Türkçe Light Novel

deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler yeni
deneme bonusu

  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
Sign in Sign up
  • Seri Listesi
  • Blog
  • Discord
  • Isekai
  • Aksiyon
  • Fantastik
  • Seinen
  • Macera
  • Yaşamdan Kesitler
  • Harem
  • Romantik
  • Psikolojik
  • Okul Hayatı
  • Komedi
Sign in Sign up
SON EKLENEN BÖLÜMLER

Elitler Sınıfı

26 Ekim 2026
   Cilt 24 - Bölüm 19    Cilt 24 - Bölüm 18

Tavşan Kostümlü Senpai’m

30 Ağustos 2026
Bölüm 5 Bölüm 4

Fate/Zero

30 Ağustos 2026
Bölüm 1-Kotomine Kirei Bölüm 0.5-Prolog

Eczacı Günceleri

3 Ağustos 2026
3. Bölüm - Jinshi 2. Bölüm - İki Gözde Eş

deneme 1

2 Temmuz 2026
bolum 1- deneme

Elitler Sınıfı -    Cilt 24 - Bölüm 14

  1. Home
  2. Elitler Sınıfı
  3.    Cilt 24 - Bölüm 14 - Mesela Kek
Prev
Next

Cilt 24 — Bölüm 14 — Mesela Kek

(ÇN Mesela Kek 1:Kutsal bölüm geldi.)

Öğleden sonraydı ve Keyaki Alışveriş merkezi öğle yemeğine çıkmış öğrencilerle doluydu.

Spor salonunun önünde Ayanokouji ile ayrıldıktan sonra yürüyen merdivenlerden tek başına aşağı inen Ichinose, saat 12:30’da arkadaşlarıyla buluşmayı planlıyordu.

“Ichinose-senpai!”

Ichinose buluşma yerine doğru giderken, 2-A sınıfından Amasawa Ichika ona seslendi.

Aralarında derin bir bağ olmasa da, ara sıra sohbet ederlerdi ve dostane bir ilişki içindeydiler.

Amasawa masum bir gülümsemeyle yaklaştı ve Ichinose de aynı şekilde karşılık verdi.

“Bugün spor salonuna gittin mi?”

Amasawa, ikinci kattaki spor salonuna doğru bakarak Ichinose’ye pek de selam vermeden sordu.

“Evet ama sadece bir saat kadar.”

“Belki ben de katılmalıyım. Son zamanlarda vücudum çok hantallaşmış gibi hissediyorum.”

“Gerçekten mi? Eğer ilgileniyorsan, neden bir denemiyorsun? İstersen birlikte gidebiliriz.”

“Ama ben genellikle çok para harcarım, o yüzden aylık masraflar benim için biraz zor oluyor.”

“Maliyetleri düşük tutmaya yardımcı olabilecek programlar var, biliyor muydun?”

“Öyle miymiş? Ah, bu arada, Ayanokouji-senpai de spor salonuna gidiyor, değil mi?”

Amasawa, gözleri parlayarak aniden Ayanokouji’nin adını andı.

“Evet, Ayanokouji-kun da ilgilenmiş görünüyordu. Onu davet ettiğimde katılmaya karar verdi.”

“Anlıyorum. O halde belki de bu konuyu iyice bir düşünürüm.”

Ichinose, Amasawa’nın yüzüne bakarken gülümsemeye devam etti.

“Hm? Katılman için Ayanokouji-kun’un varlığı önemli mi?”

“Önemli. Ayanokouji-senpai’yi çok seviyorum.”

Bunu söyledikten sonra Amasawa sevimli bir ifade takındı ve parmaklarıyla kalp işareti yaptı.

“Eh?”

Ichinose, kouhai’sinden gelen beklenmedik itiraf karşısında gözlerini kocaman açtı.

“Ah, yani onu bir senpai olarak seviyorum, romantik duygularım olduğu falan yok tabii ki.”

“Anlıyorum.”

Ancak Ichinose, yüz ifadesini değiştirmeden, gülümseyerek Amasawa’ya bakmaya devam etti.

Peki, Amasawa neden birdenbire Ayanokouji’nin adını gündeme getirdi ve bu kadar ima dolu sözler sarf etti?

Bu, o ana kadar aralarındaki ilişkide nadiren gündeme gelen bir konuydu, bu yüzden Ichinose şaşkınlık içindeydi.

Amasawa, Ichinose’nin gösterdiği ufak duygu değişimi karşısında bakışlarını keskinleştirdi.

“Sadece şaka yapıyordum~ Aslında, ona gerçekten o şekilde aşığım.”

Dolambaçlı ifadelerden vazgeçip, doğrudan söyledi.

“Benden bir şey için yardım mı isteyecektin..?”

Bir senpai’ye duyulan aşkın itirafı.

Eğer Amasawa’nın Ichinose’den istediği yardım buysa, bu mantıklı olurdu.

Ichinose böyle düşünmüştü ancak Amasawa hemen başını sallayarak bunu reddetti.

“İtiraf edecek cesaretim kesinlikle yok, ama Ichinose-senpai’nin Ayanokouji-senpai ile bu kadar iyi anlaştığını gördüğümde birazcık kıskanıyorum. Belki de ikinizin arasında bir şeyler dönüyordur..?”

“Ben mi? Ayanokouji-kun’la öyle bir ilişkim yok.”

Ichinose sakin bir şekilde bunu reddetti, ancak Amasawa’nın şüpheleri daha da arttı.

“Gerçekten mi? Senpai, o kadar sevimlisin ki, rakibim olsaydın hiç şansım olmazdı diye düşünmüştüm.”

“Gerçekten, bu yüzden endişelenmene gerek yok.”

Amasawa’nın abartılı ağlama ifadesine rağmen, Ichinose ciddi bir şekilde cevap verdi.

“Yalan… söylemiyorsun, değil mi? Ichinose-senpai, bana yalan söylemezsin, değil mi?”

“Tabii ki yalan söylemem. Gerçi, madem böyle bir durum var, spor salonuna gitmek iyi bir fikir. Ayanokouji-kun’a yakınlaşmak için bir fırsat olabilir.”

Ichinose konuşmanın başından beri olgun bir tavır sergilemişti. Ancak, içinde bir yerlerde, Amasawa sürekli Ayanokouji ile ilgili romantik konulara değinirken, ondan eskisinden farklı bir izlenim edindi.

Durumu açıkça yokluyor ve derinlemesine inceliyordu.

Rolünü sürdüren Amasawa, mutlu bir şekilde başını salladı ve Ichinose’ye yaklaştı.

“Ichinose-senpai, son zamanlarda kendini fazla kaptırmıyor musun acaba?”

Şu ana kadar Amasawa, Ichinose’nin yanında uslu bir kız rolünü oynuyordu, ancak tam o anda, daha zehirli bir üslupla sessizce konuştu.

Normal bir insan, Amasawa’nın bu ani değişimi karşısında şok olabilir ya da şaşkınlığa düşebilirdi.

Ancak Ichinose tavrında hiçbir değişiklik göstermedi.

“Eğer dışarıdan öyle göründüyse kusura bakma. Hiç de öyle bir niyetim yoktu…”

Ichinose’nin böylesi bir soruyu önceden kestirmiş olması pek mümkün değildi; ama eğer gerçekten hazırlıksız yakalandıysa bile gereğinden fazla sakin duruyordu, en azından Amasawa’nın durumdan çıkardığı analiz buydu.

“Ben epey zekiyim, biliyorsun. Doğrudan sormak nezaketsiz olur diye düşündüm, ama Ichinose-senpai, seninle Ayanokouji-senpai arasında kesinlikle bir şeyler var, değil mi?”

“Bir şeyler mi? Gerçekten hiçbir şey yok… Ayanokouji-kun söz konusu olduğunda bu konulara gerçekten çok takılıyorsun, değil mi?”

“Sana Senpai’yi sevdiğimi söylemiştim. Bu yüzden bazı şeyleri anlayabiliyorum. Biraz fazla ileri gitmiyor musun, Ichinose-senpai?”

“İleri gitmek mi?”

Ichinose’nin tepkisini bir kenara bırakan Amasawa, konuşmayı tek başına sürdürdü.

“Ne de olsa… Ayanokouji-senpai ile yattın, değil mi?”

“Yalan söylemem” — Ichinose’den böyle bir ifade aldıktan hemen sonra, Amasawa hazırladığı bombayı patlattı.

Amasawa, Ayanokouji ile aralarında herhangi bir fiziksel ilişki olup olmadığını tabii ki bilmiyordu, ancak çevresini her zaman gözetim altında tutuyordu. 

Yıl sonu özel sınavından sonra Ichinose’nin morali bozuk halinden bugünkü iyileşmesine kadar, açılış töreninden sonra kafede Ayanokouji’ye gösterdiği yakın mesafe ve gülümseme—iyileşmesinde bir tetikleyici olduğuna şüphe yoktu.

Ayanokouji’nin bu işin içinde olduğu kesindi.

Bu açıdan bakıldığında, başkalarıyla paylaşamayacakları bazı şeyler yaşanması hiç de şaşırtıcı olmazdı.

Bu sorunun doğruluğu umurunda değildi. Sadece Ichinose’nin telaşını görmek istiyordu.

“Bunun, benim kendimi kaptırmamla bir ilgisi var mı?”

“Ha…? İnkâr etmiyor musun? Gerçekten şaşırdım.”

 

“Benden yalan söylemememi isteyen sendin, Amasawa-san.”

Ichinose, Amasawa’nın art niyetle konuştuğunu en başından beri fark etmişti; fakat bir senpai ve—her ne kadar emin olmasa da—bir arkadaş olarak, onu incitmeden durumu idare etmeye çalışmıştı.

“Anlıyorum. Hmm, kesinlikle öyle.”

Son ana kadar gülümsemeyi sürdürmek ve nazik davranmak kolaydı ancak bu iddianın ardındaki gerçek niyet net olmasa da, kaçmak yerine bununla yüzleşmenin daha iyi olacağına karar verdi.

“Yani, onunla yattığını kabul ediyorsun?”

Cevabını sözlü olarak dile getirmeden, Ichinose karşılık olarak gülümsedi.

“Demek, çıkıyor olmanıza rağmen bana yalan söylüyordun.”

“Ayanokouji-kun’la çıkmıyorum.”

“Ha? Ama bu çelişkili değil mi? Yani, o tür bir ilişkiniz olmamasına rağmen onunla yattığını mı söylüyorsun?” (ÇN: yollusun diyor yani)

“Ayanokouji-kun ile aramızda güçlü bir bağ var. Sanırım mesele bu kadar.”

“G-Güçlü bir bağ… pfft, kihahaha.” (ÇN: Amasawa aynı ben ya puhahaha)

Amasawa, alenen açık bir kahkaha atarak gözlerini kısarak baktı.

“Ichinose-senpai, gerçekten kendini fazla kaptırıyorsun. Gerçeklerle biraz daha yüzleşsen iyi edersin.”

“Gerçekler derken neyi kastediyorsun?”

“Ayanokouji-senpai o çekici vücudunun tadını çıkardı, değil mi? Fakat bunun sayesinde aranızda bir bağ kurulduğunu sanmak saflık, daha doğrusu fazla iyimserlik olur. Yeterince hevesini aldıktan sonra sıkılacaktır. Sonra da tıpkı Karuizawa-senpai gibi, işe yararlığın son bulduğu anda o bağla birlikte bir kenara itilecek, bir çöp gibi fırlatılıp atılacaksın.” (ÇN: Konuş, konuş ki kendini bir şey sanmasın.)

Ayanokouji’ye fazla yaklaşırsan, sonunda pişman olursun—işte bu, Amasawa’nın şimdiye kadar yaptığı tüm kışkırtıcı açıklamalarla aktarmak istediği mesajdı.

“Favori bir yemeğin var mı, Amasawa-san? Normalde yemediğin özel bir şey mesela.”

“Eh? En sevdiğim yemek mi?”

Amasawa, sanki konu aniden değişmiş gibi gülerek cevap verdi.

“Hmm, Mesela Kek?”  (ÇN: GELDİİİİ)

Aklında birkaç fikir varken ciddi bir şekilde cevap verdi.

“Peki, o keki bir kere yersen, tekrar yemek istersin, değil mi?”

“Doğru.”

“Ama her gün, ne zaman istersen keki yiyebilseydin… En sevdiğin yemek olsa bile, bıkarsın, değil mi?”

“Tabii ki, bir süre sonra onu görmek bile istemezdim herhalde.”

Görüşleri örtüşüyordu, birbirlerini onayladılar.

“İşte bu yüzden çok fazla yememelisin. En sevdiğin yemek olduğu için, sadece özel günlerde yemelisin. O zamana kadar, bu isteğe direnmen gerekiyor. Tam önündeyken bile yiyememen, onu yeme isteğini daha da güçlendirir. Peki bir kez tadına baktıktan sonra..?” (ÇN: bu ne saçma bir alegori ya)

Hiçbir şey değişmemişti. Hala kouhai’sine hala aynı nazik gülümsemeyle bakıyordu. Ancak o gülümsemenin ardında, Amasawa, Ichinose’nin gerçek doğasını bir an için gördüğünü hissetti.

 “Kendinin o özel kek olduğunu söylüyorsun ama kendine fazla güvenmişsin. İşlerin gerçekten bu kadar pürüzsüz ilerleyeceğini mi sanıyorsun? Ne de olsa bahsettiğimiz kişi Ayanokouji-senpai. Eğer onun sıradan biri olduğunu sanıyorsan, bu düşüncen o kekten bile daha tatlı.”

“Ayanokouji-kun hakkında epey bir şey biliyor gibisin.”

“Evet, şey, muhtemelen senden bile daha fazla, Ichinose-senpai, değil mi? O, bir sürü sır saklayan türden biri, biliyorsun ya?”

Konuşmaları başladığından beri ilk kez, Ichinose bakışlarını Amasawa’dan ayırdı ve etrafına göz gezdirdi.

Ardından, değişmemiş bakışlarını tekrar Amasawa’ya çevirdi.

“Ayanokouji-kun ile aramızda artık hiçbir sır kalmadı.” 

Ayanokouji’ye olan sonsuz güvenini gösteren açık sözlü bir tavır sergiledi.

Bunu gören Amasawa, kahkahasını tutamadı ve iki eliyle karnını tuttu.

“Ahahaha, bu çok komik bir şaka, Ichinose-senpai. Ayanokouji-senpai ile yatmanın sana her şeyi biliyormuşsun gibi hissettirdiğini düşünmek, bu gerçekten çok sevimli.”

“Tıpkı insanların sadece fiziksel bir ilişki kurarak her şeyi öğrenemeyeceği gibi, Amasawa-san, senin de Ayanokouji-kun ile başka türden bir bağın var, değil mi? Ama bu, onu gerçekten tanımaktan ziyade, sadece onu tanıdığını hissetmene neden olmuyor mu?”

“Pardon? En azından bu okulda, Ayanokouji-senpai’yi en iyi anlayan benim—”

“Ayanokouji-kun bana her şeyi anlattı, senin düşündüğünden çok daha fazlasını.” 

Amasawa’nın şüpheli bakışları altında Ichinose, en ufak bir tereddüt göstermeden sözlerine devam etti.

“Örneğin, Beyaz Oda ile ilgili konular gibi.” 

“Ha?”

Şu ana kadar sözde üstün bir konumdan neşeyle gülümseyen Amasawa, bir anlığına donakaldı.

Ancak kısa sürede kendine geldi ve soğukkanlılığını yeniden kazandı.

“Şaka yapma, Ichinose-senpai. Ayanokouji-senpai asla bunu senin gibi bir yabancıya anlatmaz.”

“Belki de öyledir.”

Kritik bir çıkmaza girmedikçe Amasawa’nın kalp atışları asla teklemezdi.

Ancak, öylesine söylenmiş olması kesinlikle imkânsız olan bu kelimenin telaffuz edilmesi bambaşka bir meseleydi.

“Bir dakika. Ayanokouji-senpai sana gerçekten Beyaz Oda’dan mı bahsetti, Ichinose-senpai?”

Böyle bir şey imkânsız görünüyordu.

Yasak olmasa bile, normal bir okul hayatı sürmeye çalışırken konuyla ilgisi olmayan öğrencilerle Beyaz Oda hakkında konuşmak %100 imkansızdı, Amasawa bundan emindi.

“Görünüşe göre artık ortak bir sırrımız var, Amasawa-san.”

“Hayır, dur. Senpai sana ne kadarını anlattı?”

Kendisi farkında olmadan, Amasawa’nın gülümsemesi solmuştu.

Amasawa’nın telaşlı halini görmesine rağmen, Ichinose tavrını pek değiştirmedi.

“Bunu sana söyleyemem. Seninle aynı olabilir, hatta daha fazla bile olabilir.”

“Olamaz. Ama… Ayanokouji-senpai… gerçekten de…?”

Ichinose içten içe gülümsüyordu.

‘Beyaz Oda’ terimini, ikinci sınıfta katıldığı ıssız ada sınavı sırasında kulak misafiri olarak duymuştu. Ayanokouji bununla ilgili bir şey bildiğini reddetmişti ve şu anda bile Ichinose’ye gerçekle ilgili hiçbir şey anlatmamıştı.

Ancak, Amasawa’nın Ayanokouji hakkında başkalarının bilmediği bir şeyler bildiğini ima eden tavrından yola çıkarak, bunun “Beyaz Oda” ile bir bağlantısı olabileceği sonucuna vardı. 

Eğer Amasawa’nın “Beyaz Oda” terimiyle bir ilgisi yoksa, bu durum Ichinose için bir avantajdı, çünkü Ayanokouji’yi daha iyi tanıdığını kanıtlıyordu; dolayısıyla, gerçek ne olursa olsun fark etmezdi.

Doğrudan “beyaz oda[1*]” olarak çevrilebilecek bu ifade, ya üst düzey bir hazırlık okulunun adı ya da bir takma ad gibi bir şey olabilir diye düşünmüştü, ancak bu konuşma Amasawa’nın muhtemelen oradan geldiğini ortaya çıkarmıştı

Ichinose, Ayanokouji hakkında yeni bir şey öğrendikçe içini saran sıcak bir duygu hissetti.

“Birazdan birkaç arkadaşımla buluşmam gerekiyor, o yüzden şimdi gitmeliyim. Ah, bir de spor salonuyla ilgili herhangi bir isteğin olursa, ne zaman istersen çekinmeden sorabilirsin.”

Bunun üzerine Ichinose yürümeye başladı.

“…Hay aksi. Burada kendini kaptıran ben oldum.”

Bir süre sonra Amasawa, alaycı bir gülümsemeyle kendi yanağını çimdikledi. Aslında sadece Ichinose’yi kızdırmak istemişti, ama tam tersi bir etki yaratmıştı.

Aslında alay edilen ve dalga geçilen kişinin kendisi olduğunu fark edince, kendi kendine mırıldanmaya başladı.

“Tüylerim diken diken oldu. Ayanokouji-senpai’nin başı, sıradan bir büyük göğüslü senpai’den çok daha fazlasıyla meşguldür diye düşünmüştüm.” (ÇN: Echinoseyi iyi özetledin.)

Amasawa yürümeye başladı, ancak hemen durdu.

“Ayanokouji-senpai de sonuçta bir erkek; belki de bir kez tadını aldıktan sonra, bir sonrakini almadan önce bekletildi ve bu yüzden Busty-senpai’ye itaat etmek zorunda kaldı…? Ya da değil. Burada durumun böyle olması imkânsız.”

Yine de, o ana kadar hiç de iyi gözle bakmadığı Ichinose hakkındaki görüşünü yeniden gözden geçirdi.

Ichinose’yi değiştiren şüphesiz Ayanokouji’ydi.

Ancak bu değişim, Ichinose’nin kendi gücünden kaynaklanıyordu.

“Tüm üçüncü sınıf senpailer için oldukça ilginç bir mücadele olacak. Neyse, Ayanokouji-senpai’yi mutlu etmek için işin bu tarafında da biraz ciddileşmem gerek.”

Bu okulda kalmaya devam etmesinin yegâne sebebi buydu.

Bunun boşa gitmesine izin vermemek için ve hedefi uğruna, Amasawa adımlarını yeniden atmaya başladı.

Çevirmen: Mesela Kek 1

İyi okumalar.

İnstagram: @turkcelightnovels

Discord sunucumuza gelmeyi ve aktif hale gelen yorumlar kısmından bölüm hakkında yorum yazmayı unutmayın.

Ayrıca diğer serilerimiz olan Fate/Zero, Tavşan Kostümlü Senpai’m ve Eczacı Günceleri’ni de okuyabilirsiniz.

[İngilizce Çevirmen Notu 1*]: Beyaz Oda terimi orijinal metinlerde İngilizce okunuşuyla katakana (ホワイトルーム / Howaito Rūmu) olarak geçer. Ichinose ise bu sahnede yabancı kelimeyi değil, doğrudan Japonca kanji karşılığını (白い部屋 / Shiroi Heya) kullanarak “beyaz oda” demiştir.]

ÇN Mesela Kek 1: Eveeet uzun süredir beklediğimiz bölüm geldi. Discord ve çevirmen isimlerinde görebileceğiniz isim bu bölümden geliyor. Bu cilt ilk çıktığında Hakanı(şu anki çevirmen adıyla Mesela Kek 2) sinir etmek için söylediğim bir laftı. Sonra aramızda bir espriye dönüşüp böyle kaldı. Aslında metnin orijinalindeki “Maybe Cake” ifadesini “Belki pasta olabilir” şeklinde çevirmek daha doğru olabilirdi ama Mesela Kek ikonikleştiği için bu şekilde çevirmeye karar verdim.

 

Prev
Next

Comments for chapter "   Cilt 24 - Bölüm 14"

4.3 96 votes
Article Rating
Subscribe
Login
Bildir
guest

guest

8 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Mesela Kek 2
Mesela Kek 2
2 saat önce

en sonda çevirmen notu var okumayı unutmayın

0
Yanıtla
Mesela Kek 1
Mesela Kek 1
2 saat önce

Mesela kek 2 yalancı inanmayın

0
Yanıtla
Mesela Kek 1
Mesela Kek 1
2 saat önce

Tarihin ilk ichinose düşmanı erdal abiye selam olsun. Bu dönemde ona çok ihtiyacımız var.

0
Yanıtla
Mesela Kek 2
Mesela Kek 2
Reply to  Mesela Kek 1
2 saat önce

mahşer meydanında ilk senin adını vericem

0
Yanıtla
Mesela Kek 1
Mesela Kek 1
Reply to  Mesela Kek 2
2 saat önce

Tarihin doğru tarafında olanların adını verirken mi?

-1
Yanıtla
Mesela Kek 1
Mesela Kek 1
2 saat önce

İlk

0
Yanıtla

YOU MAY ALSO LIKE

120371l
The Angel Next Door Spoils Me Rotten
28 Mayıs 2024
51futarVjZL._SY445_SX342_ML2_
Eczacı Günceleri
3 Ağustos 2026
Episode_008-016
Elitler Sınıfı – Kısa Hikayeler
6 Ağustos 2024
Bilge Okuyucu
19 Mayıs 2021
Tags:
clasroom of the elite oku, elitler sınıfı oku, light novel türkçe, youkoso jitsuryoku oku, Youkoso Jitsuryoku türkçe oku
  • Ana sayfa

TurkceLightNovels

Sign in

Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Sign Up

Register For This Site.

Log in | Lost your password?

← Back to Türkçe Light Novel

Lost your password?

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

← Back to Türkçe Light Novel

wpDiscuz