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.
elinize sağlık
Seri sıkıcı oldu aşırı herkes kojinin orasını yalama derdinde iyice çöpleştı çevirenlerin eline sağlık ama yazar tuvalattemi yazıyor bu seneryoları yoksa kendisi ezik bir japon evladı oldugu için yaşamak ve görülmek istedigi hayatı ve özbenligini bu şekilde sadece hayal dünyasındamı yaşıyor ezik herif
Yine efsane bölüm
İyi bir bolum olmuş tavsiye ediyorum tavsiye ettim