Türkçe Light Novel

deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler yeni
deneme bonusu

  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
Sign in Sign up
  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
  • Isekai
  • Aksiyon
  • Fantastik
  • Seinen
  • Macera
  • Yaşamdan Kesitler
  • Harem
  • Romantik
  • Psikolojik
  • Okul Hayatı
  • Komedi
Sign in Sign up
SON EKLENEN BÖLÜMLER

Elitler Sınıfı

26 Ekim 2026
   Cilt 24 - Bölüm 19    Cilt 24 - Bölüm 18

Tavşan Kostümlü Senpai’m

30 Ağustos 2026
Bölüm 5 Bölüm 4

Fate/Zero

30 Ağustos 2026
Bölüm 1-Kotomine Kirei Bölüm 0.5-Prolog

Eczacı Günceleri

3 Ağustos 2026
3. Bölüm - Jinshi 2. Bölüm - İki Gözde Eş

deneme 1

2 Temmuz 2026
bolum 1- deneme

Elitler Sınıfı -    Cilt 24 - Bölüm 18

  1. Home
  2. Elitler Sınıfı
  3.    Cilt 24 - Bölüm 18 - Acınası Horikita
Prev
Next

Cilt 24 — Bölüm 18 — Acınası Horikita

Ayanokouji ile Ryuuen arasındaki konuşma, Keyaki Alışveriş Merkezi’ndeki hareketli bir kafede gerçekleşirken, Kushida aynı kafeden yanına almak üzere bir Café au lait sipariş etti ve vakit kaybetmeden oradan ayrıldı. (çn= sütlü bir kahve.)

Ayanokouji, Oybirliği Özel Sınavı’nda onun gerçek yüzünü açığa çıkardıktan sonra, sınıf arkadaşları doğal olarak ondan uzak durmaya başlamışlardı.

Erkeklerin çoğu bu durumu pek önemsemese de kızların önemli bir kısmının Kushida ile aralarına mesafe koyması, onun tek başına geçirdiği zamanların ciddi oranda artmasına sebep olmuştu.

Yapacak bir şey olmadığından, Kushida da bu durumu hiç dert etmeden gayet soğukkanlılıkla kabullenmişti.

Her şeyden önce, başkalarıyla bir araya gelmekten pek hoşlanmazdı.

İstediği tek şey, grup içinde öne çıkmak ve üstün biri olmaktı.

Elbette, gerçek doğasından habersiz olan diğer sınıflardan ve başka dönemlerden öğrencilerle hâlâ etkileşimde bulunuyordu ancak bunu giderek daha seyrek yapmaya başlamıştı.

Bunun nedeni, çevresindeki pek çok kişinin gerçek doğasını zaten biliyor olması ve sergilediği bu rolü sürdürmenin onu giderek daha fazla yormasıydı.

Ah, işte Kushida yine iyi biriymiş gibi davranıyor.

Kendisine böyle duygularla bakan sınıf arkadaşlarıyla karşılaştıkça, içindeki huzursuzluk kaçınılmaz olarak artıyordu.

Ortaokul günlerine kıyasla kendisinin epey olgunlaştığını hissediyor, çevresindekilerin de aynı şekilde olgunlaştığını düşünüyordu.

Ne var ki son zamanlarda, içinde biriken sıkıntıları dışa vuracak bir yol bulamıyordu.

Eğer günleri böyle bir çıkış yolu olmaksızın geçmeye devam ederse, artık sahte bir gülümseme takınmaya devam edemeyecekti.

“Off, sinir bozucu.”

Tam da oradan ayrılırken, etrafta kimsenin olmadığından emin olduğu bir anda, birinin varlığı fark etti.

Kendini hiç tutmadan, ağzından bir küfür savurdu.

Horikita, kasvetli bir ifadeyle bir bankta oturmuş, başını öne eğmişti.

Öylece yanından geçip gitmek kolaydı. Ancak Kushida, Horikita’nın önünde durdu.

Horikita yavaşça yüzünü kaldırdı.

“…Kushida-san?”

“Neden sorgulayıcı bir ton takınıyorsun? Yani, burada ne işin olduğunu soracak değilim. Tesadüfmüş gibi davranarak Ayanokouji-kun’a denk gelmeyi bekliyorsun, değil mi?”

“Hayır, amacım bu değil.”

“Amacının bu olduğu gayet bariz. Üstelik bunda tesadüfi hiçbir yan yok. Sen sadece inanılmaz derecede yapışkansın, değil mi?”

Tam on ikiden vurulan ve kolayca iç yüzü ortaya dökülen Horikita, bakışlarını başka yöne çevirdi.

“…Sadece, beni yalnız bırakabilir misin lütfen?”

“Seni kendi haline bırakmak isterdim ama böylesine karamsar bir yüz ifadesini görmezden gelemem. Sınıf başkanı böyle görünürse, bu durum kesinlikle moralleri etkiler.”

                             

Kushida’nın gerçek yüzü ortaya çıkmıştı ve Horikita’dan da hiç hoşlanmıyordu. Yine de onunla aynı sınıfta kalmaya devam ediyordu. Ne de olsa A Sınıfından mezun olabilmesi için Horikita’ya ihtiyacı vardı. Onun kadar önemli biri tökezleyecek olursa, başarı şansı düşerdi. Kushida ise bunu kesinlikle istemiyordu.

“Sen—”

Horikita daha bir şey soramadan, arkasından birinin yaklaştığını fark eden Kushida bakışlarını başka yöne çevirdi.

Yurda giden yolda bulundukları sırada, oradan tesadüfen geçmekte olan 3-D sınıfından Yui Ninomiya’yı gördüler.

“Kushida-san, Horikita-san, hoşça kalın.”

“Ah, hoşça kal Ninomiya-san. Yakında tekrar görüşelim.”

Kushida gülümsedi ve Ninomiya sesini duyamayacak kadar uzaklaşana dek gülümsemeye devam etti.

Horikita bu sahneyi düşünceli bir tavırla izledi.

“Bunu dert etmiyor musun, Kushida-san? Ayanokouji-kun’un transfer meselesini…”

“Dert etmek mi? Nasıl dert etmeyeyim ki? Ayanokouji-kun olmadan, sınıf dediğimiz bu göstermelik yapının ayakta kalma şansı bile yok. A Sınıfından mezun olma ihtimalim tamamen suya düşmüş gibi hissediyorum. Üstelik Ayanokouji-kun gerçek yüzümü biliyor. Yani, sanki bu bilgi çoktan diğer sınıflara sızmış gibi. Bundan sonra, eğer gerekli görürse beni ifşa etmekten bir an bile çekinmeyecektir.”

Horikita, açılış töreninin yapıldığı gün okul bittikten sonra Ayanokouji ile karşılaştığı anı hatırladı.

Ayanokouji ile Matsushita arasında perde arkasında yaşananlar ve elde edilen sonuçlar hiç tereddüt etmeksizin gün yüzüne çıkarılmıştı.

Kushida’nın korkuları ve tahminleri kısmen doğruydu.

“O zaman neden bu kadar sakin görünüyorsun?”

“Çünkü sakinmiş gibi davranmak zorundayım. Tıpkı iyi biriymişim ya da her şey yolundaymış gibi davranmakta usta olduğum gibi. Tanıdığım birinin aksine.”

Sohbetlerinin uzadığını gören Kushida, eve döndüğünde içmeyi planladığı café au lait’tiyi yudumlamaya karar verdi.

İçecek boğazından aşağı süzülürken, kahvenin aromasıyla birlikte tatlı bir koku havaya yayıldı.

“Off, çok sinir bozucu. Şu suratınla ilgili bir şey yapamaz mısın? Zaten çirkin olan birini daha da çirkinleştiriyor.”

“Bence gayet normal davranıyorum.”

“Eğer normal davrandığını düşünüyorsan, durumun epey ciddi demektir.”

Bıkkınlıkla iç çekip uzaklaşacağı sırada, aklına bir şey geldi.

“Acınası biri olman umurumda değil ama Ibuki-san konusunda bir şeyler yapabilir misin?”

“…Şöyle bir düşününce, son zamanlarda benimle oldukça ısrarlı bir şekilde iletişime geçiyor.”

“Onunla ilgilenmediğin için, yiyecek bir şeyler bulmak umuduyla bana geliyor. Ona yabani bitkilerden oluşan bir menü yemesini söyledim ama hâlâ memnun değil. Eskiden bedavaya gayet iyi yemekler yediği için artık başka şeylerden tat alamaz hale gelmiş.”

Son zamanlarda Horikita yemek pişiriyor, Ibuki ve Kushida da ona eşlik ediyorlardı.

Bu, bahar tatili bitene dek haftanın yarısından fazlasını kapsayan bir rutin haline gelmişti.

Ancak bir hafta önce, aniden kesintiye uğradı.

“Şu an bir şeyler yapacak modda değilim.”

“Senden yemek yapmanı istemiyorum ki. Özel sınav başlıyor, çabuk ol da bir şeyler düşün. Ichinose-san’ın sınıfına, yani en alt sıradaki sınıfa yenilemeyiz.”

“Bunu sanki hiçbir şeymiş gibi söylüyorsun. Sayısal farkı göz önüne alırsak, dezavantajlı olan taraf biziz, değil mi?”

“Eee, yani? İçinde bulunduğumuz koşullar ne olursa olsun, bir sınıf liderinin her şartta kazanması beklenir.”

Horikita bunun ağır bir talep olduğunu düşünse de kısa süre sonra bunun gayet makul bir beklenti olduğunu anladı.

Liderlik etme inisiyatifini almak, bu sorumluluğu da üstlenmek anlamına geliyordu.

“Doğru. Ben de öyle düşünüyorum.”

Kushida, zoraki bir çabayla yeniden sakin bir ifade takındı. Maskesini yeniden yüzüne yerleştirdi.

“Bunu bilmeme rağmen, yine de her şey umutsuz görünüyor. Pekâlâ, ben gidiyorum. Ayanokouji-kun dönene kadar burada bekleyebilirsin. Ama onun umurunda olacağını sanmıyorum.”

Bu soğuk sözleri ardında bırakıp, elindeki bardağı sıkıca kavrayarak uzaklaştı.

Horikita bir süre onun arkasından baktı. Kushida gözden kaybolduğunda nihayet ayağa kalktı.

Kushida’nın geride bıraktığı son sözler inkâr edilemez bir gerçekti.

“Onu böyle bir yerde pusuya düşürmek… Böyle bir şey yapmak… Bundan memnun kalmasına imkân yok.”

Başından beri bunu biliyor olmasına rağmen, acınası Horikita rolünü oynuyordu.

Kushida’nın sözleri bu gerçeği gün yüzüne çıkarmıştı.

Yine de bir adım öteye gidemiyordu.

Onunla görüşme arzusu gerçekti.

Onun gözlerinin içine bakmak ve onunla konuşmak istiyordu.

“Şu an tek istediğim, sadece bu.”

Horikita, içinden Kushida’dan ve sınıf arkadaşlarından özür diledi.

Ardından, odasına dönmeye karar verdi.

 

Çevirmen: Mesela Kek 2

İyi okumalar.

İnstagram: @turkcelightnovels

Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.

Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.

 

Prev
Next

Comments for chapter "   Cilt 24 - Bölüm 18"

4.3 96 votes
Article Rating
Subscribe
Login
Bildir
guest

guest

0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler

YOU MAY ALSO LIKE

71WfYppw8L
Karımı Keşfedilmeden Öldürebilme İhtimalim
16 Temmuz 2022
120371l
The Angel Next Door Spoils Me Rotten
28 Mayıs 2024
59426026
Fate/Zero
30 Ağustos 2026
promotion poster- our second master
Our Second Master
19 Eylül 2022
Tags:
clasroom of the elite oku, elitler sınıfı oku, light novel türkçe, youkoso jitsuryoku oku, Youkoso Jitsuryoku türkçe oku
  • Ana sayfa

TurkceLightNovels

Sign in

Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Sign Up

Register For This Site.

Log in | Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Lost your password?

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

← Back to Türkçe Light Novel

wpDiscuz