Elitler Sınıfı - Cilt 23 - Bölüm 11
Pazar sabahı.
Buluşma yerine anlaştığımız saatten on dakika önce gelmiştim ama beklediğim kişi çoktan gelmiş ve bir banka oturmuştu.
”Günaydın.”
Ona seslendiğimde, bana doğru döndü ve yüzünde bir tebessüm belirdi.
”Günaydın, Ayanokōji-kun. Beni buraya çağırmanda bir sakınca olmadığına emin misin?”
”Ne demek istiyorsun?”
”Burası herkese açık bir alan. Eğer Karuizawa-san ya da başka biri bizi görürse yanlış anlaşılmaz mı?”
”Endişelenmene gerek yok. Bugün buluşacağımızı Kei’ye önceden söyledim. Dikkatsizce saklanan sırlar ve acemice söylenen yalanlar, ilişkileri yürütürken ayak bağı olmaktan başka bir şey değildir. “
Ben böyle cevap verince, oda söylediklerime hak vererek sessizce beni onayladı.
”Peki özel sınavda ne yapmayı düşünüyorsun, Ayanokōji-kun?”
Ichinose, muhtemelen sınavda kimin tarafını seçeceğimi merak ediyordu.
”Şu an için özel sınava sınıf temsilcisi olarak katılmayı düşünmüyorum.”
Ben de ona bu şekilde cevap vermeyi seçtim. Az önce yalanlara ayak bağı diyen ben, bu sözün hemen ardından bir yalan söylemiştim.
Fakat Ichinose’nin sınıfını ters köşe yapmak için Horikita’ya söylediğim o yalan, aslına bakılırsa tamamen gereksizdi.
Çünkü en başında Horikita’ya anlattığım stratejinin kendisi zaten uydurma, gelgeç bir şeyden ibaretti.
”Anladım. Bu durum bizim adımıza iyi bir haber sayılır o zaman.”
Sözlerime safça inanan Ichinose, rahatlamış ve içten içe derin bir nefes almış gibiydi.
Davranışlarında şüpheli bir şey yoktu.
Şu an için sınava temsilci olarak katılacağımdan kesinlikle habersizdi.
”Tabii bu durum şimdilik böyle. Belki ilerleyen zamanda Horikita benden bir ricada bulunabilir. Eğer öyle bir şey olursa bana karşı biraz hoşgörülü olursun.”
”Asıl bunu söylemesi gereken benim. Mümkünse seninle karşı karşıya gelmek istemem, Ayanokōji-kun.”
Ichinose bunu dedikten hemen sonra lafını düzeltti.
”Yani, seninle rekabet etmek istemesem de bundan kaçamayız. Sınıflarımızın çarpışması zaten kaçınılmaz bir durum.”
Ardından konuyu toparlamak istercesine hızlıca ekledi:
”Bu sınav hakkında daha fazla konuşmasak iyi olur, değil mi?”
Birbirimizin sınav stratejilerini sorgulamak istemediğini anlamıştım.
”Nasıl olsa ikimiz de doğrudan karşı karşıya geleceğiz. İyi ya da kötü fazla detaya girmemek en iyisi.”
”Evet, doğru.”
”Seni bugün buraya çağırmamın sebebi, verdiğimiz sözün zamanının yaklaşmış olması. Hatırlıyor musun?”
”Nasıl unutabilirim? Geçen yıl odandaki konuşmamızla ilgiliydi, değil mi?”
Başımı salladım, Ichinose de onaylayarak karşılık verdi.
“Bundan bir yıl sonra, seninle yine böyle buluşmak istiyorum.”
’Sadece ikimiz, Ichinose ve ben.’
’Önümüzdeki yılı tereddüt etmeden atlat ve benimle buluş. Buna söz verebilir misin?’
Bunlar, geçen yıl Ichinose’ye söylediğim sözlerdi.
”Eğer ikimiz de özel sınavda okuldan atılmazsak, o zaman bu konuya biraz vakit ayıralım.”
O vakit geldiğinde benden nasıl sözler duyacaktı acaba?
Ichinose de muhtemelen bunu bilmiyordu.
İçindeki karmaşık beklenti, merak ve endişe dolu duygularıyla, net bir şekilde cevap verdi.
”Kesinlikle.”
Başımı salladım ve banktan kalktım.
Konuşma çok kısa sürmüştü ama yarını düşündüğümde, bu kadarı muhtemelen yeterliydi.
”Ben şimdi spor salonuna uğrayacağım. Ya sen, Ichinose?”
”Birazdan sınıf arkadaşlarımla buluşma planım var, o yüzden bu seferlik pas geçeyim.”
Yıl sonu özel sınavı kapıdayken, spor salonunda ter dökecek değildi zaten.
Daha önce de söylediği gibi, arkadaşlarıyla buluşma planları var gibi görünüyordu.
Bankta oturmaya devam eden Ichinose, ilk önce Keyaki Alışveriş merkezine doğru giden beni uğurladı.
Böylece üç oldu. Sakayanagi ile de konuştuktan sonra tüm işlerim bitmiş olacaktı.
Çevirmen: M.Cann
İyi okumalar.
İnstagram: @turkcelightnovels
Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.
Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.
Hepsini elden geçiriyor
serinin en başından beri ilmik ilmik dokuyor aslında