Elitler Sınıfı - Cilt 23 - Bölüm 14
Bugün, ılık ve yumuşak güneş ışığında baharın gelişini hissedebiliyordunuz. Bu okuldaki yaşamımızın ikinci yılının zirve noktası sonunda gelip çatmıştı.
İki yıl boyunca sarsılmaz A Sınıfı olarak liderliği elinde tutan ve şimdi yeniden diğerlerinin önüne geçmeye çalışanlar…
Başlangıçta iyi bir performans sergilemesine rağmen geride kalarak D Sınıfı’na düşen ve yeniden yükselmek için büyük bir dayanışma sergileyenler…
Tek başlarına yeterince güçlü olmasalar da ellerindeki her türlü imkânı kullanarak mücadeleye devam eden ve durumu tersine çevirip geri dönüş yapabilmek için gördükleri her fırsatı değerlendirenler…
D Sınıfı’nda başlayıp tüm Sınıf Puanlarını kaybeden ve şimdi en büyük arzularını gerçekleştirmek adına A Sınıfı’na ulaşmaya çalışanlar…
Sınıf Puanlarında büyük değişikliklere sebep olması beklenen Yıl Sonu Özel Sınavı yakında başlayacaktı.
Tek başıma yurt odamdan ayrıldığımda, saat sabahın 7:40’ıydı.
Lobiye ulaşana kadar tek bir öğrenciye bile rastlamamıştım, vardığımda da her yer olması gerektiği gibi sessizdi.
Yıl Sonu Özel Sınavı temsilcilerinin bu sabah saat sekizde özel binada buluşması gerekse de sınıf arkadaşlarımızın çoğu her zamanki gibi saat dokuzda sınıfta toplanacaktı, bu yüzden muhtemelen bir kısmı hâlâ uyuyordu. Başka bir temsilciyle karşılaşsam da sorun olmazdı ancak özel bina buradan yaklaşık on dakikalık yürüme mesafesinde olduğundan, saat 7.40’ta yola çıkmak zamanlama açısından epey sınırdaydı.
Neredeyse herkesin okula çoktan varmış ya da varmak üzere olduğundan emindim.
Okul binasına giden yolda yürürken, günlük kıyafetler içinde bankta tek başına oturmuş bir öğrenci fark ettim.
“Sabahın bu saati epey erken sayılır, değil mi? Böyle bir yerde ne yapıyorsun, Kiryuuin-senpai?”
“Seni bekliyordum. Yılın son özel sınavına girmeden önce seni son kez görmek istedim.”
O konuşurken, çantasının hemen yanı başında durduğunu fark ettim.
“Görünüşe göre sen de ayrılıyorsun.”
“Normalde üçüncü sınıf öğrencileri mezuniyet töreninin ardından çoktan hayata atılmış olurlar. Ben de bir istisna sayılmam. Yaşayacak yeni bir yer bulmakla meşgulüm. Yine de Nagumo senin durumunu merak ediyordu.
Yıl Sonu Özel Sınavında nasıl bir performans sergileyeceğini görmek istiyordu. Anlaşılan o ki artık seninle doğrudan görüşmeye de niyeti yok, keşif işini tamamen yüzde yüz bana bırakmış durumda.”
Sanki can sıkıcı bir görevi üstlenmek zorunda bırakılmış gibi konuşuyordu, oysa bu işi reddetmesi gayet kolay olabilirdi.
“Yani, benim hakkımda mı endişeleniyordunuz? İkiniz de nazik senpailersiniz.”
“Kusura bakma ama ‘endişelenmek’ biraz abartı olur. Bu kaba bir tabir. Yine de beklenmedik işlerin altından gayet sakin bir şekilde kalkmayı başarıyorsun. Sınavının sonuçlarını görmeyi dört gözle bekliyorum.”
Belki de acelem olduğunu bildiğinden, Kiryuuin-senpai bunu söyledikten sonra nazikçe el sallayarak veda etti.
Kiryuuin’e hafifçe başımla selam verdikten sonra tekrar yürümeye başladım ve okul binasına doğru ilerledim.
Kısa bir süre sonra özel sınav binasına vardığımda, sınıfımdan iki temsilcinin sınıf kapısının önünde beni beklediğini ve yanlarında tanımadığım bir yetişkinin durduğunu gördüm.
Genelde özel sınavlara okul öğretmenlerinin katıldığı izlenimine sahiptim ancak belki de bu sınav farklıydı.
“Günaydın Kiyotaka-kun.”
Yousuke, bir kızınki kadar parlak ve neşeli bir gülümsemeyle beni selamladı.
Öte yandan Horikita, belki de beklemekten hoşlanmadığından dolayı keyifsizdi.
“Çok geç kaldın. Biz buraya en son gelenleriz.”
Sesi tiz, yüz ifadesi ise sertti.
“Vaktinde geldim, yani bir sorun olmamalı.”
“Evet ama…şey, her neyse. Artık bir önemi yok. Hadi gidelim.”
Beklediğimiz Yıl Sonu Özel Sınavı resmen başlamıştı.
Bu sabah, hatta belki de dün akşamdan beri geçen dakikaları endişeyle izlediğine emindim.
Horikita orada bulunan yetkiliye herkesin geldiğini bildirdiğinde kapı açıldı ve içeri girdik.
İçeri girdiğimde, her sınıftan üçer kişi olmak üzere toplam dokuz sınıf temsilcisinin de çoktan gelmiş ve katlanır sandalyelerde oturmuş olduğunu gördüm.
Sakayanagi, Ryuuen ve Ichinose üçlüsü, bugün buraya sorunsuz bir şekilde gelmiş görünüyordu.
Biz odaya girdiğimizde içerideki öğrencilerin bazıları başlarını çevirip bize baktı. Şüphesiz amaçları, sınıfımızın temsilcilerinin kim olacağını teyit etmekti ki bu durum özellikle Ichinose’nin sınıfı için büyük önem taşıyordu.
Temsilci olarak benim seçileceğimden son ana kadar endişe duyan Kanzaki ile göz göze geldik. Sanırım önceden aldığı bilgiler sayesinde kendini hazırlayabilmişti. Şaşırmış görünmese de burada olmamdan hiç de memnun kalmadığı belliydi. Ne düşündüğünü hayal edebiliyordum. Büyük ihtimalle, “Yani, günün sonunda geldi.” diye düşünüyordu. Kendimi kötü hissetsem de burada olmak için geçerli sebeplerim vardı ve bu meselede başkalarının hisleri öncelik taşıyamazdı.
Horikita ve Yousuke de diğer temsilcilerin kim olduğunu ilk kez bu odada öğreniyorlardı.
Tam yerlerimize geçmek üzere yürümeye başlamıştık ki Sakagami-sensei ve Hoshinomiya-sensei bize doğru yaklaştı.
Sakagami-sensei, üzerinde “2-B” yazan yaklaşık otuz santimetre uzunluğunda ve genişliğinde boş, beyaz bir kutuyu iki eliyle tutuyordu.
“Lütfen telefonlarınızı ve üzerinizde bulunan her türlü metal ya da elektronik cihazı teslim edin.”
Bakışlarını elindeki kutuya indirmişti.
Telefonumu cebimden çıkarıp beyaz kutunun içine koydum. Horikita ve Yousuke de cep telefonlarını çıkardılar ve aynı şeyi yaptılar.
“Pekâlâ millet! Bir saniyeliğine kıpırdamadan durun. Üstünüzü arayacağız.”
Bu sözlerinin ardından Hoshinomiya-sensei, elindeki metal dedektör cihazıyla beni baştan aşağıya incelemeye başladı.
“Vay canına, bu gerçekten de çok detaylı bir arama, değil mi?”
Üzerini arama işi bitip sıra Horikita’ya geldiği sırada, Yousuke şaşkınlığını dile getirdi.
“Bunun için üzgünüm ama okulun talimatı bu yönde. Tamamdır, bu üçü kontrol edildi ve tamamen temizler.”
Sakagami-sensei başını salladı.
“Teslim ettiğiniz telefonlar sınavdan sonra size geri verilecek. Boş bir yere oturup bekleyin.”
Üçümüz boş duran üç katlanır sandalyeye yönelip oturduktan sonra dikkatle temsilcilere baktım.
Rakibimiz olan Ichinose’nin D Sınıfından Hamaguchi ve Kanzaki…
Ichinose ve Kanzaki’nin kesinlikle geleceğini tahmin etmiştim. Demek üçüncü kişi olarak Hamaguchi’yi getirmişlerdi.
Büyük bir belaya bulaşması pek muhtemel olmayan, tipik bir ‘örnek öğrenci’ profili çiziyordu ve genel yetenek düzeyi Hirata ile aynı seviyedeydi. Horikita ve sınıfındakilerin kendi varsayımlarına dayanarak, mantıklı bir tercih olarak öngördükleri şeyin bu olduğunu söyleyebilirdiniz.
Ancak…
Sakayanagi ve Ryuuen’in sınıfında beklenmedik seçimler vardı.
“Bu da ne demek oluyor?”
Durumu fark eden Horikita şaşkınlığını gizleyemedi.
Her şeyden önce ve her şeyden ziyade, Horikita’yı şaşırtan şey Katsuragi’nin orada olması değil, diğer sınıf temsilcisinin kim olduğuydu. Bu durum, hemen yanımda duran Yousuke’yi de şaşırtmıştı. Bunun nedeni muhtemelen yüksek seviyede genel yetenek gerektirecek olan bu özel sınav için Nishino Takeko’nun açıkça uygunsuz bir seçim olmasıydı. Söz konusu kişi belki de burada olmaması gerektiğini fark ettiğinden dolayı rahatsız olmuş bir şekilde kollarını kavuşturdu. Üç temsilci arasında en az bir erkek ve bir kadının yer almasını zorunlu kılan bir kural vardı ancak yine de seçilen kişinin Nishino olacağını hiç beklemiyordum.
“Bakıyorum da özgünlüklerini kasıtlı olarak sergiliyorlar.”
Horikita bu sözleri duygusuz bir ifadeyle söyledi.
“Yine de bu rolü Nishino-san’a vereceklerini hiç düşünmemiştim. Neyi amaçladıklarına dair bir fikrin var mı, Ayanokoji-kun?” diye sordu Yousuke.
“Hayır. Belki de beklenmedik bir hamleyle rakiplerini şaşırtmaya çalışıyorlardır. Eğer böyleyse bile, bu biraz fazla.”
Nishino kötü bir öğrenci değildi. Bizde pek bir izlenim bırakmamış olsa da muhtemelen Ryuuen’in sınıfında az çok öne çıkan bir isimdi. Ryuuen’e karşı sergilediği güçlü ve özgüvenli tavırla ortaya koyduğu cesaret takdire şayandı. Ne de olsa genel yetenekleri bakımından üstünlük gösteren bir öğrenci grubu arasından bizzat seçilmişti.
“Belki de hastalık ya da benzeri bir sebepten dolayı katılamamışlardır, olamaz mı?”
“Anlıyorum… Yani aslında temsilci olarak başka birinin görevlendirdiklerini ancak hastalık ya da başka bir sebepten dolayı onun yerini doldurmak zorunda kaldıklarını mı söylüyorsun? Eğer böyleyse, Nishino-san’ın yerine gerçekte kimi seçtiklerini merak ediyorum.”
Aslında yedek olarak seçilmesi bile şüpheliydi. Ancak, Ryuuen’in sınıfında bu görevi üstlenmeye layık başka kızların olup olmadığı konusunda hâlâ bazı şüpheler vardı.
“Kız kontenjanını doldurmak için Shiina-san’ın seçileceğini düşünmüştüm. Acaba bugün gelmedi mi?”
Görünüşe göre Horikita seçilecek kişinin Hiyori olacağını varsayıyordu. Hiyori hastalık nedeniyle temsilci olarak katılamasaydı, bu makul bir açıklama olurdu. Ancak ben başka bir ihtimali değerlendiriyordum.
“Dürüst olmak gerekirse, Ryuuen’in sınıfındaki kızlar arasında pek fazla kayda değer biri yok. Bu özel sınav sadece temsilcilere odaklanıyor gibi görünse de okul sınıflardaki diğer öğrencilere de önemli bir rol düşeceğini söylüyor. Hiyori’yi bilerek diğer tarafta tutmuş olmaları gayet muhtemel.”
“Anlıyorum… Haklılık payın var, güçlerini dağıtmak amacıyla böyle bir seçim yapmış olabilirler.”
Sınıfımızda temsilci olabilecek birden fazla aday vardı ki bu da Kushida ya da Matsushita gibi kişileri yedek olarak tutabileceğimiz anlamına geliyordu. Aynı şeyi Ryuuen’in sınıfı için söylemek mümkün değildi.
“Üstelik, temsilcilerin birbiriyle mücadele ettiği bir durumda Hiyori’nin ne kadar başarılı olacağı da ayrı bir mesele.”
Ryuuen tarafından kesin bir yanıt almadığımız sürece, tüm bunlar sadece birer varsayımdan ibaretti. Bunun arkasında daha derin bir anlam olsa bile, Nishino’yu temsilci olarak seçmek yine de bir kumardı.
Ryuuen, bir dezavantajla karşı karşıya kalabilirdi. Ya da belki de…
Kendisi temsilci olarak katıldığı sürece, sınıfından başka kimin yanında olduğunun bir önemi olmadığına dair inancını ortaya koyuyordu. Eğer böyleyse, bu kesinlikle rakibine karşı güçlü bir mesaj olurdu.
Ancak rakibi göründüğünden çok daha fazlası olan, kurnaz ve inatçı Sakayanagi’den başkası değildi.
Sakayanagi’nin temsilci tercihi Nishino’nunki kadar etki yaratmamış olsa da benzer şekilde şaşırtıcıydı.
Söz konusu tercih, Kitou Hayato’ydu.
Kitou, Sakayanagi’nin yakın çevresinde yer alıyordu ve konumu göz önüne alındığında seçilmiş olması şaşırtıcı değildi. Yine de bizden beklenen becerilerin fiziksel nitelikte olması pek mümkün değilken, atletik yetenekleriyle öne çıkan Kitou’nun temsilci olarak seçilmesinin mantıklı olup olmadığı bir soru işaretiydi. Belki de bu temsilci seçiminde, Sakayanagi’nin düşünce yapısına dair bir ipucu gizliydi.
Elimde olsaydı, sınıf temsilcilerinin her birine seçimlerinin ardındaki mantığı sormak isterdim ama ne yazık ki bu pek mümkün değildi.
Tüm temsilciler buradaydı ancak okul yetkililerinin henüz harekete geçtiğine dair bir işaret yoktu.
“Hahh.”
Horikita yanımda derin bir nefes verdi.
Gergin bir durum insan üzerinde ağır baskı hissi yaratabilirdi ancak bu kadarı biraz fazlaydı. Yousuke de durumu endişeyle izliyordu. Sınava bu şekilde başlarsa, işler Horikita için ters gidebilirdi. Öte yandan, yanlış seçilmiş bir söz gerilimi daha da arttırma riski taşıyordu.
Olası birçok çözüm arasından, şu an için en etkili olacağını düşündüğüm bir tanesini uygulamaya karar verdim.
Kendimi ölüme hazırlamıştım.
İyi de sonrasında ne yaşanacaktı ki?
Gizlice sağ elimi uzattım ve tüm gücümle Horikita’nın sol tarafını kavradım.
“Ahhh.”
Horikita irkilerek yerinden sıçradığında, bunaltıcı sessizliğin hâkim olduğu sınıfta bir kızın sesi yankılandı.
O ana kadar önlerine dönük olan temsilcilerin birçoğu, gürültünün sebebini öğrenmek için arkalarına döndü.
Telaşlanan Horikita, önemli bir şey olmadığını belirterek başını iki yana salladı ve üzerindeki şüpheci bakışlardan kaçmak istercesine gözlerini yere indirdi.
“Ne yaptığını sanıyorsun sen?!”
“Sadece endişeni hafifletmeye çalışıyordum. Seni biraz da olsa iyi hissettirdi mi?”
“Tamam da sana şunu soruyorum; bu şekilde yapman gerekli miydi?”
Yüzündeki ciddi ifadeyle mırıldanarak sordu.
“İşin içine biraz nostalji katıp havayı renklendireyim dedim. Bu, benim kendimce bir incelik gösterme biçimim.”
“Böyle bir inceliğe ihtiyacım yok.”
Diğer temsilciler artık bizim tarafa bakmıyordu ancak Yousuke, Horikita’nın şikâyet ettiğini ve benim de şikâyetlere maruz kaldığımı görmekten memnun olmuş olacak ki rahatlamış görünüyordu.
Tam o anda, odada bir haraketlilik oldu.
Sanki özel sınavın başladığını duyururcasına, Mashima-sensei ve Chabashira-sensei içeri girdiler.
“Hadi ama artık sessiz olsanız iyi olur.”
Alaycı bir şekilde konuştum.
“Bunu unutmasan iyi edersin.”
Horikita sözlerime söylenerek karşılık verdi.
Horikita’nın derin öfkesini üzerime çekmiş olsam da ikinci sınıflardan sorumlu tüm sınıf öğretmenleri geldiği için, artık dikkatimi toplayıp yapılacak açıklamayı dinleyebilirdim.
2-A Sınıfının sınıf öğretmeni öne çıktı.
“Ben Mashima, size Yıl Sonu Özel Sınavının açıklamalarını ben yapacağım. Bu biraz ani görünebilir ancak zaman çok önemli olduğundan, özel sınavın başlamasına mümkün olduğunca çabuk hazırlanmanızı istiyorum. Bu doğrultuda size henüz açıklanmamış olan özel sınavın ayrıntılı kurallarını anlatacağım.”
Mashima-sensei özel sınavın saat onda başlayacağını söyledi ve ardından ayrıntıları anlatmaya başladı.
Saatin 8’i biraz geçtiğini düşünürsek, basit açıklamalar için burada geçireceğimiz sürenin uzun olduğu izlenimi doğruydu. Özel sınav resmen başlamadan önce, muhtemelen bir tür ek hazırlık sürecinden geçecektik.
“Öncelikle, bugün burada her sınıftan temsilci olarak yer alan son üç öğrencinin isimlerini duyurmak istiyorum.”
2-A Sınıfı Temsilcileri
Öncü: Sanada Kousei
Merkez: Kitou Hayato
General: Sakayanagi Arisu
2-B Sınıfı Temsilcileri
Öncü: Hirata Yousuke
Merkez: Horikita Suzune
General: Ayanokoji Kiyotaka
2-C Sınıfı Temsilcileri
Öncü: Nishino Takeko
Merkez: Katsuragi Kouhei
General: Ryuuen Kakeru
2-D Sınıfı Temsilcileri
Öncü: Hamaguchi Tetsuya
Merkez: Kanzaki Ryuuji
General: Ichinose Honami
Odadaki ekranda beliren ilk şey, her sınıftan temsilcilerin bir listesi ve bu kişilerin kendi takımındaki rolleriydi.
Kurallarda belirtildiği üzere, her sınıf iki erkek ve bir kız öğrenciden oluşan bir takım halinde düzenlenmişti.
Devamsızlık yapanlardan veya yedeklerden hiç bahsedilmemesinin nedeni kuralların böyle bir bilginin açıklanmasını gerektirmemesinden mi, yoksa ortada hiç yedek veya devamsızlık yapan öğrenci bulunmamasından mı, belirsizdi.
Hangisi olursa olsun, bu noktada on iki temsilci de kesinleşmişti.
Herhangi bir sebeple katılamayan bir öğrenci otomatik olarak sınavda başarısız olmuş sayılacaktı.
Temsilcilerden herhangi bir soru kabul etmeyen Mashima-sensei, açıklamalarına devam etti.
“Temsilcilerin sahneye çıkacağı yer burası. Muhtemelen sınıfın; çeşitli monitörler, her birinde ikişer sandalye bulunan sıralar ve iki tabletle donatılmış olduğunu fark etmişsinizdir. Bu sınıfta A ve C sınıfları karşı karşıya gelirken, özel binanın içinde B ve D sınıfının birbiriyle yarışacağı aynı ekipmanlara sahip başka bir sınıf yer alıyor.”
Bu düzenleme bire bir şeklinde olduğu sürece, sınavın birinci sınıfta girdiğimiz son özel sınava benzer olacağını varsaymak mantıklı görünüyordu.
“Özel sınav başladığında, her sınıfın öncü temsilcileri yerlerini alacak, merkez ve general rollerine atanan temsilciler ise ayrı bir odada bekleyecek. Şimdi, sınavın akışını gözden geçirelim.”
Mashima-sensei, sınavın özetini monitörlerden birinde gösterdi.
Özel Sınav Süreci
Öğrenciler; ortalama öğrenci, örnek öğrenci, öğretmen, mezun, alt sınıf öğrencisi, üst sınıf öğrencisi veya hain rollerinden birine atandıktan sonra tartışmaya katılacaklardır.
Ön Hazırlık
Her sınıfın temsilcisi, kendi seçtikleri yedişer öğrenciden oluşan beş grup oluşturacaktır.
*Aynı grup arka arkaya kullanılamaz. Her grup bir kez ara vermek zorundadır.
*Katılımcı sayısının otuz beşten az olması durumunda, gerekirse aynı kişinin ikinci bir gruba katılmasına izin verilecektir.
1- Her sınıfın temsilcisi, yapılacak tartışmaya katılması adına bir grubu tablet üzerinden seçecektir.
2- Tartışma, her sınıftan yedişer kişi olmak üzere toplam on dört katılımcıyla gerçekleştirilecek ve süreç monitörden izlenecektir.
*Her bir tartışma turu beş dakika sürecektir.
3- Her turun sonunda, her iki temsilci de bir katılımcıyı aday gösterme ve bu katılımcının üstlendiğini düşündükleri rolü belirtme hakkına sahiptir.
*Aday gösterme işlemi, tur başına bir katılımcı ile sınırlıdır.
*Aday gösterme işlemi yapılmaması durumunda, pas geçme seçeneği kullanılabilir. Temsilciler bir dakika içinde seçimlerini tablete girmelidirler.
4- Temsilcilerin Can Puanları, seçtikleri katılımcıların rollerini doğru tespit edip etmediklerine bağlı olarak değişiklik gösterecektir.
*Öğretmenler ve mezunlar bu aşamada rollerinin etkilerini kullanırlar.
*Bir veya daha fazla temsilci pas hakkını kullanırsa, ‘örnek öğrenci’ katılımcılardan birini odadan çıkartır. (Temsilcinin Can Puanları, o anda rol sahiplerinden biri seçilse bile artmayacak veya azalmayacaktır.)
*Temsilciler veya örnek öğrenci tarafından seçilen bir veya iki öğrenci için tartışma sona erer ve bu öğrenci veya öğrenciler odadan çıkarılır. (Temsilci, aday gösterdiği katılımcının rolünü doğru bilirse katılımcının rolü açıklanır. Ancak ‘örnek öğrenci’ tarafından seçilen katılımcının rolü açıklanmayacaktır.)
5- Tartışma, tüm ortalama öğrenciler ya da örnek öğrenciler odadan ayrıldığında sona erer.
*Eğer temsilcinin bütün Can Puanları tükenirse, geçen süreye bakılmaksızın tartışma sona erer.
*Sınav, bir generalin tüm Can Puanları tükendiğinde sona erer.
*İki generalin Can Puanlarının aynı anda tükenmesi durumunda, her ikisi de tek bir Can Puanı ile savaşmaya devam eder. Bu süreç, bir sonuca ulaşılana kadar tekrarlanır.
*Her tartışmanın sonunda ve temsilci değişikliği sırasında bir ara verilir.
Özel sınavın ayrıntıları bize açıklandıkça, sınavın bütününe dair tablo yavaşça netleşmeye başladı.
Mashima-sensei, monitördeki açıklamaları sürdürürken bir yandan da temsilcileri gözlemliyordu.
“Bu özel sınavın temel işleyişi, birinci adımdan beşinci adıma kadar aynı şekilde tekrarlanıyor. Dikkatinizi çekmiş olabilecek birkaç nokta olduğundan eminim, şimdi sırasıyla bunları açıklayacağım. Öncelikle katılımcılarla kastedilen şey, siz temsilciler dışındaki tüm öğrenciler. Bu sınavın olayı, söz konusu öğrencileri bir tartışma sürecine dahil etmeniz. Şimdi bu tartışmaların içeriğine değineceğim. Lütfen bir göz atın.”
Tartışma
On dört katılımcıya bireysel olarak atanan rolleri belirlemek amacıyla bir tartışma düzenlenecektir.
Tartışma, ortalama öğrenci ya da örnek öğrenci sayısı sıfıra indiğinde veya temsilcinin Can Puanları tükendiğinde sona erecektir. (Bu durumda, tartışmada kalan tüm öğrenciler 5,000 Kişisel Puan alacaktır.)
Temsilciler; ortalama öğrencileri, örnek öğrencileri ve hainleri ‘rol sahibi’ kategorisi altında aday gösterebilirler ancak böyle bir durumda, bunun doğru bir aday gösterme işlemi olmamasından dolayı ilgili öğrencinin gerçek rolü açıklanmayacaktır.
Temsilciler dışında hazır bekleyen öğrenciler, tartışmaları monitörden izleyebilirler.
Her iki temsilci de aynı turda başarılı bir aday gösterme işlemi gerçekleştirirse, öncelikli olarak Can Puanı dengeleme süreci işleme koyulur.
Katılımcılara Atanan Rollerin ve Katılımcıların Listesi:
Ortalama Öğrenci
Altı ile Sekiz kişi arası
Kendilerine herhangi bir özel yetki verilmemiş öğrenciler. Hatalı aday gösterme durumunda (rol sahibi olarak aday gösterme dahil), aday gösteren temsilci bir Can Puanı kaybeder.
Örnek Öğrenci
İki kişi
Bir örnek öğrenciyi aday göstermede başarılı olursanız, rakip temsilcinin Can Puanlarını her aday gösterme başına üç can azaltırsınız. Hatalı aday gösterme durumunda (rol sahibi olarak aday gösterme dahil), aday gösteren temsilci iki Can Puanı kaybeder. Örnek öğrenciler birbirlerinin farkındadır ve ortak bir varlık gösterirler. Bir veya daha fazla temsilci pas hakkı kullanırsa, örnek öğrenci tur sonunda bir katılımcıyı aday gösterir ve katılımcıyı odadan çıkartır. (İki katılımcı kalması durumunda, aday gösterme hakkı rastgele verilir. Ayrıca, örnek öğrenci başka bir örnek öğrenciyi aday gösteremez.)
Öğretmen
Bir kişi
‘Rol Sahibi’ olarak yapılan başarılı bir aday gösterme işlemi rakip temsilcinin bir Can Puanını götürürken; ‘Öğretmen’ olarak yapılan bir aday gösterme işlemi rakip temsilcinin iki Can Puanını götürür. Hatalı aday gösterme durumunda (rol sahibi olarak aday gösterme dahil), aday gösteren temsilci iki Can Puanı kaybeder.
Etki: Öğretmen, her turun sonunda bir öğrencinin ‘örnek öğrenci’ olarak aday gösterilmesini bir kez engelleyebilir.
Mezun
Bir kişi
‘Rol Sahibi’ olarak yapılan başarılı bir aday gösterme işlemi rakip temsilcinin bir Can Puanını götürürken; ‘Mezun’ olarak yapılan bir aday gösterme işlemi rakip temsilcinin iki Can Puanını götürür. Hatalı aday gösterme durumunda (rol sahibi olarak aday gösterme dahil), aday gösteren temsilci iki Can Puanı kaybeder.
Etki: Her turun sonunda mezun, bir öğrenciyi aday göstererek o öğrencinin rolünü öğrenebilir. Ancak hainlerin kimliği açığa çıkarılamaz, bu nedenle mezunlar onları ortalama öğrenciler olarak algılar.
Alt Sınıf Öğrencisi
Bir kişi
‘Rol Sahibi’ olarak yapılan başarılı bir aday gösterme işlemi bir Can Puanı kazandırırken; ‘Alt Sınıf Öğrencisi’ olarak yapılan başarılı bir aday gösterme işlemi iki Can Puanı kazandırır. Hatalı aday gösterme durumunda (rol sahibi olarak aday gösterme dahil), aday gösteren temsilci bir Can Puanı kaybeder.
Üst Sınıf Öğrencisi
Bir kişi
‘Rol Sahibi’ olarak yapılan başarılı bir aday gösterme işlemi rakip temsilcinin bir Can Puanını götürürken; ‘Üst Sınıf Öğrencisi’ olarak yapılan başarılı bir aday gösterme işlemi rakip temsilcinin bir Can Puanını götürmesinin yanı sıra, rastgele iki katılımcının rolünü temsilciye açıklar. Hatalı aday gösterme durumunda (rol sahibi olarak aday gösterme dahil), aday gösteren temsilci bir Can Puanı kaybeder.
Hain
Sıfır ile İki kişi arası
*Her sınıf, sınav sırasında bu rolü yalnızca bir kez kullanabilir.
Temsilciler, tartışmaya katılan karşı sınıftan bir katılımcıyı ‘Hain’ olarak belirleyebilir. Her turda, bir katılımcının rolü (örnek öğrenciler hariç), haini belirleyen temsilciye rastgele açıklanır. Hatalı aday gösterme durumunda (rol sahibi olarak aday gösterme dahil), aday gösteren temsilci iki Can Puanı kaybeder ve rakip temsilci hain atama hakkını geri kazanır. Örnek öğrenci bir haini odadan çıkarmaya çalışırsa, bu girişim engellenmiş sayılır ve öğrenci odadan çıkarılmaz. Hain yalnızca rakibin hatalı bir aday göstermesi ya da temsilcinin diyalog sırasında onun hain olmadığına karar vermesi durumunda odadan çıkarılacaktır.
Bireysel Rol Ödülleri
Eğer ortalama öğrenciler kazanırsa, tüm ortalama öğrenciler 10,000 Kişisel Puan kazanır.
Rol sahibi olarak aday gösterilen her örnek öğrenci, 5,000 Kişisel Puan kazanır. Eğer örnek öğrenciler kazanırsa, tüm örnek öğrenciler 500,000 Kişisel Puan kazanır.
Öğretmen veya mezun tartışmanın sonuna kadar odada kalırlarsa 50,000 Kişisel Puan kazanırlar.
Eğer bir üst sınıf öğrencisi ya da bir alt sınıf öğrencisi, örnek öğrenci tarafından odadan çıkarılırsa, bu rolü üstelenen kişi 50,000 Kişisel Puan kazanır.
Eğer hain, tartışmanın sonuna kadar odadan çıkarılmazsa, ilgili role sahip kişi 5,000,000 Kişisel Puan ya da 50 Sınıf Puanından birini seçme hakkına sahip olur.
Mashima-sensei katılımcıların rollerini ve bunların etkilerini açıkladıktan sonra, sınav sırasında bizzat kullanılacak tabletlerden birini çıkardı ve ekranında bir şeyler gösterdi.
Tablet ekranında, kullanacağımız arayüze bir örnek teşkil edecek şekilde on dört katılımcının isimleri ve ‘pas geçme’ seçeneği yer alıyordu.
Eğer pas geçmek istersek iki kez onaylamamız gerekecekti.
Eğer birini aday göstermek istersek önce isme dokunacak, ardından rol sahibi ya da katılımcının sahip olduğunu düşündüğümüz rolün adını seçecek ve seçimimizi onaylayacaktık.
Sınavın işleyişi buydu.
Ortalama öğrencileri aday göstermeye gerek olmadığından, onlar için herhangi bir seçenek bulunmuyordu.
“Burada oturan siz temsilciler sınıfınızın kazanıp kaybetmesinde kilit rol oynayacak bir görevi üstleniyorsunuz ancak elbette, kazanıp kaybetmenizde sınıf arkadaşlarınız da etkili olacak. Kurallar karmaşık görünebilir ama buna benzer bir şeyi geçen sene Yaz Grubu Özel Sınavı zamanındaki teknede yaşamıştınız. Eğer bu sınavı da ona benzetirseniz, kuralları daha hızlı kavrarsınız.”
Birinci yılımızdaki Yaz Grubu Özel Sınavı zamanı girdiğimiz o sınav.
O zamanlar bu tür sosyal çıkarım oyunları hakkında hiçbir şey bilmiyordum ancak sınav, hangi öğrencilerin VIP olduğunu bulmamızı isteyen ve bir bakıma Vampir-Köylü oyununa benzer bir sisteme dayanıyordu.
O günlerde gerçek dünya hakkında hiçbir bilgim olmadığı için bu tür oyunları daha önce hiç duymamıştım.
O zamandan bu yana, kişisel gelişim diyebileceğim pek çok şey öğrenmiştim.
Düşününce, Yaz Grubu Özel Sınavını açıklayan kişi yine Mashima-sensei’di.
Şu anda onun açıklamalarını dinlerken, zihnim o anlara geri döndü.
“Her iki temsilci de aday gösterme konusunda başarılı olursa, dengeleme işlemi gerçekleştirilir. Ancak Alt Sınıf Öğrencisinin durumu biraz özel. Bir varsayımsal örnek üzerinden anlatmak gerekirse, Temsilci A bir Alt Sınıf Öğrencisini doğru tespit etmiş, Temsilci B ise rol sahibi olarak bir Öğretmeni aday göstermiş ve ikisi de haklı çıkmış olsun. Bu senaryoda, eksiltme işlemi yapılır ve Temsilci A’nın Can Puanı bir arttırılarak eski haline getirilir. (Çn: kafası karışanlar için kısaca olay şu. Alt Sınıf Öğrencisi doğru tespit edilirse, 2 can puanı kazandırır. Ancak Temsilci B’de Öğretmeni rol sahibi olarak tespit ederse Temsilci A 1 can puanı kaybeder. Temsilci A, 2 can kazanması gerekirken rakip yüzünden (2-1=1) 1 can puanı kazanır. Okul bu işlemleri öncelikli hale getiriyor. Umarım anlatabilmişimdir. Siz yine de sürekli kuralları okumayı unutmayın. Ama şöyle de bir uyarı, sınavı okumaya başladıkça kafanızda daha iyi oturuyor o yüzden çok da sorun olmaz gibi.)
Bu da sonuçlarınızın rakibinizin sonuçlarıyla kıyaslanacağı ve bunun son sürece yansıyacağı anlamına geliyordu.
“Siz temsilciler sınav anında tartışmalara katılmak isteyebilirsiniz ancak yalnızca monitör aracılığıyla izleyebilir ve dinleyebilirsiniz. Tartışmaya hiçbir şekilde yön veremezsiniz. Ayrıca, sınava aktif olarak katılmayan temsilcilerin tartışmaları izlemesi de mümkün değil.”
Katılımcılar kendi aralarında tartışacak ve on dördü birlikte bir kazanan belirleyecekti.
Anlaşılan o ki monitörün diğer tarafında mücadele eden temsilciler tartışmayı izleyecek ve kimin eleneceğine karar verme hakkına sahip olacaklardı. Yine de örnek öğrencilerin odadan birini çıkartma hakkının ancak temsilcilerden birinin pas geçme hakkını ilk kez kullanmasından sonra verilmesi bana biraz garip geldi.
Tartışmaya doğuştan yetenekli bir temsilci katılıyor olsaydı, bu kişi şüpheli görünenleri tespit etmek için öğrencinin kendi yanıtlarından yararlanabilir ve şüphelendiği öğrencilerin rollerini belirlemeye yönelik sorular sorabilirdi ancak ekran başındayken bu mümkün değildi. Bu da çıkarım yapma işinin büyük kısmının katılımcılara düştüğü anlamına geliyordu.
“Çeşitli roller, temsilcinin hayatını büyük ölçüde etkileyebilir. Özellikle yalnızca bir kez kullanılabilen hain rolü, sınavın sonucu üzerinde diğer rollerden çok daha büyük bir etkiye sahip olabilir. Örneğin A Sınıfının, B Sınıfından bir katılımcıyı hain olarak belirlediğini varsayalım. Bu hain tartışmada kaldığı sürece, örnek öğrenci haricinde tartışmaya katılan katılımcılar arasından birisinin rolü her tur yalnızca A Sınıfının temsilcisine açıklanacak. Eğer haini ortaya çıkarmaz ve onu kendi haline bırakırsanız, o süre zarfında faaliyetlerine devam edecektir. Ancak haini ortaya çıkarma telaşıyla hatalı bir aday gösterir ve hainin odadan çıkmasına sebep olursanız, sadece Can Puanı kaybetmekle kalmaz aynı zamanda rakibinize hain rolünü yeniden kullanma hakkı kazandırmış olursunuz.”
Bu da katılımcıların üstlendikleri rolün özel sınavda hem iyi hem de kötü sonuçlara yol açabilecek etkileri olduğu anlamına geliyordu. Sanırım her sınıfın bu hakkı başlangıçta yalnızca bir kez kullanabilmesinin asıl sebebi de buydu.
İster başlangıç hamlesi olarak kullanıp avantaj elde ederek kesin zaferi garantilemeye çalışabilir, ister rakibin hatalı bir aday göstermesi sayesinde haini iki kez kullanma fırsatı yakalamayı umabilir, isterseniz de rakip tarafın merkez veya generaliyle karşı karşıya geldiğiniz ana kadar bekleyip durumu tamamen lehinize çevirerek galibiyete oynayabilirdiniz. Ancak beni endişelendiren nokta, şu anki kurallara göre bir haini aday gösterme yoluyla saf dışı bırakamamamızdı.
“Hainlerin nasıl açığa çıkarılacağı ve tartışma ortamından nasıl uzaklaştırılacağı konusuna gelince… bu durum, yalnızca hain kullanma hakkı devreye sokulduğunda uygulanan özel bir kuralla yürütülüyor. Bu kurala göre her turun sonunda temsilci, kendi sınıfından bir öğrenciyi çağırma hakkını kullanarak o öğrenciyle ‘diyalog’ kurar ve ona hain olup olmadığını sorar.”
Diyalog
Her turun sonunda eğer temsilci isterse, bir öğrenciyle ayrı bir odada birebir görüşme gerçekleştirebilir.
* Görüşme sırasında, taraflardan herhangi birinin özel sınavın gidişatı veya kuralların ayrıntıları hakkında konuşması yasaktır.
Diyalog Süreci
Katılımcı hain olup olmadığını açıklar. Bu aşamada, öncelikle kendisinden cevabını vermesi istenir.
Temsilci, katılımcının hain olduğuna karar verme ya da katılımcının hain olmadığına karar verme seçeneklerinden birini seçer.
Sonuçlar
Katılımcının Hain olduğu senaryoda:
1-Katılımcı hain olduğunu itiraf eder ve temsilci de katılımcının hain olduğuna karar verirse: Bilgi akışı durdurulur ancak hain ödüllerden yararlanamaz.
2-Katılımcı hain olduğunu itiraf eder ancak temsilci katılımcının hain olmadığına karar verirse: Temsilci beş Can Puanı kaybeder.
3-Katılımcı hain olduğunu reddeder ve temsilci katılımcının hain olduğuna karar verirse: Hain okuldan atılır.
4-Katılımcı hain olduğunu reddeder ve temsilci de katılımcının hain olmadığına karar verirse: Temsilci beş Can Puanı kaybeder.
Katılımcının Hain olmadığı senaryoda:
1-Katılımcı hain olduğunu itiraf eder ve temsilci de katılımcının hain olduğuna karar verirse: Temsilci bir Can Puanı kaybeder.
2-Katılımcı hain olduğunu itiraf eder ancak temsilci katılımcının hain olmadığına karar verirse: Ceza uygulanmaz.
3-Katılımcı hain olduğunu reddeder ancak temsilci katılımcının hain olduğuna karar verirse: Temsilci bir Can Puanı kaybeder.
4-Katılımcı hain olduğunu reddeder ve temsilci de katılımcının hain olmadığına karar verirse: Ceza uygulanmaz.
Eğer doğru anladıysam, önce sorgulanan öğrenci kendisinin hain olup olmadığını belirtecek, ardından temsilci de o öğrencinin hain olup olmadığına dair kendi cevabını verecekti.
Hain olmayan birinin hainmiş gibi davranması temelde pek olası görünmüyordu ancak bu olası sonuçlar her ihtimale karşı muhtemelen ek bilgi olarak dahil edilmişti.
“Bu kuralları sınav sırasında dilediğiniz zaman tabletlerinizden inceleyebilirsiniz. Ayrıca sınav esnasında herhangi bir sorunuz olursa söz alıp sorabilirsiniz. Sınav görevlisi, yanıtlayabileceği soruları cevaplayacaktır.”
Gerçekten de çok çeşitli kurallar vardı.
Bir öğrenci tüm bu bilgileri kafasında tutabilseydi, hiçbir sorusu olmazdı ancak bu iyi niyetli bir düşünceydi. Eminim bazı öğrenciler kuralları tekrardan kontrol edebilme imkanına şükredecekti.
“Eğer bir sakıncası yoksa… bir sorum var. Sorabilir miyim?”
Temsilciler o ana kadar sessizce dinliyorlardı ancak bunu bozan kişi Sanada oldu.
Mashima-sensei’den konuşmaya başlama iznini aldıktan sonra Sanada ayağa kalktı ve diğer temsilcilere hafifçe eğilerek selam verdi.
“Daha önce yaptığınız açıklamaya dönecek olursak; örneğin, rakip sınıfın katılımcıları arasına karışması için bir hain görevlendirseydim, bu kişi hemen açığa çıkmaz mıydı? Haini son ana kadar gizli tutmayı başarabildiğim takdirde elli Sınıf Puanı kazanmanın harika olacağı kesin. Ayrıca hainin de sınıfı uğruna rolünü en iyi şekilde oynamak isteyeceğinden eminim. Dahası, öğrencinin bunu isteyip istemediği meselesini bir kenara bırakırsak işin içinde bir de para motivasyonu var. Ancak öğrenciler, hainin tartışmada kalmasının ciddi dezavantajlar doğurduğunu anlarlarsa, ekran aracılığıyla bile olsa birçok öğrenci bizzat öne çıkıp hain olarak görevlendirildiklerini itiraf ederlerdi, değil mi?”
Tartışma, eşit şartlarda gerçekleşen bir mücadele şeklinde ilerleyebilirse, yalanların ortaya çıkma olasılığı nedeniyle gerçekler ortaya çıksa bile, bilgiler o kadar da kolay açığa çıkmazdı. (Çn: hain yalanlarla ilerlese, diğer katılımcılar sorularla onun yalanlarını ortaya çıkarsa ve gerçekler yavaş yavaş açığa çıksa bile, hainlerle ilgili bilgiler o kadar kolay açığa çıkmaz demeye getiriyor.)
Ancak Sanada’nın da belirttiği gibi, hainler başlı başına özel bir kategoriye giriyordu. Rakibin haklarını kullanma biçimine dair kurallar göz önüne alındığında, temel olarak her seferinde yalnızca tek bir kişi çağrılabiliyordu.
Sınıf arkadaşlarının kafasını bilerek karıştırmaya çalışan gerçek ve somut bir hain söz konusu olsaydı durum farklı olurdu ancak bu, üzerinde düşünmeye bile değmeyecek bir ihtimaldi.
“Bu yerinde bir soru ancak işlerin o şekilde gelişeceğini sanmıyorum. Çünkü katılımcılara, size yapılandan biraz farklı bir açıklama yapılacak.”
“Farklı bir…açıklama mı?”
“Evet. Burada temsilcilere açıklanan zafer koşulları ve kurallar, katılımcılara daha kısıtlı bir şekilde açıklanacak, dolayısıyla ayrıntılardan haberdar olmayacaklar. Temsilcinin bakış açısına göre, örnek öğrenciyi bulmak kazanmanın anahtarıdır; ancak tartışmaya katılan öğrenciler açısından bakıldığında, onlar sadece tartışma amacıyla ortalama öğrenciler, örnek öğrenciler ve diğer roller üzerinden sohbet etmektedirler.”
Diğer bir deyişle, bu özel sınav ve içeriği hakkındaki tartışma aslında anlamsızdı.
Eğer temsilcilerin amacının örnek öğrencileri bulmak olduğu katılımcılara açıklansaydı, biraz abartılı bir ifade olsa da yapmaları gereken tek şey sözlü bir beyanda bulunmak olurdu. Karşı tarafın temsilcisi yalan söylese bile, kendi sınıfınızdaki öğrencilerin yalan söylemesinin hiçbir yararı olmazdı.
Görünüşe göre okul, bu uyumsuzluğu gidermek amacıyla asıl kuralları kısıtlamıştı.
Sonuç olarak temsilcilerin ve katılımcıların, kendilerine ait kurallar çerçevesinde mücadele etmelerini sağlayacak bir düzenleme yapmışlardı. Yine de bazı katılımcıların bunu yadırgayacağına emindim.
Bazı katılımcılar, tartışma sırasında temsilcilerin neler yaptıklarını ve nasıl mücadele ettiklerini tahmin edebilirdi. Ancak temsilcilerin aday gösterme işlemlerini, Can Puanı değerlerini ve rollerin özellikleri gibi kritik detayları bilmeden, dikkatsizce hareket edemezlerdi.
Kendini açıkça belli etmenin bir dezavantaj yaratması gayet muhtemeldi. Aynı durum, hainin karşılaşacağı riskler ve elde edeceği ödüller için de geçerliydi. Bir temsilciyle görüşme aşamasına kadar gelebilseler bile, elli Sınıf Puanını kazanmak uğruna deşifre olmaktan kaçınmak ciddi bir mücadele gerektirecekti. Ancak hain bir diyaloga dahil edilseydi, itiraf etme fırsatı tam da bu noktada ortaya çıkacaktı. Eğer suçlamayı reddeder ve temsilci tarafından hain ilan edilirlerse, okuldan atılma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlardı.
Bu özel sınavın çeşitli beceriler gerektirdiği söylenebilirdi.
Sadece kendi sınıf arkadaşlarınızı tanımanız değil, aynı zamanda rakip sınıfın öğrencilerine de aşina olmanız şarttı. Dolayısıyla zorluk derecesi; her bir öğrencinin günlük hayattaki konuşma tarzını, davranışlarını ve genel duruşunu ne kadar iyi bildiğinize bağlı olarak büyük ölçüde değişecekti.
Ayrıca en ufak ayrıntıları bile gözden kaçırmamak adına, kavrayış düzeyinizin yüksek ve gözlem becerilerinizin güçlü olması da bir o kadar iyiydi. Buna ek olarak, temsilciler birbirleriyle konuşabilecek bir konumda olduklarından, dikkatsizce verilen yönlendirmelerle yanıltılmamayı sağlayacak zihinsel dayanıklılığa sahip olmak da önemliydi.
Öte yandan tıpkı Chabashira-sensei’nin dediği gibi, bu sınavın fiziksel yetenek gerektirmediğini ve akademik beceriyle de pek bir ilgisi bulunmadığını söyleyebilirdiniz.
Hastalık nedeniyle devamsızlık yapan kimsenin olmaması, Ryuuen’in Hiyori’yi temsilcisi olarak seçmemesi yönündeki bilinçli tercihinin hiç de fena bir karar olmayabileceğini gösteriyordu.
Tartışmaları sorunsuz bir şekilde yönetebilecek kapasitede çok az kişinin bulunduğu C Sınıfı için Hiyori, değerli bir varlık sayılırdı.
Her ne kadar bu aşamada her şeyi kesin olarak belirlemek mümkün olmasa da yarışmanın akademik beceri odaklı olmaması ve Hiyori’nin temsilci olarak seçilmemiş olması, Ryuuen’in işini bir nebze olsun kolaylaştırmış gibi görünüyordu.
Çevirmen: Mesela Kek 2
İyi okumalar.
İnstagram: @turkcelightnovels
Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.
Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.
Gençler kısacası anlamayanlar için sınavın özeti şu:
Her sınıf Öncü, Merkez ve General olarak 3 temsilci seçecek.
Bu üç temsilci diğer sınıf arkadaşlarını 7 kişilik toplam 5 gruba ayıracak.
Önce Öncüler olmak üzere sırayla Temsilciler birbirleriyle yarışacak.
Sakayanagi’nin A Sınıfı ile Ryuuen’in C Sınıfı; Horikita’nın B Sınıfı ile Ichinose’nin D Sınıfı kapışacak.
Her iki sınıftan Öncü temsilciler belirledikleri 5 gruptan birini seçecekler. Her iki sınıftan 7 kişilik 2 grup( toplamda 14 kişi) tartışmaya katılacak.
Tartışmaya katılan 14 katılımcıya rastgele roller verilecek. Katılımcılar 5 dakikalık konuşma süresince vampir köylü oynayarak aralarındaki örnek öğrencileri bulmaya çalışacak. Aynı role sahip öğrenciler beraber çalışacaklar ancak farklı sınıftan da olabilirler. Yani katılımcılar için sınıfın bir önemi yok. Önemli olan rol.
Katılımcıların tek amacı toplantı sonuna kadar odada kalmak hepsi bu.
Katılımcıları ayrı bir odada izleyen Temsilciler, katılımcıların arasındaki örnek öğrencileri bulmaya çalışıp rakip temsilcinin Can Puanlarını düşürmeye çalışacak.
Öncü temsilci kaybettiğinde onun yerine aynı sınıftan Merkez rolündeki temsilci sınava dahil olacak.
Örneğin diyelim ki Ichinose’nin sınıfından Hamaguchi Hirata’ya kaybetti. Hamaguchi odadan ayrılacak ve Merkez rolündeki Kanzaki sınava devam edecek. Ancak Hirata da önceki mücadelede 2 can kaybetmiş olsun. Can Puanı kaçsa onunla devam edecek. Diyelim ki Hirata da Kanzaki’ye kaybetti. O zaman Hirata sınavdan çıkacak ve yerine Horikita gelecek. Bu böyle Generale kadar gidecek. Generali kaybeden ilk sınıfta sınavı tamamen kaybetmiş olacak.
En kısa haliyle; Katılımcılar kendi aralarında vampir köylü oynayacak, Temsilcilerde kimin hangi role sahip olacağını bulacak.
Normal de rollerin de özelliklerini anlatırdım ama bölümde açıklıyor zaten anlayana kadar okumak en mantıklısı. Bölümde de dediğim gibi sınavı okudukça daha iyi anlayacaksınız. Ayrıca bu rollerin etkileri ne diye kasmayın öyle çok da üzerine durmuyor yazar.
Çevirmen bu bölümde ölmediyse daha da ölmez
Çeviriler çok güzel ama elitler sınıfı kısa hikayelerede yeni hikayeler gelse iyi olurdu
Çok sarıyor çevir için teşekkür ederim
kafası karışan arkadaşlar olursa eğer bu yorumun altına yazsın elimden geldiğince açıklamaya çalışırım
Helpp
yaz kankam hemen açıklayayım