Elitler Sınıfı - Cilt 24 - Bölüm 10
Cilt 24 — Bölüm 10 — Bunu Bile Mi Hesapladın?
Allayıp pullamadan sarf ettiğim cümleleri dinledikten sonra, Horikta ve Matsushita sessizce geri döndüler.
Daha sonra Ichinose de arkadaşlarına katıldı ve üçümüze el sallayarak veda etti.
Onun gidişini izleyen Hashimoto derin bir nefes aldı.
“Verdikleri tepki… Bayağı bir şok olmuş olmalılar.”
“Anlıyorum. Ayanokouji Kiyotaka, A Sınıfındaki kargaşayı en üst düzeye çıkarmak amacıyla, açılış töreninin bitmesini bekleyip özellikle bugün mü transfer oldu yani?”
“Eğer transfer bir gün önceden gerçekleşmiş olsaydı, okulun durumu onlara bildirmesi ya da sınıf öğretmeninin konuyu onlara sızdırması riski doğardı. Bu nedenle, işi neredeyse hiç gecikme olmadan halletmek en iyisiydi. Zaman açısından bakıldığında, aradaki fark bir saatten bile azdı. Yine de tören öncesinde onlarla aynı sınıftaydım ve törene de katılmıştım. Horikita ve diğerleri, bunun son yıllarında sınıf arkadaşlarıyla birlikte çıktıkları yolculuğun başlangıcı olduğunu muhtemelen bilinçaltlarında hissetmiş olmalılar.”
Bu cılız umut, bu beklenti kusursuz şekilde kullanılmıştı.
Ben sadece doğru anı beklemiştim.
“Bunu bile mi hesapladın? Bu gerçekten acımasızca. Her ne kadar kazançlı çıkan tarafta olsam da neredeyse ağlamak üzere olan yüzlerine doğrudan bakmak zordu. Bu açıdan bakıldığında, sende hiç merhamet ya da tereddüt belirtisi yok gibi görünüyor, Ayanokouji.”
“Herhangi bir tereddüt olmamalı. Olamaz da. Son yılımızda C Sınıfına, A Sınıfını zorlayabilecek bir konuma getirmeyi garantilemek için geldim. Transfer hakkını en etkili anda kullanmak, son derece doğal bir strateji.”
Hâlâ geçmişle ilgili hisler besleyen biri olsaydım, C Sınıfı beni asla kabul etmezdi.
Böyle birine sınıf liderliği emanet edilemezdi.
“Bir müttefik olarak senin yanında olmak gerçekten güven verici.”
Sınıf Puanları arasındaki mevcut fark kayda değerdi.
Zorla okuldan attırma yoluna gitsek bile, bu sık sık veya tekrar tekrar başvurulabilecek bir taktik değildi.
Kazanma şansımızı artırmak adına, en ufak bir fırsatı bile boşa harcayamazdık.
“Bu ittifak konusunda hâlâ biraz şüphelerim var ama şimdilik ikna olmuş durumdayım.”
“Katılıyorum. Ancak sorunlar giderek birikiyor, Ayanokouji Kiyotaka. Sınıfın büyük çoğunluğu tarafından lider olarak kabul edilmeden ittifaklar kurmaya çalıştığın ya da işleri kendi başına yürüttüğün ortaya çıkarsa, C Sınıfı içinden gelecek tepkiler daha da şiddetlenecektir.”
“Bunun farkındayım. Er ya da geç, bana karşı fikirlerini dile getiren öğrenciler olacaktır.”
Memnuniyetsiz olsalar bile, sınıfın sessizce izlemekten başka çaresi yoktu.
Beni A Sınıfından çıkarmak için hepsi kendi şahsi puanlarını ortaya koymuştu.
Bu, yaygın olarak bilinen batık maliyet yanılgısıydı. (çn= harcanan ve artık geri gelmeyecek olan para boşa gitmesin diye paranın harcandığı yeri ya da şeyi mantıksız şekilde desteklemeye devam etme işi anlamına geliyor. Bana para bayıldılar o yüzden istemsizce, seve seve beni kabul etme eğiliminde olacaklar diyor kısacası.)
İnsanlar, yaptıkları yatırımın zararla sonuçlanacağı gerçeğini öyle kolay kolay kabullenemiyorlardı.
Bu nedenle, beni eleştirseler de harcadıkları çabaya denk bir sonuç elde etme umuduyla bana belli bir hareket alanı tanıyorlardı.
İlk bakışta pervasızca görünen bu ittifak stratejisi daha en başından, önce durumu gözlemleyip ardından anlaşmaya varmaktan başka seçenek bırakmayacak bir şekilde kurgulanmıştı.
Bana en çok Kişisel Puan yatıran Hashimoto, bunun iyi bir örneğiydi.
“O halde, ilk önce sınıfın onayını alman gerekiyor.”
“Eğer özel bir sınav bunu sağlayabilseydi, işler daha çabuk ilerlerdi.”
Sandalyesinden kalkan Morishita, onun bu cevabı üzerine Hashimoto’ya kısa bir bakış attı.
“O konuda emin değilim.”
“Ne demek istiyorsun?”
“Özel sınav stratejisini oluşturma işini, tanımadığın bir öğrenciye kayıtsız şartsız emanet edebilir misin?”
“Bu—”
“Eğer Ayanokouji Kiyotaka’yı sınıfa kazandırma sürecinde bizzat rol alan kişi sen olmasaydın, böyle bir plana karşı çıkanların başında gelirdin. Eğer bu doğru değilse, tek bir kelimeyle iddiamı kusursuzca çürüt.”
“Tek bir kelime bunun için yetersiz.”
“Hmph.”
Hashimoto’nun kusursuz bir karşı argümanı olmadığını gören Morishita, yerinden kalktı.
“Onunla uğraşmak yorucu.”
“Ben onunla konuşmaya başlamadan önce de Morishita böyle miydi?”
“Hiç değişmedi ama başkalarıyla pek içli dışlı olan biri de değildi. Bu açıdan bakınca, onun için bir istisna sayılabilirsin.”
Buna sevinip sevinmeme konusunda emin olamadım.
Sanırım, karmaşık duygular içerisindeydim.
Çevirmen: Mesela Kek 2
İyi okumalar.
İnstagram: @turkcelightnovels
Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.
Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.
Sevincen tabi mk