Türkçe Light Novel

deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler yeni
deneme bonusu

  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
Sign in Sign up
  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
  • Isekai
  • Aksiyon
  • Fantastik
  • Seinen
  • Macera
  • Yaşamdan Kesitler
  • Harem
  • Romantik
  • Psikolojik
  • Okul Hayatı
  • Komedi
Sign in Sign up
SON EKLENEN BÖLÜMLER

Elitler Sınıfı

30 Eylül 2026
   Cilt 24 - Bölüm 7    Cilt 24 - Bölüm 6

Tavşan Kostümlü Senpai’m

30 Ağustos 2026
Bölüm 5 Bölüm 4

Fate/Zero

30 Ağustos 2026
Bölüm 1-Kotomine Kirei Bölüm 0.5-Prolog

Eczacı Günceleri

3 Ağustos 2026
3. Bölüm - Jinshi 2. Bölüm - İki Gözde Eş

deneme 1

2 Temmuz 2026
bolum 1- deneme

Elitler Sınıfı -    Cilt 24 - Bölüm 5

  1. Home
  2. Elitler Sınıfı
  3.    Cilt 24 - Bölüm 5 - O Artık Benim Düşmanım
Prev
Next

Cilt 24 — Bölüm 5 — O Artık Benim Düşmanım

Tsukasaki-kun’dan sözleri üzerine Keyaki Alışveriş Merkezi’ne geldim.

Ardından, rastgele bir öğrenciye sorup öğrendiğim bilgiler doğrultusunda bulunduğu kafeye yöneldik.

Eğer bilgiler doğruysa, Ayanokouji-kun burada olmalı…

Şu an nasıl görünüyor?

Yüzünde nasıl bir ifade var?

Acaba ne düşünüyor?

İçimizdeki sabırsızlığı bastırarak kafeye vardık.

Kafenin arka tarafındaki bir köşede Ayanokouji-kun’u ve C Sınıfı öğrencilerinden Hashimoto-kun ile Morishita-san’ı, ayrıca D Sınıfından Ichinose-san’ı gördüm.

“İşte, orada.”

“Evet.”

Her zamanki gibi, etrafındakilerle kayıtsız bir tavırla sohbet ediyor gibi görünüyordu.

“Sanki transferi hiç de önemsemiyormuş gibi…”

Daha bir saat kadar önce gerçekleşmiş bir olaydı bu.

Sanki her şeyi şimdiden geride bırakmıştı…

“Her neyse, konuşalım… Bir yerden başlamak için konuşmamız gerek. Her şey konuşmakla başlar.”

Bu aşamada henüz bir sonuca varmamalıyım.

Hiçbir konuda hüküm vermemeliyim.

Duygularımı bastırmak için kendimi zorladım ve yürümeye devam ettim ancak ona yaklaştığım her saniye, adımlarım daha da ağırlaşıyordu.

Aramızdaki mesafeyi yeterince azalttıktan sonra Ayanokouji-kun’a seslenmeye karar verdiğimde, bizi fark eden Hashimoto-kun hızla ayağa kalktı.

“Hey Horikita. Şu an bir toplantının ortasındayız. Bir şeye mi ihtiyacın var?”

Burada istenmeyen bir misafir muamelesi göreceğimin gayet iyi farkındaydım. Ancak şu an tek istediğim Ayanokouji-kun ile konuşmaktı.

“Ayanokouji-kun ile konuşmama izin vermeni istiyorum.”

“Lider adayımızla konuşmak istiyorsan, önce beni aşman gerek.”

“…Lider adayı mı? Bu çok ani oldu.”

“Ani değil. Başından beri bu anı bekliyorum. Öyle değil mi, Ayanokouji?”

Hashimoto-kun güldü ve Ayanokouji-kun’un onayını bekledi.

Böylesine saçma bir düşünceyi kesin bir dille reddetmesini istiyordum.

Ancak bana doğru baktığında, Ayanokouji-kun’un gözlerinin içine doğrudan bakamadım.

Bir sonraki sözleriyle yüzleşecek cesareti kendimde bulamıyordum…

“İnkâr etmeyeceğim. Sakayanagi işin içindeyken, bu ihtimal zaten yoktu.”

Böyle sözler duymak istemiyordum. Görmezden gelerek konuşmaya devam ettim.

“Bununla ne demek istiyorsun? Böyle bir şey yapmak, sınıf değiştirmek… Gerçekten mi?”

“Kafana göre konuşmaya başlarsan, bu hiç iyi olmaz.”

“Üzgünüm ama şu an sessiz kalmana ihtiyacım var, Hashimoto-kun. Sınıf lideri olarak, durumu kavramam gerekiyor.”

“Anlıyorum, demek sınıf lideri olarak… Pekâlâ, bir sınıf arkadaşının aniden gitmiş olması karşısında böyle davranman gayet doğal ama bu durum, kontrol etmene izin veremeyeceğim gerçeğini daha da güçlendiriyor. Sizin sıkıntı içinde olmanız bizim işimize gelir.”

Hashimoto-kun sinsi bir şekilde gülümsedi. Düşüncesi gayet doğruydu.

Kesinlikle, tek başına içeri dalmış olan beni buradan uzaklaştırmak, şüphesiz C Sınıfının yararınaydı.

“Bana öyle ters ters bakma. Bu arada, böylesine kritik bir anda Matsushita’nın burada ne işi var?” diye sordu Hashimoto-kun.

Sürekli tetikte olan yapısına rağmen, başını derde sokacak işlere burnunu sokma huyu hâlâ devam ediyordu.

Burada kimlerin bulunduğuyla ilgilenmemesi daha iyi olurdu ama önemsiyormuş gibi davranıp ortalığı karıştırdı.

Onu tatmin etmek için nasıl cevap vermeliyim?

Tam bu konuyu derinlemesine düşünmeye başlayacakken, Matsushita-san yanıma geldi.

“Ona sadece eşlik ediyorum. Buradaki amacım, bir lider sıfatıyla değil, sıradan bir sınıf arkadaşı olarak görüp duyduklarımı sınıfıma aktarmak. Horikita-san’ın aklı fikri Ayanokouji-kun’da gibi görünüyor ama dürüst olmak gerekirse, bu bizim için büyük bir sorun teşkil etmiyor.”

Matsushita-san, sanki bilerek o nankör rolü üstleniyormuşçasına böyle bir yanıt verdi.

Söylediklerini anlayışla karşıladım ve hafifçe başımı salladım.

“Anlıyorum. Hakikaten, birkaç öğrenci dışında herkese tuhaf bir sınıf değişikliği gibi görünüyor olmalı. Ayanokouji’nin daha alt bir sınıfa geçmesi için hiçbir neden yok. Üstelik ortalıkta ‘İyi de Ayanokouji gibi bir öğrenci neden…?’ türünden sorular dolaşıyor.”

Gerçekten de ben ve Sudou-kun gibiler bir yana, Ayanokouji Kiyotaka’nın gerçek yeteneklerinin az bir kısmını bile bilen pek fazla insan yoktu.

Matsushita-san da muhtemelen bu konuda bir istisna sayılmaz.

Ayanokouji-kun bir an bize baktıktan sonra, bakışlarını yeniden yerine oturmak üzere olan Hashimoto-kun’a çevirdi.

“Matsushita’nın az önce eşlikçi olma durumuyla ilgili söyledikleri bir bahaneden ibaret.”

“… Bir bahane mi? Ama Horikita buna inanmış görünüyordu, değil mi?”

“Bu bir yanlış anlaşılma. Horikita’nın gözünde Matsushita, sıradan bir sınıf arkadaşından farksız görünüyor olabilir. Oysa gerçekte, o epey hesapçı biri. Görünüşe göre yeteneklerime en az Horikita kadar, hatta belki ondan da fazla değer veriyor.”

Ayanokouji-kun’un sözleri üzerine Matsushita-san’a baktım.

Sakin görünüyordu ama hafif bir tedirginlik sezebiliyordum.

Ayanokouji-kun’un yeteneklerine dair kavrayışı sandığımdan daha derin. Acaba bu konuyu tahmin ettiğimden çok daha önce öğrenmiş olabilir mi?

Ayanokouji-kun’un ses tonundan çıkardığım anlam buydu.

“Matsushita, bu meseleyi Horikita’ya bırakamayacağını düşünmüş olmalı. İşte bu yüzden, transferin nedenlerini ve gerçek niyetlerimi bizzat teyit etmek için yanıma geldi. Sadece ÖYD verilerine bakıldığında ya da gündelik hayattaki tavırları gözlemlendiğinde sıradan, başarılı bir öğrenci gibi görünse de Matsushita aslında Horikita’nın sınıfındaki en keskin zekalardan biri. Genellikle tüm gücünü ortaya koymaz ve perde arkasında hareket eder. Aslında bu durumda, Matsushita’nın Horikita’dan daha sakin bir şekilde durumu analiz edebildiğini görmek iyi oldu.”

“Hayır, Ayanokouji-kun. Beni gözünde fazla büyütüyorsun.”

Matsushita-san bunu inkâr etmeye çalışsa da Ayanokouji-kun hiç durmaksızın sözleriyle üzerine gitmeye devam etti.

“Durum öyle değil. Yardıma ihtiyaç duyduğum anlarda perde arkasından işleri ustalıkla ayarladığın birçok durum oldu. Maezono okuldan atıldığında bile, senin yardımın sayesinde olmuştu bu. Aslında ben seni gayet adil bir şekilde değerlendiriyorum.”

Ayanokouji-kun sözlerini bitirdiğinde Matsushita-san’a tekrar baktım. Artık içindeki huzursuzluğu tamamen gizleyemediği belli oluyordu.

Bu, muhtemelen benim haberim olmadan yapılan, Ayanokouji-kun ile Matsushita-san arasındaki iş birliği ilişkisiydi.

Üstelik bu durum, diğer sınıfların öğrencileri önünde gelişigüzel bir şekilde açığa çıkmıştı.

Artık bir müttefik olmadığını belli etmek için mi?

Hayır. Belki de o, bunu bir ifşa olarak bile görmüyor.

Konuşmayı büyük bir ilgiyle dinleyen Ichinose-san, çenesini ellerinin üzerine yaslayıp gülümsedi.

“Onun bu denli güvenilir biri olduğunu bilmiyordum. Buradaki öğrenciler hakkında hâlâ öğreneceğim çok şey var. Bundan böyle Matsushita-san’a daha dikkatli bir gözle bakmam gerekecek.”

Sanki ayaklarımın altındaki zemin sarsılıyor da dengemi kaybediyormuşum gibi hissettim.

Bu, daha önce hiç aklıma gelmeyecek bir düşünceydi.

Bu durumun tamamen rakibin lehine döndüğü hissi, birdenbire hem beni hem de Matsushita-san’ı sardı.

“Transferin nedenlerini araştırmanın bir anlamı yok. Bu konudan ne Horikita’ya, ne Matsushita’ya, ne de sınıftaki herhangi birine bahsettim. Eminim fark etmişsindir. Hashimoto, Morishita ya da Ichinose, transferime hiç şaşırmadılar. Bununla ne demek istediğimi anlıyorsun, değil mi?”

“Bu… belki de sadece kafede buluştuktan sonra onlara bahsettiğin bir şeydir.”

“O zaman C Sınıfına geri dön ya da sınıftan birini yakalayıp sor. Transferden ne zaman haberdar olduklarını sana söyleyeceklerdir.”

Söylemem gereken sözler boğazımda düğümlenip kaldı. Ne diyeceğimi bilemedim.

“Bir öğrencinin sınıftan ayrılması korkutucu bir durum, değil mi Horikita? Bizim sınıftan da Katsuragi ayrılmıştı ve Ryuuen’e bazı bilgiler sızmıştı. Ancak Katsuragi zaten dışlanmış biriydi. Hayır, onu dışlayan Sakayangi’ydi. Bu yüzden içeriden pek bir bilgiye sahip değildi. Oysa Ayanokouji öyle değil, haksız mıyım? Sınıfınızın tam merkezindeydi. Dolayısıyla işin aslını araştırmak, Matsushita ve diğerleri hakkında pek çok şeyi açığa çıkarabilir.”

Hashimoto-kun, yüzünde eğlendiğini belli eden bir ifadeyle hafifçe masaya vurdu.

“Eee Horikita, artık buraya geliş sebebini açıklamanın vakti geldi. Bir şeyler üzerine konuşmakla meşgulüz.” diye ekledi.

“Özel bir durum yok. Sadece… Dediğim gibi, sadece Ayanokouji-kun ile konuşmak istiyorum. Mümkünse, sadece üçümüz.”

“Gördüğün gibi, şu anda Hashimoto ve diğerleriyle bir şeyler konuşuyoruz. Konuşacaksak burada konuşalım.” dedi Ayanokouji-kun.

“… Burada konuşmak zor olur. Eğer meşgulsen, gece ya da yarın veya öbür gün de konuşabiliriz—”

“Üzgünüm ama bundan sonraki vaktim dolu.”

Ne kadar reddedilirsem reddedileyim, sert duruşumu korumak zorundaydım.

Kafede, sınıf arkadaşlarım da dahil olmak üzere pek çok öğrenci vardı. Eğer burada dikkatsiz davranıp soğukkanlılığımı kaybedersem, bu durum A Sınıfının gelecekteki gidişatını etkilerdi.

“O halde, burada konuşalım. Asıl niyetini öğrenmeye geldim. Nedenini anlıyorsun, değil mi?”

“Sınıf değişikliğinin sebebini gerçekten bilmek mi istiyorsun?”

“Evet. Böyle bir şey yaparken aklından neler geçiyordu?”

Sebebi ben miydim?

Yoksa kalbinde değişen bir şey mi olmuştu?

Bu, duyulamayan bir sesti.

Çaresizce, kalbimin derinliklerinden yükselen çığlıkların gerçeğe dönüşmesini engellemek için çabalıyordum.

“Üzgünüm ama cevap vermek içimden gelmiyor. Açıkça söyleyebileceğim tek şey, A Sınıfından C Sınıfına transferimin gerçek olduğu. Bu ne bir rüya ne de bir yanılsama.”

Bakışlarını benden kaçırdı.

Dinleyeceğini söylemişti ama bu, sanki kapıdan geri çevrilmek gibiydi.

“Ne yazık ki, söylenecek başka bir şey yok.” diye ekledi. 

“Hiçbir şeye cevap vermemek senin için sorun değil mi? Ayanokouji-kun, hain muamelesi göreceksin, biliyorsun değil mi?”

Matsushita-san bu sözleri söylemekte ısrar etti.

“Zaten durum aşağı yukarı böyle değil mi?” dedi Ayanokouji-kun.

Başkalarının onu nasıl gördüğü umurunda değildi.

Hatta bunu sonuna kadar götürecek kararlılığa sahip olup olmadığını bile düşünmüyordu.

“…Anlıyorum.”

Burada daha fazla ısrar etmenin bir faydası olmayacaktı.

Bunun sadece zavallı halimi gözler önüne sereceği açıktı.

Hayır… İşin sonunun böyle olacağını başından beri biliyordum.

Eğer birileri tarafından görülmekten endişe etseydi, bu görüşmeyi yurtta ya da günün daha ileri bir saatinde yapmanın bir yolunu bulurdu.

Bunu biliyordum ama yine de kendime engel olamadım.

“Gidelim, Matsushita-san. O artık benim düşmanım. Bunu gayet iyi anlıyorum. Bundan böyle, temkinli davranmaya gerek kalmadığı da ortada.”

Ona sırtımı döndüm ve yeniden yürümeye başladım.

Ancak geride kalanlara dair herhangi bir belirgin duygu hissetmiyordum.

Sadece, baş ağrısı ya da baş dönmesini andıran, tarif edemediğim bir mide bulantısı hissi peşimi bırakmıyordu.

Çevirmen: Mesela Kek 2

İyi okumalar.

İnstagram: @turkcelightnovels

Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.

Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.

Prev
Next

Comments for chapter "   Cilt 24 - Bölüm 5"

4.3 86 votes
Article Rating
Subscribe
Login
Bildir
guest

guest

0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler

YOU MAY ALSO LIKE

120371l
The Angel Next Door Spoils Me Rotten
28 Mayıs 2024
Bilge Okuyucu
19 Mayıs 2021
Episode_008-016
Elitler Sınıfı – Kısa Hikayeler
6 Ağustos 2024
81JH00QkazL._AC_UF894,1000_QL80_
Tavşan Kostümlü Senpai’m
30 Ağustos 2026
Tags:
clasroom of the elite oku, elitler sınıfı oku, light novel türkçe, youkoso jitsuryoku oku, Youkoso Jitsuryoku türkçe oku
  • Ana sayfa

TurkceLightNovels

Sign in

Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Sign Up

Register For This Site.

Log in | Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Lost your password?

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

← Back to Türkçe Light Novel

wpDiscuz